[YelkencilerLokali] Sadun Boro: Beni Okluk'a gömün

From: ys <yelkensever_at_....>
Date: Fri 29 Apr 2005 - 11:09:54 EEST


Sadun Boro: Beni Okluk'a gömün

DENİZLERİN kurdu Sadun Boro'nun, önceki akşam Cumhurbaşkanı ve Genelkurmay Başkanı onuruna verilen festival yemeğine çok iri bir papyonla katılması dikkati çekti. Özal'ın 'çevre danışmanı' Can Pulak başta olmak üzere herkes takıldı. 'Ne gülüyorsunuz, bu tekne dışında giydiğim bahriye kıyafeti' deyiverdi. 76 yaşındaki Boro, gayet keyifliydi; 'Dün bir çocuk doğurdum... Vira Demir-Kuşadası'ndan Antalya'ya Denizciler için Rehber (TEB Yayınları) adlı 3. kitabımın 3. baskısı çıktı. İstanbul'dan gönderdiler onu öptüm, öptüm... Marmara Denizi ile ilgili yaşadıklarımla yeni eklemeler yaptım. Artık bu benim son eserim' dedi.

Üzerinde düğmeleri iliklenmeyen ceketinin öyküsünü de şöyle anlattı Boro: 'Hürriyet adına 'Kısmet' teknesiyle çıktığım dünya turundan dönünce onuruma Çınar Oteli'nde bir balo verdiler. Ama benim elbisem yoktu. Gazetenin Genel Yayın Müdürü Necati Zincirkıran, tişörtle gidilmez baloya, dedi. Beni Vakko'ya götürüp bir takım elbise aldılar; tam 37 yıllık.'

Habertürk'ten Taki Doğan, 'Denizden hálá bıkmadınız mı?' diye sorunca, şu ilginç konuşmayı yaptı:

'Böyle bir soruyu kabul edemem. Sevgiliden bıkılır, denizden bıkılmaz. Mayıs-haziran ve eylül-ekim, kasım-aralıkta koylardayım. Gökova'dan kopamam, Okluk Koyu dünyanın en güzel yeridir. Vasiyetimdir; vakti keraati geldiğinde oraya gömülmek isterim. Gökova'nın bir tarafı açık denize açılır, bir tarafında da yüksek bir tepe vardır, oraya işte... Turistlerin ziyaret etmesini isterim. Öyle üzerime çaput falan bağlanmasını da istemem.'

Sohbet daha sonra inanılmaz boyutlara ulaşıyor, 'Taki bunu yayınlamazsan canına okurum' diyerek herkesi güldürüyor.

Koylarla ilgili uyarısını da şöyle anlatıyor:

'Ben öyle festival, şenlik dinlemem. Ne yazık ki, denizcilikle ilgili hiçbir ilgimiz yok. Orta Asya'dan at üzerinde geldik; denizi sevemedik. 21. yüzyıla girdik, Mercedes'lere binip içinden denizi seyrediyoruz. Denizcilikle ilgili bazı kanun değişiklikleri yapılıyor ama yetmiyor. Daha çok teşviklerin olması lazım. Adam kayığıyla balık tutmaya gidiyor, Sahil Güvenlik hemen müdahale ediyor. Zaten sahiller de kapandı. 1950'lerde Caddebostan'a çalışan vapur seferi 24'ü buluyordu. Akdeniz limanlarına yolcu gemilerimiz çalışırdı. Ben 1948'de Marsilya'ya vapurla oradan trenle İngiltere'ye giderdim. 50 yıldır dünya denizlerini dolaştım. Emin olun kendi ülkem için söylemiyorum, Güney Ege'deki koyların güzelliği dünyanın hiçbir yerinde yok. Ama bundan faydalanmasını bilmiyoruz. Yat turizmini baltalamak için gerek kamu gerekse halk olarak elimizden gelen her türlü kötülüğü yapıyoruz. Bu koylar bizim elimizde kalan en son nimet; bundan faydalanmasını bilmek zorundayız. Bunların kıymetini bilelim, elalemin gavurundan mı her şeyi öğrenmek zorundayız.'
Received on Fri Apr 29 11:11:16 2005


Bu mesajin iceriginden yalnizca gondericisi sorumludur. E-kaynak.net liste arsivi mesaj icerigiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmez.