|
Merhaba...
Beni tanıyanlar bilir..
Denizi severim. Hem de her yönüyle..
Sandalla açılıp balık tutmak, dalmak, yüzmek, yelken yapmak.. Kısaca aklınıza su ve denizle ilgili ne gelirse..
Yaklaşık son 5 yıldır denize girmek için hafta sonları 300 km yol tepiyorum ve Saroz'a gidiyorum. Tabi bunun bir o kadar da dönüşü var. Toplamda 600 km yolu niye yapıyorum dersiniz?
Independenta adeta bir noktaydı..
Bu tanker kazasından sonra Marmara'da yemli Lüfer oltacılığı tamamen bitti denilebilir.
İstavritle yetinenler için sorun değil belki ama Lüfer, Palamut oltacılığı tamamdır...
Denize girmeye gelince...
Bakmayın siz Caddebostan Plajı'nın açıldığına. Orada nasıl denize girilebiliyor hayret.
Marmara'da ayak sokacak yer yok. Belki çıplak gözle yüzerken görmüyorsunuz ama, hele bir maske takıp suyun altına bakmayı deneyin derim. Milyarlarca organizma her yanınızı sarıyor. Marmara kirden, pislikten geçilmiyor. Eğer bir tekneniz varsa, girilebilecek en yakın yer Neandros..
Yok dealma hevesindeyseniz, zayıf görüşe ve tükenen, artık tamamen çamur olan dip yapısıyla sizi ne kadar tatmin eder bilemiyorum.
Sabahın erken saatlerinde, gün batımına doğrı gidin bakın Ataköy'e.. O yoğun su çırpıntı bilşe yaratamıyor ve feci kokuyor...
Peki neden Marmara bu hale geldi?
Katı atık arıtma tesislerimzi var. Ama onların görevi arıtma değil, küçük parçalara ayırma. Yani yüzerken yanı başınızda bir blok görmüyorsunuız ama onun arçalanmış hali suyun içinde. Tamam denizin kendini temizleme özelliği var ama o da belli bir kapasitede tabi..
Haliç'i temizleme uğruna tonlarca çamur mavnalarla boğazın akıntısına boşaltıldı.
Ne yapsın Marmara?..
Aslına bakılacak olursa İstanbullu denize küsmedi, deniz ona küstü.
Denizi bu hale getiren etkenlerden biri de İstanbul'u uzun yıllardır İstanbulluların yönetmiyor olması. Denize yabancı, denizin nimetlerini tanımayan, çocukluğu kıyılar yerine çayırlarda geçenleri kınamıyoırum ama, denize yabancılık işte buralardan geliyor.
Halk olarak bizler de elimize geçen her şeyi fütursuzca denizi bir çöp kovası gibi görerek atıyorsak, ne yapsın Marmara küsmek dışında...
Bunu bir kızılderili atasözü ne güzel anlatıyor:
Paraya tapanlar, herşeyi para olarak görenler ve çevreyi yok edenler, bir gün gelecek paranın yenmediğini anlayacaksınız.
Sevgili Ahmet Serim,
İstanbullu küskün değil. O temiz denizini arıyor.
Sana çok teşekkür ediyorum duyarlılığından dolayı.
Herkese sevgiler
Serdar Bapoğlu
---- Orijinal Mesaj ---- Kimden: ahmetserim@hotmail.com Kime: dsti@yahoogroups.com, YelkencilerLokali@yahoogroups.com, yelkentur@yahoogroups.com Konu: Ynt: [YelkencilerLokali] Denize küsenler Tarih: Wed, 20 Jul 2005 19:30:45 +0000 >Taranan > >Bu günkü (20 Temmuz 2005) Vatan34 isimli İstanbul ekinde, Yiğiter >Uluğ’un >(yuluğ@gazetevatan.com) bir gözlem ve saptaması çıktı. > >Gazetenin daha doğrusu ekin yöneticileri yazıda söz konusu edilen >ilgisizliği ve konuyu önemsememeyi göstermiş olmaları ki, akşam >üzerine >kadar bu yazı Web-sitelerinde yer almadı. > >Kendilerini ikaz eden bir mail gönderdim ve yazıyı gazeteyi okumayan >çok >kişinin izlemek isteyebileceğini bildirdim. Şimdi saat 22:15 ve henüz >bir >cevap yok, bakalım siteye koyacaklar mı ? > >Bazı saygın dostlar gene itiraz edecek ve aslında halkımızın denizci >ve >denizi tanıyan, yatkın olduğunu ileri sürecekler. Lütfen bu >görüşlerini >yazının sahibine kanıtlarıyla beraber iletsinler. Ben sadece duyurma >görevi >yapıyorum. Yorum dahi yapmıyorum. > >Yazı şöyle : > >Bu şehir denize küsmüş > >Kıyısında yaşadığımız denizleri kanalizasyon gibi görüp, >lağımlarımızı >akıtıyoruz. Deniz kıyısında yaşamaya, denizi bir ulaşım imkanı olarak > >kullanmaya hiç hevesimiz yok... > >Geçen hafta yazmıştım, yaklaşık bir haftalık bir tatil için >İspanya'daydım. >Barcelona' dan Cartagena'ya, Valencia' dan Tarragona'ya Akdeniz >kıyılarında >pek çok kente uğradım. Hepsinin ortak noktası, deniz kıyısında >kurulmuş >o1manın tadını çıkarmalarıydı. Bir pazar günü öğle vakti >Villareal'den >geçtim ve gözlerime inanamadım; şehir tamamen terkedilmişti sanki... >Red >Kit'teki hayalet kentleri andırıyordu. Sokaklarda yürüyen tek bir >Allahın >kuluyla karşılaşabilmek, açık bir dükkan ya da pancuru açık bir ev >görebilmek imkansızdı. Bütün kasaba, topluca plaja gitmişti! Hani o >meşhur >şarkıda olduğu gibi: "Vamos a la playa" (plaja gidelim). > >Barcelona ve Valencia gibi büyük şehirlerde durum Villareal' deki >gibi >olmasa da, insanlar kendilerini kıyılara atmak, kumların üzerinde >voleybol >maçları yapmak, köpekleriyle frizbi oynamak, güneşlenmek ve tabii ki >yüzmek >için hiçbir fırsatı kaçırmıyorlar. İspanya'da öğle tatilleri 2-2.5 >saat >olduğu için (14.00-16.00 arası), işgünlerinde bile havlusunu kapıp >metroya >atlayanlar ve bu iki saatlik molayı dalgalarla baş başa geçirenler >var. >Onları görünce, insan >"Bizim Akdenizlilikle ne alakamız var ?' diye soruyor ister >istemez... > >Kıyısında yaşadığımız denizleri kanalizasyon gibi görüp, >lağımlarımızı >akıtıyoruz. Onların her türlü sanayi atığıyla, çerçöple >kirletilmesine tepki >göstermiyoruz. Deniz kıyısında yaşamaya, denizi bir ulaşım imkanı >olarak >kullanmaya karşı hiçbir hevesimiz yok. Denizin, son derece gergin >geçen >günlerimizde bizi dinlendirecek, eğlendirecek en yakın yoldaş >olabileceğini >düşünemiyoruz. Bunun için kentlerimizi insanla denizi barıştıracak >şekilde >düzenleyemiyoruz. Ne yapıyoruz peki? Pazar günleri şöyle bir gezin >İstanbul' >u, kent halkının bulabildiği her yeşillikte mangal yakhğını, piknik >yaptığını göreceksiniz. Metin Üstündağ'ın deyişiyle maydanoz >gölgesinde bile >piknik yapabilen bir milletiz biz... Orta Asya' dan geldiğimizi ve >denize >hala alışamadığımızı kanıtlamak için bu bile yeterli. > >_________________________________________________________________ >Hava durumunu bizden ögrenin ve evden öyle çikin! >http://www.msn.com.tr/havadurumu/ > > > > > >http://groups.yahoo.com/group/Yelkenciler/files/Metinler/aciklamalar >Yahoo! Groups Links > ><*> To visit your group on the web, go to: > http://groups.yahoo.com/group/YelkencilerLokali/ > ><*> To unsubscribe from this group, send an email to: > YelkencilerLokali-unsubscribe@yahoogroups.com > ><*> Your use of Yahoo! Groups is subject to: > http://docs.yahoo.com/info/terms/ > > >
http://groups.yahoo.com/group/Yelkenciler/files/Metinler/aciklamalar
SPONSORED LINKS
YAHOO! GROUPS LINKS
|