[YelkencilerLokali] Re: [Yelkenciler] Denizcilik Bayramı hakkında

From: ys <yelkensever_at_....>
Date: Fri 01 Jul 2005 - 18:17:43 EEST

      From: "guclu_sesoren" <guclu_sesoren@yahoo.co.uk> 
      Date: Thu Jun 30, 2005 4:42pm 
      Subject: Re: [Yelkenciler] Denizcilik Bayramı hakkında   

      Bir iceberg gibi anlam tasiyan cumle "Lahmacun midyeyi, kebap balığı 
      kovuyor" Tebrikler gercekten defalarca okunmasi ve iletilmesi gereken bir 
      yazi

      ----- Original Message ----- 
      From: "Ahmet SERİM" <ahmetserim@...>
      To: <dsti@yahoogroups.com>; <Yelkenciler@yahoogroups.com>; 
      <yelkenhakem@yahoogroups.com>
      Cc: <YelkencilerLokali@yahoogroups.com>; <yelkentur@yahoogroups.com>
      Sent: Friday, July 01, 2005 1:56 PM
      Subject: [Yelkenciler] Denizcilik Bayramı hakkında



> Değerli Arkadaşlar,
>
> Son günlerde bazı arkadaşların Denizcilik Bayramı'nı kabul etmeyen veya
> fazla değerli bulmayan veya aksine benimseyen ve tüm denizcilere maleden
> çeşitlilikte yazılarını ilgiyle okuyorum.
>
> İzninizle, haddim olmamasına rağmen, çok büyük uzman ve stratejistlerin
> belirledikleri esasları, burada bir kez daha hatırlatayım (daha önce de
> bazı
> vesilelerle dile getirmiştim) :
>
> Bu uzmanların ilki, Amerikan Deniz Harp Akademisini kuran, uzun süre
> yöneten
> ve "Denizcilik Gücü" kavramını ilk ortaya atan Amiral Alfred Thayer
> Mahan'dır. Kendisi günümüz Amerikasını şekillendiren 6 kişiden biri kabul
> edilir. Kavramı geliştiren, yine aynı okulda uzun süre dersler veren
> Amiral
> Henry Eccels'dir.
>
> Hemen her ülkede olduğu gibi konu bizde de incelenmiş ve irdelenmiştir.
> Amiral Aydın Canel, Amiral Atilla Kıyat gibi çok konuyu inceleyen
> uzmanlar,
> bu konuya da eğilmişlerdir.
>
> Kavram özetle şöyledir :
>
> Bir ülkenin Denizcilik Gücü bir bütündür ve ülkenin denizlerdeki varlığını
> oluşturur. Bu gücün Emniyet ve Güvenlik Unsuru, Deniz Kuvvetleridir ve
> gücün
> lideridir. Ticari Filosu ve Balıkçılık Filosu Refah unsurlarıdır (Amiral
> Kıyat), ekonomik çalışmaları yapar.
>
> Tümünün alt yapısı ve insan kaynağı "Amatör Denizciler"dir. Bunlar Yelken
> yapanların yanı sıra, tüm amatörce denize çıkanlardır.
>
> Konuyu geniş olarak her yanıyla alırsak balıkadamlar, amatör balıkçılar,
> kendine tekne yapıp gezenler, sandallarla dolaşanlar, ulusal veya mahalli
> çapta amatör swporcular, sadece tekneyle gezenler, kiralanan tekneler,
> daha
> pek çok unsur bu kaynağa girer.
>
> Böyle yetişenler, bilhassa gençler, alt yapısı olan bir kitle olarak,
> Denizcilik Gücüne daha kolay katılır, sonuçta denizlerde bayrak dolaştırır
> ve güce katkıda bulunurlar.
>
> Bu gerekçelerle denizcilikte bir ayırım yapmak doğru ve yerinde değildir.
> Unsurlar birbirini tamamlayan bir bütünlük içindedir.
>
> Bu nedenle, güvenlik unsurunun bir uzantısı olan Sahil Güvenlik,
> denizciliğin düzeni için çalışırken ülke karasularını temiz tutmak için
> sintine basan tankere müdahele ettiği gibi, açıklara giden balıkçı
> motorunu,
> hatta bayrağını denetler, fazla dolu sandalı da emniyetle kıyıya gönderir.
> Bütünlük ve emniyet için çalışır.
>
> Konuşulan konular yanında asıl daha önemle tartışılması ve yöneticilere
> mesajlar verilmesi gerekli konular farklıdır. Bunların az da olsa değişik
> ortamlarda tartışılması sevindiricidir.
>
> 1. Bayramın adı Kabotajdır. Fakat bunu yapıyor ve bu hakkı kullanıyor
> muyuz
> ? Kıyı kentlerimiz arasında deniz yoluyla yolcu ve yük nakli yapılıyor mu
> ?
> Elimizde ticari gemi kaldı mı ?
>
> 2. Denizlerimizin kaynak olarak kullanılması yeterli midir ? Korunması
> yapılıyor mudur ? Kirlik ve zamansız, hatta yanlış avlanma ile
> kurutulmasının tedbirleri alınıyor mu ?
>
> 3. İstanbul'da halen yaşandığı gibi denizden uzaklaşma çabaları
> engellenecek
> mi ? Denize yakın ve havadar vapurlar yerine kapalı deniz otobüsleri
> konması
> çabası, deniz simgesi
> olan bazı şeylerin (mesela balık-ekmekçiler) düzene konmak yerine toptan
> kaldırılması, denizci yetiştirme amaçlı kurumların yıkılması veya göz
> konması sürecek mi ?
>
> 4. Tolga'nın aktardığı gibi denizcilik dışı ve tamamen karacı yaklaşımlar
> çoğalacak mı ? Bırakın palamarı çözüp atmayı, bir tekne yaklaşırken
> halatını
> almak ve yardımcı olmak görgüsünü nasıl anlatacağız ? Birkaç gün önce bu
> olumsuz gidişi vurgulamıştım ve yakında olacaklardan bir tahmin sunmuştum.
> Beklediğimden önce başladı.
>
> 5. Her yıl yüzlerce vatandaşımızı boğuldu denilerek hep aynı yerlerde ve
> aynı dönemlerde kaybediyoruz. Bu konuya eğilmek ve tedbirler almak
> zorundayız. Almanya gibi ülkeler, aynı adımı 1910 larda attılar. Bu konuda
> da bilinecek ve yapılacak çok şey var. Örneklerim var, şu kadarını
> söyleyeyim, öldü denilen pek çok kişi bazı basit uygulamalar sonucu
> sıhhatle
> yaşama döner.
>
> 6. Olumsuzlukların sık yaşandığı yerlere (örneğin İstanbul) dikkat edin,
> hep
> aynı kişi veya grupların karar alıcı olduğunu (Büyük Şehir Belediyesi)
> olduğunu göreceksiniz. Hem de yeni değil. Yıllar önce kulüpler yıkıldı,
> üzerlerinden yol geçirildi. Kumsallar yok edildi, plajlar kapatıldı. Her
> halde altında rant var. Kıyılar peşkeş çekilip betonlaşıyor. Bir de karacı
> anlayış var. Lahmacun midyeyi, kebap balığı kovuyor.
>
> Daha bunlar gibi pek çok madde sayabilirim. Ancak bunlar önde gelenler.
> Ayrıca önemleri ve genel oluşları yadsınamaz. Örneğin denizcilikte göreli
> olarak geriledik sözüne bazı arkadaşlar itiraz ediyorlar. Nerede yelken
> kulüplerine ziyarete gelen, yarışları izleyen, ödülleri veren, hatta adına
> veya makamı adına yarışlar yapılan devlet ve hükümet başkanları ? Atatürk,
> İnönü, Bayar, Menderes kadar geriye gitmeyelim ama nerede Korutürk, Evren,
> Özal gibi kişiler ?
>
> Sadun Boro Ağabey'imizin dünya seyahati neredeyse gün gün izlendi,
> İstanbul'a dönüşlerinde yer yerinden oynadı. Nerede sonrakilere ilgi ? O
> dönemde TV, Internet gibi kolaylıklar ve yaygın izleme şansları yoktu,
> sadece gazeteler ve radyo vardı. Tabii kaynana kavgaları ve mafya
> dizileri,
> gençlerin ağzını sulandıran ayaktopu milyarları da yoktu. İşleri kendi
> başına bırakınca, yine kör topal bir yerlere giderler. Bozuk bir saat bile
> günde iki kere doğru zamanı gösterir.
>
> Eski Denizcilik Bayramları, gerçekten bayram olurdu. Kutlanacak bir şey,
> bir
> amaç vardı. Atatürk bu amacı 1937de TBMM açış nutkunda dile getirmişti.
> Şimdi Atatürk'ün unutturulmaya çalışıldığı gibi, denizcilik te silinmek
> isteniyor. Denizden uzaklaşılmak isteniyor.
>
> Şimdinin bayramları amaçsız ve zayıf formaliteler. Eskiden çok değişik
> denizcilik unsurları katkıda bulunurdu. Hatta Atatürk, varsa misafirini
> alır
> ve denizden gelirdi. Daha sonraki yıllar, yine Devlet Erkanı başta olarak
> bayrama gelir ve izlerlerdi. Şimdi sadece balolara ve sıkıcı formalite
> törenlerine katılıyorlar.
>
> Neyi mi kutluyoruz ? Gemi ve kabotaj bırakmadılar. Ama denizciliğin diğer
> unsurları henüz ayakta. Onları kutluyor, geçmiş zamanları anıyoruz.
>
> İnsan hayal ettiği müddetçe yaşar.mış.
>
> Herkese saygı ve sevgilerimle, tüm denizcilere de selametler dilerim.
>
> Ahmet Serim
Received on Fri Jul 1 18:20:11 2005

Bu mesajin iceriginden yalnizca gondericisi sorumludur. E-kaynak.net liste arsivi mesaj icerigiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmez.
Only the sender of this message is responsible for its content. E-Kaynak.net is not affiliated with the sender of this message nor responsible for the content.