[YelkencilerLokali] Yönetim ve Deniz, Boğazlar ve Çevresi

From: Ahmet SERİM <ahmetserim_at_....>
Date: Fri 13 May 2005 - 16:53:21 EEST


Değerli Deniz Dostları,

yelkentur@yahoogroups.com adresinde 12 Mayıs 2005 Perşembe günü yayınlanan ve designdsgn@yahoo.com adresi taşıyan (alıntı Tuba Uca aktarımı) mektup ve ekli alıntı, her açıdan önemle izlenmelidir. Bu nedenle, bazı arkadaşların kızmalarına karşın, mektup ve alıntıyı aşağıda tekrar veriyorum.

Konu gerçekten her açıdan önemlidir.

  1. Deniz ve yelkenin tanıtılmasını istiyoruz. Hemfikir olunabileceği gibi en iyi tanıtım bölgesi, geniş kitlelerin izlemesine olanak sağlayan Boğaz’dır. Ayrıca yazılı ve görsel medya, zayıf bir şekilde de olsa etkinliği duyurarak izlenmesini sağlamaktadır.
  2. Geçenlerde bir arkadaşın yazdığı gibi genellikle normal zamanlarda deniz ve yelken faaliyetleri fazla izlenmemektedir. İlgi duyabilecek kişilerin haber alması ve kolayca izleyebilmesi (Boğaz, şehrin ortasındadır ve her yerden kolay ulaşılır) sağlanmış olmaktadır.
  3. Daha da önemlisi, haberdeki “Bu tür etkinlikler Türk Boğazları separasyon hattında ve çevresinde artık yapılmayacaktır” ifadesi ve ardındakilerdir. Anımsadığım kadarıyla (son zamanlarda değişmiş olabilir) separasyon hatları, her iki boğazın da Kuzey ve Güneyinde ikişer tane vardır. Mesela İstanbul Boğazı için birisi (Güney Bölümü, iç ayırım) Ahırkapı Feneri ile Kız Kulesini birleştiren çizgiydi. Ayrıca Boğaz’a girişi düzenleyen trafik hatları da vardır (haritalarda işaretli yollar). Asıl problemli ifade, sınırların nasıl çizildiğini veya çizileceğini bilmediğimiz “ve çevresi” ifadesidir. Kötü bir yaklaşım Mesela İstanbul için, Ataköy, Caddebostan, Kalamış Koyu ve çevresi, Adalar parkurlarını ve civarlarını yelkene ve başka etkinliklere (mesela balık tutmak) kapatabilir. Benzeri Çanakkale, Gelibolu ve civarı için de geçerlidir.
  4. Bu Burak arkadaşımızın isteğine ters yönde bir yanıt olabilir. Tüm etkinlikleri uzaklaştırarak trafik için serbest alan kurmaya çalışabilirler. Böylece “Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan da olunur”.
  5. Bilhassa boğazlardan geçen ve beklemelerde zaman kaybeden trafik çok masraflıdır. Beklemelerde ortaya çıkan ek işletme masrafları yanı sıra, gecikmelerden doğan tazminatlar, navlun kaybı da herhalde azımsanacak gibi değildir.

Uygar ülkelerde etkinlikler olabildiğince trafiksiz sularda yapılmaktadır. Var olan trafik te imkanlara göre durdurulmaktadır. Ancak bilhassa büyük limanlara erişen nehir, kanal gibi dar su yollarında, geçerli kurallara göre transit trafik öncelikli olmak üzere etkinlikler de olmaktadır. Genellikle dar su yolunun ortasında bir geçit taranmış olmakta ve şamandıralarla ve kardinal sistemle
işaretlenmektedir. Bilhassa çok su çeken gemiler bu “kanal içindeki kanalda” raya oturmuş tren gibi seyretmektedir. Dümene kumanda edilebilmesi için belli bir minimum süratle ve yoldan hiç sapmadan (yoksa oturur ve yolu kaparlar) transit seyreden gemiler, mesela pruvalarından geçen bir yatı, göremeden yola devam ederler. Kılavuzlar ve gemi kaptanları bu durumdan hep şikayetçidirler.
Tüm manevra ve sorumluluk, enlemesine geçiş yapan araçlardadır.

Boğaz ve girişlerinde, balık tutan araçları çiğnememek için tehlikeye giren gemileri (çoğu Rus ve başka ülkelerden yabancı idi) çok izledim. Kendileri de balıkçılıktan gelen denizcilerin saygı ve davranışı farklı oluyor. Bizimkiler ise yollu olarak ve bazen düdük çalarak aralarına dalıyorlar.

Her şeyde olduğu gibi karşılıklı anlayış ve saygı ile, birlikte yaşamanın yolunu bulmamız gerek. Gemiler ve kaptanları emniyetli geçiş, amatörler ise etkinlikler isteyecekler. Yasaklar en son ve kötü çözüm, bunu daha önce de bir yazımda anlatmaya çalıştım.

Deniz herkesin, karşısındakine saygılı herkesin yeri ve hakkı olmalı. Yasaklamalara gidilirse, ibre maddi konulardan yana döner. Zaten yelken bir şımarık zengin eğlencesi olarak görülüyor, ilk kurban oluverir. Sonra da amatör balıkçılık ve diğerleri gelir.

Konuyu hep beraber, hak ettiği ilgi ve dikkatle izleyelim. Aynı zamanda çözümler de bulalım. Gerçekten yoğun trafikli ve çok önemli bir su yolu olan Boğazda, sık sık ve her aklına gelenin etkinlik yapması değil, daha ziyade büyük ve resmi kuruluşların desteği ile önemli bazı etkinliklerin yapılması ilk akla gelebilecek yaklaşımdır. Etkinlikleri daha ziyade trafikten uzak kıyılara çekmek, bir başka yaklaşım olur.

Bir de başta belediyeler (Büyükşehir ve yerel) kurumlara kendimizi tanıtmak ve onları da etkinliklere çekmek, her zamankinden fazla önemli olacaktır. Eskinin Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık Kupaları gibi müsabakalar, başka ilavelerle çeşit ve içerik olarak zenginleşerek eski ortamlarda veya yakınında sürdürülmelidir. TYF gibi kurumlar, yasakçılık yerine bu işlere yardımcı ve önayak olmalıdır.

İşin hukuki ve dış politika yönlerine uzak olduğum için hiç karışmıyorum.

Saygılarımla,

Ahmet Serim

Yazıların tekrarı :

Buna inanamıyorum. Bu kadar mı uluslararası hukuktan bilgisizlik olur. Hadi denizcilik müsteşarı bunu bilmiyor, Dış işleri de mi uyarmıyor. Bir ülkenin dış politikasında devamlılık esastır. Bu etkinlikler özellikle Özal döneminde arttırıldı. Yapılan bu yarışların çokluğu ve devamlılığı uluslararası olarak Montrö anlaşmasının delinmesi anlamına gelmekte ve her yıl tekrarlanması bunun zamanla "set precedent" adı verilen uygulamadan hak haline geçmesi kuralı vardır. Yani bir nevi boğazları istediğimiz zamanda ve nedenle uluslararası geçişe kapatma hakkını elde etmek demektir. UYANIN ARTIK !!!!!!! Bu yapılacak uygulamanın kesilmemesi gerekir, ister yat yarışı ister balık tutma yarışı buraya kendisi Türk boğazları tabirini kullanırken, TÜRK boğazını kesmektedir.

Bir haberi sizlerle yorum yapmadan paylaşmak istedim. Tuba Uca. AKŞAM GAZETESİ 9/05/2005 tarihli sayısında ki haber biz alakadar edeceğini umuyorum.

    BOĞAZLARDAKİ ETKİNLİKLERE İZİN YOK
Başbakanlık Denizcilik Müsteşarı İsmet Yılmaz Türk Boğazlarındaki gemi trafiğini aksatacak tüm etkinliklere izin verilmeyeceğini söyledi. Türk Boğazlarında özellikle yaz aylarında İstanbul Boğazı nda yapılan Yelken yarışlarının gemi trafiğini aksattığını öne süren Başbakanlık Denizcilik Müşteşarı İsmet Yılmaz Turk Boğazlarında gemi geçişini engelleyecek tüm etkinliklere izin verilmeyecektir dedi Başbakanlık Denizcilik Müşteşarı İsmet Yılmaz Yelken yarışları veya Diğer etkinliklerin Türk Boğazlarının kapatılmasına neden olduğunu Söyleyerek sözlerine şöyle devam etti . Yapılan etkinlikler Türk boğazlarından
geçmekte olan uğraksız gemi geçişlerine sekte vurmaktadır.Bunun sonucunda gemi trafiğine kapanan Türk Boğazlarının kuzey ve güney girişlerinde yığılmalar meydana gelmektedir dedi
Bu konuda ilgili kurum ve kuruluşlara uyarı yazısı gönderdiklerini Söyleyen Denizcilik Müsteşarı İsmet Yılmaz ifadesini kullandı
09 05 2005



Sadece sohbet ile yetinmeyin - eglneceye de doymak için Messenger'i tercih edin! http://messenger.msn.com/?mkt=tr&DI=3490&XAPID=2584

http://groups.yahoo.com/group/Yelkenciler/files/Metinler/aciklamalar Yahoo! Groups Links

<*> To visit your group on the web, go to:

    http://groups.yahoo.com/group/YelkencilerLokali/

<*> To unsubscribe from this group, send an email to:

    YelkencilerLokali-unsubscribe@yahoogroups.com

<*> Your use of Yahoo! Groups is subject to:

    http://docs.yahoo.com/info/terms/   Received on Sat May 14 08:23:23 2005


Bu mesajin iceriginden yalnizca gondericisi sorumludur. E-kaynak.net liste arsivi mesaj icerigiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmez.