|
|
[YelkencilerLokali] Hanımlar Ekibi
From: Ahmet SERİM <ahmetserim_at_....>
Date: Thu 05 May 2005 - 00:33:41 EEST
4 Mayıs 2005 tarihli ve Yelkenciler Lokali adresinde yayınlanan, hanım yarışçılarla ilgili yazıları merak ve dikkatle okudum. Yarış konuları hakkında biraz olsun bilgi ve tecrübe sahibi olduğumu sandığımdan, bazı görüşler iletmek istedim. Önce hemen belirteyim, bir şeyler söyleyen ve yapanlar haklı olduklarına inanıyorlar ve bakış açılarına göre de öyleler. Ancak doğrular genelde tek olduğundan gerçek haklı tek taraf.
Belirtilen görüşler toplumumuzun bireylerinin tipik yaklaşımlarını
yansıtıyor.
Bakın, yarış tanımına fazla uymamakla beraber, tek iştirakçiye izin verilmesini çocukluğumdan beri savunurum. Hem kendim yaşadım, hem de çok örneklerini gördüm. Yelken yarışı bir bütündür. Rakip(ler)e, havaya ve suya karşı mücadele edildiği gibi hazırlanma, malzemenin uygunluk ve sağlamlığı, zahmet edip katılma, zamanında ve yerinde bulunma, kısaca “alesta” olmak ta bu bütünün önemli parçalarıdır. Bazı sınıflarda seri yarış sırasında, gün farkı olmasına rağmen bazı malzemelerin değişememesi, ekipte değişikliğin olmaması gibi hususlar bu nedenlerle konmuştur. Bu yüzden tek katılımcının derece ve ödül almasını asla yadırgamıyorum ve yerinde bir teşvik olarak görüyorum. Yarış hatta uluslar arası bir yarış dışındaki gezi, ralli, teşvik, ne isim verilirse verilsin kuralı (tabii değiştirmeye izin verilenleri) değişik denemeyi, alışkanlık olmamak ve yaratmamak üzere, zamanında ilan edilmek üzere, yerinde buluyorum. Zaten kurallar da buna izin veriyor. Ancak uluslar arası ilan edilen bir yarışın, tüm kurallara uygun yapılması gerekir. Başta tarif edildiği gibi kurulmuş ve kararları kesin ve nihai bir jüri, yeterli deneyimli bir organizasyon yetkilisi, kuralları eşit ve adaletli uygulayarak herkesin haklarını koruyacaktır. Bazı kurallar bize ters gelse de, bir şeyleri teşvik etmek istesek te, bilhassa uluslar arası olarak duyurulan bir yarışta bu uygunluk esastır. Hem buna mecburuz. Türk Kara Sularında tek yetkili olan TYF, Uluslar arası Yelken Yarış Kurallarını uzun yıllardan beri kabul ve uyarak uygulamayı taahhüt etmiştir. Bazı uluslar arası birliklere ve bizzat ISAF a üye vermek te hafif ve kolay bir iş değildir. Bunu oralardaki dostlar iyi bilirler. Bu yüzden Hulki Oruz ve Yalçın Gürkan dostlarımız konulara hassas yaklaşımlar içindedirler. Uygarlığı istediğimiz için kapılarında beklediğimiz AB macerası sürdükçe, benzeri uygulama ve düzenlemeleri her konuda, ama akla gelebilecek her konuda görecek ve hassasiyetle yaşayacağız. Şimdi şaka gibi gelen bir balık satışı düzenlenmesini yıl sonunda yaşamaya başlayacağız. Eğitimlere karşı olan dostlarımız, bir eğitim görmeden (başlangıçta doğru ve yeterli olacağını söylemiyor ve savunmuyorum) balık tutamayacak ve ava gidemeyecek. Av konusu başladı, balık tutma da yakında başlayacak. Sonra bu her türlü araç kullanmaya da genişleyecek. Nasıl trafikte soldan gidemiyor, normal ehliyetle ağır bir vasıtayı kullanamıyorsak, uygun belge olmadan denize çıkamadığımız gibi, aklımıza göre kategoriler de yapamayacağız. Hele uluslar arası ilan edilmiş bir müsabakada, her türlü kural ve kısıtlamaya uymak zorunda kalacağız. Uygar alem, bunu yıllardır yapıyor, artık alıştılar. Başta onlar da zorlandılar. Ancak gerekirse ağır yaptırımlar, düzeni sağladı. Bu gün hep yollarımızda çizgileri çiğneyen araçlar, tam köşelerde park etmiş kamyonetler, ana caddede her yerde U dönüşü yapanlar görüyoruz. Ama hepsi TC sınırlarından Batıya çıkınca mum, isterse olmasınlar, batıya gittikçe cezalar yüzlerce Avro veya ehliyete el konmaya, hapislere falan ulaşıyor. Bunlarda şaka da yok : Geçen aylarda İngiliz Polisi, ters yola giren (başkalarının hayatını tehlikeye atan) bir sürücü durmayınca vuruverdi. Yani çok ciddiler. Acıma ve aman, teşvik falan yok. Bir spor müsabakasında, yaşam ve sağlık söz konusu değilse, tabii bu kadar sert tedbir ve ceza olmaz ama her şey de kurallarla bellidir ve uyulması gerekir. İsterse Kopenhag Kriterlerine Ankara Kriterleri deyip Uygarlık Yolumuza devam edelim, bu iş böyle gelişecektir. Belki bizim kuşağımız görmeyecek ama, sonraki kuşaklar yaşayacak. Aksi halde kimilerinin açık veya gizli gündemlerine göre karanlıklar gelecek. Herkese saygı ve sevgiler Ahmet Serim Sadece sohbet ile yetinmeyin - eglneceye de doymak için Messenger'i tercih edin! http://messenger.msn.com/?mkt=tr&DI=3490&XAPID=2584 http://groups.yahoo.com/group/Yelkenciler/files/Metinler/aciklamalar Yahoo! Groups Links
<*> To visit your group on the web, go to: http://groups.yahoo.com/group/YelkencilerLokali/
<*> To unsubscribe from this group, send an email to: YelkencilerLokali-unsubscribe@yahoogroups.com
<*> Your use of Yahoo! Groups is subject to: http://docs.yahoo.com/info/terms/ Received on Thu May 5 09:22:32 2005 Bu mesajin iceriginden yalnizca gondericisi sorumludur. E-kaynak.net liste arsivi mesaj icerigiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmez. |