|
|
[kristalcocuklar] FW: [indigoturkiye] Zihni amak 2
From: Burçak ALKANLI <burcakalkanli_at_....>
Date: Thu 12 May 2005 - 17:14:32 EEST
From: indigoturkiye@yahoogroups.com [mailto:indigoturkiye@yahoogroups.com]
On Behalf Of Hande
7. MÜHÜR-ZİHNİ AÇMAK. (2) Hipofiz'imiz açılmağa başlarken, yaşamımız mümkün olabileceğini asla düşünemeyecegimiz biçimlerde değişmeğe başlar. Düşündüğümüz her şeyi daha güçlü duyguyla hissederiz. İçimizde hissettiğimiz biliş yaratıcı bir biçimde çalıştığıdan, düşüncelerimizin giderek daha çabuk tezahür ettiklerini görürüz. Sevgi, anlayış ve şefkatimiz artar. Farklı bir anlayışa yükseldiğimiz için bir çok insan yaşamımızdan çıkıp gider. Ve onların yerine, bizim gibi düşünen varlıklar bize çekilirler. Ruhumuz aura alanımız vasıtasıyla bilinç akımını yayar, bu sadece toplumsal bilincin yoğunluğunu hafifletmekle kalmaz, hayatımıza aynı hissi üretecek bir durumu da çeker. Neden? Çünkü böylece düşünce deneyim yoluyla tamamen anlaşılabilir. Yüksek frekanslı düşünce tamamen anlaşıldığında, ruhumuza bilgelik olarak kaydolur. Bilgelik, bilişin içimizde bir mutlak olarak sağlamlaşması anlamına gelir. Bilgelik yalnızca ruhun frekans düzeyini yükseltmekle kalmaz -ki bu yaşamımızın daha büyük duygusal varlığına uyumlanmasına neden olacaktırhipofizi de daha çok aktive ederek, beynimizin giderek daha da yüksek frekanslı düşünceleri almasını ve muhakeme etmesini sağlar. Çok geçmeden zekâmız, yaratıcılığımız ve bilişimiz artığında, daha önce hissetmediğimiz ve bilmediğimiz şeyleri bilip hissetmeğe başlarız. Bir varlığa bakıp onu içinizde hissedebilirsiniz, düşüncelerimizden, gelecek günlerimizin nasıl olacağını bilebiliriz. Kendimize bilme izni verdiğimizde, herşeyi bilebiliriz, çünkü toplumsal bilincin illüzyonları tarafından engellenmeyen- biliş gözlerimizdeki perdeyi kaldırır, böylece diğer boyutları da görebiliriz. Bu biliş kulaklarımızın tıkanıklığını açar, böylece tüm yaşamın kendisi ile titreşen müziğini işitebiliriz Bunu nasıl gerçekleştirebiliriz? Tabii ki onu arzu ederek. Sınırsızlığı daha çok istedikce ve gelen düşünceleri daha çok benimseyip hisseddikce, hipofiz daha çok hormon salgılar ve ağzı daha çok açılır. Kendimizi daha çok sevmeyi ve biliş içinde yaşamayı daha çok istediğimizde, beynimiz varlığımızı kuşatan Tanrı tarafından giderek daha çok açılır. O zaman bedenimizden daha fazla şey oluruz. Bizi bir arada tutan oluruz. Hipofiz gerçekten Tanrıya açılan kapıdır. Sınırsız düşüncelerin beynımize girmelerine daha çok izin verdikce hipofiz daha çok açılır. Dha çok açıldıkca biz de daha çok biliriz, ve her neyi bilirsek o oluruz. Çok geçmeden hipofiz sistemi tamamen açılır ve beynimiz tümüyle aktive olur. Sonra hipofizin ruhsal bedeninde bulunan herşey zihnimize sunulur, ve zihnimiz artık asla eski sınırlı haline geri dönmez. Çiçek bir kez açılmağa başladığında asla tekrar kapanmaz. Beynimiz tamamen aktive olduğunda, realite noktamız sürekli değişir. İşte bu yüzden, buradayken yedinci katta da olabiliriz; yedinci katta iken bir arkadaşımızın yanında da olabiliriz. Hipofiz tamamen açıldığında, artık ne yaşlanır ne de ölürüz. Bedenimizden herşeyi yapmasını isteriz, neyi istersek onu yapar. Bedenimize titreşim frekansını hızlandırmasını söyleriz ve o kendini başka boyuta yükseltir. Beynimiz işte bu kadar güçlüdür. Bedenimizi ölümden bile döndürebiliriz. Bu denli güçlü olduğumuzda Tanrının ilahi tacını taşıyoruz demektir. Ve saf yaşam olan saf Tanrı olduğumuzda, sonsuz oluruz. O zaman her şey oluruz İşte en büyük cennet budur. Böylece, yedinci mühür tamamen açılmış, zihnimiz bütünü ile uyanmış, ve güzel alıcımızdan bütün bilişin içeri girmesine izin verilmiştir. Biz daha fazla bildikce ve bedenimiz bu frekansı daha fazla deneyimledikce, beden daha hızlı titreşir ve giderek daha çok hafifler, hafifler, sonra bir gün tüm yaşamı sevip kucakladığımızda - ve ruh buradaki tüm deneyimleri tamamladığında- bu aynı bilişimiz ve aynı titreşimimiz kendisini milyon kat artırarak bedeni görünmez hale getirecek ve buradan alıp götürecektir. İşte o zaman tekrar doğuş dngüsünden kurtulacağız. Biz bir yoğunluk katından kendimizi ifade eden üç boyutlu, öz, ruh ve ego'dan oluşan- bir varlığız. Ve yalnızca üç boyutla sonsuzluğu idrak edebiliriz. Varlığımızın Tanrısına hitap edelim, o bizi işitecektir. Bir tanrı, bir efendi, bir üstad olarak konuşun onunla. Ondan tanrılığını hatırlamasını isteyin, hatırlayacaktır. Ondan daha büyük olmasını isteyin, daha büyük olacaktır. Ve varlığınızın Tanrısından sınırsız anlayışa sahip olmayı istediğimizde, o zihnimizi açacak ve böylece daha yüksek düşünce frekansları bedende hissedilerek bilişe dönüşecektir. Yapmamız gereken tek şey budur. Emir verdiğimizde, iç salgıbezlerimiz bize itaat ederler. Ve varlığımızı daha büyük anlayışa ulaştıran hisler oluştuklarında, bu, bu kadar kolay olduğu için içimizdeki Tanrı'ya teşekkür edelim ve şükran sunalım. 2003-2005, Copyright © İNDİGO TÜRKİYE Yahoo! Groups Links
Bu mesajin iceriginden yalnizca gondericisi sorumludur. E-kaynak.net liste arsivi mesaj icerigiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmez. |