|
|
[kristalcocuklar] Fwd: Birlik Kutlaması
From: Burcak <artistaburcak_at_....>
Date: Tue 31 May 2005 - 10:55:49 EEST
"Sevgili Isik iscileri, aydinlanma yolunda giden ve/veya ruhsal sifayi arayan dostlarim. Sizlerle önemli bir haberi paylaşmak istiyorum. Bazilarimizin bildigi gibi geçen yilki Venüs Geçisi sirasinda bir Birlik Kutlamasi düzenlenmisti. Bu kutlama ve meditasyona Dünyanin dört bir tarafindan sayisiz insan katilmisti. Bu yil ise bu Birlik Kutlamasinin ikincisi gerçeklesecek, 1-2 Haziran tarihlerinde.
Bilincin evrimini açiklayan Maya Takvimine göre insanlik aydinlanma
yolunda ilerlemekte ve bu hedef takvim sona erdiginde (28 Ekim 2011)
tam olarak gerçeklesecek.
Dünya çapinda seminerler veren, ve sayisiz insanin katilimi ile gerçeklesen Birlik Kutlamalarini baslatan Maya takvimi uzmani Carl Johan Calleman'dan açiklayici bir metni sizlerle paylasmaktan zevk aliyorum. Isigi yayalim kardeslerim Sevgi ile, Fatih Keçelioglu
Ortaışık Meditasyonu, 1-2 Haziran, 2005
6-8 Haziran, 2004’te ki Birlik Kutlaması ile dünyanın dört bir
tarafında büyük insan grupları Maya takvimince gösterilen bir olay
için biraraya gelmişlerdi. Bu olay “yarı-tun değişiminde”, Galaktik
Altdünyanın üçüncü GECESİNİN orta noktasında olmuştu. (Bir tun,
İncille ilgili, Vedic, Mayalı ve başka pek çok kaynakça kehanetsel
bir zaman birimi olarak ele alınmış, 360 günlük bir süreçtir). Fakat
Birlik Kutlamasına ayrı ve tek başına bir olaymış gibi bakmak onun
önemini yanlış anlamak demektir. O kozmik plandaki daha geniş bir
bağlamın bir parçasıydı. Ve aslında Galaktik Altdünya boyunca
sürecek olan ilahi zaman planı ile uyumlanma sürecinin başlangıcı
olarak görülebilir. Hissediyorum ki gittikçe daha büyük sayıda insan
Kozmik Zaman Planının farkına vardıkça ve onun enerjileri daha güçlü
farkedildikçe, bu Altdünyanın bizi sevkettiği evrim süreciyle ile
hayatlarımızı daha uyumlu hale getirmeyi isteyeceğiz.
Bugün ilahi planın enerji değişimlerinden bizi en güçlü şekilde
etkileyenler Galaktik Altdünyaya ait olanlardır. Bu, 13 değişik
enerjili bir seriye göre evrilen bir bilinç seviyesidir, ve bu
enerjilerin her biri, bizi bir tun (360 gün) süresince etkiler.
Kozmik tarih boyunca evrimi devam ettiren enerjiler hiç bu kadar
yüksek bir oranda birbirini ardına gelmemişti, ve bu zamanda ki
hızlanma Kozmik Planın farkına varılmasına katkıda bulunmaktadır.
Geçen yıl ki Birlik Kutlaması, bu enerjilerin orta noktasını (Üçüncü
GECE ) işaret etmişti, ve bizlere şu an Galaktik Altdünyanın
Dördüncü GÜNDÜZÜ ile gelmekte olan değişimleri, biraz tatmamıza
neden olmuştu. Bu Dördüncü GÜNDÜZ 4 Aralık 2004 tarihinde başladı,
ve Dünya aracılığıyla işlemekte olan kozmik planın çalışmalarını
insanlık olarak büyük bir deneyimle neredeyse evrensel şekilde
yaşadık. Ve net olarak gözüküyor ki Asya’da ki tsunami felaketi
bunda önemli bir rol oynadı. Kozmik planın deneyimlenmesi
yoğunlaştıkça, netleşecek başka bir şeyde sadece ne yaptığımız
değil, ne zaman yaptığımızın da önemli olmasıdır. Eğer yaradılış
dalgalarının üzerinde sörf yapıyorsak onlarla resonanz halinde
olmalıyız. Güçlü olmak için, meditasyonlar ve seremoniler Maya
takvimince tanımlanan zaman enerjileriyle hizalanmalıdır.
Bu bakış açısıyla, 8 Haziran 2004 (6 Ik, 6 Rüzgar) tarihinde ki
Venüs Geçişi’nin tek anlamı, enerjilerin Dünya’ya aktarılmasına
odaklanarak bunu güçlendirmekti. Venüs gezegeni bu enerjileri
kendisi yaratmadı. Onun tarafından odaklanılan enerjiler, gerçekte
Maya takvimi tarafından belirtilen türden kozmik orandaki enerji
değişimlerini yansıtıyordu. Bunu bilmek önemlidir, çünkü ileriki
tunlarda herhangi bir gezegen habercilik yapmıyorken, çok önemli
enerji değişimleri gerçekleşecek.
Şekil 1.
Bu şekilde Galaktik Altdünya'nın ortanoktasına yaklaştığımızı
görebilirsiniz. Galaktik Altdünya Yedi Işıktan, Yedi Gün'den
oluştuğundan Dördüncü Gün Ortaışık olmaktadır ve bundan da Ortaışık
Meditasyonu ismi doğmaktadır. 1-2 Haziran günleri tam bu ortanoktayı
belirtmektedir. GÜN, 2004'teki Birlik Kutlamasından bir tun sonra.
Ve, şekilde de açıkça görüldüğü üzere, bu zamanda, gelen enerjiler
sayesinde çukurda değil, doruktayız. Dolayısıyla bundan en yüksek
şekilde yararlanmaya çalışmalıyız çünkü bu doruk noktasının çok özel
bir dönüştürücü gücü var. Geleceğe ait olduğunu düşündüğümüz hangi
olay varsa onu bu özel zamanda ortaya çıkartmalıyız ve hangi
teknikler veya kendimizin ve başkalarının ruhsal gelişimlerine
yardım edecek tecrübeler varsa bu belirli günlerde sıradışı bir güce
sahip olacaklar. Bu Galaktik Altdünya'da böyle olan son doruk
noktası değil, fakat gerçekten de daha önce gelen enerjilerin hiç bu
kadar yoğun ve gezegenimizin aydınlanmasını bu kadar destekleyici
olmadığı söylenebilir.
Şekil 2.
Bu aynı zamanda da bireysel (kişiliksel) insanın ortaya çıkma
zamanıdır, özellikle de Yunanistan'da. Eğer insanlık tarihinde bu
tip önemli noktalara geri gidersek, bir kişinin gerçek mi yoksa mit
mi olduğunu bilmek hep zor olmuştur. Imotep, Mısır piramitlerinin
mimarı, acaba gerçek bir insan mıydı yoksa bir efsane miydi? Musa
gerçek miydi yoksa bir efsane miydi? Ulusal Altdünya’nın
ortanoktasından önce bunları söylemek hep zordu. Yine de,
ortanoktanın sonrasında kısa bir süre yaşamış olan Sokrates’in,
Aristo’nun ve Plato’nun, aynı zamanda da Buda ve Konfüçyus’un gerçek
bireyler olduklarına dair herkes aynı fikirdedir. İnsanoğlunun
doğası işte bu dönemde değişti. Bireyleşmiş insan bilinci kozmik
plandaki enerji değişiminden ortaya çıkmıştır. Zaten Maya takviminin
de tanımladığı şeyler insan bilincindeki bu tip değişimlerdir.
Farketmemiz gereken nokta, insanoğlunun sabit bir doğaya sahip
olmadığı ve Kozmik Planın yüksek amacıyla bağlantılı olarak
insanoğlunu sürekli dönüştürdüğüdür. Bireyleşmiş bilinç ortaya
çıkmasaydı ve Tanrı’yı evrensel görme senkronize bir şekilde her
yerde doğmasaydı insanlığın geri kalan tarihi düşünülmez bir hal
alırdı...
Şekil 3. Her Altdünyanın kendine has bir karakteri var, Galaktik Altdünyada bir istisna değil. Ve karakteri, yukarıda bahsi geçen daha önceki iki Altdünya gibi gezegenlerin ve bizim yaşamımızı tehdit eden ataerkil ve materyalist bir zihniyet yaratma özelliğinde değil. Galaktik Altdünya tam tersine dengeyi geliştirmekle ilgilidir. Dişi enerjiyi, Doğu Yarıküreyi ve herşeyi mahvedilmiş olan Toprak Anayı güçlendirmekle ilgilidir. Hiyerarşilerin ve üstünlüğün parçalanmasına yardımcı olmaktadır. Birçok dirence rağmen Dağın Öğütleri’nin gerçekleşmesiyle ilgilidir. İyiliğe inanmayan sinikler ‘bu olamaz, insandoğasını biz biliyoruz: egoistir.’ diyecekler. Yine de, Maya takviminin bize öğrettiği tek bir şey varsa, o da, insandoğasının sabit olmadığıdır. İnsanoğlu, değişik Altdünyalarda, enerjilerin titreşimleriyle sürekli dönüşüme uğramaktadır. Tabi ki, bugün, bir çok insan için bütün insanlığın tarihini kapsayan bir ilahi planın olması, çocukluklarından beridir öğretildiklerine ve hala medya tarafından öğretilenlere tamamiyle ters düştüğünden çok kolay kabul edilecek, hazmedilecek bir şey değil. Halbuki, Maya takvimindeki kanıtlara bakma şansına sahip olanlara bu ilahi plan son derece doğal gelmektedir. Şimdi, eğer biz amacı denge getirmek isteyen bir Altdünya’nın ortanoktasındaysak, bunu nasıl destekleyebiliriz? Kozmik tekamüldeki bu belirgin enerji yükselmesinden en çok nasıl faydalanabiliriz? Benim önerim ve çağrım 1 ve 2 Haziran'a denk düşen 2 değişik olaya odaklanmanız olacaktır. 1 Haziran’da (13 Ahau), Hunab-Ku, Yggdrasil, Hayat Ağacı veya Kozmos’un ortasındaki o evrensel yaratıcı ilkeye ne ad vermek isterseniz, onunla aynı titreşimlerde olmayı isteyebilirsiniz. Ve de, her gün meditatif bir halde, bize rehberlik etmesi için Hunab-Ku ile çalışabiliriz. Kozmik Dünya Ağacı sadece bu belirli günde aydınlanma enerjisi yayıyor ve daha önce hiç olmadığı kadar güçlü olacağından bunu deneyimlemeyi isteyebiliriz. 13 Ahau Dünya'nın yaklaşmakta olduğu aydınlanma enerjisinin adıdır. Quiche Maya yaşlısı olan Don Alejandro Oxlaj, bunu “12 baktun ve 13 Ahau zamanı hızla yaklaşmakta ve Toprak Ana'yı korumak için burda aranızda olucaklar.” şeklinde ifade etmiştir. İkinci günde, 2 Haziran'da, 1 Imix, Egemenliğin, hakimiyetin sonuna odaklanmamız gerektiğini ve gelmekte olan tzolkin döneminin konusunun bu olması gerektiğini hissediyorum. Eğer, türümüzün gelişmekte olduğu bu kritik dönemde Dağın Öğütlerini gerçekleştirmek istiyorsak, Egemenliğin Sonu gerçekten mantıklı bir adım. Egemenliğe son vermeye ve özgürlüğe açılmaya odaklanmış evrensel bir etkinlikte buluşma zamanının geldiğine inanıyorum. Egemenliği bitirmek bilincimizdeki başkalarını domine etme durumunu değiştirmek hakkındadır. Bütün bu hakimiyet olayı Ulusal Altdünya’nın bilincinin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır ve de yok edilmesi de yine bir Altdünya’nın bilinciyle olabilir, Galaktik Altdünya’nın. Hakimiyetin sonu istemediğimiz huylarımızın egemenliği altında olmamızında bitmesini kapsamaktadır. Aynı zamanda içimizdeki dişi ve erkek altkişiliklerinin de üstümüzdeki baskısının bitişini içermektedir. Belki hep beraber, ruhsal ve psikolojik teknikleri bir arada kolektif olarak bu özel günde hakimiyetin son bulması için kullanabiliriz. Eğer içimizdeki ve bütün ilişkilerimizdeki hakimiyetleri bitiremezsek, onlara bir son vermezsek, daha büyük ölçüde olan politik, ülkeleralarası, ve Dünya’yla olan ilişkilermizdekini nasıl bitirebiliriz? Bunun nasıl olucağına dair bu soruya verilecek en doğru cevaba sahip değilim ama eğer hepimiz yaratıcı olursak, cevabı hep beraber 1 ve 2 Haziran’daki Ortaışık Meditasyonunda keşfedebiliriz.
Carl Johan Calleman 6-8 Haziran, 2004, Birlik Kutlamalarını
başlatan kişidir.
Yahoo! Groups Links
<*> To visit your group on the web, go to: http://groups.yahoo.com/group/kristalcocuklar/
<*> To unsubscribe from this group, send an email to: kristalcocuklar-unsubscribe@yahoogroups.com
<*> Your use of Yahoo! Groups is subject to: http://docs.yahoo.com/info/terms/ Received on Tue May 31 10:56:35 2005 Bu mesajin iceriginden yalnizca gondericisi sorumludur. E-kaynak.net liste arsivi mesaj icerigiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmez. Diger E-Kaynak Servisleri: Arama Motoru - Son Dakika |