Uri Geller: öBarış için İsrail’e gidip Şaron ve Arafat’la görüşmemi
istiyorlar ama daha hazır değilim"
"Asıl önemli olan kaşık bükmem değil, felsefem"
Beyin dalgalarını kullanarak kaşıkları büken dünyaca ünlü "pozitif
düşünce uzmanı" Uri Geller, İstanbul’daydı. Geller "Belki her insan
kaşık bükemez ama hayatını değiştirebilir" diyor
Ahmet Tulgar
Dört yaşında beyin dalgalarıyla kaşıkları bükebildiğini,
karşısındaki kişinin zihnini okuyabildiğini fark eden ve giderek
dünya çapında bir üne sahip olan, CIA’den rock şarkıcılarına kadar
birçok iktidar sahibinin dertlerine deva olması için irtibat kurduğu
Uri Geller, geçen pazartesi İstanbul’daydı. Milliyet gazetesinin
Çırağan Sarayı’ndaki "2001 yılı değerlendirme toplantısı"na katılan
Geller’in sahnede yaptığı kaşık bükme, tohum filizlendirme,
insanların ona göstermeden çizdikleri resimleri onların yüzüne
bakarak taklit etme gösterileri çok dikkat çekti. Fakat asıl önemli
olan Geller’in bu yeteneklerinin üzerine inşa ettiği felsefesiydi.
Zaten o da Çırağan Sarayı’nın sahnesinde geçirdiği sürenin çoğunu bu
felsefesini, yani pozitif düşüncenin günlük eylemlerimizdeki önemini
anlatmaya ayırdı. Röportajımız sırasında da biz ondan daha
ne gibi yetenekleri olduğunu anlatmasını istedikçe
o bizi felsefi bir düzleme çekmeye çalıştı.
Özel yeteneğinizi keşfetmeniz nasıl oldu?
Henüz dört yaşındayken bir gün, çorba içerken elimde tuttuğum
kaşığın büküldüğünü fark ettim. Bunun bana bahşedilmiş özel bir
yetenek olduğunu anladığımda çok sevindim ve "Ne güzel, ne kadar
özel bir insanım" dedim.
Peki, bu farklılık, diğer çocuklardan farklı olmanız sizi
korkutmadı mı aynı zamanda?
Hayır, daha başından itibaren beni hep mutlu etti, hep çok
barışık oldum yeteneğimle.
Uzaydan geldiğiniz, uzaylı olduğunuz filan gibi düşüncelere
kapılmadınız mı?
Aslında bir ara bunu düşündüm. Ama dünyadaydım nihayetinde.
Siz seçilmiş bir insan olarak mı görüyorsunuz kendinizi?
Hayır. Bence benim içimdeki bu yetenekler, güçler, duygular her
insanın içinde bulunuyor. Ama henüz uyandırılmamışlar. Bunları
uyandırmak için de inanmak gerekiyor. Yapabileceğine inanmak.
Ailemiz Freud’un, Sigmund Freud’un soyundan geldiği için annem bu
yeteneklerin bende genetik olarak bulunduğunu iddia ediyordu ama ben
buna katılmadım. Her insan inanırsa içindeki bu yetenekleri
uyandırabilir. Zaten inanmak da pozitif düşüncenin başlangıcıdır.
Yani her insan inanırsa kaşık bükebilir mi?
Kaşık bükmek o kadar önemli değil ki. Önemli olan insanın
kendisindeki potansiyelleri keşfetmesi.
Görmediğiniz bir resmi o resmi çizen insanın zihnini okuyarak
kopya edebiliyorsunuz. Bu nedir?
Bu telepati. İlkgençlik yıllarımda benim üzerimde araştırmalar
yapan bilimadamları bu yaptıklarımı görünce telepatinin gerçek
olduğunu açıkladılar kamuoyuna ve bu ABD’nin en büyük gazetelerine
manşet oldu.
Ve tabii sizin bu yeteneklerinizi öğrenen istihbarat örgütleri,
savaş tacirleri sizi kullanmak, istihdam etmek istedi. Kendinizi
onlardan kurtarabildiniz mi?
Evet, bir dönem bu örgütler, kuruluşlar benimle irtibat kurdu.
Ama artık bu tür ilişkilerden uzak duruyorum. Mesela kısa bir süre
önce benden İsrail’e gidip oradaki şiddete son vermek için çabalamam
istendi.
Gidecek misiniz?
Daha değil.
Neden?
Henüz hazır değilim.
Yani ne yapmanız, nasıl bir tavır almanız gerektiğine mi karar
veremediniz daha?
Daha hazır değilim.
Elinizdeki gücü doğru kullanmanızı sağlayacak, denetleyecek bir
dünya görüşüne sahip olduğunuzu düşünüyor musunuz?
Çok güzel bir soru. Bence de kaşık bükmek, birinin çizdiği
resmi taklit etmek, bunlar o kadar önemli değil. Önemli olan benim
bu gücümün üzerine nasıl bir felsefe inşa ettiğimdir. İşte benim
bütün bu pozitif düşünce söylemlerim, söylevlerim bu felsefi çabadan
ibarettir.
Bence yaptığınız en hoş gösteri, avucunuzdaki tohumu
filizlendirmeniz. Çünkü orada üretime yönelik bir şey söz konusu.
Evet, ben de aynı kanıdayım. Bunu ilk kez denerken de diğer
yaptıklarımdan farklı olacağını söylemiştim.
‘Yaşlanma yavaşlatılabilir’
Muhammed Ali, Michael Jackson ve John Lennon gibi ünlüler
sizinle irtibat kurmuş. Para, iktidar onlara yetmiyor mu? Aradıkları
daha fazla güç ve iktidar mıydı, yoksa huzur mu?
Bazıları daha fazla başarı için yeteneklerimden yararlanmak
istiyordu, bazılarınınki ise felsefi bir arayıştı.
Çocuklar için iki hastane yaptırmışsınız. Onlar için bağış
topluyorsunuz. Peki, onları iyileştirebiliyor musunuz?
Ben tıbbı, ilaçların önemini reddetmiyorum. Ama pozitif
düşüncenin, hastanın moralinin iyileşmede çok önemli olduğunu tıp da
kabul ediyor. Benim rolüm işte bu noktada başlayabilir hasta bir
çocukla karşılaştığım zaman. Ama onlar için bağış toplamanın da
yararını reddedemeyiz.
Kendi çocuklarınız sizden bu yetenekleri miras almış mı?
Hayır.
Ellili yaşlarınızda olduğunuzu söylediniz ama çok genç
görünüyorsunuz.
Evet, bunu da pozitif düşünce ile başarıyorum. Saçlarım boya
değil. Sağlığım iyi. Bence insan yaşlanmanın önüne geçemez ama
yaşlanmasını yavaşlatabilir.
2) http://www.milliyet.com.tr/2002/04/03/spor/aspo.html
Dünyaca ünlü enerji uzmanı Geller, MİLLİYET’e çarpıcı açıklamalar
yaptı
IŞIN SIRRI URI’DE
Uri Geller, 1999’da Milan’ı son iki dakikadaki golleriyle 3 - 2
yenen ve UEFA şampiyonluğu yolunu açan Galatasaray’a kendisinin
enerji verdiğini ileri sürdü
Özel Röportaj / MURAT AĞCA
Galatasaray’ın Avrupa’daki başarılarında "sihir" sırrı!..
Kiminin futbolcuların cesaretine, kiminin de Fatih Terim’in futbol
dehasına bağladığı Cim - Bom’un Avrupa zaferlerine, doğaüstü
yeteneklere sahip dünyaca ünlü enerji uzmanı Uri Geller, inanılmaz
bir açıklama getirdi:
"Galatasaray’a ben enerji verdim"...
Geller, Şampiyonlar Ligi’nde 1999’da oynanan ve Galatasaray’ın
son üç dakikada attığı iki golle 3 - 2 kazanıp, UEFA Kupası
şampiyonluğuna giden yolu açtığı Milan maçında, Sarı - Kırmızılı
takımın galibiyetini doğaüstü güçleriyle kendisinin hazırladığını
iddia etti. Bunu ismini açıklamadığı bir yöneticinin isteği üzerine
yaptığını belirten Geller, doğaüstü güçlerini daha sonra da kimi
zaman Galatasaray için kullandığını ileri sürdü.
- Ne zamandan beri Galatasaray’a yardım ediyorsunuz?
"Üç yıl önceki Milan maçıyla başladı. O zaman benimle görüşen
bazı üst düzey Galatasaylılar’ın ricasıyla Galatasaray’a enerjimi
gönderdim. Onlar da önce son dakikada galibiyete, sonra da UEFA
şampiyonluğuna yürüdüler. Londra’daki evimde, Galatasaray posterim
ve bayrağım var."
- Bu gücünüzü Galatasaray’ın başka maçları için de kullandınız
mı?
"Sadece Avrupa kupası maçlarında. Çünkü benden bunun için
yardım istemişlerdi. Türkiye’de lig maçları için hiç olmadı. "
- Fakat şu anda ligde özellikle deplasman maçlarında
zorlanıyorlar.
"İsterlerse yine yardım ederim. Şimdi takımın forveti kim?
(Önündeki postere bakıyor). Bana gösterir misiniz? "
- Ümit Karan, ama şu aralar şanssız.
"Hangisi, bu mu? Tamam (Elini Ümit’in posterdeki resmi üzerinde
hafif, hafif gezdiriyor) Şu anda ona pozitif enerjimi gönderiyorum.
Mutlaka faydası olacaktır, gelecek maçlarda ona şans getirecek!
(Gülüyor)"
- Enerjiyi nasıl aktarıyorsunuz?
"Futbolcularla temasım olmadı. Keşke birkaç futbolcuyu
getirseydiniz yanıma. Fakat temas şart değil. Ben bunu yüz yüze veya
uzaktan yapabiliyorum.
- Ya diğer takımlar da sizden yardım isterse?
"Neden olmasın. Yardım isteyen kimseye sırt çevirmem. Bu iş
şike değil, bir motivasyon tekniği. Sahip olduğum doğaüstü güçler,
az çok her insanda var. Ben sadece var olan bu gücü, nasıl harekete
geçirebileceğimi biliyorum hepsi bu."
- Bu işten para kazanıyor musunuz?
"Spor benim için diğer konulardan ayrı. Ne Galatasaray’dan, ne
başka bir takımdan maddi çıkar veya menfaat sağlamadım. Küçük
yaşımdan beri gücümün farkındayım. Kıbrıs’ta büyüdüm. 12 yaşımda
Yunan Panathinaikos’u bu güçler sayesinde, ligin dibinden zirveye
taşıdım.
- Doğaüstü güçlerinizi başka spor alanlarında da kullandınız
mı?
"Tabii, birçok kez yaptım bunu. Formula 1, basketbol, boks, buz
hokeyi. Ama özellikle futbolda. Ünlü sporcular gelir bana, yardım
ister. Ya şansları yaver gitmediği ya da adımı duyup, kitaplarımı
okudukları için."
-Kimlere yardım ettiniz?
"Yaptığım iş doktorluk gibidir. Nasıl doktorlar hastalarının
sağlığı için bazı gizlilik kurallarına uymak zorundaysa, benim için
de bu kural geçerli."
-Peki, en azından birkaç örnek veremez misiniz?
"Euro 96’yı hatırlarsınız. İskoçya maçında McAllister, İskoçya
adına penaltı atacak. Ben de, Wembley Stadı’nın üstünde
helikopterdeyim. Tamamen topa odaklandım ve tam McAllister vuracağı
sırada, topu yerinden oynattım. Penaltıyı kaçırdı, İngiltere maçı
kazandı. Bunu televizyondan da izleyebilirsiniz."
- Yeni görevleriniz var mı?
"Dünya Kupası benim için çok önemli. Zaten kupa da evime
gelmişti, ondan inanılmaz elektrik almıştım. Bu yıl, Dünya
Kupası’nda İngiliz Milli Takımı’na destek olacağım. 1966’dan beri
bekliyor İngiltere bu şampiyonluğu."
SON MUCİZESİ
GELLER, sihirli güçlerini futbolda en son Newcastle’a uğur
getirmek için kullandı. Londra deplasmanında tam 29 maçtır galibiyet
yüzü göremeyen Newcastle, artık teknik ve taktik olarak
yapılabilecek birşey kalmadığına, bu şanssızlığı kırmak için
doğaüstü güçlere başvurmaları gerektiğine inandı. Ve Uri Geller’i
yardıma çağırdı.
GELLER, 18 Aralık 2001’de Newcastle’ın, Highbury Stadı’nda
Arsenal ile oynayacağı maça geç kalınca, Arsenal 1 - 0 öne geçti.
Tam bu sırada stada varan ve çevresinde 11 tur atan Geller’in,
stadın duvarına yaptığı sihirli dokunuş sonrası, Arsenal önce 10
kişi kaldı. Ardından Newcastle üç golle galibiyete ulaştı.
Kimdir?
İSMİ "Işığım" anlamına gelen ve bir Macar Musevisi olan Uri
Geller’in çocukluğu Kıbrıs’ta geçti. Çorba içerken kaşığın eğilmesi
sonucu yeteneğini küçük yaşta keşfeden Geller, 40 yılı aşkın süredir
güçlerini kullanabiliyor. 20 yıldır İngiltere’de yaşayan Geller’in
ünü Dünya’ya yayılmış durumda. 20 kitabı yayınlanan ve Oxford dahil
birçok kurumda ders veren 53 yaşındaki Geller, kendini "Enerji
uzmanı" olarak tanımlıyor. Hayır kurumları yararına gösteriler de
düzenleyen Geller birçok ünlünün danışmanlığını yapıyor.
UZMAN GÖRÜŞÜ
İnsanın enerjisi var
Prof. Dr. FEVZİ AKSOY
İnsanın kalbi ve beyni bioelektrik ile işliyor. Kalpte EKG,
beyinde EEG ile bunlar tespit edilebiliyor. Bu enerji gerçekten var.
Fakat bu enerjinin bir insandan diğerine geçip geçemeyeceği tartışma
konusu. Bu konuda yazılı eserler de var. Telepatiyle bioenerjinin
nakledildiği düşünülüyor. Ama bilim bunu somut olarak
kanıtlayamamıştır. Çünkü bu enerjinin çıkışını veya transferini
ölçecek herhangi bir aygıt yoktur. Nasıl ki hipnozla bazı insanları
uyutmak mümkünse, telkinle de etkilenme mümkün olabilir. Acaba, aynı
telkinle bazı aletleri de eğip, bükmek mümkün olabilir mi?
3) http://www.radikal.com.tr/1999/11/05/yasam/uri.html
Uri, bana numara yapma!
Yetmişli yıllarda kendini uzaylılardan yardım gören insanüstü biri
olarak tanıtan Uri Geller, yıllar sonra Türkiye'de ortaya çıktı.
Modası geçmiş numaralarla deprem yorgunu halkı uyutan 'kaşık
düşmanı' Geller, illüzyonist olmadığını söylüyor
HIZIR TÜZEL
İSTANBUL - Şimdi biz oturmuş, gaipten haberler verecek, insanları
kaybedip, havalarda bir kuş misali uçacak olan David Copperfield'ı
beklerken kozmik gücüyle (!) kaşıkları eğen, saatleri durduran Uri
Geller'e tutulduk. 70'li yıllarda yaptığı numaralarla tüm dünyayı
ayağa kaldıran Geller, İstanbul'da davetli olduğu bir panelde,
medyanın da yoğun ilgisiyle eski günlerini anımsattı. Canlı yayında
çay kaşığı büküp, Ali Kırca'yı bile şaşkınlığa uğrattı.
Kaşık düşmanı Uri Geller, yıllar önce insanüstü güçleri olduğunu
iddia etmiş ve bunu ispatlamak için olmadık numaralara başvurmuştu.
O kadar ki, bu İsrailli bey, kaşıkları büktüğüyle kalmıyor, çalışan
saatleri durdurduğu gibi, bozuk saatleri de çalıştırabiliyordu.
Hatta onun TV programını izleyenlerin evlerinde garip işler
oluyordu. Evlerde program sırasında eşyalar kırılıp dökülüyor,
kediler oraya buraya saldırıyor, paralar yerlere dökülüyordu. Daha
sonra radyo ve televizyonun milyonlarca kişiye seslendiği ve bu
kişilerin Geller'in psikolojik etkisiyle en küçük olayları bile
abartarak olaydan etkilendiği açıklanmıştı.
Geller gerçekten de insanüstü güçleri olan aykırı bir insan mıydı?
Tabii ki, hayır. Ama ona göre, kendisi Hoova isimli bir gezegendeki
medeniyet tarafından kollanıyordu. Bu gezegenin yetkilileri Geller'i
daha üç yaşında dünyanın kurtarıcısı olarak seçmişti. Uri bizim
gazetelere verdiği demeçte bunu özetle şöyle açıklamış: "Evimin
bahçesinde oynarken bir ışık kümesi başıma çarptı. Akşam yemek
yerken kaşığın büküldüğünü görünce ben de bir fark olduğunu
anladım." Spectra isimli uzay gemisiyle dünya çevresinde tur atan
Hoovalılar, ne zaman ki bilim adamları Uri üzerinde deney yapmak
isteseler, bunu engeller, izin vermezlerdi. Yani Geller, "Kusura
bakmayın, Hoovalılar izin vermiyor" diyerek numaralarının açığa
çıkmasını engellerdi. Uri, el çabukluğuyla yaptığı numaraların
ortaya çıkmamasına büyük özen gösterirdi. Bir keresinde İngiltere'de
bir gösteri öncesi ön koltuklarda ünlü illüzyonistlerin oturacağını
öğrenince hemen "Tehdit telefonları alıyorum, gösteriye
çıkamayacağım" demiş ve
hemen İngiltere'den kaçmıştı.
Geller Türkiye'de...
Uri Geller'in basit numaralarla tüm dünyayı işletme keyfi
70'lerin sonuna kadar sürdü. Televizyonda Ali Kırca'nın dediği gibi,
hakkında pek çok kitap yazıldı. Ama bu kitapların çoğu, üstün bir
insanı değil, aksine üstünlük taslayan Geller'in palavralarını
anlatıyordu. Geller'in ve pek çok inanılmaz illüzyon numarasının
anlatıldığı bir kitabı da Prof. Metin And yazdı. Bu yazıyı
hazırlarken de yararlandığımız 'İnsanüstülük Taslayanların İçyüzü'
isimli bu kitap, ne yazık ki piyasalarda bulunmuyor. Metin And bunun
nedenini televizyonda şöyle anlattı: "Kitap 1981 yılında piyasaya
çıktığı zaman psişik dernekler tarafından toplatıldı. Ama kısa bir
süre sonra genişletilmiş bir baskıyla yeniden çıkacak." Gelelim Ali
Kırca'nın Uri Geller'den fena şekilde etkilenmesine. Belli ki sayın
Kırca, illüzyon sanatıyla pek ilgilenmemiş. Ya da belki de reyting
kaygısıyla Geller'i insanüstü birisiymiş gibi sundu. Hatta bir ara
Türkiye'de konunun tek uzmanı olan ünlü araştırmacı Metin And'a "Bu
adam 30 senedir tartışılıyor, ama siz hâlâ bütün bunlar illüzyon
diyorsunuz" diyerek Geller'e bağlılığını açıklıyordu. Zaten "İnsan
böyle şeylere inanmak istiyor" diyerek bu konudaki fikrini
açıklıyordu. Oysa bir başka televizyoncu Geller'e çok farklı
yaklaşmıştı. Geller bir zaman Amerikalı şovmen John Carson'un NBC'de
yayımlanan programına da çıktı. Fakat Carson ünlü illüzyonistlere
danışarak çeşitli önlemler aldı. Geller stüdyoya hiçbir şey
getirmedi. Kaşıklar, çiviler, saatler bir buçuk metre uzaklığına
kondu. Yardımcıları setten çıkartıldı. Sonuç, Geller açısından
hüsran oldu. Değil kaşığı eğmek, bir tek çiviyi bile yerinden
oynatamadı.Geller 1974 yılında bir gösterinin orta yerinde birden
rahatsızlandığını söyledi. Gaipten bir ölüm haberi
aldığını hisseden Geller, bir süre sonra da ölen kişinin Mısır
Başkanı
Nasır olduğunu söyledi. Oysa bu haberi sahne gerisinde çalışanlar
radyodan duyup Geller'e söylemişti.
Geller, Stanford Araştırma Enstitüsü'nde bilim adamlarına
deneyler yaparken bir ara ortadan kaybolur ve döndüğünde büyük
bir uçak kazası olacağını söyler. Kaza gerçekten de olur. Ama bunun
Galler'in ortadan kaybolduğu sırada yine
radyodan haber verildiği anlaşılır.
Geller'in bir numarası da 1974 yılında İsrail'de yayımlanan bir
haftalık dergi olan Haolam Hazeh'de yayımlanmış. Gösteri sırasında
gözlerini bağlayan Uri, seyircileri sahneye çağırıyor ve arkasındaki
karatahtaya bir sayı yazdırıp sonra sildiriyordu. Adamımız daha
sonra karatahtaya kendi geçip, silinen sayıyı yazıyordu. Bir süre
sonra bu rakamları, seyirciler arasındaki yardımcısından kaş göz
işaretleriyle öğrendiği ortaya çıktı.
Nasıl yapıyor?
Uri Geller insanüstü biri olmadığı için yaptığı tüm numaraların bir
püf noktası bulunuyor. Bunlar gösteri yaptığı yere, seyircilerin
kandırılma eğilimlerine, ışık ve benzeri etkenlere göre değişiyor.
Örneğin Metin And, Geller'in 50 çeşit kaşık bükme tekniği olduğunu
söylüyor. Geller'in en çok tartışılan numarası olan ve televizyonda
da yayımlanan, bir başkasının çizdiği şekli görmeden çizmesi ise,
yine çeşitli yöntemlerle oluyor. Bunlardan biri, Geller'in şekli
çizenin kalem tutan elinin dirsek kısmındaki hareketleri izleyip
şekli belirlemesidir. Bir başka görüş de bütün bunların Geller'in
yardımcısı Dr. Andrija Puharich'in yardımıyla gerçekleştiğiydi. Bir
elektronik uzmanı olan bu beyin, CIA için de çalıştığı söyleniyordu.
İşte Puharish'in ajanlar için tasarladığı ve altın bir dişe monte
edilebilen küçük telsizlerle Geller numaraları kolaylıkla yapıyordu.
4) http://users.pandora.be/ufonet/PARAPSIKOLOJI/ciavebuyu.htm
CIA VE PARAPSiKOLOJi
Ölüm isinlarini ve nükleer bombalari unutun. Psisik güçler,
gelecegin silahi olacaktir. insandaki bes duyu ötesindeki güçlerin
veya algilarin genel adi olan psisik olma hali ya da dogustan olan
psisik insanlar uzun zamandan beri ABD'de, eski SSCB'de ve simdi
Rusya'da özel güçlerini askeri alanda kullaniyorlar mi?
Dükkanin önündeki yazi söyleydi:
"Madam Zodiac, psisik güçler gelecegin fali ve burçlarin okunmasi".
Madam Zodiac'in Washington'daki dükkani saat 11:00'de açiliyor ve
düzenli müsteriler, ögle tatillerinde geliyorlar. Vizite 10 dolar.
1979-1980 arasinda her ayin üçüncü Sali'sinda Madam'in dükkani özel
bir müsteri için saat 09:00'dan biraz sonra özel olarak erken
açilirdi. Müsteri bir donanma komutaniydi, genelde sivil giyinirdi
ve bir çanta tasirdi. Madam, kristal küresini, tarot kartlarini ve
fotograflari bir kenara ittikten sonra ona çay yapardi. Komutan
sigaradan kurtulamiyordu, Haziran'dan sonra günde yarini pakete
düsürmüstü ama tamamen birakamiyordu. Ama Madam Zodiac, onun yil
sonuna kadar sigaradan vazgeçecegini söyledi. (Bu kehanet
kanitlandi. Komutan simdi her gün 6 mil kosuyor ve deniz piyadeleri
maratonuna katilmayi hedefliyor.) Fakat komutan, her ziyaretinde
içinde 400 dolar olan zarfi, sigaradan kurtulmak için Madam'a
vermiyordu. Para, Deniz Kuvvetleri'nden geliyordu. Masaya konan
resimler ve fotograflar, Sovyet denizaltilarinin Dogu Amerika
sularina yakin bölgedeki rotalarini gösteriyorlardi. Madam Zodiac'in
isi; psisik güçlerini kullanarak Deniz Kuvvetleri'ne ait gemi ve
uçaklarin yapamadigini yaparak Sovyet misil ve denizaltilarinin
rotalarini bilmekti. Kisacasi Madam Zodiac, Pentagon'un "Medyum
TeknolojikRisk Projesi" olarak islemlendirdigi kisiydi. Aralik,
1980'de Ordu Teftis Gazetesi, "Yeni Ruhsal Savas Meydani: Beam Me Up
Spock" basligiyla bir makale yayinlandi. Makalenin yazari, üstegmen
John B. Alexander idi. "Avrupa'ya 2. yayilma dönemi" ve "Savasa
hazirlanmak: Lojistik destek programi" gibi makaleleri de yazan
Alexander'in bu yazisi bazi söyle basliyordu:
- Beyin gücünü etkileyen bazi silah sistemleri vardir ve öldürme
kapasiteleri çok önceden incelenmistir.
- Çok uzak mesafelerden bile hasta etme ve öldürme gibi yetileri
vardir. Hiçbir fiziksel neden olmadan ölüme veya hastaliga yol
açabilirler. Bu tip silah sistemleri, böcek ve kurbagalarda
denenmistir fakat insanlara olan ölümcül etkisi tartisilmaktadir.
- Telepatik hipnozun kullanimi ise, ordu içinde yüksek bir
potansiyele sahiptir. Bu yetenek bazi ajanlarin çaba sarfetmeden,
önemli bilgileri ele geçirmesini saglayabilir.
- Açikça psikotronik silahlar vardir ama kapasiteleri
bilinmemektedir.
ikinci Dünya Savasi sirasinda verilen büyük kayiplar, Amerikan
ordusunu degisik arayislara yöneltti. Ordu parapsikolojinin yardimi
ile savunma ve saldiri silahlari üretecek projeleri gelistirmek için
sinirsiz bütçeler ayirdi.
Milyarlarca dolarlik bütçe
Alexander ciddi miydi? Pentagon, gerçekten bazi falcilarin
denizaltilari durdurabilecegine inaniyor muydu? Alexander'in yazdigi
bu makaleden haberdar olan birçok kisinin bunu saçma bulduklarini
söylüyor. Neden ise su: "Bu durum, kendi gerçekçilik kapasitelerini
asiyor. Dünyanin tepsi gibi olduguna inananlar bile varken..." Çok
yüksek rütbeli bazi askerlerin, bu psisik savasi çok ciddiye
aldiklarini düsünürsek ve maliyetinin neden 6 milyar dolar tuttugunu
anlariz. Birçok arastirma gizli proje olarak saklaniyor, hem de
tanimlanamayan programlar gizli tutulmak isteniyorlar. Örnegin;
1978'de ClA'nin Sovyet Duyu Disi Algilama çalismalari ile ilgili
istihbaratina söyle bir baslik konulmustu. "Biyolojik Transfer
Sistemleri'nin Öyküsü" Tabii ki 6 milyar dolar Pentagon için sadece
bir cep harçligi. Çünkü tek bir modern uçak 250 milyon dolar
tutabilir veya tek bir gemi 1.5 milyon dolar edebiliyor. Hatta MX
gibi büyük silah programlari 600 milyon dolarlik maliyetleri
asabiliyor. Elestirmenler, parapsikolojinin, dünyevi problemler için
kullanilmasi projesine karsi çiktilar. Örnegin, psisik güçlerin bir
denizaltiyi yok etmesi gibi. Onlara göre, bilimi, teorik bulgular
yine ayni bilim tarafindan kabul edilmedikçe kullanamayiz. Peki ama
ya Madam Zodiac gerçekten Sovyet denizaltilarinin yerini
kesfedebiliyorsa? Michigan Üniversitesi Sosyal Bilimler profesörü
olan Marcello Truzi, psisik güçlerin askeri ve politik olarak çok
önemli olabileceklerini ve önemli ulusal güvenlik programlarina
girebilecekleri için tehlikeli olduklari konusunda uyarida
bulunuyor. Bu tür güçlerin var olma ihtimali çok yüksek degil ama
olasilik küçük de olsa, yadsinamayacak kadar önemli. 70'li yillarda
donanma Uluslararasi SRI 'nin beyin takimiyla 50.703 dolarlik bir
anlasma imzaladi. Görevleri, psisik güçlerin elektromanyetik
kaynaklari yok etmelerini önlemekti. Eger psisikler bir baska
odadaki parlayan isigi hissedebiliyorlarsa, belki de denizaltilarin
çok zayif elektromanyetik dalgalarini da farkedebilirlerdi.
Medyumlarin pazar degeri artiyor
Yine de Donanma Halkla iliskiler Bölümü kurumun psisik güçlerin
denizaltilari bulmak için kullanildigini inkar eden resmi bir belge
yayinladi. Belgede psisikantidenizalti projesi söyle
tanimlaniyordu: "Bazi insanlarin farkedilemeyecek kadar büyük
elektromanyetik dalgalari hissedebilme yetisini arastirmak." Aslinda
bazi insanlar derken, medyumlari; düsük seviyedeki elektromanyetik
dalgalar derken de, denizaltilarin elektromanyetik titresimlerini;
hissedebilmek derken de psisik güçleri kastediyorlardi. Uzun proje
raporlarindan "psisik" kelimesi hiç kullanilmamisti. Oysa SRI 'nin
en önemli arastirmacilari olan Harold Puthoff ve Russel Targ,
dünyanin en bilinen medyumlari olarak taniniyorlar.
Yapilan kontrat sonucunda SRI , son raporunu 1978'de yazdi. Raporda
birçok psisikle önemli basarilar elde edildigi iddia ediliyordu. Ama
donanma yetinmedi hatta donanma sözcüsü 1982'de yaptigi açiklamada,
bu çalismayi psisik olarak tanimlamayi reddetti. Bu inkarlarin
tersine, donanma en azindan psisik güçleri olan 34 kisiyi
denizaltilari saptamasi için almisti ve Madam Zodiac da bunlardan
biriydi kod adi "Pseudonim" idi. Kontratinda gizlilik ve susma
kosulu bulunuyordu. Ama bir diger medyum olan Shown Robbins,
National Enquirer dergisinde, isminin "Donanmanin medyumu" olarak
geçmesine ses çikarmadi. 1973'te New York'ta Mainmondies Tip
Merkezi'nde Robbins, psisikarastirma projesinde kullanildi. Tipik
bir deneyde, duygusal tahrik ölçüldü. Hatta baskalarina erotik
filmler izletilip, Robbins'in telepatik algi yetenegi ölçüldü.
Filmlerden sonra denekler, uykuya yatirildi ve rüyalari ya da seri
göz hareketleri (REM) monitörlere yansitildi. Daha sonra denekler
uyandirilarak rüyalarini anlatmalari istendi. Robbins'in rüyalari,
filmin içerigiyle paralel oluyordu ve filmi seyreden digerlerinin
rüyalarina uyuyordu. Arastirma ekibine göre; Robbins'in olagan disi
psisik güçleri vardi. Testler bittikten hemen sonra, çalismalara
para saglayan fonun yöneticilerinden birisi Robbins'i çagirarak
kendisinin arastirmaci deniz subayi oldugunu söyledi. Adamin
söyledigine göre donanma, düsman hedeflerine karsi Robbins'in psisik
güçleriyle ilgileniyordu. Ve Robbins, anlasmayi kabul etti. Madam
Zodiac gibi ona da Sovyet gemi resimlerini ve çizelgeleri vererek,
gemilerin yerini ve durumunu belirlemesini istediler. Robbins
üzerinde daha çok test yapmak istiyorlardi ama o bunu reddetti.
Çünkü ondan Yunanistan'da gizli bir hazineyi bulmasini istenmisti.
Yedi yil sonra, ayni donanma komutani, ondan Madam Zodiac projesine
katilmasini ve testlere girmesini istedi. Fakat bu gerçeklesemedi,
Robbins isini iyi yapiyordu ama Reagan'in bütçe kesintisi karariyla
programdan çikarildi.
"Atom bombasmi durdurabiliriz..."
II. Dünya Savasi sirasinda baslatilan ve gelecegin en önemli
parapsikolojik arastirmalari olarak tanimlanan projelerin bütçesi
donanma tarafindan karsilaniyordu. O dönemde, hayvanlarin psisik
güçleri üzerinde yapilan bazi deneylerde martilar kullanildi.
Martilar psisik güçleri sayesinde Alman denizaltilarinin
periskoplarini tahrip edeceklerdi. Bütün bunlardan daha ciddi bir
çalisma ise Duke Üniversitesi ögretim görevlilerinden J. Gaither
Pratt'in baskanliginda gerçeklesti. Projenin amaci güvercinlerde
psisik bir mekanizma bulmakti. Bu tür bir bulus denizaltilarin su
yüzüne çikmadan daha kolay ve uzun sefer yapabilmelerini saglayacak,
ayrica geceleyin bombardiman yapilacakti. Donanma bu tür çalismalara
60'lara kadar devam etti. Fakat en önemli psisik proje, donanma
yerine hükümet tarafindan gerçeklestirildi. Donanma, 1977'de
Virginia'da bir psisik masajci olan Dr. Charles Whiteho"
use'u "Hayali Görüntü Analiz Istasyonu"na aldi. Whitehouse artik,
içinde psisik enerjileri çogaltan elektronik aletler üreten USPA
adli bir organizasyonu da içeren Birlesik Devletler Psikotronik
Toplulugusun bir üyesiydi. Whitehouse, Donanma Arastirma ve
Gelistirme Departmani Baskani olan Robert Skillen'e, eger makineye
Sovyet denizaltilarin bir resmi konursa yerlerini hemen tespit
edebilecegini söylemisti. Skillen; "Bu yolla denizaltilarin yeri
bulunabilir" diyerek onay verdi. Whitehouse, CIA ve donanmadan
birçok kisiye makineyi kullanmayi ögretti ve donanma bu küçük siyah
kutuya 5.111 dolar ödedi, Skillen, Whitehouse'un yaptigi çalismanin
övgüye deger oldugunu sürekli yineliyordu. Whitehouse, aldigi parayi
yeni bir hayali görüntü analiz makinesi için harcadi. Daha sonra bu
makineyi kanser hastaliginin tedavisi için kullandi. Kliniginde
auralarinda bosluklar ya da dengesizlikler olan hastalara degisik
renk kombinasyonlari yönelterek onlari tedavi ediyordu. Ayrica baska
hastaliklar da auraya çesitli renklerde isik kombinasyonlari
dogrultarak tedavi ediliyordu. Whitehouse, ayrica bu makinenin
teknik kilavuzunda bazi bombalari etkisiz hale getirecegini de iddia
ediyordu (hidrojen ve atom bombalari}. Diger hükümet ajanlari, sivil
yetkililer ve Hava Kuvvetleri, makinenin atom bombasmi imha
edilebilmesiyle ilgilenmediler. Ama tip dünyasi ilgilendi ve
doktoru, hastalari dolandirmakla itham ettiler. Sonunda Whitehouse,
Tayland'a yerlesti, hayatinin daha sakin olacagini düsünüyordu.
1978'deABD'nin bir diger donanma raporunda Sovyet psikotronik
silahlarinin yani ruhsal yetilerin savunma ve saldiri
fonksiyonlarini durdurmak için kullaniliyordu. Ayrica raporda
telepatik hipnozun Amerikan nükleer silahlarini etkisiz hale
getirebilecegini belirten bir uyari da vardi. Böylece 1981'de Hava
Kuvvetleri'nin ordu adina savunma amaçli psisik kalkanlar almasi
gündeme geldi. Bu kalkanlar, USPA tarafindan üretiliyorlardi,
çalismasi için biraz kan veya karsi taraftan gerekli kisinin saçi
yeterliydi. inanilmazdi ama sanki ABD ordusu büyücülüge baslamisti.
"Hiperuzay nükleer havan topu"
Donanmanin 1972'de yaptigi bu arastirma "çok gizli" bilgiler arasina
girdi ve ancak 1978'de gün isigina çikti. Söyle deniyordu:
"Psisik arastirmalar yapan Sovyet güçlerinin er ya da geç
asagidakileri gerçeklestirmesini bu yolla engelleyecegiz. A)
Amerika'nin çok gizli dosya içeri klerini, gemileriniizin rotasini
ve yerini, ordunun yerlesme düzenini bulmalarini; B) Kilit
noktalardaki Amerika liderlerinin ve sivil örgütlerinin
düsüncelerini okumalarini; C) Amerikali subay ve yetkililerin ani
ölümlerini saglamalarini D) Amerikan uçaklarini ve uzay araçlarini
uzaktan tespit etmelerini, önleyecegiz." Bu vahiysel tahminler,
göründükleri gibi inanilmazdir. Ayrica entelektüel gruplar
tarafindan da telaffuz ediliyorlardi. 1978'deki bir diger donanma
raporunda Sovyet psikotronik silahlarinin yani ruhsal yetilerin
savunma ve saldiri fonksiyonlarini durdurmak için kullaniliyordu.
Ayrica raporda telepatik hipnozun Amerikan nükleer silahlarini
etkisiz hale getirebilecegini belirten bir uyari da vardi. Böylece
1981'de Hava Kuvvetleri'nin ordu adina savunma amaçli psisik
kalkanlar almasi gündeme geldi. Bu kalkanlar, USPA tarafindan
üretiliyorlardi, çalismasi için biraz kan veya karsi taraftan
gerekli kisinin saçi yeterliydi. inanilmazdi ama sanki ABD ordusu
büyücülüge baslamisti, Alexander'in makalesinde telepatik hipnozun
büyük bir potansiyele sahip oldugu yaziyordu. Bu yetenek, karsi
tarafin ajanlarini programlar hakkinda bilgi almaktan
alikoyabilirdi. Üstelik Amerikan ajanlari da bu metotla her seyi
bilebilirlerdi. Söylendigi gibi "Mançuryalilar, yasamlarini bir tek
telefon konusmasina gerek duymadan sürdürürler". Emekli tegmen
Thomas Beardan, ordunun iletisim analizcisi olarak çalismisti ve
Sovyetler'in, bütün bunlardan daha öte silahlari oldugunu söylüyordu;
"Hiperuzay nükleer havan topu" gibi... Bu psisik silahlar, stratejik
noktalari tek bir atisla çöl haline getirebilirdi. Metot suydu;
tek bir nükleer patlama sinirsiz sekilde evrenin her yerine
naklediliyordu. 7 dönemdir, senatör olan Charlie Rose bu saçma
görünen iddiayi ciddi buluyor. Ona göre;Ruslar bu isin üstüne çok
düsüyorlar ve Amerika bunun gerisinde kalmamali.
Ruhsal hidrojen bombalari:
Rose, hukukçu ve tütün lobisinin liderlerinden, üstelik kendisi
bilgisayarlar konusunda uzman ve Gelecegin Teknolojisi Komisyonu'nun
da kurucusu. Bu aslinda resmi olmayan, özel finanse edilen bir
kurumdur. Rose ileri teknoloji ile ilgili birinii;
fütürist ve "Gelecek Soku" adli kitabin yazari olan Alvin
Toffier'den sonra gündeme getirdi ve Kongre'nin bu konuyla ciddi bir
sekilde ilgilenmesi gerektigini ortaya atti, gazetelerde birçok
makale yayinlandi. Uzay kolonilerinden, gen düzenlemelerinden,
yumusak enerjiden ve diger New Age konularindan söz edildi. Rose,
Amerikan hükümetinin psisik silahlar için çok fazla para harcamasi
gerektigini düsünmüyor. Çünkü ona göre ilk önce bu silahlarin nasil
bir teknoloji ile yapilmasi gerektigini ögrenmek gerekiyor. Ama eger
teknolojik yapiyi anlayabilirsek, iste o zaman "Psisik Manhattan
ProjesFne ihtiyaciniz olacak. (Manhattan Projesi, 1945'te atom
bombasi deneylerine verilen isimdir.) Senatör, bu teknolojik
bilginin ufukta oldugunu söylüyor. Rose, daha öncelerde uzak yerleri
görmeyi saglayan uzak görüs yetenegi ile ilgili olarak CIA
dosyalarina girmisti. Bunu söyle anlatiyor:
"Uzak görüs yetenegiyle ilgili inanilmaz örnekler gördüm. Bana
kalirsa bu alandaki gelismelere yakinlik göstermeliyiz, özellikle de
Ruslarin yaptiklarina. Eger gizli bulgulara erisebilecek psisik
silahlarla donatilmis insanlar yaratirlarsa, hiçbir sirrimiz
kalmayacaktir." Rose, CIA ve Pentagon'daki süphecilerin Amerika'nin
uzak görüsle ilgili arastirmalarini engelledikleri düsüncesinde,
süphecilerin, arastirmalari engellediklerini, çünkü uydu
fotograflari kadar kesin olmadigini düsündüklerini belirtiyor ve
söyle devam ediyor: "Bana kalirsa bu ucuz bir radar sisteminden
baska bir sey degil. Ayrica Ruslar böyle önemli bir projeye
sahiplerse, gerçekten basimiz belada. Bu ülke garip psisik
gereçlere, lazerler arkasindan bakmaya korkmuyorlarsa bizim de
korkmamamiz gerekir. Daha da kötüsü, yarin Ruslar bu teknigi ve
bilgilerini Ortadogu terörünün eline de verebilirler."
Bu tür insanlar çok tehlikeli olabilirler...
California Üniversitesi psikologlarindan Charles T. Tart'in
incelemesine göre; ciddi hükümet disi arastirmacilar olasi bir
psikolojik askeri uygulamayi önemli buluyorlar. Amerika'daki en ünlü
14 parapsikoloji laboratuvarinin on üçü Tart'in anketine cevap
verdi. Hiçbirisi bu tür psisik güçlerin casusluk alaninda
kullanilabilecegini reddetmedi. Üstelik bu konuda çok para
harcandigini ve bilimsel insan gücü kullanildigini söylediler. Dördü
casusluk için "olabilir", besi "belki", geri kalan dördü ise "kesin"
nitelemesini kullandi. Ayni oranda incelemeci ise; psisik güçlerin,
fiziksel zarara, hastaliga ve hatta ölüme yol açabilecegini ya da
bilgisayar türü gereçleri bozabilecegini söylüyorlar. Tart'in
arastirmasina katilan 5 laboratuvar, Amerikan hükümetinin
kendilerine resmi yollarda parapsikolojik bilgi almak için
yaklastiklarini belirtti. Ordunun psisik güç olarak istedigi,
telepatik hipnoz veya kasik bükmek degildi. Böyle olsaydi, bunlarin
bir gösteri tiyatrosu için hazirlandigini düsünürdük. Ciddi
arastirmacilar, kendini psisik diye tanitan Uri Geller gibi
kisilerin süslü gösterilerinden sonra, düsük enerjiyi ölçen
psikokinetik testlerden çok, göz yanilmalarina takildilar.
Psisiklerin birçogu düsük bir enerjiyle bile etkilenecek basit
mekanik veya elektrikli araçlarla (mikroçipler ve termometreler)
ugrasmaya basladilar. Princeton'un psisik arastirmacisi Robert John
ve digerleri bu tür kolay testlerin devamli pozitif sonuçlar
verdigini söylüyorlar. Yani öylesine bir psisik güç siradan araç ve
gereci kolayca etkiliyor. Aslinda tüm modern silahlar (radarlar,
bombalar, uçus saldiri sistemleri, tanklar vs.), bilgisayarlarin
düzgün çalismasina baglidir. Psisikler, bilgisayarlari kontrol
edebiliyorlarsa, bu tam bir nükleer kaçgöç oyununa dönüsür ve
Pentagon'un gözünden kaçmamalidir. Vietnam Savasi sirasinda donanma,
Tonkin Çölü'nde çalisan tasiyicilardaki gizemli bombalarin
patlamasinda psisik bir güçten süphelendiler. Saldiri bilgisayarlari
bozulup, zarar vermek isterken tersini yapmis olabilirler mi?
Pentagon, bunu kesinlikle bilmek istiyor.
CIA nelerle ugrasiyor?
Nükleer savas gereçleri dizaynirligi yapan Laurence Livenmar
Laboratuvarlari çalisanlarindan Ron Robertson'a göre; bazi hükümet
yetkilileri, psisik güçleri, nükleer silahlari korumak için
inceliyorlar. Eger Uri Geller psiko gücünü, kasiklari ve anahtarlari
bükmek için kullaniyorsa "Laboratuvar Uri Geller'in bunu
yapabildigini onaylamisti" bunu nükleer bombalar için de
kullanabilir. Bunu yapabilmek için küçük bir noktayi birkaç santim
oynatmak yeterlidir. Robertson, Pentagon'un 30-40 psisik arastirmayi
destekledigini söylüyordu. Bir zamanlar hükümet tarafindan
desteklenen arastirmalar hakkinda neye inanmamiz gerektigini bilmek
zordu ve bu konuda dokümanlara ulasilamazdi. Üstelik hükümetler,
özel olarak desteklenen psisik arastirmalarda bile eglencelik bir is
yapiyor gibi davranirlar. Örnegin, Joel S. Lawson'u ele alalim.
Lawson, Donanma Elektronik Sistem Departmani'nin basin bölümündeydi
ve söyle demisti:
"Ben her zaman duyudisi algilamanin denizaltilarla savasmak için tek
yol olduguna inandim."
Lawson, donanmanin içinde psisik silahlari açikça tartismaya istekli
çok az kisiden biriydi. Stanford Arastirma Enstitüsü ile yapilan iki
kontratta, hükümet sözcüsüydü. iki proje de bu fikirlerin
fizibilitesinin test edilmesine yönelikti. Lawson, artik konusmuyor
ve röportaj vermiyor. ClA'in 1952 yili kayitlarindan alinan ve
1978'de ortaya çikan bilgiler, psisik arastirmalara hiz verilmesini
ve pratik uygulamalar yapilmasinin gerekliligini, deneyler sirasinda
kesin bir dikkat ve hiçbir bilgi sizdirilmamasinin istendigini
göstermistir. Psisik arastirmacilar Stanley Krippner ve Shawn
Robbins, yapilan arastirmalar için gereken paranin yarisinin CIA
tarafindan karsilandigini, yedi yil kadar sonra ögrendiler. Bunu bir
magazin makalesinden ögrenmislerdi, saklama ve sessizlik politikasi,
70'lerin sonuna kadar bu fonu gerçeklestiren görevlilerin
sorumlulugunda sürdürüldü. Sorumlu kisi, hükümetin utanmak
istemedigini ve ilgilenmeleri gereken baska seylerin de oldugunu
söyledi.
Su anda neler oluyor?
Psisiklerden, paranin nereden geldigini saklamak özel sorunlara yol
açabilirdi. Eger psisikler gerçekten yeteneklilerse, gerçegi
telepatik olarak ya da dokümanlardaki psisik parmak izlerinden
ögrenebilirlerdi. Diger yandan psisikler, ipuçlarini
yakalayamazlarsa, bu da onlarin gerçekten yetenekli olmadiklarini
gösterirdi. Böylece bunca paranin bosa gittigi ortaya çikardi. CIA,
bu karmasayi çözmek için iki araci kullandi. Bu kisiler, CIA ile
olan baglantiyi ve arastirmanin arkasindakileri biliyorlardi. Bu
çift tarafli körlük sistemi önlemleri pek de normal sayilmaz.
Aslinda böyle bir anlasma sistemi birçok tehlike yaratabilirdi.
Hükümet hala psisik arastirmalari finanse ediyor mu?
Reagan dönemi Beyaz Saray sözcüsü Barbara Honegger, Ulusal Güvenlik
Departmam'nin uzak görüs olayim bir takim kodlari bulmak için
kullandigini söylüyor. Ulusal Güvenlik Departmam'nin bilgisayarlari
trilyonlarca kod kombinasyonu içerse de daha güvenli kod kiricilara
daima ihtiyaçlari var. 1977'de donanmanin Arastirma ve Gelistirme
Bölümü'nde asistan sekreter olan Samuel Koslov, donanmanin, Stanford
Arastirma Enstitüsü'yle ELF ve beyin kontrolü çalismalariyla ilgili
bir kontrati oldugunu ögrendi (ELF, çok düsük frekansta radyo
dalgalaridir). Çünkü insan beyni çok düsük frekansta elektrik
dalgalari yayar. Bilim adamlari bu dalgalari psisik bir metotla
güçlü sinyallere çevirirlerse, yakinlardaki insanlarin beynini
etkileyerek hipertansiyona yol açilabilecegini ve ani ölümle
sonuçlanacagini düsünüyorlar. Ama beyin kontrolü etiketi Koslov'u
üzmüstü, bu yüzden donanmanin finanse ettigi tüm psisik çalismalarin
durmasini emretti. SRI ile olan kontrat iptal edildi ve diger
projeler beklemeye alindi. Buna karsin beyindeki düsük frekansli
radyo dalgalarinin insan beynine olan etkilerini arastirma projesi
çok gelistirildi ve finanse edildi. Psisiklerin, bilgisayarlari
sabote edip, tüm gizli bilgileri ele geçirebilecegi endisesi,
Kongre'de açikça gündeme geldiginde psisik savas yansinin
baslayacagi düsünüldü. Ama süpheciler "hayir" diyorlar.
Onlara göre bu olaylar, fazla pahali bir zaman öldürme isinden ileri
gidemezdi. Koslov, psisik silahlar lafi geçtiginde bile rahatsiz
oluyor. Ona göre bu tür tartismalar, insanlari sonuçsuz bir sürek
avina iter. Bunu söyle dile getiriyor; "Eger Sovyetler bu aptalca
seylere bu kadar çok para döküyorlarsa, bunun nedeni kendi
gazetelerinde bizim psisik arastirmalar yaptigimizi duymus
olmalaridir. Size bu konuda çok fazla gazete kupürü gösterebilirim."
Basin, Parapsikoloji hakkinda Rusya'da bile haber çikariyor. Fakat
tüm bunlar sansasyonel ve magazin boyutunda. Yine de Parapsikoloji,
hem Amerika'da hem de Rusya'da gündemdeki bir konu. Resmi Rus
ansiklopedilerinde Parapsikoloji, su sekilde tarif
ediliyor: "Bilimsel olmayan idealist akim". Bu tür bir tanim sadece
Stalin devrinde vardi.
Oysa günümüzde çok ciddi bazi bilim adamlari Parapsikoloji'nin
önemli buluslar yapacagini düsünüyorlar ve bu tür düsünceler sonsuza
kadar yadsinamaz. Kisacasi gelecek, insan yeteneklerinin ötesinin
kesfedilecegini ve kullanilacaginin haberini yollamaktadir. Askeri
ve politik alanin disinda kalan alanlarda, olumlu olarak psisik
güçlerin tam olarak taninmis, denenmis ve yönlendirilmis kullanimi
yeni bir dünyayi bize getirebilir.
--- End forwarded message ---
- Yahoo! Groups Sponsor --------------------~-->
Give underprivileged students the materials they need to learn.
Bring education to life by funding a specific classroom project.
http://us.click.yahoo.com/S_B0zD/_WnJAA/a8ILAA/DDOolB/TM
--------------------------------------------------------------------~->
Yahoo! Groups Links
<*> To visit your group on the web, go to:
http://groups.yahoo.com/group/kristalcocuklar/
<*> To unsubscribe from this group, send an email to:
kristalcocuklar-unsubscribe@yahoogroups.com
<*> Your use of Yahoo! Groups is subject to:
http://docs.yahoo.com/info/terms/
Received on Thu May 26 18:27:46 2005