[YelkencilerLokali] Denize küsenler

From: Ahmet SERİM <ahmetserim_at_....>
Date: Wed 20 Jul 2005 - 22:30:45 EEST


Taranan

Bu günkü (20 Temmuz 2005) Vatan34 isimli İstanbul ekinde, Yiğiter Uluğ’un (yuluğ@gazetevatan.com) bir gözlem ve saptaması çıktı.

Gazetenin daha doğrusu ekin yöneticileri yazıda söz konusu edilen ilgisizliği ve konuyu önemsememeyi göstermiş olmaları ki, akşam üzerine kadar bu yazı Web-sitelerinde yer almadı.

Kendilerini ikaz eden bir mail gönderdim ve yazıyı gazeteyi okumayan çok kişinin izlemek isteyebileceğini bildirdim. Şimdi saat 22:15 ve henüz bir cevap yok, bakalım siteye koyacaklar mı ?

Bazı saygın dostlar gene itiraz edecek ve aslında halkımızın denizci ve denizi tanıyan, yatkın olduğunu ileri sürecekler. Lütfen bu görüşlerini yazının sahibine kanıtlarıyla beraber iletsinler. Ben sadece duyurma görevi yapıyorum. Yorum dahi yapmıyorum.

Yazı şöyle :

Bu şehir denize küsmüş

Kıyısında yaşadığımız denizleri kanalizasyon gibi görüp, lağımlarımızı akıtıyoruz. Deniz kıyısında yaşamaya, denizi bir ulaşım imkanı olarak kullanmaya hiç hevesimiz yok...

Geçen hafta yazmıştım, yaklaşık bir haftalık bir tatil için İspanya'daydım. Barcelona' dan Cartagena'ya, Valencia' dan Tarragona'ya Akdeniz kıyılarında pek çok kente uğradım. Hepsinin ortak noktası, deniz kıyısında kurulmuş o1manın tadını çıkarmalarıydı. Bir pazar günü öğle vakti Villareal'den geçtim ve gözlerime inanamadım; şehir tamamen terkedilmişti sanki... Red Kit'teki hayalet kentleri andırıyordu. Sokaklarda yürüyen tek bir Allahın kuluyla karşılaşabilmek, açık bir dükkan ya da pancuru açık bir ev görebilmek imkansızdı. Bütün kasaba, topluca plaja gitmişti! Hani o meşhur şarkıda olduğu gibi: "Vamos a la playa" (plaja gidelim).

Barcelona ve Valencia gibi büyük şehirlerde durum Villareal' deki gibi olmasa da, insanlar kendilerini kıyılara atmak, kumların üzerinde voleybol maçları yapmak, köpekleriyle frizbi oynamak, güneşlenmek ve tabii ki yüzmek için hiçbir fırsatı kaçırmıyorlar. İspanya'da öğle tatilleri 2-2.5 saat olduğu için (14.00-16.00 arası), işgünlerinde bile havlusunu kapıp metroya atlayanlar ve bu iki saatlik molayı dalgalarla baş başa geçirenler var. Onları görünce, insan
"Bizim Akdenizlilikle ne alakamız var ?' diye soruyor ister istemez...

Kıyısında yaşadığımız denizleri kanalizasyon gibi görüp, lağımlarımızı akıtıyoruz. Onların her türlü sanayi atığıyla, çerçöple kirletilmesine tepki göstermiyoruz. Deniz kıyısında yaşamaya, denizi bir ulaşım imkanı olarak kullanmaya karşı hiçbir hevesimiz yok. Denizin, son derece gergin geçen günlerimizde bizi dinlendirecek, eğlendirecek en yakın yoldaş olabileceğini düşünemiyoruz. Bunun için kentlerimizi insanla denizi barıştıracak şekilde düzenleyemiyoruz. Ne yapıyoruz peki? Pazar günleri şöyle bir gezin İstanbul' u, kent halkının bulabildiği her yeşillikte mangal yakhğını, piknik yaptığını göreceksiniz. Metin Üstündağ'ın deyişiyle maydanoz gölgesinde bile piknik yapabilen bir milletiz biz... Orta Asya' dan geldiğimizi ve denize hala alışamadığımızı kanıtlamak için bu bile yeterli.



Hava durumunu bizden ögrenin ve evden öyle çikin! http://www.msn.com.tr/havadurumu/

http://groups.yahoo.com/group/Yelkenciler/files/Metinler/aciklamalar Yahoo! Groups Links

<*> To visit your group on the web, go to:

    http://groups.yahoo.com/group/YelkencilerLokali/

<*> To unsubscribe from this group, send an email to:

    YelkencilerLokali-unsubscribe@yahoogroups.com

<*> Your use of Yahoo! Groups is subject to:

    http://docs.yahoo.com/info/terms/   Received on Thu Jul 21 09:01:21 2005


Bu mesajin iceriginden yalnizca gondericisi sorumludur. E-kaynak.net liste arsivi mesaj icerigiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmez.
Only the sender of this message is responsible for its content. E-Kaynak.net is not affiliated with the sender of this message nor responsible for the content.