[YelkencilerLokali] Genel olarak kurtarma konusu

From: Ahmet SERİM <ahmetserim_at_....>
Date: Wed 27 Jul 2005 - 22:35:25 EEST


Genel olarak kurtarma konusu

Yine kısaca kurtarma konularının enginlerine açılacağız.

Önce bir dostun gönderdiği bir mektuptan bazı alıntılar :

.... sorumlu kurum Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğü …

Kuruluş Amacı madde 1- Türkiye kıyılarında kurulmuş ve kurulacak olan fenerleri, radyo-farları, deniz işaretlerini, sis düdüklerini ve benzeri kıyı emniyet cihaz ve tesisleri ile can kurtarma (tahlisiye) istasyonlarını tekel şeklinde işletmek.....

Sizce burada vahim ve artık düzeltilmesi gereken bir hata yok mu ? Can kurtarma ve tahlisiye işleri bir tekel midir ve olmalı mıdır ?

Tüm dünyada ve ülkelerde devlet desteği gören ama özerk ve sivil, hatta gönüllü kuruluşlar bu işi yapar. Deniz Kuvvetleri de çeşitli birimleriyle bu işe yardımcıdır.

Biz de de aynı durum değil mi ? Independenta tankeri kazasında ve enkazının kaldırılması ile çevre temizliğinde Deniz Kuvvetleri çalışıp sonuç almadı mı ? Başımız sıkışınca Sahil Güvenlik nezdinde yardım istemiyor muyuz ? İki yıl önce Ömer Özuzun arkadaşımızı arayan ve hatta Yunanistan ile ilişki kurup yardım organize eden onlar değil miydi ? En fazla amatör ve profesyonel deniz hareketi olan bölgede yine denizcilerin kurduğu ve amatör gönüllülerin görev yaptığı DAK çalışmıyor mu ?

Bu tekel artık yeniden düzenlenmelidir. Bu konuda DSTİ, DAK gibi kuruluşlar da seslerini yükseltmeli ve DKK, SGK gibi kurumlar da hakları olan yetkilere ve imkanlara kavuşturulmalıdır.

Her halde, İstanbul ve yöresinde görev yapacak tam donanımlı bir tahlisiye merkezi, ödenen para gizlenen ekstra VİP uçağından pahalıya çıkmaz. Yeni alınan otomobiller de hayat kurtarma kaynakları yaratırlar.

Böyle bir merkezde, 24 saat ve her gün dinlenen, birkaç VHF dahil tüm dalgalarda telsizler, sürekli izlenen yakın ve uzak mesafe radarları, bir veya iki adet suya inebilen helikopter, değişik yerlere konumlanmış birkaç süratli motor ve çekici tekneler, nöbet tutan gönüllü elemanlar, meşgul çalmayan bir telefon santrali, her an harekete hazır personelli ve telsiz bağlantılı ambülanslar gibi donanım bulunmalıdır.

Devlet rehavetinden uzak ve özel eğitimli personel Kamu’ya AKUT personeli gibi tanıtılmalı ve psikolojik çekicilik sağlanmalıdır.

Şimdi gelelim Serdar Bapoğlu Kardeşimin haklı sözlerine. Bunlara sadece bazı ekleme ve eskiden verdiğimiz derslerin ışığında bazı açıklamalar yapmak isterim :

Çok doğrudur, dünyada bir ayrı bilim ve teknik olan kurtarma konusunda, başta ismi “cankurtaran” olanların çoğu dahil, bir cehalet var. Yıllarca okuyup hekim olabilmiş bir aydın bile bu cehalette ısrar edebiliyor ; oteller, plajlar ve benzeri yerler çıkarına bakıp eleman tasarrufu yapıyor ; ambulans personeli lakayıt ve bilgisiz ; hastaneleri zaten biliyorsunuz.

Serdar’ın yazdığı gibi : “genellikle ‘aile boyu facialar’ gündeme geliyor. Biri boğulurken onu kurtarmaya giden yakını, ağabeyi, baba, amca... hepsi birden boğuluyor.”

Yakın olmasa bile kurtarmaya çalışan veya çalışanlar da boğuluyor. Veya kurtarabilen, hele çocuk ta olsa bir bayanı kurtarabilen, sonrasını getiremiyor veya teşekkür edilmek yerine dayak yiyor.

Veya tutucu bir akraba, boğulmakta olan bir bayana temas olmasın diye, kurtarılmasını engelliyor.

Bunların tümü de, kastettiğim cehaletlerin bir kısmı. Tabii büyük kısmı ne yapılacağını bilmeyip değerli saniyeleri yitirmek.

Sevgili Serdar, kurtarma eylemlerinin en temel kuralını açıklamış. İzninizle çok önemli olduğu için yineliyeyim : “En önemli konu ‘kurtarmaya’ giderken ‘kurtarmalık’ olmamaktır. Yardıma koşan biri önce kendi can emniyetini sağlamak zorundadır. “

Mesela ben asla bir dağcıyı veya bir tırmananı bir yamaçtan kurtaramam, çünkü dağcılık bilmediğim gibi, yükseklik korkum da hata yaptırır. Kendim de düşebilirim.

Serdar bir kelimeyi daha çok doğru kullanmış : “Su kurtarması”

Islak ölümle savaş sloganlı kurtarmacılık her türlü su alanında olasıdır. Mesela sulama kanalları, bilhassa çoğu çocuk, çok can almaktadır.

Yine çok önemli bir saptama şudur : “Ve en önemlisi kurtarma konusunda yeterli bilgi ya da deneyimden yoksunsanız boğulan birini suya atlayıp kurtarmaya kalkışmayın. Şimdi, ‘Ne yani oturup seyredecek miyiz?’ diyenleriniz çıkabilir. Yeterli bilgi ve deneyim eksikliği varsa cevap kesinlikle “evet” olacaktır.” Aksi halde orada siz de boğulabilirsiniz. Yani bir yerine iki kurban verilmiş olur. Bu da asla istenmeyen bir şeydir.

En başta, temel kurallar bilinmediğinden, bilhassa panik ve telaş içinde hata yapma, hem de normalde yapılmayacak hataları yapma ve bizzat kurban olma tehlikesi çok büyüktür. Boğulma evreleri ve kazazedenin tipik davranışlarını bilmek, gereğinde gelişmeleri beklemek için ve olaya hakim olabilmek için çok önemlidir.

Serdar’ın aktardığı diğer şartlar, ancak bir istasyonda görevli resmi kurtarmacılar işin geçerlidir : Mesela Şile veya Caddebostan Plajlarında :

Karaya ya da tekneye bir emniyet ipi ile bağlı değilseniz ; üzerinizde can yeleği yoksa ; kazazedenin bulunduğu bölgede tutunabileceğiniz bir sal, kayık, şamandıra, simit vb. yüzer bir cisim bulunmuyorsa gibi şartlar ani oluşan bir durum karşısında yardım ve insanlık görevini yapan bir kişiyi engellememelidir. Uygun eğitim, hem bu imkanları ve faydalarını anlatır, hem de olmadıkları zaman yapılacakları.

Şöyle düşünün : Vapurla veya motorla Asya kıyısından Avrupaya geçerken, bir genç veya genç kız intihar amacıyla denize atladı ; gezerken veya yarışırken sizin teknenizden veya başka tekneden biri denize düştü ve çırpınmaya başladı. Daha başka örnekler de verilebilecek bu durumlarda ancak hemen denize atlayabilirsiniz.

Emniyet ipi, can yeleği, can simidi, kayık veya sal bekleyemezsiniz. Kıymetli saniyeler geçer. Belki sonradan bunlardan biri veya birkaçı yardımınıza gönderilir. Ancak bilin ki, gerçek hayatta en fazla yardım, suya uzatılan bir halat veya bir gönder olur.

Böyle kazalar genelde açıklarda olduğu için su boy seviyesini çokça aşacaktır. Kazazedenin dibe gitmesini engellemek zorunludur. Bu işler için yüzmeyi iyi bilmek (hız rekorundan ziyade dayanıklılık ve dalabilmek önemlidir).

Rahat hareket edebilmek te önemlidir. Bu yüzden gereğinde suda giysi çıkarmayı bilmek gerekir. İlk çıkacak ta ayakkabı ve çoraptır. Hem gereğinde pantolon çıkmasını kolaylaştırır, hem aşağı çekilmeyi engeller, hem de ayakları daha rahat kullanmayı sağlar. Bir yararı da kazazedeyi yaralama olasılığını azaltmasıdır.

Başka çok önemli hususlar şunlardır :

  1. Asla ve asla, çok çok iyi bilmediğiniz bir sahilden balıklama atlayarak yardıma gitmek üzere suya girmeyin. Sahili iyi bilseniz de, su bulanık veya dalgalı ise balıklama atlamayın. Telaş hata yaptır ve dibe çarparsınız. Atlamak gerekli ise, en az zarar göreceğiniz ve dibe en az yaklaşacağınız atlayış “çömlekleme” dir.
  2. Soğuk havalarda ve soğuk sularda atlamak yerine yavaş bir suya girişi tercih edin. Bu ani bir şokun önüne geçer.
  3. Boğulmakta olan kazazede yarı bilinçsiz ve “deli kuvveti” ne sahiptir. Sudaysanız ve yardımcı malzeme yoksa (mesela tutunabileceğiniz bot, emniyet ipi gibi) can havliyle size sarılabilir. Kurtulma usullerini çok iyi bilen ve deneyim sahibi biri olmadıkça, bu durumu kabullenmeniz çok tehlikelidir ve sizin de boğulmanıza neden olabilir. En iyisi tamamen kendisinden geçmesini, müdahele edebilecek bir uzaklıkta, emniyetle beklemektir. Kendinden geçen kazazede, başı suyun üstünde, çok daha kolay ve sizin için emniyetle kıyıya taşınır.
  4. Kurtulma gibi, kıyıya çıkarmanın da, kıyı şekline göre değişen yöntemleri vardır ve öğrenilmesi, denenmesi gerekir.

Serdar’ın da hatırlattığı gibi, en iyisi, bir bilim ve teknik halini almış bu konuda eğitim almaktır. Böylece kendi can güvenliğimizi tehlikeye atmadan bilinçli kurtarma yapmak olası olur. Halen bu konuda en iyi eğitim, bazı eksiklere rağmen, yine Deniz Kuvvetleri üniteleri ve sivil olarak DAK tarafından verilmektedir (eksikler temel noktalardan ziyade kurtarma malzemesi ve tatbikatların az oluşudur. Mesela havuz ve deniz sınamaları eksiktir)

Serdar Kardeşim başta, herkese kazasız güzel günler dilerim.

Saygı ve sevgilerimle

Ahmet Serim



Sadece sohbet ile yetinmeyin - eglneceye de doymak için Messenger'i tercih edin! http://messenger.msn.com/?mkt=tr&DI=3490&XAPID=2584

http://groups.yahoo.com/group/Yelkenciler/files/Metinler/aciklamalar Yahoo! Groups Links

<*> To visit your group on the web, go to:

    http://groups.yahoo.com/group/YelkencilerLokali/

<*> To unsubscribe from this group, send an email to:

    YelkencilerLokali-unsubscribe@yahoogroups.com

<*> Your use of Yahoo! Groups is subject to:

    http://docs.yahoo.com/info/terms/   Received on Thu Jul 28 14:41:47 2005


Bu mesajin iceriginden yalnizca gondericisi sorumludur. E-kaynak.net liste arsivi mesaj icerigiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmez.
Only the sender of this message is responsible for its content. E-Kaynak.net is not affiliated with the sender of this message nor responsible for the content.