Ne zaman bir iki kelam edip yazsam büyüklerim söyle
yazsaydin, yok böyle yazsaydin diyor. Böyle
yaziyorum...
Ben de diyorum ki, yapaydiniz zamaninda dogruyu ben de
dogruyu bileydim.
Hic olmamiski, uyunmus gitmis. Dogrusu budur. Gercek
budur.
Ben 1962 dogumluyum, Hani büyüklerin sürekli tifil
gördügü nesil. Kaybolmus, bitmis nesil... Matematik
yapinca yasanacak kendime en fazla 20 yil koyabilirim.
O kadar da yok ya belki neyse.
Deniz, sahil ne zaman gercekten vatandasin denize
ilgisine acik tutulmustur???? Ne zaman HALKIN deniz
sevgisine sunulmustur??? Keske tekne isgali olaydı da,
keske böyle olaydi.
Biraz gercekler lütfen.... Neden yabanci bayrak
kullaniriz, o ülkenin sartlari sularinda gezdigimizde
bize hitap ettigi icin mi? Kocaman bir HAYIR. KDV,
MTV, ÖTV ödememek icin... Offshore sirketler bunun
icin kurulur. Peki, Türk bayrakli özel yat kayit
belgeli tekne sahipleri ile simdi bir adaletsizlik yok
mudur?? Vergi kacirmak suctur, ama mevzuat öyle
yazilmistir ki vergi kacirmanin yollari da MAALESEF
aciktir.
Bu bir yikanma meselesidir belki de. Ben sokakta
yürüdügüm gibi denizde de seyir etmek isterim. Ticaret
yapmam, yapmadigim icin TICARI uygulamalar,
vergilendirmeler benim disimdadir. TICARI uygulamalar
söz konusu olacaksa, yani ticaret oldugundan para
kazanilacaksa VERGIsi de olacaktir. Yapan ÖDESIN.
Sade vatandas olarak kendi belirleyecegim rotamda
kendime özgür seyre ciktigimda da TICARI uygulamalara
tabi olmam özlük haklarima aykiridir.
TICARI görünüp ticaret yapmayanlar bu durumda, ÖZEL
olanlarin haklarini kullanarak fayda saglamasinlar,
ülkeye ticaret yaparak VERGI leri ile faydali
olsunlar.
Bu da böyle bir görüs.... Yoruma aciktir.
S&S
Selma
- Ahmet SERİM <ahmetserim@hotmail.com> wrote:
> Sevgili Dostlar,
>
> Bazılarının canını sıktığımı tahmin ediyorum, ama
> denizi ve denizciliği
> seviyorsak, sıkılmak yerine elden gelenler yapılarak
> katkıda bulunulmalıdır.
> En azından konulara hayvan dostları, kuş dostları,
> çevre dostları kadar ve
> onlar gibi hassasiyet ve önemle yaklaşmalıyız. Bu
> konuda, DSTİ, ADF gibi
> kuruluşlara çok önemli görevler düştüğüne
> inanıyorum.
>
> Sık sık dile getiriyor ve iddia ediyorum, kamuoyu ve
> büyük çoğunlukla basın,
> deniz konularını gereksiz, kirlilik ve rahatsızlık
> kaynağı, çok az kişinin
> tekelinde, zengin oyuncağı, ciddiyetsiz bir uğraş
> olarak görüyor. Son
> örneği, 25.06.2005 Cumartesi günü, ciddiyet ve halk
> yararına olmak
> iddiasındaki Vatan Gazetesinin Vatan34 isimli günlük
> ekinde çıktı. Daha önce
> de Boğaz dahil her kıyıda bulunan teknelere adeta
> düşmanca bir yaklaşım
> içinde olan bu yayın bu sefer de neredeyse yarım
> sayfalık (ek tabloid
> boyutta olduğuna göre ¼ gazete sayfası) bir fotoğraf
> ve tam sütun kocaman
> harfli manşetle “TEKNE İŞGALİ” yazmıştı. Altında da
> şu yazı vardı (çok kısa
> olduğu için ekliyorum) :
>
> “Hafta sonu onbinlerce İstanbullu'nun akın ettiği
> sahillerde tekne kızakları
> yüzünden denize girmek imkansız hale geldi
>
> İstanbul ve çevresinde denize girilecek yer zaten
> parmakla sayılacak kadar
> az. Bu yetmiyormuş gibi denize girilecek yerler de
> teknelerin işgali
> altında. Plajlardaki paslı tekne kızakları, çirkin
> görüntünün yanı sıra, hem
> vatandaşların denize girmesini engelliyor hem de
> insan sağlığı açısından
> tehlike oluşturuyor. Herkes kafasına göre deniz
> kenarını parsellemiş.”
>
> Sevgili Dostlar, başta Barış Bey Dostumuz, bilinsin
> ki, amacım bir tepki
> veya benzeri değil. Açıkça ortada ki, Denizcilik
> Gücü, Amatör Denizci,
> Halkın denize çıkması ve bunun araçları gibi
> konuları, belki de bizler iyice
> bilmediğimizden, kamuya anlatamamışız. Kabahat
> bizim. Resimde görülen
> tekneler kıyı halkının kullanması yaygın olan sandal
> ve küçük motorlar.
> Tekne deyince başka bir şey düşünülmesin.
>
> Tekne kızakları da çocukluğumda sahillerimizi
> (bilhassa Kalamış) dolduran ve
> tekneyi sudan yükseğe çıkartarak koruyan kızakların
> daha çağdaşları. Böylece
> ahşap tekneler kurt vurmasından, hepsi deniz
> canlılarının etkisinden (yosun,
> kekamoz gibi) ve kirlilikten (mazot ve yağ lekeleri
> gibi) kurtulmuş oluyor,
> bir yere kadar da dalga ve soluganlarla
> çırpınmıyorlar.
>
> Yazıyı yazan, resim altında bizzat, civardaki tek
> marinanın uzak kaldığını
> yazmış. Tabii fiyatlar ve diğer şartlar hakkında
> fikri ve bilgisi muhtemelen
> olamaz. Elden düşme tabir edilen bir sandal veya
> ikinci el bir motorun
> normalde marina koşullarında barınamayacağını da
> bilemez. Bu kişinin
> normalde Denizcilik Gücü, bunun kaynağının
> amatörler, sporcular ve denize
> çıkan halk olduğu hakkında bilgisi olmaması
> normaldir.. En yaygın olması
> gereken deniz vasıtalarının sandallar ve küçük
> motorlar olması gerektiğini
> de bilemez.
>
> Çok muhtemelen Dünkerk Çekilmesi, kurtarılanlar,
> kurtaranlar, savaşa güç,
> araç ve moral olarak etkisini de bilemez. Bir deniz
> ülkesi olması gereken ve
> iki yarımadadan oluşan, üç uluslar arası önemde
> denize kıyısı bulunan, bir
> iç deniz sahibi, sayısız göl ve akarsuyu bulunan,
> bazı komşularıyla deniz
> problemleri olan ülkemiz için stratejik önemini de
> anlayamaz. Hele ekonomik
> değeri ve bunun ihtiyacı olan uzak yol kaptanından
> balıkçı tayfasına,
> güvenlik unsuru elemanları olan askeri bahriye
> personelinden gönüllü sivil
> kurtarma elemanlarına kadar geniş insan yelpazesi
> kaynakları oluşturmasını
> bilemez. Bu konuları kendisi ile paylaştık mı ?
>
> Giderek yaygınlaşan ve her akşam Kanal D
> haberlerinde sorulan “Ne Oluyor
> Bize ?” sorusunun temelinde yatan asıl yanıt olan
> “Kara Kültürü”nün
> baskınlığı, bu yaklaşımlardan güç bulmaktadır. Bu
> kültür baskını yüzünden
> denizler de kirlendi, balık ve diğer canlılar da
> azaldı, halk çoğunluğu
> yerine maddi imkanı olan bir azınlık denizlerde
> dolaşmaya başladı. Basından
> bir değerli Dostumuza, geçen gün bir eski fotoğraf
> ve konu başlıkları
> gönderdim. Fotoğraf 1 Temmuz 1950 de, Moda
> İskelesi’ni gösteriyor. İnsan ve
> sandal kalabalığı inanılmaz, günümüzde hayal dahi
> edilemez. Konular ise,
> genelde hep Denizcilik Gücü etrafında dolaşıyor.
> Kamuyu aydınlatalım diye.
> Elimizden gelen her şeyi denemeli ve yapmalıyız.
>
> Tüm bunları anlatmak ve kamuoyunu işin ciddiyeti
> hususunda bilgilendirmek
> bizlerin görevi.
> İnsanlar bilgilensin ki, anlamadan hatta düşmanca
> bakmasınlar. Sivil
> dernekler, aramızdaki görsel ve yazılı Basın
> mensupları, bu bilgilendirmeyi
> yapacak. Aksi halde, yarın tüm kıyılar dolacak,
> maket yelken teknesi
> yüzdürmek dahi parmakla gösterilecek. Denizlerimiz
> de kara yollarımıza
> dönecek. Zaten trenler gibi, kabotaj seferleri yapan
> vapurları da bitirdik
> ve bitirmeye çalışıyoruz. Yarın da marinalara blok
> apartmanlar veya alış
> veriş merkezleri dikerler. Haydarpaşa Gar ve Limanı,
> ilk hedef. Korkarım
> daha gerisi de gelecek.
>
> Bu anlayışların uzantısı olarak deniz sporlarıyla
> uğraşan ve kendi
> yağlarıyla kavrulan bazı kulüpleri ve tesisleri de
> yıktılar, kimisinin
> üstünden yol geçirdiler, bazılarının da arazilerinde
> gözleri var. Hem
> bunlara kıyılardan kilometrelerce uzakta, tepelerde
> yer göstermekten de
> çekinmiyorlar. Yine bu anlayışla, düzenleyip ıslah
> etmek yerine, yerel simge
> halini almış Eminönü Balık-Ekmekçilerini, Boğaz
> Tekne Lokantalarını
> kaldırdılar. Yarın kim bilir neler icat edecekler.
>
> Bunların önüne dikilmek için ciddi uğraşlar yanı
> sıra bilgilendirmek te
> şart. Basın gerekli bilgilerle donatılırsa, büyük
> güç olur ve doğru yerde
> yer alır. Kamuyu da olumlu etkiler.
>
> Yazının buraya kadar olan kısmını Cumartesi gecesi
> hazırladım, ama
> göndermedim çünkü Pazar günü bazı yazılar çıkacaktı.
> Çıktı da. Olumlu
> yönleri ağırlıkta, kamuyu bilgilendirici, bana göre
> çok olumlu yazılar.
>
> Vatan Pazar ekinde, Sayın Barış Mutlu
> (bmutlu@gazetevatan.com) mükemmel bir
> tanıtımla, su altı polisini ele almış, bu arada bazı
> ikazları yapmayı da
> unutmamış. Tümü gönüllü olan ve önemli bir eğitimden
> geçen bu insanlar,
> umarım gerekmez ama, gereğinde tek umut oluyorlar.
> Kurtarma ve arama ağırlıklı bu işlerin yayılması ve
> sivillerce desteklenmesi
> gerek. Kalamış merkezli DAK bu işi yapıyor ve örnek
> yaratıyor. Bu yazı,
> genellikle bilinmeyen ve anılmayan bir denizcilik
> envanterimizi, denizcilik
> gücünün emniyet teşkilatı ve destek kurumlarıyla
> önemli bir arakesitini
> gözler önüne sermekte ve dikkati çekmektedir.
>
> Hürriyet Pazar ekinde ise Orsa başlıklı haftalık
> sayfasında Sayın Temuçin
> Tüzecan (orsa@hurriyet.com.tr) bazı tanıtımların
> yanı sıra çok önemli bilgi
> ve örnekler sıralamış : Geliri sınırlı olanlar için
> tekne edinme şekilleri
> ve örnekleri. İsteklilere moral verdiği gibi, yollar
> da öneriyor. Okunması
> gerek bir köşe. Söylenebilecek tek eksiklik var :
> Ted Hood ve Tuzla üretimi
> tanıtılırken adı geçen Sayın Karaca Taşkent’in
> Ülkemizin ekonomi
> öncülerinden merhum Kazım Taşkent’in oğlu olduğu,
> yine
=== message truncated ===
Do You Yahoo!?
Tired of spam? Yahoo! Mail has the best spam protection around
http://mail.yahoo.com
http://groups.yahoo.com/group/Yelkenciler/files/Metinler/aciklamalar
Yahoo! Groups Links
<*> To visit your group on the web, go to:
http://groups.yahoo.com/group/YelkencilerLokali/
<*> To unsubscribe from this group, send an email to:
YelkencilerLokali-unsubscribe@yahoogroups.com
<*> Your use of Yahoo! Groups is subject to:
http://docs.yahoo.com/info/terms/
Received on Mon Jun 27 02:06:29 2005