Re: [indigoturkiye] YARDIM

From: güray <corcina57_at_....>
Date: Fri 22 Jul 2005 - 13:53:17 EEST

    Kelimelerle fazla oynayabilen biri değilim.Bu nedenle kendimi çoğu zaman yeterince ifade edemiyorum.Herkes dünyayı farklı algılıyor demişsin.Buna katılıyorum.Hiçbir zaman benim algılama şeklim en doğrusu demedim ve öyle düşünmedim.O nedenle başkalarını değiştirmeye çalışmadım.Ben sadece kendimi tanımaya çalışıyorum.Bir önceki yazımın sonlarında da söylediğim gibi kelime karşılığı yalnızlık olsa da ben kendimi gerçek anlamda öyle hissetmiyorum.  

      Sevgilerimle
mert başaran <geniuneofeternity@yahoo.com> wrote: ben inanıyorum ki dünyayı farklı algılayan arkadaşlar,bir süre sonra kendileri gibi insanların artmasıyla yalnızlıklarının daha da arttığını görecekler.Bence insanın farklı olduğuna inanması kendince üretilmiş sanal bir amaçtır.Hayat bizleri ne yazık ki tatmin edemiyor,çok başarılı olmak,çok zengin olmak,insanlarla sevgi dolu paylaşımlar yaşamış,yaşıyor ve yaşayacak olmamız da bizi tatmin edemiyor.Bizlerde kendimize sanal amaçlar üretiyoruz elimizde olmadan ,çünkü gerçeklerle yüzleşmek her zaman acı verici geliyor.Bu sanal amaçlardan biri de kendi farklılığını ispatlama,merkeze kendini koyma ve aslında gerçek olanın kendisi olduğu düşüncesini gerçekleştirme isteğidir.  

Herkez dünyayı farklı algılıyor.Çünkü her insan farklı bir alemdir.Bu yüzden bence insanın dünyayı farklı algılaması nedeniyle yalnızlık duygusuna kapılması bir çelişkidir.Öyle ki kişi hem dünyayı farklı algılamakta ve bu algılayışının sorgulamadan onaylamakta ona sahip çıkmaktayken ,diğerleri kendi gibi algılamıyor diye yalnızlığkapılmaktadır.Eğer kendi algıladığı gerçek olansa neden bunu diğerlerine göstermek için elinden geleni yapmıyor ve bunu yaparken de yalnızlık hissinden kurtulmuş olmayı başarmıyor? Kısacası kendisinin dahi sahip çıkmadığı varlığı algılayışına başkaları ortak olmuyor diye yalnızlık hissine kapılıyor.  

 Farklı olmayı herkez ister,ben çok ilkel ve zarar veren bir algılayış olduğuna inanıyorum.İnsan varlığının her zerresiyle varlıkla bir durumdadır.Ayrıca algıladıklarınız okuduklarınız,düşündükleriniz,tercihlerinizden ibarettir ;algıladığınız farklı dünya dediğiniz kendinizsiniz.Herkezin sizin gibi olmasını istemenizde ve onlarında olamamasıda size yalnızlık hissi veriyorsa bir ego probleminiz var demektir bence neden sizde diğerleri gibi algılayamıyorsunuz onu düşünün.  

 İnsanın yalnızlık hissetmesinin nedeni varlıktaki yerini bulamamasıdır ve anlamlandıramamasıdır.Ve çözümü bence kendisine gerçekten önem vermesi ve insanlara bağlı bir kendi varlığını ispatlama derdinden kurtulmasıyla mümkündür.İfadelerimde saygısızlık olmuşsa özür dilerim içimden gelen akışa göre yazdım ve geri dönmedim.. güray çanakkalelioğlu <corcina57@yahoo.com> wrote:

       Genel olarak ele alınırsa toplumda kendini diğerlerinden farklı hisseden,farklı şeylerden zevk alan herkes tabii ki farkındalığı artmış kişi değildir.
         Ben burada inandığımız,paylaştığımız bazı konular olduğu için bizim yönümüzden böyle isimlendirdim.Mesela benim iş yerimdeki arkadaşların bir çoğu(belki de hepsi) daha İndigo çocuk kavramını duymamış kişiler.Bunlara Çocuk Psikiyatristi arkadaşım da dahil.Ona İndigo Çocuklar kitabını hediye ettim,belki hiperaktif tanısı koyup da Ritalin vermez bundan sonra(inşallah).
        Demek istediğim Ferhat arkadaşımızın da dediği gibi etrafımızdaki kişilerle biz Dünyayı farklı algılıyor olabiliriz.
        Ben kendi açımdan bu konularla ilgili oldukça çok kitap okuduğumdan (Rhamta serisi,Tanrı ile sohbet 1,2,3, Tanrı ile dostluk,ışık işçileri,vs...) olaylara diğer kişilere göre farklı açıdan bakıyorum hep.Ne yazık ki şu anda etrafımdaki arkadaşlar,akrabalar bu tür konularla ilgilenmeyen kişiler.Ben bu nedenlerle oluşan, genelde yalnızlık olarak isimlendirilen durumdayım.Ama  bu durum beni korkutmuyor.Çünkü sizlerin de söylediğiniz gibi bu durum farklı isimlendirilebilir ve ben zaten kelime anlamı olarak tam da yalnız olduğumu düşünmüyorum.Duygu arkadaşımızın söylediği gibi kimseye ihtiyacım olduğunu sanmıyorum,biliyorum ki ihtiyacım olan herşey heryerde var.Kalbimde sonsuz SEVGİ var.Bu da negatif algılanan birçok durumda olayın pozitif yönünü görmemi sağlıyor,olduğu gibi kabullenmemi sağlıyor.Sevgilerimle....
 

Güray    

Duygu hdgksj <trmk321@yahoo.fr> wrote:
Farkındalığın insanın kendini başkalarından farklı bularak ya da paylaşılan şeyler azaldığı noktada yaşandığını sanmıyorum. Aksine farkındalığın zaten birşeye ihtiyacının olmadığını, ihtiyacın olan herşeyin her yerde olduğunu bilmekle alakası var bana göre. Başkaları olarak isimlenen insanlarda kendini, kendinde de başkalarını yaşamak farkındalık... e tabi karışım içerisinde renkleri ayırt edebilmek aynı zamanda. Aslı;
"Yanlızlık" diye bir kavram yok aslında. İçindeki paylaşımlardan uzaklaştıran duyguyu yanlızlık olarak adlandıran sensin. Belki de bu duyguyu ben farklı adlandırırdım. O zaman farklı bir renge bürünürdü. Bana kalırsa hissettiğin duyguyu farklı adlandırmak belki de işine yarar. Örneğin tüm arkadaşlarım bir yerlerde çılgınca eğlenirken, ve ben yapmak zorunda olduğum bir işi sıkıntıdan patlayarak yaparken kendimi sadece sıkılmış hissediyorum. Ama evde tek başıma kalmak zorunda kalmış biri gibi hissetmiyorum. Çünkü Koskoca bir dünyanın içerisindeyim ve bu noktada yanlızlık diye adlandırılan şeyin aslında var olan bir hissi aslında olmayan bir kavramla isimlendirmişiz gibi geliyor. TRMK321   güray çanakkalelioğlu <corcina57@yahoo.com> a écrit :

     Merhaba Aslı
  Senin yardım mailinden sonra özeline yazmıştım.Buraya da yazma ihtiyacı duydum.Seninle aynı durumda olan bir çok insan var görüyorsun bu sitede de.Mert'in yazdıklarına katılıyorum.Evli,çocuklu olsan da yalnızlık hissedebiliyorsun.

       Aslında hissedilen şey FARKLILIK bence.Çevremizdeki insanlara göre bazı şeylerin farkına varmaya başladığımız için onlarla paylaştığımız ortak noktalar azalıyor sanırım.Kendimizin farkına varıyoruz.Neyin anlamlı,neyin anlamsız olduğu,zevkler,olaylara bakış açısı,değer verilen şeyler ayrılıyor ve o zaman paylaşım azalıyor.
       Bu nedenle yalnızlıktan korkmamak lazım.Çünkü bence bu FARKINDALIĞIMIZIN arttığını gösteriyor.
       Hatice arkadaşımızın (maili silmişim,adını doğru mu hatırlıyorum bilmem)yazdığı ve o anda aklına geliveren öneriler gerçekten çok güzeldi.
Bana da faydası oldu.Uygulamaya çalışacağım.
       Yardım çağrısı ile kendini ifade etmeye çekinen birçok kişiye ışık tuttun bence.Bu nedenle yalnız olmadığını bil. Sevgilerimle...
                                                          
                                                           

mert başaran <geniuneofeternity@yahoo.com> wrote: Merhaba Aslı bu kadar açıkgönüllü yazabilmen bile yardıma ihtiyacı olanın sen olmadığını bence çok açık gösteriyor.Ama bazen zannetmek eylemimiz gerçeği aramak eylemimizle neredeyse eşdeğer hale gelebiliyor bunu yapan da biziz.  

Yalnızlık arkadaşla ya da eşle tatmin edilebilir bir duygumudur sence?Eğer seni çok iyi anlıyan,tam olarak seni gösteren arkadaşların ve aşkla sevdiğin bir eşin olsaydı artık yalnız olmayacakmıydın?Bu sadece sana yalnızlığını bir süre için i(stersen bu süre 80 yıl-ortalama insan ömrü-) olsun unutmak olacaktı.  

Belki de sen kendinin yarattığına inandığın yaşamında kendine bazı gerçekleri göstermek için bu duyguyu hatırlatıyorsundur belki de sen kendine çoktan yardım etmeye başladın ancak bilirsin iyileşen yaralar acı da verir.  

Çok sevdiğin ailen ölümleriyle seni bir gün zaten yalnız bırakmayacaklar mıydı?Eşinden ayrılmasaydın o da seni ölümüyle terketmeyecekmiydi?Şu an yeniden evlensen,yeni eşinin evliliğinizin ertesi günü bir kazayla seni terketmesi mümkün değil mi?  

Sana kızıyorum çünkü sen kendini zaten arkadaş,eş aileyle mutlu edebilmişsin görememişsin ki onlar zaten gidecekler hatta sen de gideceksin sen de kendini yalnız bırakacaksın.Eğer gerçekten kendini mutsuz hissedeceksen bence yaptığın bu hata için mutsuz ol böylece bir süre sonra tüm mutsuzluğun biter ,yalnızlık sadece sen nasıl anlamlandır ve tanımlarsan sana öyle görünür.Yalnızlık tanımını sadece kendine bağlarsan çözümünde o kadar çabuk gelir.  

Sonra unutma ki her his hali geçicidir.Mutlaka bitecek olan bu sıkıntına tahammül göster ki bittikten sonra mutluluğun sıkıntının çokluğuyla orantılı olarak artsın yani sen aslında bir yatırım yapıyorsun şu anda gelecek mutlu günler için.

asli <bluemoonland@yahoo.com> wrote:
Merhaba Arkdaşlar,

neredeyse bir saattir bilgisayar ekranına bakıyorum, yardımlarınıza
ihtiyacım var, ama hem sadece kendimle paylaştığım bazı şeyleri bir
anda açığa çıkarmak pek kolay olmuyor hem de kendi kişisel sorunlarımla sizleri meşgul ediyor olmanın kaygısı var içimde. Ama
sevgi ve iyi niyetin paylaşıldığı bu toplulukta benim yaşadıklarımın
benzerlerini yaşamış olan, olmasa bile tecrübeleri ile yol gösterebilecek birileri olursa çok mutlu olurum.

İlk defa 5 yıl önce eşimden ayrıldığımda hissettim bu duyguyu en
derinden, yani yalnızlığı. Başka bir şehirde yaşasalar da sevgi dolu
bir ailem vardı ama bu bile kendimi bu dünyada yapayalnız hissetmemi
engelleyemiyordu. Boşanma sonrası arkadaş grubumuz beni sorumlu
tutarak uzaklaştılar benden. Uzun süre bunalım halinde gezdikten
sonra, Louise Hay'in ünlü kitabını okudum ve kendimi toparlamaya
başladım, yeni bir arkadaş çevresi edindim kendime ve hayatım biraz
daha güzelleşti. Tam herşey yoluna girdi derken, iş değişikliği
nedeni ile bir süre İstanbul'dan ayrıldım. Döndüğümde, herşey
değişmişti, başa dönmüştüm, arkadaşlarım benden uzaklaşmıştı, sanki
kara bir el dokunmuştu ve herşey karanlığa gömülmüştü. İşin kötüsü,
eski işimde en azından iş arkadaşlarım vardı, şu anda ise sadece iki
kişilik bir ofiste insanlardan izole bir ortamda çalışıyorum. Çevreme
baktığımda tek tük arkadaşlarımın kaldığını, onlarla da ben ararsam
görüştüğümüzü ama onların beni aramadığını görüyorum. İnsanlardan
gitgide uzaklaşıyorum, yalnızlık duygusu daha derinlere işliyor ve
beraberinde derin bir mutsuzluğu getiriyor. Eskiden daha girişken
neşe dolu bir insandım, şimdi üstüme ağırlık çökmüş gibi, girdiğm
ortamlarda insanlarla sohbet bile edemiyorum. Her sabah yorgun ve bitkin bir halde kalkıyorum yataktan, uzun bir uyku uyumama rağmen.
Böyle bir hayatı nasıl yaratabildim, derinlerde nasıl bir inanç
taşıyorum ki rengarenk olabilecek bir yaşam yerine siyah-beyazını
yarattım kendime, bunların cevabını bulamadım. Düzeltme çabalarım
inişli çıkışlı oldu, kısmen düzeltip başa döndüm hep. Reiki, pozitif
düşünce, afirmasyonlar, vb ile çabalarımı sürdürmeye çalışıyorum ama
bana motivasyon sağlayacak ufacık bir gelişme dahi yaşayamıyorum şu
sıralar. Ah bir "neden" sorusunun cevabını bulsam bir de izlenmesi
gereken yolu.....
Umarım sizleri fazla sıkmamışımdır,

Sevgiler,

Aslı

2003-2005, Copyright © İNDİGO TÜRKİYE
Yahoo! Groups Links



Start your day with Yahoo! - make it your home page

Start your day with Yahoo! - make it your home page

Appel audio GRATUIT partout dans le monde avec le nouveau Yahoo! Messenger Téléchargez le ici !

Do You Yahoo!?
Tired of spam? Yahoo! Mail has the best spam protection around http://mail.yahoo.com

Do You Yahoo!?
Tired of spam? Yahoo! Mail has the best spam protection around http://mail.yahoo.com

2003-2005, Copyright © İNDİGO TÜRKİYE



YAHOO! GROUPS LINKS     Visit your group "indigoturkiye" on the web.   

    To unsubscribe from this group, send an email to:  indigoturkiye-unsubscribe@yahoogroups.com   

    Your use of Yahoo! Groups is subject to the Yahoo! Terms of Service.




Do You Yahoo!?
Tired of spam? Yahoo! Mail has the best spam protection around http://mail.yahoo.com Received on Fri Jul 22 13:55:27 2005

Bu mesajin iceriginden yalnizca gondericisi sorumludur. E-kaynak.net liste arsivi mesaj icerigiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmez.
Only the sender of this message is responsible for its content. E-Kaynak.net is not affiliated with the sender of this message nor responsible for the content.