[Yelkenciler] Denizcilik Bayramı hakkında

From: Ahmet SERİM <ahmetserim_at_....>
Date: Fri 01 Jul 2005 - 14:56:24 EEST


Değerli Arkadaşlar,

Son günlerde bazı arkadaşların Denizcilik Bayramı’nı kabul etmeyen veya fazla değerli bulmayan veya aksine benimseyen ve tüm denizcilere maleden çeşitlilikte yazılarını ilgiyle okuyorum.

İzninizle, haddim olmamasına rağmen, çok büyük uzman ve stratejistlerin belirledikleri esasları, burada bir kez daha hatırlatayım (daha önce de bazı vesilelerle dile getirmiştim) :

Bu uzmanların ilki, Amerikan Deniz Harp Akademisini kuran, uzun süre yöneten ve “Denizcilik Gücü” kavramını ilk ortaya atan Amiral Alfred Thayer Mahan’dır. Kendisi günümüz Amerikasını şekillendiren 6 kişiden biri kabul edilir. Kavramı geliştiren, yine aynı okulda uzun süre dersler veren Amiral Henry Eccels’dir.

Hemen her ülkede olduğu gibi konu bizde de incelenmiş ve irdelenmiştir. Amiral Aydın Canel, Amiral Atilla Kıyat gibi çok konuyu inceleyen uzmanlar, bu konuya da eğilmişlerdir.

Kavram özetle şöyledir :

Bir ülkenin Denizcilik Gücü bir bütündür ve ülkenin denizlerdeki varlığını oluşturur. Bu gücün Emniyet ve Güvenlik Unsuru, Deniz Kuvvetleridir ve gücün lideridir. Ticari Filosu ve Balıkçılık Filosu Refah unsurlarıdır (Amiral Kıyat), ekonomik çalışmaları yapar.

Tümünün alt yapısı ve insan kaynağı “Amatör Denizciler”dir. Bunlar Yelken yapanların yanı sıra, tüm amatörce denize çıkanlardır.

Konuyu geniş olarak her yanıyla alırsak balıkadamlar, amatör balıkçılar, kendine tekne yapıp gezenler, sandallarla dolaşanlar, ulusal veya mahalli çapta amatör swporcular, sadece tekneyle gezenler, kiralanan tekneler, daha pek çok unsur bu kaynağa girer.

Böyle yetişenler, bilhassa gençler, alt yapısı olan bir kitle olarak, Denizcilik Gücüne daha kolay katılır, sonuçta denizlerde bayrak dolaştırır ve güce katkıda bulunurlar.

Bu gerekçelerle denizcilikte bir ayırım yapmak doğru ve yerinde değildir. Unsurlar birbirini tamamlayan bir bütünlük içindedir.

Bu nedenle, güvenlik unsurunun bir uzantısı olan Sahil Güvenlik, denizciliğin düzeni için çalışırken ülke karasularını temiz tutmak için sintine basan tankere müdahele ettiği gibi, açıklara giden balıkçı motorunu, hatta bayrağını denetler, fazla dolu sandalı da emniyetle kıyıya gönderir. Bütünlük ve emniyet için çalışır.

Konuşulan konular yanında asıl daha önemle tartışılması ve yöneticilere mesajlar verilmesi gerekli konular farklıdır. Bunların az da olsa değişik ortamlarda tartışılması sevindiricidir.

  1. Bayramın adı Kabotajdır. Fakat bunu yapıyor ve bu hakkı kullanıyor muyuz ? Kıyı kentlerimiz arasında deniz yoluyla yolcu ve yük nakli yapılıyor mu ? Elimizde ticari gemi kaldı mı ?
  2. Denizlerimizin kaynak olarak kullanılması yeterli midir ? Korunması yapılıyor mudur ? Kirlik ve zamansız, hatta yanlış avlanma ile kurutulmasının tedbirleri alınıyor mu ?
  3. İstanbul’da halen yaşandığı gibi denizden uzaklaşma çabaları engellenecek mi ? Denize yakın ve havadar vapurlar yerine kapalı deniz otobüsleri konması çabası, deniz simgesi olan bazı şeylerin (mesela balık-ekmekçiler) düzene konmak yerine toptan kaldırılması, denizci yetiştirme amaçlı kurumların yıkılması veya göz konması sürecek mi ?
  4. Tolga’nın aktardığı gibi denizcilik dışı ve tamamen karacı yaklaşımlar çoğalacak mı ? Bırakın palamarı çözüp atmayı, bir tekne yaklaşırken halatını almak ve yardımcı olmak görgüsünü nasıl anlatacağız ? Birkaç gün önce bu olumsuz gidişi vurgulamıştım ve yakında olacaklardan bir tahmin sunmuştum. Beklediğimden önce başladı.
  5. Her yıl yüzlerce vatandaşımızı boğuldu denilerek hep aynı yerlerde ve aynı dönemlerde kaybediyoruz. Bu konuya eğilmek ve tedbirler almak zorundayız. Almanya gibi ülkeler, aynı adımı 1910 larda attılar. Bu konuda da bilinecek ve yapılacak çok şey var. Örneklerim var, şu kadarını söyleyeyim, öldü denilen pek çok kişi bazı basit uygulamalar sonucu sıhhatle yaşama döner.
  6. Olumsuzlukların sık yaşandığı yerlere (örneğin İstanbul) dikkat edin, hep aynı kişi veya grupların karar alıcı olduğunu (Büyük Şehir Belediyesi) olduğunu göreceksiniz. Hem de yeni değil. Yıllar önce kulüpler yıkıldı, üzerlerinden yol geçirildi. Kumsallar yok edildi, plajlar kapatıldı. Her halde altında rant var. Kıyılar peşkeş çekilip betonlaşıyor. Bir de karacı anlayış var. Lahmacun midyeyi, kebap balığı kovuyor.

Daha bunlar gibi pek çok madde sayabilirim. Ancak bunlar önde gelenler. Ayrıca önemleri ve genel oluşları yadsınamaz. Örneğin denizcilikte göreli olarak geriledik sözüne bazı arkadaşlar itiraz ediyorlar. Nerede yelken kulüplerine ziyarete gelen, yarışları izleyen, ödülleri veren, hatta adına veya makamı adına yarışlar yapılan devlet ve hükümet başkanları ? Atatürk, İnönü, Bayar, Menderes kadar geriye gitmeyelim ama nerede Korutürk, Evren, Özal gibi kişiler ?

Sadun Boro Ağabey’imizin dünya seyahati neredeyse gün gün izlendi, İstanbul’a dönüşlerinde yer yerinden oynadı. Nerede sonrakilere ilgi ? O dönemde TV, Internet gibi kolaylıklar ve yaygın izleme şansları yoktu, sadece gazeteler ve radyo vardı. Tabii kaynana kavgaları ve mafya dizileri, gençlerin ağzını sulandıran ayaktopu milyarları da yoktu. İşleri kendi başına bırakınca, yine kör topal bir yerlere giderler. Bozuk bir saat bile günde iki kere doğru zamanı gösterir.

Eski Denizcilik Bayramları, gerçekten bayram olurdu. Kutlanacak bir şey, bir amaç vardı. Atatürk bu amacı 1937de TBMM açış nutkunda dile getirmişti. Şimdi Atatürk’ün unutturulmaya çalışıldığı gibi, denizcilik te silinmek isteniyor. Denizden uzaklaşılmak isteniyor.

Şimdinin bayramları amaçsız ve zayıf formaliteler. Eskiden çok değişik denizcilik unsurları katkıda bulunurdu. Hatta Atatürk, varsa misafirini alır ve denizden gelirdi. Daha sonraki yıllar, yine Devlet Erkanı başta olarak bayrama gelir ve izlerlerdi. Şimdi sadece balolara ve sıkıcı formalite törenlerine katılıyorlar.

Neyi mi kutluyoruz ? Gemi ve kabotaj bırakmadılar. Ama denizciliğin diğer unsurları henüz ayakta. Onları kutluyor, geçmiş zamanları anıyoruz.

İnsan hayal ettiği müddetçe yaşar…mış…

Herkese saygı ve sevgilerimle, tüm denizcilere de selametler dilerim.

Ahmet Serim



Hava durumunu bizden ögrenin ve evden öyle çikin! http://www.msn.com.tr/havadurumu/
http://groups.yahoo.com/group/Yelkenciler/files/Metinler/aciklamalar
http://groups.yahoo.com/group/YelkencilerLokali/
http://groups.yahoo.com/group/eYelken/

unmoderated, moderatörsüz  

Yahoo! Groups Links

<*> To visit your group on the web, go to:

    http://groups.yahoo.com/group/Yelkenciler/

<*> To unsubscribe from this group, send an email to:

    Yelkenciler-unsubscribe@yahoogroups.com

<*> Your use of Yahoo! Groups is subject to:

    http://docs.yahoo.com/info/terms/   Received on Fri Jul 1 16:33:55 2005


Bu mesajin iceriginden yalnizca gondericisi sorumludur. E-kaynak.net liste arsivi mesaj icerigiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmez.
Only the sender of this message is responsible for its content. E-Kaynak.net is not affiliated with the sender of this message nor responsible for the content.