[kristalcocuklar] çocuklarda rüya görme - yeniden

From: Burcak <artistaburcak_at_....>
Date: Sat 18 Jun 2005 - 11:28:31 EEST

  • In indigoturkiye@yahoogroups.com, "Burcak" <artistaburcak@y...> wrote:
  • In bebek_cocuk@yahoogroups.com, Burcak Toktar <artistaburcak@y...> wrote: Konunun uzmanı değilim ama bildiklerimi söyleyeyim. Hatta bu bahsetmiş olduğum kitabı herkese öneriyorum.

(Sezgisel Yeteneklerinin Beslenmesi - Çocukların
> > Altıncı Hissi -Çocuğunuzun Sezgisel Farkındalığını
> > Geliştiren Basit Alıştırmalar )

Bebekler rüya görmeye anne karnından itibaren başlarlar. Zaten orada gözleri kapalı olduğundan bir organizma olarak halen gelmiş oldukları yere bağlıdırlar, yani ruhlar alemine. Daha sonra doğumla birlikte yeni bir açlılm yaparak maddi dünyamız ve bizim maddi bedenlerimizle tanışırlar, 5 duyu buna hamilelik döneminden itibaren hizmet etmiştir zaten. Ancak 6. duyu denilen sezme duyusu onlarda her zaman açıktır taki bilinçleri bu dünyaya açılmış ve diğer dünya bizler, büyükleri tarafından reddedilerek, onların gördükleri rüyalar gerçek değil denilerek sezgi güçleri sıfırlanana kadar. Zaten bu kitapta da bu sezgi güçlerinin kapatılmaması için rüyalarını ifade etmeye başladıklarında onlara kulak verip dinlemek asla yadsımamak gerektiği anlatılıyor. Yadsındığında çocuk kendisi ve yaşadıkları ile çelişkiye düşer ve kendine olan güvenini(sağduyusunu, sezgi gücünü, özinancını) yitirmeye başlar. Biz bile şu anda rüya kültürüne hiç önem vermemekte hayatımızın neredeyse yarısını geçirmekte olduğumuz uyku saatlerini yaşanmamış kadar önemsiz saymaktayız. Bu bizim aleyhimize işler. Hiç bir şekilde
yararlanamayız. Ancak bu konuda yazılmış olan güzel kitaplar gördüm tavsiye edeceğim. Hayatımızı daha dolu dolu yaşayabilmemiz için. Aşağıya ekledim.

Rüya Görme Sanatı; Carlos Castaneda, Tercüme: Jülide Değirmenci.. ve
Rüyalarımız Nasıl Hatırlayıp Nasıl Analiz Edebiliriz Robert Bosnak (ideefixe de bulabilirsiniz.)

Bebeklerin geceleri uyanıp ağlamaları ve yatıştırılmaları gerektiği bir gerçek. Ben de bu yüzden bu konuya önem veriyorum. Çünkü o an çeşitli olaylar olmuş olabiliyor rüyalarında. Dilleri yetip konuşup anlatamadıklarından dolayı onları sevecenlikle karşılayıp rahatlattıktan sonra (bir bardak ılık süt veya okşayıp terini silme, sırtını hafifçe okşama gibi) tekrar yatırabiliriz. Eğer sıkıntıları devam ediyorsa kim ne derse desin onları odamıza alıp korkularının geçmesini sağlayabiliriz. Ya da odasının ışığını hafif açık bırakarak kendilerini güvende hissetmelerini sağlayabiliriz.

Sevgilerimle,

Burçak Alkanlı.

  • Fazilet+Helmut Kraft <fhkraft@t...> wrote:
    > burçak,
    > bebekler kaç yasindan sonra rüya görmeye
    > basliyorlar? rüya gördüklerini
    > nasil anlayacagiz?
    > biraz detay bilgi versene.
    > sevgiler
    > fazilet
    >
    > ----- Original Message -----
    > From: "Burcak Toktar" <artistaburcak@y...>
    > To: <beyazyildiz@yahoogroups.com>
    > Cc: <bebek_cocuk@yahoogroups.com>
    > Sent: Monday, December 15, 2003 10:14 PM
    > Subject: [bebek_cocuk] Re: [beyazyildiz] merhaba
    >
    >
    > > Merhaba,
    > >
    > > Ben de Altın Kitaplar dan yeni çıkmış olan
    > Çocuğunuzun
    > > Sezgisel Yeteneklerinin Beslenmesi - Çocukların
    > > Altıncı Hissi -Çocuğunuzun Sezgisel Farkındalığını
    > > Geliştiren Basit Alıştırmalar adlı kitabı
    > okuyordum.
    > > Özellikle "Rüyalar ve Kabuslar" kısmını okumuştum.
    > > Burada da (bir medyum (Litany Burns)tarafından
    > > yazılmış)sf. 70. de çok kısa bir alıntı yapmak
    > > istiyorum "Rüyalararımıza nasıl baktığımız ve
    > ruhsal
    > > bilgiyi alış tarzımızın kültürümüzün bize
    > > öğrettikleriyle çok büyük bağlantısı
    > vardır...(Hint
    > > kültürüne örnek verip Batılı çocukların
    > rüyalarında
    > > gördüklerini Hintli çocukların uyanıkkaen
    > yaşadığını
    > > söylüyor)...Eğer bir çocuk erken yaşta rüyaları
    > > hakkında konuşmaya teşvik edilirse, rüyalarını ve
    > > ruhsal deneyimlerini gündelik yaşamı ile rahatça
    > > birleştirecektir. Ayrıca gerçeklik-bağıntılı
    > rüyalarla
    > > sezgisel rüyalar arasında daha bilinçli bir
    > şekilde
    > > ayırım yapacaktır...Çocuğun ruhsal ve fiziksel
    > > deneyimlerini doğal olarak birleştirmesine izin
    > > verilirse hayat ve fiziksel ölüm konusunda dengeli
    > bir
    > > bakış açısı kazanacaktır. sf.72.
    > >
    > > Sevgiler,
    > >
    > > Burçak Alkanlı.
    > >
    > >
    > > --- Beyaz Yildiz <beyazyildiz@s...>
    > wrote:
    > > > Üye oldugum bir gruba yollanmis çok ilginç ?
    > > >
    > > >
    > > >
    > > > Malezya'nin balta girmemis ormanlarinda yasayan
    > > > Senoi' ler,
    > > > arastirmacilarin
    > > > dusuncelerine gore ruhsal sagliklarini, sahip
    > > > olduklari ruya kulturune
    > > > borclular..
    > > >
    > > > Dunyanin her yerinde gorulen ruhsal bozukluklar,
    > > > Senoi yerlilerinde
    > > > kesinlikle
    > > > gorulmemektedir. Bedensel sagliklari ise,
    > > > kendileriyle hemen hemen ayni
    > > > sartlarda yasayan diger kabilelere gore cok daha
    > > > iyidir; ornegin sitma
    > > > hastaligina onlarda hic rastlanmaz.Yuzyillardir
    > hic
    > > > bir cinayetin
    > > > islenmedigi,
    > > > hirsizligin olmadigi bu toplumda insanlar baris,
    > > > isbirligi, kardeslik,
    > > > huzur
    > > > ve
    > > > mutluluk icinde yasamaktadirlar. Bu insanlarin
    > > > nevroz ve psikozlara
    > > > karsi
    > > > dogal
    > > > bir bagisiklari vardir.
    > > >
    > > > Bizler biliyoruz ki sevgi, yardimseverlikve
    > baris
    > > > duygusu icinde
    > > > yasayanlar,
    > > > ilahi kanunlar geregi en yuksek korunma
    > > > icindedirler. Bunun ne sekilde
    > > > saglanacagi idareci planlarin organizasyonudur.
    > > > Senoilere, diger
    > > > kabileler
    > > > hic
    > > > saldirmazlar; buyulu bir guce sahip olduklarini
    > > > dusunup cekinirler.
    > > >
    > > > Senoilere gore eger ruyanizda tehlikeler
    > > > icindeyseniz, donun ve onunla
    > > > yuzlesin.
    > > > Eger ruyanizda size zevk sunuluyorsa, durmayin
    > kabul
    > > > edin. Eger biri
    > > > size
    > > > bir
    > > > sey ogretiyorsa, onu dinleyin.
    > > >
    > > > Etnoloji ve psikoloji dallarinda Amerika' nin
    > onde
    > > > gelen bilim
    > > > adamlarindan
    > > > biri olan Dr.Kilton Stewart, yillarca Senoilerle
    > > > birlikte yasamistir.
    > > > Ona
    > > > gore
    > > > bu halk oyle gariptir ki; sanki yabanci bir
    > > > gezegenden gelmis veya en
    > > > azindan
    > > > yabanci bir gezegenden gelen bir haberciden cok
    > > > derin bir sekilde
    > > > etkilenmislerdir. Senoileri diger kulturlerden
    > > > ayiran ozellik, ruya
    > > > kulturleridir. Butun dunyaya ornek olusturucak
    > bir
    > > > pratik ruya
    > > > psikolojisi
    > > > gelistirmislerdir.
    > > >
    > > > Senoilerin toplam nufusu 12.000 olarak tahmin
    > > > ediliyor ve esrarengiz
    > > > bicimde bu
    > > > sayi ayni kalmakta devam ediyor. Genis bir alana
    > > > dagilmis bir
    > > > vaziyette,
    > > > daglarin otluklarinda, kucuk gruplar halinde
    > > > yasiyorlar. Bu otluklari
    > > > temizliyerek tarla haline getiriyorlar ve bir
    > kac
    > > > yil sonra topragin
    > > > verimi
    > > > kaybolunca baska yere gocuyorlar.. Senoiler
    > gunde
    > > > ortalama 2 saatten
    > > > fazla
    > > > calismiyorlar ve her 5 yilda da goc edip yeni
    > > > yerdeki yasamlarini
    > > > kuruyorlar.
    > > > Senoi kabilesinin gunluk isleri arasinda en
    > onemli
    > > > olani gorulmus
    > > > ruyalarin
    > > > degerlendirilmesidir.
    > > >
    > > > Her cekirdek aile bir tur ruya klinigi olusturur
    > ve
    > > > klinik her sabah
    > > > kahvaltida
    > > > yeniden acilir. Orada herkese gordugu ruya
    > sorulur.
    > > > Aralarinda genelde soyle bir sohbet gecer:
    > > > "sen ne gordun bakalim ufaklik" diye sorar
    > > > yaslilardan birisi.
    > > > "Korkunc bir seydi. Otlarin arasinda gidiyordum,
    > > > aniden karsimda bir
    > > > kaplan
    > > > belirdi"
    > > > "Ne heyecanli, sonra ne oldu ?"diye sorar
    > yasli.
    > > > "Korktum. Mumkun oldugu kadar hizli bir sekilde
    > > > kactim. Kaplan beni
    > > > kovaliyordu.
    > > > Tam beni yakalayacagi sirada sansim varmis ki
    > > > uyandim..."
    > > > Yasli Senoi cevap verir:
    > > > "Himm, fena degil. Fakat daha iyi olabilirdi.
    > > > Bildigin gibi ruya
    > > > kaplani
    > > > gercek
    > > > bir kaplan degildir. Sana hic bir sey yapamaz.
    > Eger
    > > > onunla tekrar
    > > > karsilasacak
    > > > olursan, bu soylediklerimi dusun. O zaman
    > > > kipirdamadan dur. Korkuya
    > > > kapilma,
    > > > onun uzerine dogru yuru. Ve hala korkun
    > gecmemisse
    > > > bizi cagir, biz onu
    > > > hep
    > > > birlikte kovariz. Korkuyu yenersen kaplani da
    > > > yenersin. O zaman bir
    > > > daha
    > > > ruyalarina girmez, en azindan bir dusman olarak
    > > > girmez.
    > > >
    > > > Bu Senoi ruya tekniginin ana kuralidir: Bir
    > dusman
    >
    === message truncated ===

Yahoo! Groups Links

<*> To visit your group on the web, go to:

    http://groups.yahoo.com/group/kristalcocuklar/

<*> To unsubscribe from this group, send an email to:

    kristalcocuklar-unsubscribe@yahoogroups.com

<*> Your use of Yahoo! Groups is subject to:

    http://docs.yahoo.com/info/terms/   Received on Sat Jun 18 11:50:43 2005


Bu mesajin iceriginden yalnizca gondericisi sorumludur. E-kaynak.net liste arsivi mesaj icerigiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmez.
Diger E-Kaynak Servisleri: Arama Motoru - Son Dakika