From: Selma UCA <selmau@yahoo.com>
Cc: YelkencilerLokali@yahoogroups.com, yelkentur@yahoogroups.com
Date: Fri Jul 1, 2005 11:11pm
Subject: Re: [Yelken-TUR] Denizcilik Bayramı hakkında selmau
Offline
Send Message
Edit Membership
Sevgili Serim, tesekkürler...
Simdi her zaman oldugu gibi biraz gercekler lütfen
diyorum.
Ülkemizde gercek anlamda kutlanan bayramlar ne yazik
ki, dini olanlardir. Haftabaslari sonlari tamamlanir,
resmi, özel sektör total tatiller dogar. Diger resmi
tatil kapsamindaki Cumhuriyet, Ulusal Egemenlik v.s
gibi bayramlar resmi daireler icin tatil, özel sektör
icin ise istisnaidir.
Peki, madem Denizcilik ve Kabotaj Bayrami vardir, siz
hic bugünde calismayan resmi daire veya Cuma gününe
isabet etmesi nedeniyle tatil ilan edilip haftasonu da
dahil olup tatil olarak ilan edildigini gördünüz,
duydunuz, yasadiniz mi?
Yasamda hersey samimiyetle ölcülüdür. Aslinda sokakta
yürüyen, arabasini süren, soluk alan ülke
vatandasindan farksiz, ama kendimize "amatör" tarifini
koymaya zorlandigimiz biz hobisi denizle hasir nesir
olmak olan sade vatandaslar isten gücten nasil izin
alip veya devam eden gündelik yasami bir kenara itip 1
Temmuzlarda bayrami nasil kutlayacagiz?
Kutlamamiz düsünülmekte midir? HAYIR...
Peki, ne düsünülmektedir???
Bu da böyle bir görüs oldu gene.... Yoruma aciktir...
S&S
Selma
--- Ahmet SERİM <ahmetserim@...> wrote:
> Değerli Arkadaşlar,
>
> Son günlerde bazı arkadaşların Denizcilik Bayramı'nı
> kabul etmeyen veya
> fazla değerli bulmayan veya aksine benimseyen ve tüm
> denizcilere maleden
> çeşitlilikte yazılarını ilgiyle okuyorum.
>
> İzninizle, haddim olmamasına rağmen, çok büyük uzman
> ve stratejistlerin
> belirledikleri esasları, burada bir kez daha
> hatırlatayım (daha önce de bazı
> vesilelerle dile getirmiştim) :
>
> Bu uzmanların ilki, Amerikan Deniz Harp Akademisini
> kuran, uzun süre yöneten
> ve "Denizcilik Gücü" kavramını ilk ortaya atan
> Amiral Alfred Thayer
> Mahan'dır. Kendisi günümüz Amerikasını şekillendiren
> 6 kişiden biri kabul
> edilir. Kavramı geliştiren, yine aynı okulda uzun
> süre dersler veren Amiral
> Henry Eccels'dir.
>
> Hemen her ülkede olduğu gibi konu bizde de
> incelenmiş ve irdelenmiştir.
> Amiral Aydın Canel, Amiral Atilla Kıyat gibi çok
> konuyu inceleyen uzmanlar,
> bu konuya da eğilmişlerdir.
>
> Kavram özetle şöyledir :
>
> Bir ülkenin Denizcilik Gücü bir bütündür ve ülkenin
> denizlerdeki varlığını
> oluşturur. Bu gücün Emniyet ve Güvenlik Unsuru,
> Deniz Kuvvetleridir ve gücün
> lideridir. Ticari Filosu ve Balıkçılık Filosu Refah
> unsurlarıdır (Amiral
> Kıyat), ekonomik çalışmaları yapar.
>
> Tümünün alt yapısı ve insan kaynağı "Amatör
> Denizciler"dir. Bunlar Yelken
> yapanların yanı sıra, tüm amatörce denize
> çıkanlardır.
>
> Konuyu geniş olarak her yanıyla alırsak
> balıkadamlar, amatör balıkçılar,
> kendine tekne yapıp gezenler, sandallarla
> dolaşanlar, ulusal veya mahalli
> çapta amatör swporcular, sadece tekneyle gezenler,
> kiralanan tekneler, daha
> pek çok unsur bu kaynağa girer.
>
> Böyle yetişenler, bilhassa gençler, alt yapısı olan
> bir kitle olarak,
> Denizcilik Gücüne daha kolay katılır, sonuçta
> denizlerde bayrak dolaştırır
> ve güce katkıda bulunurlar.
>
> Bu gerekçelerle denizcilikte bir ayırım yapmak doğru
> ve yerinde değildir.
> Unsurlar birbirini tamamlayan bir bütünlük
> içindedir.
>
> Bu nedenle, güvenlik unsurunun bir uzantısı olan
> Sahil Güvenlik,
> denizciliğin düzeni için çalışırken ülke
> karasularını temiz tutmak için
> sintine basan tankere müdahele ettiği gibi, açıklara
> giden balıkçı motorunu,
> hatta bayrağını denetler, fazla dolu sandalı da
> emniyetle kıyıya gönderir.
> Bütünlük ve emniyet için çalışır.
>
> Konuşulan konular yanında asıl daha önemle
> tartışılması ve yöneticilere
> mesajlar verilmesi gerekli konular farklıdır.
> Bunların az da olsa değişik
> ortamlarda tartışılması sevindiricidir.
>
> 1. Bayramın adı Kabotajdır. Fakat bunu yapıyor ve bu
> hakkı kullanıyor muyuz
> ? Kıyı kentlerimiz arasında deniz yoluyla yolcu ve
> yük nakli yapılıyor mu ?
> Elimizde ticari gemi kaldı mı ?
>
> 2. Denizlerimizin kaynak olarak kullanılması yeterli
> midir ? Korunması
> yapılıyor mudur ? Kirlik ve zamansız, hatta yanlış
> avlanma ile
> kurutulmasının tedbirleri alınıyor mu ?
>
> 3. İstanbul'da halen yaşandığı gibi denizden
> uzaklaşma çabaları engellenecek
> mi ? Denize yakın ve havadar vapurlar yerine kapalı
> deniz otobüsleri konması
> çabası, deniz simgesi
> olan bazı şeylerin (mesela balık-ekmekçiler) düzene
> konmak yerine toptan
> kaldırılması, denizci yetiştirme amaçlı kurumların
> yıkılması veya göz
> konması sürecek mi ?
>
> 4. Tolga'nın aktardığı gibi denizcilik dışı ve
> tamamen karacı yaklaşımlar
> çoğalacak mı ? Bırakın palamarı çözüp atmayı, bir
> tekne yaklaşırken halatını
> almak ve yardımcı olmak görgüsünü nasıl anlatacağız
> ? Birkaç gün önce bu
> olumsuz gidişi vurgulamıştım ve yakında olacaklardan
> bir tahmin sunmuştum.
> Beklediğimden önce başladı.
>
> 5. Her yıl yüzlerce vatandaşımızı boğuldu denilerek
> hep aynı yerlerde ve
> aynı dönemlerde kaybediyoruz. Bu konuya eğilmek ve
> tedbirler almak
> zorundayız. Almanya gibi ülkeler, aynı adımı 1910
> larda attılar. Bu konuda
> da bilinecek ve yapılacak çok şey var. Örneklerim
> var, şu kadarını
> söyleyeyim, öldü denilen pek çok kişi bazı basit
> uygulamalar sonucu sıhhatle
> yaşama döner.
>
> 6. Olumsuzlukların sık yaşandığı yerlere (örneğin
> İstanbul) dikkat edin, hep
> aynı kişi veya grupların karar alıcı olduğunu (Büyük
> Şehir Belediyesi)
> olduğunu göreceksiniz. Hem de yeni değil. Yıllar
> önce kulüpler yıkıldı,
> üzerlerinden yol geçirildi. Kumsallar yok edildi,
> plajlar kapatıldı. Her
> halde altında rant var. Kıyılar peşkeş çekilip
> betonlaşıyor. Bir de karacı
> anlayış var. Lahmacun midyeyi, kebap balığı kovuyor.
>
> Daha bunlar gibi pek çok madde sayabilirim. Ancak
> bunlar önde gelenler.
> Ayrıca önemleri ve genel oluşları yadsınamaz.
> Örneğin denizcilikte göreli
> olarak geriledik sözüne bazı arkadaşlar itiraz
> ediyorlar. Nerede yelken
> kulüplerine ziyarete gelen, yarışları izleyen,
> ödülleri veren, hatta adına
> veya makamı adına yarışlar yapılan devlet ve hükümet
> başkanları ? Atatürk,
> İnönü, Bayar, Menderes kadar geriye gitmeyelim ama
> nerede Korutürk, Evren,
> Özal gibi kişiler ?
>
> Sadun Boro Ağabey'imizin dünya seyahati neredeyse
> gün gün izlendi,
> İstanbul'a dönüşlerinde yer yerinden oynadı. Nerede
> sonrakilere ilgi ? O
> dönemde TV, Internet gibi kolaylıklar ve yaygın
> izleme şansları yoktu,
> sadece gazeteler ve radyo vardı. Tabii kaynana
> kavgaları ve mafya dizileri,
> gençlerin ağzını sulandıran ayaktopu milyarları da
> yoktu. İşleri kendi
> başına bırakınca, yine kör topal bir yerlere
> giderler. Bozuk bir saat bile
> günde iki kere doğru zamanı gösterir.
>
> Eski Denizcilik Bayramları, gerçekten bayram olurdu.
> Kutlanacak bir şey, bir
> amaç vardı. Atatürk bu amacı 1937de TBMM açış
> nutkunda dile getirmişti.
> Şimdi Atatürk'ün unutturulmaya çalışıldığı gibi,
> denizcilik te silinmek
> isteniyor. Denizden uzaklaşılmak isteniyor.
>
> Şimdinin bayramları amaçsız ve zayıf formaliteler.
> Eskiden çok değişik
> denizcilik unsurları katkıda bulunurdu. Hatta
> Atatürk, varsa misafirini alır
> ve denizden gelirdi. Daha sonraki yıllar, yine
> Devlet Erkanı başta olarak
> bayrama gelir ve izlerlerdi. Şimdi sadece balolara
> ve sıkıcı formalite
> törenlerine katılıyorlar.
>
> Neyi mi kutluyoruz ? Gemi ve kabotaj bırakmadılar.
> Ama denizciliğin diğer
> unsurları henüz ayakta. Onları kutluyor, geçmiş
> zamanları anıyoruz.
>
> İnsan hayal ettiği müddetçe yaşar.mış.
>
> Herkese saygı ve sevgilerimle, tüm denizcilere de
> selametler dilerim.
>
> Ahmet Serim
Received on Sun Jul 3 13:37:51 2005