[YelkencilerLokali] "Yapmak" ya da, "Yapmamak"; işte bütün mesele bu !"

From: <sailortr_at_....>
Date: Fri 06 May 2005 - 11:17:40 EEST


http://groups.yahoo.com/group/YelkencilerLokali/message/6842

"Tüm Dünyada, her konuda, bir tarafta "yapanlar" diğer tarafta "oturup eleştirenler" vardır."

Saygıdeğer Yelkenciler,

Yukarıdaki soruları içeren mesajı "aşağılayıcı" bulmak, biraz amacı aşıyor sanırım.

Mesaj şu hedefe yöneliktir;

"Üretilen her eserde, aranırsa kusur bulunur"
"Kusur aranacağına, daha çok ÜRETEREK, hata payını ASGARİYE indirmek gerekir."

Mesaj budur. Doğru ifade edemediysem, burada tekrarlıyorum. Aslolan üretmektir. Hata yapma korkusuyla üretmekten kaçmak, ne kadar yanlış ise, üretilen her esere kulp bulmak da o kadar etik dışıdır. Bunu söylemenin, aşağılayıcı, garip tarafı yoktur.

Saygıdeğer insana sorum, nasıl bir insan olduğu değildi. Yeteneklerini, bilgi düzeyini tartışmaya açmamıştım ki.

Soru basitti, "Yacht Yarışı Üretim Rakamları ve İstatistikleri" idi.

"Hatasızlarının iddia sahiplerince çokça yapılması önerisiydi"

"Söylemeyin, eserinizle örnek olun demek idi"

Bilirsiniz, çocuk eğitiminde gençler, kendilerine anlatılanları değil, anne ve babanın yaptıklarını esas alırlar.

Yacht Yarışlarında, olası hatalar, yetersizlikler varsa, ki "no body is perfect",

bu hataları asgariye indirmenin yolu

  • 52 hafta
  • 10 yörede
  • 100 tekne çıkışlı
  • 1000 lisanslı yarışçının start aldığı
  • ve BBC'nin Etiler'de Su Kesintisi haberi yerine, Start Hattı fotoğraflarının, filmlerinin yer aldığı

günlere, "bu değerli, saygıdeğer insanlarımızın üretimiyle nasıl ÇABUK ulaşırızın"

cevabını bulmak için buralarda

zaman ayrırıp

  • yazıp
  • okuyoruz.

Yoksa kim kimdir, nedir, konumuz dışıdır. Bunu her birimiz çalışma hayatımızda mücadele vererek yapıyoruz zaten.

Bu bizim "hevesimiz, hobby'" miz. Yelken. Bu sular bizim. Bayrağımızla bu suları özümsemek istiyoruz.

Bunun için üretmeliyiz.

Çenemizden eskimeden.


Soru; Yacht Yarışları Üretim Kapasitemizin dökümü idi. Sayın Hocamız, Sınıf Yarışları, 470, Kişisel konumu hakkında açıklamalarda bulunmuş. Bu satırları izleyenler zaten bunları şerefle biliyorlar ve takdir ederler de.


Bir anekdot;

Tıp Fakültesi.
İlk dersler.
Hoca sınıfa giriyor, elinde kavanoz, içerisi tahlil için idrar. Hoca talebelere dönüp, işaret parmağını kavanoza sokup, orta parmağıyla ağzına sokuyor.

Görüntü itici. Talebelerden itiraz. "Bunu göze almayan talebe doktor olamaz" diyor hoca. Gerektiğinde böyle analiz de yapmak lazım."

Ama hoca İŞARET parmağını ağzına sokmuyor, Orta parmağını.


Ben de Değerli Hocamın kendini tanıtırken kullandığı argümanları okurken bu anekdotu hatırladım. Hocam bu değerli kişilikle, Yacht Yarışlarının daha çok ve kusursuz yapılabilmesi için "el verirse", yukarıda hedeflediğimiz 52x10x100= 52.000 tekne/yarış/yıl veya 520.000 lisanslı yarışçı/yıl

ÜTOPYASI'na sokulabilmek için büyük bir soluk kazanabiliriz.

Tabii bu bir rakamsal ütopya.


Zamanınızı aldığım için özür dilerim.
Amaç ülkemiz yelkenciliğini daha üst boyutlara birlikte taşıyabileceğimizi konuşmak, hiç kimseyi incitmeden. İnsan malzememizle, insan kalitemizle gurur duyarak.

Böyle yüce bir ütopya uğruna, nasıl kurumlarımıza ve insan değerlerimize karşı olabiliriz. Bu mümkün değil.

Tüm bu mektupların ortak amacı şu idi;

"Aman birbirimize kırıcı, çaydırıcı olmayalım"
"Hoşgörü" kelimesini sırf bunun için kullanageldik.

"Kurallarla, Hoşgörüyü baltalamayalım" dedik.

"Kuralları tartışma dışı tuttuk."

Ama "Hoşgörüyü elden bırakmadan."

"Yapmak" ya da, "Yapmamak"; işte bütün mesele bu !"
  Received on Fri May 6 11:18:36 2005


Bu mesajin iceriginden yalnizca gondericisi sorumludur. E-kaynak.net liste arsivi mesaj icerigiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmez.