Sevgili Dalıcılar,
Bildiğiniz üzere, DAN acil durumlarda dalıcılara destek vermenin yanısıra
bilimsel çalışmaları ve eğitim programları da bulunuyor.
Bugünkü e-posta konumuz, DAN ın derin deko durakları araştırması.
Bilindiği üzere, 3-6-9 metrelerdeki deko durakları, çoğu dalış tablosu ve
dalış bilgisayarında yerini 5 ve 6 metreden başlayan deko duraklarına
bıraktı. En sığ deko durağının derine kaymasının yanısıra, konvansiyonel
deko duraklarının öncesinde, örneğin 15 metrede, bekleme yapılması da
günümüzün araştırma konularından.
Bu konuda yapılan DAN araştırmalarını özetleyen SBT 2004'te de yayınlanmış
olan makaleyi aşağıda bulacaksınız.
Güvenli dalışlar,
Dekompresyonsuz 25 metrelik dalışlardan sonra derin (15m) ve sığ (6m)
durağın kullanılması, direkt bir çıkışa veya sadece bir sığ duraklı direkt
çıkışa kıyasla (Doppler yöntemiyle saptanan kabarcıklarla gözlendiği üzere)
dekompresyon stresini azaltmaktadır.
Alessandro Marroni 1,2, Peter B. Bennett 4,5, Frans J. Cronjé 5,7,
Costantino Balestra 1,3, Ramiro Cali-Corleo 1,2, Peter Germonpre 1,6,
Massimo Pieri 1, Corrado Bonuccelli 1,
- DAN Europe Foundation, Research Division. 2) Division of Baromedicine,
University of Malta Medical School. 3) Haute Ecole Paul Henry Spaak,
Human Biology Dept. Bruxelles, Belgium. 4) Divers Alert Network (DAN)
America. 5) Duke University Medical Center, Durham, NC, USA. 6) Center for
Hyperbaric Oxygen Therapy, Military Hospital Bruxelles. 7) DAN Southern
Africa
ÖZET - Nörolojik DCS insidansı, dekompresyon algoritmalarında ve dalış
bilgisayarlarında yapılan değişikliklere rağmen çok küçük bir değişim
göstermiştir. Kademeli dekompresyona karşı lineer dekompresyonun etkinliği
daha 1908 yılında Haldane tarafından gösterilmiştir. Fakat dekompresyon
oranlarındaki değişiklikler, lider dokular olarak hızlı dokuların önemini ve
dekompresyon sırasında derin durak ihtiyacını azaltmıştır. Dekompresyonsuz
dalışların çoğu, yüzeye dek lineer bir dekompresyon oranını izlemektedir.
YÖNTEMLER - Bu çalışmada 22 gönüllü dalgıcın Doppler Kabarcık Skoru
Endeksleri (BSI) üzerinde farklı çıkış hızlarının ve dekompresyon
duraklarının etkisi incelenmektedir. Sırasıyla 25 ve 20 dakika boyunca iki
müteakip 25 metrelik (82 fsw) dalış gerçekleştirilmiştir. Dalışlar 3 saat 30
dakikalık bir yüzey molasıyla ayrılmış ve dalış serilerinin her biri
arasında en az 7 gün ara bırakılmıştır. Bu dalışları takiben 8 farklı
protokole göre çıkış yapmışlardır: 3, 10 ve 18 (10, 33 ve 60 fsw)
m/dakikalık çıkış hızları durak yok, sadece sığ durak (6m; 20 fsw) veya
derin ve sığ duraklarla (15 m; 50 fsw ve 6m; 20 fsw) kombine edilmiştir.
BULGULAR - Herhangi bir DCI rapor edilmemiştir. Her mükerrer dalış sekansına
yönelik hem Spencer Skalası (SS) hem de Genişletilmiş Spencer Skalasıyla
(ESS) saptanan en yüksek prekordiyal BSI, duraksız, lineer çıkışlar için
8.78/9.97 (ESS/SS), hem derin hem de sığ duraklarla 10-m/dak çıkış hızı için
1.79/2.50 (ESS/SS) olarak belirlenmiştir.
SONUÇLAR - 15m'lik (50 fsw) bir derin durağın kullanılmasının, Doppler
yöntemiyle saptanan kabarcıklar ve 5 ve 10 dakika dokularındaki hesaplanan
gaz gerilim yüküyle gözlemlendiği üzere dekompresyon stresi derecesini
azalttığı düşünülmektedir. Bu doku kompartmanları omurilikteki gaz
değişimini yansıtmaktadır ve araştırmacılar bu nedenden ötürü derin bir
durağın (15m; 50 fsw) eklenmesinin, bu tür dalışlarda omurilik dekompresyon
hastalığı insidansını azaltma potansiyeline sahip olduğu görüşündedir.
GİRİŞ
Scuba dalışının bir spor olarak başlamasından beri geçen son 40 yıl boyunca
dekompresyon prosedürleri ve tabloları değiştirilmiş olmakla birlikte ve
dekompresyona yardımcı olan dalış bilgisarlarının güncel prevalensine
rağmen, dekompresyon hastalığı (DCS) insidansında çok az değişiklik meydana
gelmiştir (1). Bu durumun, çıkış hızı ve sığ duraklar gibi kritik
faktörlerin, dekompresyon veya çıkış sırasında inert gazın boşaltılması için
yeterli süre sağlamamasına bağlı olduğu sonucu çıkartılmaktadır.
Geçmişteki dekompresyon çözümlerinin bir çoğu Haldane hipotezine (2)
dayanmaktadır. Bu gaz alımı veya elminasyonu tabir edildikleri üzere 5
"doku" üstelinden ABD Donanması tarafından 6'ya yükseltilmiştir (?).
Buradaki önerme, bu "dokular" veya kompartmanların herhangi birinde
kalabilecek gaz fazlasının çıkış sırasında DCS'ye neden olabileceğidir.
Zaman içerisinde, deneyimler Donanma dalışındaki dekompresyon
semptomlarından yavaş dokuların sorumlu olduğunu gösterdikçe hızlı dokuların
yavaş dokuları koruduğu düşüncesi ön plana alınmıştır. Buna yanıt
süper-doyum eşik değerlerinin azaltılması olmuştur; yavaş dokulara daha uzun
doku yarılanma sürelerinin eklenmesi ve hızlı dokular için eşik değerlerin
arttırılması. Sonunda Bühlmann tabloları ve bilgisayarları 16 doku yarılanma
süresi içerecek şekilde genişletilmiştir (3).
Eğlence amaçlı dalanların tedavisi konusunda edinilen deneyimler, DCS
vakalarının %65'inin nörolojik olduğunu göstermiştir; bunlarda doku
yarılanma süresi sadece 12.5 dak olduğu bildirilen omuriliği etkilenmektedir
(4). Bu nedenden ötürü 25 dakikalık bir 30 m dalışı için hızlı 5 ve 10
dakikalık kompartmanlar neredeyse doluma ulaşmaktadır. Dolayısıyla bunlar,
güncel bilgisayar modellerinde bu dokuların incinebilirliği konusu
önemsenmese de yavaş üstellerden ziyade kontrol edici etkenlerdir. Nörolojik
DCS'nin önlenmesine yönelik çaba dahilinde bu hızlı dokuların doymamış hale
dönüştürülmesi için kayda değer ölçüde daha fazla zaman gerekecektir.
Nitekim 30m/25 dakikalık bir dalış için orijinal Haldane tablosu (2), toplam
19 dakikalık bir dekompresyon süresi için 9, 6 ve 3 m'de dekompresyon
duraklarını öngörmekteydi. Fakat günümüzde 10m/dakikalık bir çıkış ve 5 m'de
3 dakikalık bir emniyet durağıyla dalgıç sadece yaklaşık 6 dakikada yüzeye
ulaşabilmektedir; bu tam olarak doymuş 5 dakikalık bir doku için yeterli bir
desatürasyondan çok daha kısadır.
Haldane tarafından keçiler üzerinde yapılan ilk çalışmada, P1 seviyesindeki
bir mutlak basınca yapılacak bir dalış için dekompresyon sırasında P2
noktasına mutlak basınç azalmasının P1 basıncının yarısından daha az
olmaması gerektiği ileri sürülmüştür. Diğer yönden Leonard Hill (5) yavaş
bir lineer çıkış modeline inanmaktaydı. Keçilerle yapılan testlerde Haldane
Hill'in yavaş lineer çıkış yönteminin etkisiz olduğunu ve önemli DCS
vakalarına yol açtığını bulmuştur. Yine de onlarca yıl boyunca ABD Donanması
tarafından 18m/dakikalık bir empirik lineer çıkış hızı tavsiye edilmiştir.
Daha yakın tarihlerde, bu hız lineer kalmakla birlikte 10 m/dakikaya
azaltılmıştır. Bu stratejinin bile DCS'yi ortadan kaldırmadığı bulunduğunda
5 metrede tek bir kısa durak yapılması önerilmiştir. Haldane modelinde ABD
Donanmasınca yapılan değişiklikler, çıkış sırasında daha fazla dekompresyon
duraklarına ve "derin durak" ihtiyacını ortadan kaldırmıştır. İnci
dalgıçları ve daha yakın dönemde teknik dalgıçlarda edinilen deneyimler, bu
gruplarda derin durağının empirik olarak tekrar başlatılmasına neden olmuş
ve açık başarı sağlanmıştır (6).
Marroni ve ark. (7) yukarıdaki hipotezi ve verileri almış ve eğlence amaçlı
dalgılarda DCS'den gerçekten de çıkış hızının, toplam çıkış süresinin ve
"hızlı dokuların" mı sorumlu olduğunu belirlemek için bunları 1,418 olaysız
izlenmiş scuba dalışına uygulamıştır. Normal eğlence amaçlı dalışlar,
toplanan verileri dalgıçtan gizleyen "kara kutu" derinlik-süre kayıt
cihazları kullanılarak takip edilmiştir. Doppler kabarcıkları dalıştan sonra
15 dakikalık aralıklarla 90ıncı dakikaya dek ölçülmüştür.
Prekordiyal kabarcıklar tüm gözlem süresi boyunca gözlenmekle birlikte
yüzeye çıktıktan 30 veya 40 dakika sonra maksimum düzeye ulaşmaktadır.
Mükerrer dalıştan sonra, dalışların %85'i kabarcık üretmiştir. %18'i düşük
dereceli kabarcıklar olsa da (yani Spencer Skalası 1-2), dramatik %67'inde
yüksek dereceli kabarcıklar mevcuttu (yani Spencer Skalası 3-4). ZH-L8ADT
algoritması uygulanarak (kara kutu) derinlik-zaman kayıt cihazları kana
dönen kandaki nitrojen (azot) miktarının yanı sıra tüm doku
kompartmanlarındaki en yüksek azot kısmi basıncının (PltN2) tahmini olarak
belirlenmesine imkan tanımaktadır. Bu lider doku azotu (PltN2) kısmi basıncı
(veya kritik süpersatürasyonu) olarak adlandırılmaktadır. Hipoteze uygun
olarak hava kabarcıklarının varlığının, yavaş dokulardan ziyade yavaş ila
orta yarılanma süresi dokularıyla ilişkili olduğu saptanmıştır. Bu durum
hızlı dokuların çıkışı kontrol edebileceği teorisiyle uyumludur. Bunun yanı
sıra hızlı doku azot gerilimleri izin verilen M değerinin %80'ine
indirildiğinde (yani bilgisayar algoritmasının izin verdiği maksimum
hesaplanmış kısmi azot basıncı) - mükerrer dalışlarda dahi - çok daha az
veya hiç kabarcık oluşumu meydana gelmediği de keşfedilmiştir.
Hızlı ve orta HT Doku kompartmanlarına Orantılı M-Değeri Azalmasının (8)
uygulanmaya başlanması - çıkış hızı değiştirilmeden - modifiye bir çıkış
eğrisine ve yaklaşık 15m'de başlayan ekstra derin durakların uygulanmaya
başlamasına yol açmıştır. Bunun sonucunda çıkış süresi 11 dakikadan yaklaşık
18 dakikaya çıkmış ve takip edilen tüm dalışlarda yüksek dereceli kabarcık
insidansını %30.5'den sıfıra indirmiştir. Bunun bir diğer etkisi de lider
doku azot gerilimlerinin kritik %80 M değeri aralığında tutulması olmuştur.
Bu araştırma ve derin duraklara (Haldane) karşı lineer çıkış hızlarının
(Hill) etkileriyle ilgili yakın tarihli teorik tartışmaların neticesinde, 3,
10 veya 18 m/dakikalık çıkış hızları ve 6 m veya hem 6m hem de 15 metrede
duraklarla gönüllü dalgıçların 25 metreye yaptıkları dalışlar için bir
matris geliştirilmiştir. Çalışmalarda 5, 10, 20, 40 ve 80 dak yarılanma
sürelerinin çeşitli 'dokuların' gaz gerilimlerini hesaplamak için
karartılmış derinlik-zaman kayıt cihazı verileri kullanılmıştır.
YÖNTEMLER
21 amatör dalgıç bu çalışmaya katılmak üzere gönüllü olmuştur. Yazılı
muvafakatname formunu okuyup imzaladıktan sonra bu kişilerde 8 olası çıkış
hızı kombinasyonlarının her birini dekompresyon duraklarıyla ve durakları
olmadan tamamlamaları talimatı verilmiştir. Dalışlar ayrı hafta sonlarında
gerçekleştirilmiştir ve 25 dakika boyunca 25 metrelik bir dalışın ardından 3
saat 30 dakikalık bir yüzey molasını takiben 20 dakika boyunca 25 metrelik
bir tekrar dalışı şeklinde yapılmıştır.
Öngörülen çıkış hızları, 15 ve 6 metrede 5 dakikalık duraklarla veya
duraklar olmadan sırasıyla 18, 10 ve 3 m/dakikaydı.
Herhangi bir durak olmadan yapılan 18 m/dakikalık çıkış profili güvenlik
nedenlerinden ötürü kasıtlı olarak çalışma dışı tutulmuştur.
Katılımcıların çoğu 8 profilin tümünü tamamlamıştır: İki dalgıç gebelik
nedeniyle beşinci profili tamamlamadan önce dalış dışı bırakılmıştır.
Birkaç dalgıç, aşırı soğuk olduğundan veya olumsuz deniz koşulları
nedeniyle mükerrer dalış profilini atlamıştır.
Dalgıçların tümü, DAN Europe'un (9) daha önceki çalışmasında tarif edildiği
şekilde modifiye Uwatec bilgisayarları yardımıyla zaman/derinlik profili
yönünden kaydedilmiştir. Doppler kayıtları, dijital kayıt cihazına sahip
Oxford Instruments 3,5 MHz sondalarla gerçekleştirilmiştir (9).
Kayıtlar 1 dakikalık süre boyunca yapılmış ve dalıştan sonra toplam 90
dakika boyunca her 15 dakika boyunca tekrar edilmiştir. Kayıtlar daha sonra
rahatsız edilmeyen laboratuar koşulları altında körlenmiş, deneyimli
araştırmacılar tarafından değerlendirilmiştir. Doppler Kabarcık Sinyalleri
Spencer Skalası (10) ve ayrıca bizim basitleştirilmiş Doppler Kabarcık
Puanlama Sistemimiz (11-13) kullanılarak puanlanmıştır.:
? LBG - Düşük Kabarcık Derecesi: ara sıra kabarcık sinyalleri, Doppler
Kabarcık Dereceleri (DBG) Spencer Skalası üzerinde 2'den daha düşük
? HBG - Yüksek Kabarcık Derecesi: Sık ile sürekli arasında kabarcık
sinyalleri, Spencer skalasında DBG 2 ve daha yüksek.
Kabarcık sinyalleri Genişletilmiş Spencer Skalası (bkz. aşağıda) derece
3,5'a ulaştığında çok yüksek DBG'ler HBG+ dereceli olarak puanlanmıştır.
Bu grup tarafından geliştirilmiş ve daha fazla derecelendirilmiş bir artış
sağlayan "yarım dereceler" kullanan Genişletilmiş Spencer Skalası (ESS) da
Doppler sinyallerinin derecelendirilmesinde kullanılmıştır (13).
Dekompresyon stresinin göreceli endeksini belirlemek için her "Dalış artı
Mükerrer Dalış" deney profili için bir "Kabarcık Skoru Endeksi - BSI"
hesaplanmıştır. Katılımcılardan elde edilen Doppler Ölçümleri ESS
puanlamasına dönüştürülmüştür. Sonra bunlar eklenmiş ve ardından her profil
için katılan gönüllü dalgıç sayısına bölünerek ortalama bir skor
oluşturulmuştur.
Doppler BSI değerini doku doyumlarıyla karşılaştırmak için tüm dalış
profili verileri derinlik-zaman kayıt cihazlarından indirilmiş ve Bühlmann
ZHL8-ADT algoritmasıyla analiz edilerek 8 doku kompartmanının her biri için
maksimum M değerleri saptanmıştır. Sonuçlar, hem çıkışın değişik evreleri
sırasında hem yüzeye ulaştıktan sonra M değerinin yüzdesi cinsinden ifade
edilmiştir.
TABLO I - Deneysel Dalış Profillerinin Matrisi
Profil Derinlik (m) Süre (dak) Çıkış Hızı m/dak Durak @ 15 m Durak @ 6 m
Toplam Çıkış Süresi (dak)
1 25 25 10 0 0 2,5
1R 25 20 10 0 0 2,5
2 25 25 3 0 0 8
2R 25 20 3 0 0 8
3 25 25 18 0 5 6,5
3R 25 20 18 0 5 6,5
4 25 25 10 0 5 7,5
4R 25 20 10 0 5 7,5
5 25 25 3 0 5 13
5R 25 20 3 0 5 13
6 25 25 10 5 5 12,5
6R 25 20 10 5 5 12,5
7 25 25 18 5 5 11,5
7R 25 20 18 5 5 11,5
8 25 25 3 5 5 18
8R 25 20 3 5 5 18
BULGULAR
En yüksek Doppler skorları duraksız lineer çıkışlardan sonra gözlenmiştir.
Burada 5 ve 10 dak Yarılanma Zamanı (HT) kompartmanlarının doku doyum
düzeyleri, Bühlmann ZHL8-ADT algoritması uyarınca izin verilen M
değerlerinin %60 ve %80'ini aşmıştır. Bu dalışlar için BSI değerleri 3
m/dakikalık bir çıkış hızında 8.79 ve 10 m/dakikalık bir çıkış hızında
7.34'e ulaşmıştır.
Orta-yüksek Doppler skorları 6 metrede 5 dakikalık duraklı dalışlarda
gözlenmiş ve 5 ve 10 dakikalık HT doku doyum oranları sırasıyla %30'u ve
%65'i aşmıştır. 3 m/dak çıkış hızı için BSI 8.07; 18 m/dak çıkış hızı için
7.38; ve 10 m/dakikalık çıkış hızı için 5.23 olarak saptanmıştır.
Bir derin durak uygulandığında 5 ve 10 dakikalık doku gerilimleri sırasıyla
%22-28 ve %49-55 arasındaki oranlarda azalma göstermiştir. Gözlemlenen
Doppler BSI düzeyinin ulaştığı asgari değer 18 m/dakikalık çıkış hızı için
3,23; 10-m/dakikalık çıkış için 1.76; ve 3-m/dakikalık çıkış hızı için 3,51
olarak belirlenmiştir.
Tablo II - Farklı dalış profillerini takiben hızlı doku doyumu ve kabarcık
skorları
Çıkış hızı Duraklar 5 dak Doku Doyumu
(%0 - 100) 10 dak Doku Doyumu
(%0 - 100) Kabarcık Skoru
BSI Yüzeye dek toplam süre
dakika
3 m/dak (Profil 2) Durak yok 48 75 8.79 8
3 m/ dak (Profil 5) 6 m / 5 dak 30 60 8.07 13
3 m/ dak (Profil 8) 15 + 6 m / 5 dak 22 49 3.51 18
10 m/ dak (Profil 1) Durak yok 61 82 7.34 2.5
10 m/ dak (Profil 4) 6 m / 5 dak 43 65 5.23 7.5
10m/ dak (Profil 6) 15 + 6 m / 5 dak 25 52 1.76 12.5
18 m/dak (Profil 3) 6 m / 5 dak 42 60 7.38 6.5
18 m/dak (Profil 7) 15 + 6 m / 5 dak 28 55 3.23 11.5
Hem çıkış hızındaki hem de bir güvenlik durağının dahil edilmesindeki
değişiklikler BSI ve her bir dalıcının ESS skorlarını etkilemiş olmakla
birlikte en düşük skorlar 5 dakikalık bir derin durağın (profil 6, 7 ve 8)
eklenmesiyle sağlanmıştır. Diğer yönden, en yüksek BSI ve ESS skorları,
Tablo III'de gösterildiği üzere duraksız bir şekilde dakikada 3 metrelik bir
çıkış hızıyla yüzeye yapılan direkt çıkışta gözlenmiştir (profil 2).
TABLO III - Farklı dalış profillerini takiben Doppler Yöntemiyle Saptanan
Kabarcıkların insidansı
Dalış Profili BSI Derece 0
% Düşük Derece
% Yüksek Derece
% Çok Yüksek Derece %
1 - 1R 7.34 9.7 63.9 17.4 9.0
2 - 2R (en kötüsüü) 8,79 10.0 50.6 19.4 20.0
3 - 3R 7.38 16.0 56.2 19.8 8.0
4 - 4R 5.23 18.6 62.8 10.9 5.7
5 - 5R 8.07 5.1 65.4 19.2 10.9
6 - 6R (en iyi) 1.76 64.7 33.3 2.0 0.0
7-7R (2inci en iyi) 3.23 34.5 64.3 1.2 0.0
8 - 8R (3üncü en iyi) 3.51 33.3 63.1 3.6 0.0
TARTIŞMA
Dip süresinde ve çıkış hızındaki kademeli azalmalara ve keyfi bir güvenlik
durağının eklenmesine rağmen nörolojik dekompresyon eğlence amaçlı
dalışlarda önemli bir problem olmaya devam etmektedir.
DCS'nin temel hedeflerinden biri, 12.5 dakikalık yarılanma süresiyle
omurilik gibi görünmektedir. Bu gözlem, dalış güvenliğini arttırmak için bu
kompartmanda kademeli dekompresyon sağlamak için stratejileri tekrar
incelememiz gerektiğini düşündürmektedir.
DAN Projesi Dalış Güvenliği'nde; Güvenli Dalış Projesinde; ve yakın tarihli
Dalış Keşfi Projesi ve sırasıyla Amerika ve Avrupa'daki Dalış Güvenliği
Laboratuarında kullanılan bilinen bilimsel yöntemler kullanılarak değişen
çıkış hızı ve dekompresyonun etkileri incelenebilmiştir.
Bu çalışmada, standart "dekompresyonsuz" scuba hava dalışlarına yönelik
olarak halen önerilen 'emniyet durağına" ek olarak "derin bir durağın"
uygulanmasıyla, önde gelen hızlı ve orta HT kompartmanlarına (kritik
dokular) yönelik bilgisayarla tahmin edilen kısmi azot basıncı önemli ölçüde
azaltılabilmiştir.
Buna ek olarak 'derin durak' doku süpersatürasyon M-değerlerini, "Orantılı
M-Değeri Azaltma Konsepti" (PMRC) üzerine yaptığımız çalışmalarda önceden
"güvenli" olduklarını tespit ettiğimiz değerlere düşürmüş ve Prekordiyal
Doppler Yöntemiyle Saptanmış Gaz Kabarcığı Skorlarını büyük ölçüde
azaltmıştır.
Bu gözlemler aynı zamanda önce gelen/lider veya kritik dokuya yüklenen
Delta-P'nin - çıkış hızından bağımsız olarak prekordiyal olarak saptanabilen
kabarcık üretimi ve muhtemelen eğlence amaçlı dalışlarda DCl gelişimine
yönelik kritik bir faktör olabileceğini de göstermektedir.
Güncel inanışın tersine bu çalışma yavaş, lineer bir çıkışın aralıklı
duraklarla daha büyük bir çıkış hızından önemli ölçüde daha fazla kabarcık
ürettiğini göstermiştir. Toplam çıkış süreleri neredeyse aynı olan profiller
(5 ve 6) için bile iki duraklı (6) ara çıkış hızı, tek bir duraklı yavaş
çıkış hızına kıyasla (5) anlamlı düzeyde daha az kabarcık skoru sağlamıştır.
Bu çalışma uyarınca dalış sonrası kabarcık üretimini azaltmak için ideal
yöntem, dakikada 10 metrelik çıkış hızını derin bir durakla kombine
etmektir.
Bu çalışmada son nokta olarak dekompresyon hastalığı (DCS) kullanılmamış ve
araştırmacılar DCS göstergesi olarak prekordiyal Doppler'in kısıtlamalarının
farkında olsa da, bu çalışma derin bir durağın eklenmesi sayesinde gaz
eliminasyonunda bir iyileşme olduğunu göstermiştir.
SONUÇLAR
Derin bir durak eklenmesinin Doppler yöntemiyle kaydedilen kabarcıkları ve
hızlı dokulardaki gaz gerilimi yüklemesini anlamlı ölçüde azalttığı
düşünülmektedir. Gaz yükündeki azalma, omurilikteki gaz değişimini
yansıtmaktadır. Araştırmacılar dekompresyon güvenliğine yapılacak bu
katkının, omurilikteki dekompresyon hastalığı insidansını anlamlı ölçüde
azaltabileceği görüşündedir. Prekordiyal kabarcıklardaki bu azalmayla tabir
edildiği üzere hızlı dokulardaki gaz gerilimleri ve DCS arasındaki direkt
korelasyonu kanıtlayacak ek çalışmalar planlanmıştır.
KAYNAKLAR
1. Bennett PB, Marroni A, Balestra C, Cali-Corleo R, Germonpre P, Pieri M,
Bonucelli C. What ascent profile for the prevention of decompression
sickness? I - Recent research on the Hill/Haldane ascent controversy.
Proceedings of the 28th Annual Scientific Meeting of the European Underwater
and Biomedical Society, pp 35-38:2002. September 4-8. Brugge, Belgium.
2. Hempleman HV. History of decompression disorders. In The Physiology and
Medicine of Diving, 4th edition. Eds PB Bennett and DH Elliott, pp
342-375:1993. Saunders, London.
3. Buehlmann AA. Decompression theory: Swiss practice. In The Physiology
and Medicine of Diving, 2nd edition. Eds PB Bennett and DH Elliott, pp
348-365:1975. Williams and Wilkins, Baltimore.
4. Edmonds C, Lowry C and Pennefather J. Historical and physiological
concepts of decompression. In Diving and Subaquatic Medicine, pp
40-158:1992. Butterworth-Heinemann.
5. Valentine R. Physiologists, Fathometers and Menfish. Proceeding 10th
Conference Historical Diving Society. Plymouth UK Historical Diving Times,
pp 26:10-14:2000.
6. Wong RM. Empirical diving techniques. In Bennett and Elliott's
Physiology and Medicine of Diving, 5th edition. Eds AO Brubakk and TO
Neuman, pp 64-76:2003. Saunders, London.
7. Marroni A, Bennett PB, Balestra C, Cali-Corleo R, Germonpre P, Pieri M,
Bonucelli C. What ascent profile for the prevention of decompression
sickness? II - A field model comparing Hill and Haldane ascent modalities,
with an eye to the development of a bubble-safe decompression algorithm.
Proceedings of the 28th Annual Scientific Meeting of the European Underwater
and Biomedical Society, pp 44-48:2002. September 4-8. Brugge, Belgium.
8. Marroni A, Cali Corleo R, Balestra C., Longobardi P, Voellm E, Pieri M,
Pepoli R. The use of a "Proportional M-Value Reduction Concept" (PMRC)
Changing the Ascent Profile with the introduction of extra deep stops
reduces the production of Circulating Venous Gas Emboli after Compressed
Air Diving. DSL Special Project 01/2001. EUBS 2001 Proceedings of the 27th
Annual Meeting. U van Laak Ed.,: p 69-73: 2001, September 12-16, Hamburg,
Germany
9. Marroni A, Cali-Corleo R, Denoble P. Understanding the safety of
recreational diving. DAN Europe's Project SAFE DIVE Phase I: Fine tuning
of the field research engine and methods Proceedings of the International
Joint Meeting on Hyperbaric and Underwater Medicine, EUBS, ECHM, ICHM,
DAN., p. 279-284:1996 September 4-8 Milano, Italy
10. Spencer MP, Johanson DC. Investigation of new principles for human
decompression schedules using the Doppler ultrasonic blood bubble detector.
Tech. Report to ONR on contract N00014-73-C-0094, Institute for
Environmental Medicine and Physiology, Seattle, Wash. USA. 1974
11. Marroni A, Cali Corleo R, Balestra C, Voellm E, Pieri M. Incidence of
Asymptomatic Circulating Venous Gas Emboli in unrestricted, uneventful
Recreational Diving. DAN Europe's Project SAFE DIVE first results. EUBS
2000 Proceedings. Diving and Hyperbaric Medicine, Proceedings of the XXVI
Annual Scientific Meeting of the European Underwater and Baromedical
Society, R. Cali Corleo Ed., p 9-15:2000, September 14-17 Malta
12. Marroni A, Cali Corleo R, Balestra C., Longobardi P, Voellm E, Pieri M,
Pepoli R. Effects of the variation of Ascent Speed and Profile on the
production of Circulating Venous Gas Emboli and the Incidence of DCI in
Compressed Air Diving. Phase 1. Introduction of extra deep stops in the
ascent profile without changing the original ascent rates. DSL Special Proje
ct 01/2000. EUBS 2000 Proceedings. Diving and Hyperbaric Medicine,
Proceedings of the XXVI Annual Scientific Meeting of the European Underwater
and Baromedical Society, R. Cali Corleo Ed., 2000: p 1-8: 2000, September
14-17 Malta
13. Marroni A, Bennett PB, Cronjè FJ, Balestra C, Cali Corleo R, Germonprè
P, Pieri M, Bonuccelli C. The effect of deep stops on precordial Doppler
bubble production after recreational diving. In: Proceedings of the 29th
Scientific Meeting of the EUBS, Jansen EC, Risby Mortensen C, Hyldegaard O,
Eds. Copenhagen 27-31 August 2003: 75-80
- Original Message -----
From: "DAN Europe TURKEY" <turkey@daneurope.org>
To: <sualtidergisi@yahoogroups.com>
Cc: <scubaturk@yahoogroups.com>
Sent: Monday, May 02, 2005 3:15 PM
Subject: [scubaturk] derin deko-durakları
Sevgili Dalıcılar,
Bildiğiniz üzere, DAN acil durumlarda dalıcılara destek vermenin yanısıra
bilimsel çalışmaları ve eğitim programları da bulunuyor.
Bugünkü e-posta konumuz, DAN ın derin deko durakları araştırması.
Bilindiği üzere, 3-6-9 metrelerdeki deko durakları, çoğu dalış tablosu ve
dalış bilgisayarında yerini 5 ve 6 metreden başlayan deko duraklarına
bıraktı. En sığ deko durağının derine kaymasının yanısıra, konvansiyonel
deko duraklarının öncesinde, örneğin 15 metrede, bekleme yapılması da
günümüzün araştırma konularından.
Bu konuda yapılan DAN araştırmalarını özetleyen SBT 2004'te de yayınlanmış
olan makaleyi ilişikte bulacaksınız.
Güvenli dalışlar,
[Non-text portions of this message have been removed]
No trees were killed in the sending of this message. However a large number
of electrons were terribly inconvenienced
Yahoo! Groups Links
- Yahoo! Groups Sponsor --------------------~-->
Give the gift of life to a sick child.
Support St. Jude Children's Research Hospital's 'Thanks & Giving.'
http://us.click.yahoo.com/5iY7fA/6WnJAA/Y3ZIAA/lokqlB/TM
--------------------------------------------------------------------~->
No trees were killed in the sending of this message. However a large number of electrons were terribly inconvenienced
Yahoo! Groups Links
<*> To visit your group on the web, go to:
http://groups.yahoo.com/group/scubaturk/
<*> To unsubscribe from this group, send an email to:
scubaturk-unsubscribe@yahoogroups.com
<*> Your use of Yahoo! Groups is subject to:
http://docs.yahoo.com/info/terms/
Received on Tue May 3 10:43:02 2005