Sevgili Tuğba Uca, "Denizler, Boğazlar bizim mi?" diye soruyor ve son
zamanlarda gündemde olan "Boğazda Yarış" konusundaki ortak derdi dile
getiriyor. Evet, çok haklı..
Ama yine de sivil toplum gücünün gerekli "girişimlerle" bazı engelleri "tek
bilek-tek yürek" olarak aşabileceğine olan inancımı da henüz yitirmedim.
Bu konuda fiilen tanık olduğum iki örnek sunmak istiyorum:
1)
AKUT günlerimizdeydi. Marmara depreminin hemen sonrasında komşumuz
Yunanistan sallandı. Uluslararası yardım çağrısını beklemeye başladık. Zira
bu tür dış afetlerde "ben geliyorum" diye gidemiyorsunuz. Bu sırada da
hazırlıklara başlamıştık. Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan Konsolosluğu ve
THY ile temasa geçildi. Sonunda Yunanistan'dan beklenen yardım çağrısı
geldi. AKUT ekibi hazırdı ama gidecek uçak bulunamıyordu. Bu konuda THY de
bir şey yapamadı. Sonunda AKUT, Hava Kuvvetleri Komutanı Sn. Fırtına ile
temas kurdu. Derhal bir C130 Ağır Nakliye uçağı AKUT'a tahsis edildi ve
Ankara'dan İstanbul'a gönderildi. Kuvvet Komutanı o gece TV'ye şu demeci
veriyordu: "Azimli ve kararlı çocuklar. Komşumuza yardıma gitmek
istiyorlardı, geldiler bana ve dertlerini anlattılar. Onlarda istek, bizde
imkan vardı. Verdim bir tayyare ve onları Yunanistan'a yolladık."
2)
Geçen yıl İstanbul Boğaz Komutanlığı yarışı vardı İstanbul Boğazı'nda. Kuzey
Deniz Saha Komutanlığı inanılmaz güzellikte bir organizasyona imza atmıştı.
Gerek yarış, gerek yarış sonrası etkinlikler göz kamaştırıcıydı.
O günlerde de İstanbul Boğazı'ndaki yarışlarda boğazın gemi trafiğine
kapatılmayacağı söylemleri vardı. Hatta gemiler arasında yarışacağımızı
bilerek start hattındaki yerlerimizi almıştık. Zor bir yarış olacaktı zira
boğaz çıkışı sürekli tramola atılmasını ve iki yaka arasında zigzaglı bir
rota izlenmesini gerekli kılıyordu. Ama yolumuza tek gemi çıkmadı (!).
Yarıştan sonra Boğaz Komutanlığı'ndaki etkinliklerde komutan çadırına
yaklaştım. Kuzey Deniz Saha Komutanı Sn. Koramiral Metin Ataç ile uzun
yıllar öncesinden tanışıklığımız vardı. Gemi trafiğinin kesilmiş olmasının
memnuniyet verici olduğunu söyledim. Aksi takdirde pek çok çatışma belki de
kaza kaçınılmaz olacaktı. Sn. Ataç'ın yanındaydı İstanbul Boğaz Komutanı.
"Öyle şey olur mu? Boğaz bizim. Kestirdim gemi trafiğini" dedi.
Hürriyet Gazetesi yazarlarından Ayşe Arman'ın kösesinde dediği gibi:
HAMİŞ
Bu sular, bu denizler bizim. Yabancılar elbette ki belli anlaşmalar
çerçevesinde bu su yollarını kullanabilecek. Ama eğer biz sözümüzü gerekli
girişimlerle dinletmez, dayatmacı bir tutum yerine "teslimiyetçi" bir
politika ile siyasilere bırakırsak, kaybettiklerimiz "sportif yarışlarla"
sınırlı kalmayacak.
Doğru zamanda, doğru işbirlikleri ile yerinde ve haklı isteklerle
"haklarımıza sahip çıkmalı" ve bunları "hak etmeliyiz" diye düşünüyorum.
Pruvamız her daim neta olsun
Sevgi ve saygılarımla
Serdar Bapoğlu
-----Original Message-----
From: YelkencilerLokali@yahoogroups.com
[mailto:YelkencilerLokali@yahoogroups.com] On Behalf Of tuba uca
Sent: Saturday, July 23, 2005 5:56 PM
To: YelkencilerLokali@yahoogroups.com
Subject: RE: [YelkencilerLokali] Denize küsenler
Sevgili dostum : İstanbul Boğazı bizim mi ????
Bizim karasularımızda olması mühim değil ,ne yazık ki biz söz sahibi değiliz
!!!!
Bu sene birkaç yat yarışı yapıldı isyan çıktı siz bizim yolumuzu nasıl
kapatırsınız diye, önümüzdeki günlerde olacak Meya Cup adlı yarış için izin
alınmaya uğraşılıyor .........
Biz kendi sularımızda bile isteyerek dolaşamıyoruz.
Sevgiler Tuba Uca
>From: "Mustafa AKSUT" <mustafa.aksut@marmarapaper.com>
>Reply-To: YelkencilerLokali@yahoogroups.com
>To: <YelkencilerLokali@yahoogroups.com>
>Subject: RE: [YelkencilerLokali] Denize küsenler
>Date: Thu, 21 Jul 2005 13:40:17 +0300
>
>Herkese Merhaba,
>
>Saniyorum Istanbul'da yasayan her deniz tutkununun yuregini burkan nokta
>ayni. Hergun denizin kiyisinda yasayip da yuzmen ya da balik tutmak icin
>yuzlere kilometre uzaga gitmek zorunda olmak. Cocuklugunda Adalardan
>cikan istakozlari yiyerek buyumus birisi olarak, bu noktada Serdar beyin
>yorumlarina tamamen katiliyorum.
>
>Ancak Yigiter Ulug'un yorumlarina katilmamak da elde degil. Avrupa'da
>degil yuzmek, renginden dolayi bakmaya bile dayanamadigimiz gollerin
>marinalarina bagli teknelerin sayisini, nufusa oranini goz onune
>getirdigimde ya da Amerika'da kimsenin yuzmeyi aklindan bile gecirmedigi
>San Fransisco korfezinin hafta sonlari uzerindeki yuzlerce yelken
>teknesinden dolayi neredeyse bembeyaz gorundugunu dusununce gercekten de
>genel olarak Denizci bir ulus olmadigimiza ben de inaniyorum. Hatta bu
>grubun uye sayisi, deniz ve yelken dergilerimizin toplam tirajlari daha
>yakin, daha goz onunde gostergeler.
>
>Iste bu yuzden ulkemizde marina baglama ucretleri benzerlerinin 2 kati,
>bu yuzden malzemelerimiz pahali, bu yuzden denizle ugrasmak herkesin
>gozunde bir "zengin eglencesi" , bir ayricalik. Bu yuzden Mersin'de
>zehir yuklu gemiler taa ki batana kadar bekletiliyor, battiktan 1 yil
>sonra kurtarma baslama safhasina gelebiliyor. Dunyanin hic bir yerinde
>sokulemeyen zehir dolu gemiler ulkemize gonderiliyor. Balikcilarimiz
>hala bindigi dali keserek trol cekiyor. Hala dunya denizlerinin incisi
>Istanbul bogazi saatli bomba gibi amonyak, petrol tankerlerinin deniz
>otobani olmaya devam ediyor.
>
>Ancak bir gun biz deniz dostlarinin sayisi ulkemizde "hatiri sayilir"
>bir noktaya geldiginde bunlardan kurtulacagiz. Sahsen ben (eminim ki
>sizlerin da yaptigi gibi) cevremdeki herkesi Deniz ile "daha yakindan
>tanistirmak" icin her firsati degerlendiriyorum. Hic degilse kismen
>Denizci bir ulus olmaktan baska bir sansimiz var mi?
>
>Saygilarimla,
>
>Mustafa Aksut
>
>
> -----Original Message-----
>From: YelkencilerLokali@yahoogroups.com
>[mailto:YelkencilerLokali@yahoogroups.com] On Behalf Of
>serdarbapoglu@tnn.net
>Sent: Thursday, July 21, 2005 1:12 PM
>To: YelkencilerLokali@yahoogroups.com
>Cc: yuluğ@gazetevatan.com
>Subject: Ynt: [YelkencilerLokali] Denize küsenler
>
>
>
>Merhaba...
>Beni tanıyanlar bilir..
>Denizi severim. Hem de her yönüyle..
>Sandalla açılıp balık tutmak, dalmak, yüzmek, yelken yapmak.. Kısaca
>aklınıza su ve denizle ilgili ne gelirse..
>Yaklaşık son 5 yıldır denize girmek için hafta sonları 300 km yol
>tepiyorum ve Saroz'a gidiyorum. Tabi bunun bir o kadar da dönüşü var.
>Toplamda 600 km yolu niye yapıyorum dersiniz?
>Independenta adeta bir noktaydı..
>Bu tanker kazasından sonra Marmara'da yemli Lüfer oltacılığı tamamen
>bitti denilebilir.
>İstavritle yetinenler için sorun değil belki ama Lüfer, Palamut
>oltacılığı tamamdır...
>Denize girmeye gelince...
>Bakmayın siz Caddebostan Plajı'nın açıldığına. Orada nasıl denize
>girilebiliyor hayret.
>Marmara'da ayak sokacak yer yok. Belki çıplak gözle yüzerken
>görmüyorsunuz ama, hele bir maske takıp suyun altına bakmayı deneyin
>derim. Milyarlarca organizma her yanınızı sarıyor. Marmara kirden,
>pislikten geçilmiyor. Eğer bir tekneniz varsa, girilebilecek en yakın
>yer Neandros..
>Yok dealma hevesindeyseniz, zayıf görüşe ve tükenen, artık tamamen çamur
>olan dip yapısıyla sizi ne kadar tatmin eder bilemiyorum.
>Sabahın erken saatlerinde, gün batımına doğrı gidin bakın Ataköy'e.. O
>yoğun su çırpıntı bilşe yaratamıyor ve feci kokuyor...
>Peki neden Marmara bu hale geldi?
>Katı atık arıtma tesislerimzi var. Ama onların görevi arıtma değil,
>küçük parçalara ayırma. Yani yüzerken yanı başınızda bir blok
>görmüyorsunuız ama onun arçalanmış hali suyun içinde. Tamam denizin
>kendini temizleme özelliği var ama o da belli bir kapasitede tabi..
>Haliç'i temizleme uğruna tonlarca çamur mavnalarla boğazın akıntısına
>boşaltıldı.
>Ne yapsın Marmara?..
>Aslına bakılacak olursa İstanbullu denize küsmedi, deniz ona küstü.
>Denizi bu hale getiren etkenlerden biri de İstanbul'u uzun yıllardır
>İstanbulluların yönetmiyor olması. Denize yabancı, denizin nimetlerini
>tanımayan, çocukluğu kıyılar yerine çayırlarda geçenleri kınamıyoırum
>ama, denize yabancılık işte buralardan geliyor.
>Halk olarak bizler de elimize geçen her şeyi fütursuzca denizi bir çöp
>kovası gibi görerek atıyorsak, ne yapsın Marmara küsmek dışında...
>Bunu bir kızılderili atasözü ne güzel anlatıyor:
>Paraya tapanlar, herşeyi para olarak görenler ve çevreyi yok edenler,
>bir gün gelecek paranın yenmediğini anlayacaksınız.
>
>Sevgili Ahmet Serim,
>İstanbullu küskün değil. O temiz denizini arıyor.
>Sana çok teşekkür ediyorum duyarlılığından dolayı.
>Herkese sevgiler
>
>Serdar Bapoğlu
>
>
>
>
>---- Orijinal Mesaj ---- Kimden: ahmetserim@hotmail.com Kime:
>dsti@yahoogroups.com, YelkencilerLokali@yahoogroups.com,
>yelkentur@yahoogroups.com Konu: Ynt: [YelkencilerLokali] Denize küsenler
>Tarih: Wed, 20 Jul 2005 19:30:45 +0000 >Taranan > >Bu günkü (20 Temmuz
>2005) Vatan34 isimli İstanbul ekinde, Yiğiter >Uluğ'un
> >(yuluğ@gazetevatan.com) bir gözlem ve saptaması çıktı. > >Gazetenin
>daha doğrusu ekin yöneticileri yazıda söz konusu edilen >ilgisizliği ve
>konuyu önemsememeyi göstermiş olmaları ki, akşam >üzerine >kadar bu yazı
>Web-sitelerinde yer almadı. > >Kendilerini ikaz eden bir mail gönderdim
>ve yazıyı gazeteyi okumayan >çok >kişinin izlemek isteyebileceğini
>bildirdim. Şimdi saat 22:15 ve henüz >bir >cevap yok, bakalım siteye
>koyacaklar mı ? > >Bazı saygın dostlar gene itiraz edecek ve aslında
>halkımızın denizci >ve >denizi tanıyan, yatkın olduğunu ileri
>sürecekler. Lütfen bu >görüşlerini >yazının sahibine kanıtlarıyla
>beraber iletsinler. Ben sadece duyurma >görevi >yapıyorum. Yorum dahi
>yapmıyorum. > >Yazı şöyle : > >Bu şehir denize küsmüş > >Kıyısında
>yaşadığımız denizleri kanalizasyon gibi görüp, >lağımlarımızı
> >akıtıyoruz. Deniz kıyısında yaşamaya, denizi bir ulaşım imkanı olarak >
> >kullanmaya hiç hevesimiz yok... > >Geçen hafta yazmıştım, yaklaşık bir
>haftalık bir tatil için >İspanya'daydım. >Barcelona' dan Cartagena'ya,
>Valencia' dan Tarragona'ya Akdeniz >kıyılarında >pek çok kente uğradım.
>Hepsinin ortak noktası, deniz kıyısında >kurulmuş >o1manın tadını
>çıkarmalarıydı. Bir pazar günü öğle vakti >Villareal'den >geçtim ve
>gözlerime inanamadım; şehir tamamen terkedilmişti sanki... >Red
> >Kit'teki hayalet kentleri andırıyordu. Sokaklarda yürüyen tek bir
> >Allahın >kuluyla karşılaşabilmek, açık bir dükkan ya da pancuru açık
>bir ev >görebilmek imkansızdı. Bütün kasaba, topluca plaja gitmişti!
>Hani o >meşhur >şarkıda olduğu gibi: "Vamos a la playa" (plaja gidelim).
> > >Barcelona ve Valencia gibi büyük şehirlerde durum Villareal' deki
> >gibi >olmasa da, insanlar kendilerini kıyılara atmak, kumların üzerinde
> >voleybol >maçları yapmak, köpekleriyle frizbi oynamak, güneşlenmek ve
>tabii ki >yüzmek >için hiçbir fırsatı kaçırmıyorlar. İspanya'da öğle
>tatilleri 2-2.5 >saat >olduğu için (14.00-16.00 arası), işgünlerinde
>bile havlusunu kapıp >metroya >atlayanlar ve bu iki saatlik molayı
>dalgalarla baş başa geçirenler >var. >Onları görünce, insan >"Bizim
>Akdenizlilikle ne alakamız var ?' diye soruyor ister >istemez... >
> >Kıyısında yaşadığımız denizleri kanalizasyon gibi görüp, >lağımlarımızı
> >akıtıyoruz. Onların her türlü sanayi atığıyla, çerçöple >kirletilmesine
>tepki >göstermiyoruz. Deniz kıyısında yaşamaya, denizi bir ulaşım imkanı
> >olarak >kullanmaya karşı hiçbir hevesimiz yok. Denizin, son derece
>gergin >geçen >günlerimizde bizi dinlendirecek, eğlendirecek en yakın
>yoldaş >olabileceğini >düşünemiyoruz. Bunun için kentlerimizi insanla
>denizi barıştıracak >şekilde >düzenleyemiyoruz. Ne yapıyoruz peki? Pazar
>günleri şöyle bir gezin >İstanbul' >u, kent halkının bulabildiği her
>yeşillikte mangal yakhğını, piknik >yaptığını göreceksiniz. Metin
>Üstündağ'ın deyişiyle maydanoz >gölgesinde bile >piknik yapabilen bir
>milletiz biz... Orta Asya' dan geldiğimizi ve >denize >hala
>alışamadığımızı kanıtlamak için bu bile yeterli. >
> >_________________________________________________________________ >Hava
>durumunu bizden ögrenin ve evden öyle çikin!
> >http://www.msn.com.tr/havadurumu/ > > > > >
> >http://groups.yahoo.com/group/Yelkenciler/files/Metinler/aciklamalar
>from this group, send an email to: >
>
>
>http://groups.yahoo.com/group/Yelkenciler/files/Metinler/aciklamalar
>
>
>
>
>SPONSORED LINKS
>Turkey
><http://groups.yahoo.com/gads?t=ms&k=Turkey&w1=Turkey&c=1&s=12&.sig=CLlO
>uc9tr23S-NBjIrbv2A>
>
> _____
>
>YAHOO! GROUPS LINKS
>
>
>
>* Visit your group "YelkencilerLokali
><http://groups.yahoo.com/group/YelkencilerLokali> " on the web.
>
>
>* To unsubscribe from this group, send an email to:
> YelkencilerLokali-unsubscribe@yahoogroups.com
><mailto:YelkencilerLokali-unsubscribe@yahoogroups.com?subject=Unsubscrib
>e>
>
>
>* Your use of Yahoo! Groups is subject to the Yahoo! Terms of
>Service <http://docs.yahoo.com/info/terms/> .
>
>
> _____
>
>
En etkili ve güvenilir PC Korumayi tercih edin, rahat edin!
http://www.msn.com.tr/security/
http://groups.yahoo.com/group/Yelkenciler/files/Metinler/aciklamalar
Yahoo! Groups Links
http://groups.yahoo.com/group/Yelkenciler/files/Metinler/aciklamalar
Yahoo! Groups Links
<*> To visit your group on the web, go to:
http://groups.yahoo.com/group/YelkencilerLokali/
<*> To unsubscribe from this group, send an email to:
YelkencilerLokali-unsubscribe@yahoogroups.com
<*> Your use of Yahoo! Groups is subject to:
http://docs.yahoo.com/info/terms/
Received on Sun Jul 24 14:15:28 2005