|
|
[YelkencilerLokali] Basın,kamu oyu ve biz
From: Ahmet SERİM <ahmetserim_at_....>
Date: Sun 26 Jun 2005 - 15:47:53 EEST
Bazılarının canını sıktığımı tahmin ediyorum, ama denizi ve denizciliği seviyorsak, sıkılmak yerine elden gelenler yapılarak katkıda bulunulmalıdır. En azından konulara hayvan dostları, kuş dostları, çevre dostları kadar ve onlar gibi hassasiyet ve önemle yaklaşmalıyız. Bu konuda, DSTİ, ADF gibi kuruluşlara çok önemli görevler düştüğüne inanıyorum. Sık sık dile getiriyor ve iddia ediyorum, kamuoyu ve büyük çoğunlukla basın, deniz konularını gereksiz, kirlilik ve rahatsızlık kaynağı, çok az kişinin tekelinde, zengin oyuncağı, ciddiyetsiz bir uğraş olarak görüyor. Son örneği, 25.06.2005 Cumartesi günü, ciddiyet ve halk yararına olmak iddiasındaki Vatan Gazetesinin Vatan34 isimli günlük ekinde çıktı. Daha önce de Boğaz dahil her kıyıda bulunan teknelere adeta düşmanca bir yaklaşım içinde olan bu yayın bu sefer de neredeyse yarım sayfalık (ek tabloid boyutta olduğuna göre ¼ gazete sayfası) bir fotoğraf ve tam sütun kocaman harfli manşetle “TEKNE İŞGALİ” yazmıştı. Altında da şu yazı vardı (çok kısa olduğu için ekliyorum) : “Hafta sonu onbinlerce İstanbullu'nun akın ettiği sahillerde tekne kızakları yüzünden denize girmek imkansız hale geldi İstanbul ve çevresinde denize girilecek yer zaten parmakla sayılacak kadar az. Bu yetmiyormuş gibi denize girilecek yerler de teknelerin işgali altında. Plajlardaki paslı tekne kızakları, çirkin görüntünün yanı sıra, hem vatandaşların denize girmesini engelliyor hem de insan sağlığı açısından tehlike oluşturuyor. Herkes kafasına göre deniz kenarını parsellemiş.” Sevgili Dostlar, başta Barış Bey Dostumuz, bilinsin ki, amacım bir tepki veya benzeri değil. Açıkça ortada ki, Denizcilik Gücü, Amatör Denizci, Halkın denize çıkması ve bunun araçları gibi konuları, belki de bizler iyice bilmediğimizden, kamuya anlatamamışız. Kabahat bizim. Resimde görülen tekneler kıyı halkının kullanması yaygın olan sandal ve küçük motorlar. Tekne deyince başka bir şey düşünülmesin. Tekne kızakları da çocukluğumda sahillerimizi (bilhassa Kalamış) dolduran ve tekneyi sudan yükseğe çıkartarak koruyan kızakların daha çağdaşları. Böylece ahşap tekneler kurt vurmasından, hepsi deniz canlılarının etkisinden (yosun, kekamoz gibi) ve kirlilikten (mazot ve yağ lekeleri gibi) kurtulmuş oluyor, bir yere kadar da dalga ve soluganlarla çırpınmıyorlar. Yazıyı yazan, resim altında bizzat, civardaki tek marinanın uzak kaldığını yazmış. Tabii fiyatlar ve diğer şartlar hakkında fikri ve bilgisi muhtemelen olamaz. Elden düşme tabir edilen bir sandal veya ikinci el bir motorun normalde marina koşullarında barınamayacağını da bilemez. Bu kişinin normalde Denizcilik Gücü, bunun kaynağının amatörler, sporcular ve denize çıkan halk olduğu hakkında bilgisi olmaması normaldir.. En yaygın olması gereken deniz vasıtalarının sandallar ve küçük motorlar olması gerektiğini de bilemez. Çok muhtemelen Dünkerk Çekilmesi, kurtarılanlar, kurtaranlar, savaşa güç, araç ve moral olarak etkisini de bilemez. Bir deniz ülkesi olması gereken ve iki yarımadadan oluşan, üç uluslar arası önemde denize kıyısı bulunan, bir iç deniz sahibi, sayısız göl ve akarsuyu bulunan, bazı komşularıyla deniz problemleri olan ülkemiz için stratejik önemini de anlayamaz. Hele ekonomik değeri ve bunun ihtiyacı olan uzak yol kaptanından balıkçı tayfasına, güvenlik unsuru elemanları olan askeri bahriye personelinden gönüllü sivil kurtarma elemanlarına kadar geniş insan yelpazesi kaynakları oluşturmasını bilemez. Bu konuları kendisi ile paylaştık mı ? Giderek yaygınlaşan ve her akşam Kanal D haberlerinde sorulan “Ne Oluyor Bize ?” sorusunun temelinde yatan asıl yanıt olan “Kara Kültürü”nün baskınlığı, bu yaklaşımlardan güç bulmaktadır. Bu kültür baskını yüzünden denizler de kirlendi, balık ve diğer canlılar da azaldı, halk çoğunluğu yerine maddi imkanı olan bir azınlık denizlerde dolaşmaya başladı. Basından bir değerli Dostumuza, geçen gün bir eski fotoğraf ve konu başlıkları gönderdim. Fotoğraf 1 Temmuz 1950 de, Moda İskelesi’ni gösteriyor. İnsan ve sandal kalabalığı inanılmaz, günümüzde hayal dahi edilemez. Konular ise, genelde hep Denizcilik Gücü etrafında dolaşıyor. Kamuyu aydınlatalım diye. Elimizden gelen her şeyi denemeli ve yapmalıyız.
Tüm bunları anlatmak ve kamuoyunu işin ciddiyeti hususunda bilgilendirmek
bizlerin görevi.
Bu anlayışların uzantısı olarak deniz sporlarıyla uğraşan ve kendi yağlarıyla kavrulan bazı kulüpleri ve tesisleri de yıktılar, kimisinin üstünden yol geçirdiler, bazılarının da arazilerinde gözleri var. Hem bunlara kıyılardan kilometrelerce uzakta, tepelerde yer göstermekten de çekinmiyorlar. Yine bu anlayışla, düzenleyip ıslah etmek yerine, yerel simge halini almış Eminönü Balık-Ekmekçilerini, Boğaz Tekne Lokantalarını kaldırdılar. Yarın kim bilir neler icat edecekler. Bunların önüne dikilmek için ciddi uğraşlar yanı sıra bilgilendirmek te şart. Basın gerekli bilgilerle donatılırsa, büyük güç olur ve doğru yerde yer alır. Kamuyu da olumlu etkiler. Yazının buraya kadar olan kısmını Cumartesi gecesi hazırladım, ama göndermedim çünkü Pazar günü bazı yazılar çıkacaktı. Çıktı da. Olumlu yönleri ağırlıkta, kamuyu bilgilendirici, bana göre çok olumlu yazılar. Vatan Pazar ekinde, Sayın Barış Mutlu (bmutlu@gazetevatan.com) mükemmel bir tanıtımla, su altı polisini ele almış, bu arada bazı ikazları yapmayı da unutmamış. Tümü gönüllü olan ve önemli bir eğitimden geçen bu insanlar, umarım gerekmez ama, gereğinde tek umut oluyorlar. Kurtarma ve arama ağırlıklı bu işlerin yayılması ve sivillerce desteklenmesi gerek. Kalamış merkezli DAK bu işi yapıyor ve örnek yaratıyor. Bu yazı, genellikle bilinmeyen ve anılmayan bir denizcilik envanterimizi, denizcilik gücünün emniyet teşkilatı ve destek kurumlarıyla önemli bir arakesitini gözler önüne sermekte ve dikkati çekmektedir. Hürriyet Pazar ekinde ise Orsa başlıklı haftalık sayfasında Sayın Temuçin Tüzecan (orsa@hurriyet.com.tr) bazı tanıtımların yanı sıra çok önemli bilgi ve örnekler sıralamış : Geliri sınırlı olanlar için tekne edinme şekilleri ve örnekleri. İsteklilere moral verdiği gibi, yollar da öneriyor. Okunması gerek bir köşe. Söylenebilecek tek eksiklik var : Ted Hood ve Tuzla üretimi tanıtılırken adı geçen Sayın Karaca Taşkent’in Ülkemizin ekonomi öncülerinden merhum Kazım Taşkent’in oğlu olduğu, yine elim bir kaza sonucu yitirilen Doğan Taşkent’in kardeşi olduğu, merhum kardeş ve evlat Doğan adına Türkiye’nin belki de en önemli yayınlarından Doğan Kardeş Yayınları’nın kurulmuş olduğu anlatılarak ilgi daha arttırılabilirdi. Neticede hemen hepimiz Doğan Kardeş dergi ve kitapları okuyarak büyüdük. Karaca Bey'in kendisi de hep tekne sahibi ve denizcilikle yakından ilgilidir. Bir başka denizle ilgili haber, Vatan Gazetesi’nin birinci sayfası ve içinde çıktı. Sevilen aktör Mehmet Aslantuğ ve deniz sevdası anlatılarak Dünya Turuna çıkacağı haberi verildi. Böyle ünlü ve sevilen kişilerin denizle yakın ilgilerinin duyurulması, tanıtım ve sempati duyulması açısından çok yararlı oluyor. Sevilen ve ünlü mizah yazarı dostumuz Sayın Gani Müjde’nin tekne alması ve getirmesiyle başlayan geniş ilgi ve tanıtımı düşünün. Bu haberde de söylenebilecek tek şey var : Haberi hazırlayan (adı yok) her halde deniz konularına uzak. İki yerde, teknenin ismi olarak modelini aktarmış : “Beneteau 50”. İçerideki yazıda da tekneyi “50 cc” lik olarak belirtmiş. Yine normal, yeterli bilgiyle donatmadığımız bir arkadaş, tüm iyi niyetine rağmen bu yanılgılara düşebilir. Örneklerini sık sık görüyoruz, kendimiz de kim bilir neler yapıyoruz, özellikle hakim olmadığımız konularda … Yine de aslında iyi yolda ilerlenildiğini, bizlere de görevler düştüğünü söylemem gerek. Örneğin el ele vererek, zaman zaman dile getirilen, İnternet üzerinde geniş bir bilgi bankasını, herkese açık bir şekilde düzenleyebilirsek, bu tip pek çok yanılgı ve hata ortadan kalkar. Biz de yardımcı olmaya çalışan dostlara destek olmuş oluruz. Bir örnek olarak, sadece son 10-15 yılda, şahsen bana veya bağlı bulunduğum kurumlara başvurarak değişik konularda, ama hep deniz ve yelkenle ilgili bilgiler, araştırma ve çalışmaları için yardım isteyen, çoğu üniversite öğrencisi veya öğretim elemanı olmak üzere yaklaşık 100 den fazla kişi olduğunu söylemeliyim. Kendilerine ancak bildiğim kadarıyla klasik bilgi ve yöntemlerle yardımcı olmaya çalıştım. Halbuki böyle bir bilgi bankası ile muhtemelen işleri daha kolaylaşacaktı, daha geniş ve kişisellikten uzak bilgilere kolayca erişeceklerdi. Denizciliğin, tekne ve teknecilerin, yararlarının daha iyi tanıtılarak anlaşılmalarının sağlanması dileğiyle… Saygı ve sevgilerimle, Ahmet Serim Siz siz olun MSN'den hava durumunu ögrenmeden evden çikmayin! http://www.msn.com.tr/havadurumu/ http://groups.yahoo.com/group/Yelkenciler/files/Metinler/aciklamalar Yahoo! Groups Links
<*> To visit your group on the web, go to: http://groups.yahoo.com/group/YelkencilerLokali/
<*> To unsubscribe from this group, send an email to: YelkencilerLokali-unsubscribe@yahoogroups.com
<*> Your use of Yahoo! Groups is subject to: http://docs.yahoo.com/info/terms/ Received on Sun Jun 26 15:47:58 2005 Bu mesajin iceriginden yalnizca gondericisi sorumludur. E-kaynak.net liste arsivi mesaj icerigiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmez. Only the sender of this message is responsible for its content. E-Kaynak.net is not affiliated with the sender of this message nor responsible for the content. |