[indigoturkiye] Fw: Yanıt: Re: [olumludusunce] Tanri Bolluktur - Online Seminer- Bolum ( 3 )

From: hümeyra kanca <hkanca_at_....>
Date: Thu 21 Jul 2005 - 16:52:11 EEST

  • Original Message ----- From: hümeyra kanca To: olumludusunce@yahoogroups.com ; duygusalarinma@yahoogroups.com ; indigo_turkey@yahoogroups.com Sent: Thursday, July 21, 2005 4:50 PM Subject: Re: Yanıt: Re: [olumludusunce] Tanri Bolluktur - Online Seminer- Bolum ( 3 )

Poyraz bey,

Birsey dikatimi cekti! Uye oldugum bircok siteye mesajlarini gonderiyorsunuz. Bir kismi nedense sizden gelen bu mesajlari kabul etmediler. Diger sitelerde ise mesajlariniz yogun elestri aliyor. Hergun, bircok kanal mesaji, kisisel bilgiler, deneyimler, vs. mailbox'larimizi dolduruyor. Hepsini de elimden geldigince okumaya ve kendi suzgecimden gecirmeye gayret ediyorum. Eminim, benim gibi bircok kisi de ayni seyleri yapiyordur. Neden acaba siz bu kadar tepki aliyorsunuz? Bir soylediginiz daha sonra soylediginiz ile gercekten celiski icinde oluyor, ve bunlari farketmeniz istendiginde de verdiginiz cevap ve tepkilerde de maalesef yalnizca ego, kendini farkettirme, onemsenme ihtiyaci farkediyorum. Haklisiniz, belki, herkes kendi icine bakmali bu mesajlardan rahatsizlik duyuyorsa, ben de dahil! Ama, ne olur siz de bir durun ve kendinize bakin! Yazdiginiz tum yazilari, uslubunuzu tekrar gozden gecirin. Birlesik konsey mesajlariniza gelice, sahsim adina yazayim; okudugum zaman diger kanal mesajlarindan aldigim o icsel sevinc ve huzuru hissedemiyorum. "Demek ki ,benim mesajlarim size gore degil diyeceksiniz" Dogru olabilir, ama gene de herkese tum bu kanal mesajlarini veya oyle oldugu iddia edilen mesajlari zihinleriyle degil kalpleriyle okusunlar derim. Ayrica, yaptiginiz aynaliklar icin de cok tesekkurler. Gene de takip etmeye devam edecegim, kimbilir daha ne aynalik gorevleriniz olacaktir bizler icin.............sevgilerimle

  • Original Message ----- From: Poyraz . V To: olumludusunce@yahoogroups.com Sent: Thursday, July 21, 2005 4:07 PM Subject: Yanıt: Re: [olumludusunce] Tanri Bolluktur - Online Seminer- Bolum ( 3 )

  Ahmet bey,

  Kitaplarinizi mahzene indirin dedim evet. Nicin oyle dedim biliyor musunuz? Bir cok kimse bunu o zaman yanlis degerlendirmisti.   Kardesim, kitaplarinizi mahzene indirin demekle kitaplarin, ogretilerin   baskalarinin ogretilerinin icinde hapsolup kalmayin, kendi icinizdeki isiga   bakin denmek istenmisti.

  Turkiye de eskiden Rusya yanlisi, cin yanlisi, Arnavut yanlisi cesitli sol gruplar vardi. Ayni sekilde Sudi arabistan islamiyetini benimseyen, Iran rejimine hayran olan, Talibanciligi benimseyen islam kokenli dinci gruplar da vardi. Felsefeden siyasete, bilimden spirituellige kadar herkes bir dis kaynaga kendini uyarlamis gorunuyor... Kryoncular, Tobiascilar, Dr Ruhselmancilar :))

  Bende dedim ki, birakin kitaplari, birakin disinizdaki kaynaklari, artik gun kendimizi olma gunudur. 2007 de olacak olan kuantum sicrayisi bunu gerektiriyor. KENDIMIZ OLMAK. Bilgiyi, gucu kendimizde aramak. icimizdeki tanriyi konusturmak.

  Kendi kitabima gelince.... :) Evet, ben kendi kitabimi yazacagim. Cunku kim ne derse desin, kardesim ben oncelikle kendi ne dedigime bakarim. Icimdeki tanriya bakarim. Kendi realitemi ve kendi simyami, kendi yolumu yaratirim.

  Bu seminer hakkinda soylediklerinize gelince. Alin karkesim, isinize yarayani alin ve kullanin. Eger sizinle uyusmuyorsa da birakin. O zaman henuz zamani gelmemistir.

  Hepimiz tekamul yolumuzda bir yerlerdeyiz. Her birimiz degerli varliklariz. Hepimiz onemliyiz. Herkes kendi yolunda ilerlerken bir seyi hic unutmamak lazim. BIRIZ. Tanri birdir bu buradaki butun deneyimler tanrinin deneyimleridir.

  Zaman, onyargilari, yargilari birakma ve bir seyden rahatsiz oluyorsaniz kendi icininize donup bakmak zamanidir.

  BIR icin, BIRIN adina.

  Sevgiyle,
  Poyraz

  Ahmet Husrevoglu <nehosh@yahoo.com> yazdı:     Poyraz Bey,
    Gruba tesadufen uye oldum.Google dan.Ogun olumsuz bir gunumdeydimde.     Islerim elverdigince bu mail akisini takip etmeye calisiyorum.Yazilarinizdan birinde Butun kitaplarinizi mahzene indirin,demissiniz.Simdide kitap yazmaktan bahsediyorsunuz.dünyaca ünlü bir yazar ve kanal olmayı hedefledim.Demissiniz.Bu mahzene sizin kitaplarinizda inecekmi?:) Sizin kitaplarinizi okumak icinmi kitaplarimizi mahzene indirmemiz bekleniyor.Agzinizden cikan basitlik ve sadelik ifadelerini gozden gecirmeliyim.

    Cehaletimi hos gorunuz.Bu seminer muhteviyati sizin ozgun yaratiminizmi?     Yoksa farkli kaynaklardan bir kolleksiyonmu?     Bilmeyen birine gore yeni,bilene eski.     Yine cehaletimi hos gorunuz. Sik sik adi gecen SAİNT GERMAİN ve RAMTHA da o soylediginiz BIRLESIK KONSEY denmi?     SAİNT GERMAİN İSTENİLEN ŞEYLERİ MADDEYE GETİRMENİN DOKUZ ADIMIni bizzatmi size aktardi.Aktarmadiysa ve bu bir seminerse,lutfen kaynak gosteriniz.

    Saygilarimla

    Ahmet

    "Poyraz . V" <olumludusunce@yahoo.fr> wrote:

                     YARATMANIN SANATI




      Bana özelden yazılarımdan aldıkları bilgi ya da
      küçük de olsa bir enerjiyle yaşamlarında olumlu
      değişiklik lerin oldugunu söyleyenlerin
      sayısının arttığını görmekten çok mutluyum.

      Buna ragmen sıkışıp kalmış enerjileri harekete
      geçirmek, insanları değişimin eşigine getirmek
      bazıları tarafından sevilmemeyi ve inkarı, hatta
      hoş görülmemeyi da getiriyor.... Kendine bakmak,
      kendi gelişimiyle ilgilenmek, yaratmak yerine
      başkalarının yaratısıni ve bilgisayarın
      kopyala-yapıştır yöntemiyle bir şeyler
      yaptıgını sanan, çalışmalarımı küçümsemeye
      çalışan küçük sesler de olabiliyor. Ama ben
      bardagın boş yanını degil, dolu yanını
      görürüm…

      Yazıp çizdiğim herşeyi öncelikle ben kendim
      uyguluyor ya da uygulamaya çalışıyorum. Poyraz
      Vurgun yazılarında kuru sıkı, laf olsun torba
      dolsun hikayesi  bulunmaz… Her yazida mutlaka
      işinize yarayacak bir bilgi ve yaşama daha geniş
      bakmanızı saglayacak bir farkındalık bulursunuz.
      Sadece bir türlü zaman bulupta mizah içerikli bir
      yazı hazırlayamadım ona yanarım :)

      Şimdi konumuza başlayalım.

      İlk iki bölümde çok şey yaptık.  ” Tanrı
      bolluktur” demekle bile bolluk ve para konusunda
      sıkışıp kalmış enerjileri harekete geçirdik.
      Bir çoklarının bollukla tanrıyı birleştirmekte
      zorlandıklarını gördük.
      Büyük ihtimal sizde belki halen içinizin bir
      yerlerinde buna tepki duyuyorsunuz.

      Bolluk ve Tanrı, nasıl olur, inanan insan zayıf
      olmalı, herşeyden elini eteğini çekmiş olmalı
      gibi eski bir inanç biçimi içinizden
      haykırkırcasına  yükseliyor mu? O zavallının
      dışarıya çıkmasına izin verin. Ne
      ruhsallığınız nede tanrıya olan baglılığınız
      sizin yoksul, herşeyden mahrum bir şekilde
      yaşamanızı gerektirmiyor. Siz ne kadar varlıklı
      ve bolluk içinde olursanız tanrıya ve yaşama da o
      kadar katkınız olur. İnançlar sabit, ölünceye
      kadar yanımızda taşıyacagımız bir şey degildir.
      Hertürlü inanç bir dönem ve zamanın ürünü
      olarak kullanılır ve bırakılabilir.

      Olumlama:

      YOKSUNLUK VE ZAYIFLIK İÇEREN BÜTÜN İNANÇLARIMI
      VE DUYGULARIMI BIRAKIYORUM. BİLİYORUM Kİ TANRI
      BOLLUKTUR.

                           -HAZİNE SİZDİR-

      Yaşamınız kader degildir. O seçimlerinizin bir
      sonucudur. Buna bunca zamandır yaptıgınız
      seçimlerle tanık olmuş olmanız gerekir.
      Hedeflerinizi, amaçlarınızı kendiniz seçip
      belirleyerek onlara ulaşabilirsiniz. Bir başka
      deyişle siz yaşamınızı YAPARSINIZ. Eger siz onu
      yapmazsanız o sizi YAPAR. Siz YARATICI bir ruh olarak
      yaşamınızın bütün senaryosunu yazar ve
      oynarsınız.      

      Çalışmamızın bu bölümünde bunu yapabilmek
      için temel bazı bilgiler verilecektir. Bunlar
      kullanılmış ve halen kullanılan şeylerdir.
      Başkalarının ne dedigine bakmayın, deneyin,
      yaşamınızın direksiyonunu elinize alın…

      Hepimizin aslında en büyük sorunu nasıl yaratmak
      degil, ne istedigimizi tam olarak bilmemektir. SİZ
      YAŞAMDAN NE İSTİYORSUNUZ? Bu soruyu birine
      sordugunuzda açık, net bir cevap vermekte
      zorlandıgını göreceksiniz. Bir çok şey
      söyleyebilirler, ama asıl ne istedigini
      tanımlamakta hemen herkes zorlanmaktadır. YAŞAMDAN
      NE İSTEDİĞİNİZİ BİLMİYORSANIZ YAŞAM SİZE
      BİR ŞEY VEREMEZ.



                        KENDİ RÜYANIZI YARATIN



      “Bütün dünya ne istediğini bilen adama yol
      verir…”       Ralph Waldo Emerson

      Ben kendi yolumu yaratmayı seçtim. Kanallıgı
      kendim yapmak, yazılarımla degil Türkiyede,
      dünyaca ünlü bir yazar ve kanal olmayı hedefledim.
      Hedefim çok büyük. Listemde çok şey var. Örnegin
      bir kaç kitap var yolda olan… Ne yazacagımı dahi
      biliyorum. Hatta siz şimdi bu yazıları okurken ve
      ben bunları yazdıgım şu sırada bundan sonraki
      bölümde  ne yazacagımı dahi biliyorum. Ben ne
      istiyorum biliyor musunuz? Sizin bu yazılardan bir
      şeyler alarak yaşamınızda olumlu bir sonuç
      yaratmanızı… Olumlu Düşünce grubu ve benim
      yaşam amacım budur. Evet, ben bunu bütün
      içtenliğimle istiyorum.

      SİZ BU YAŞAMDAN NE İSTİYORSUNUZ?

      Yaşamınızda gerçekleştirmek istediginiz şeylerin
      bir listesini yapın. Bunu hemen şimdi yapın.
      İşinizle, eşinizle, bollugunuzla ve saglıgınızla
      ilgili olan bu listeyi şimdi yapın.

      Eger yaşam amacınızı bilmiyorsanız içinizdeki
      tanrıya sorun: tanrım, ben niçin buradayım?
      Amacım nedir? Bilmem gereken şey nedir?

      Dünyaya amaçsız gelmiş hiçbir insan yoktur ve
      herkesin başarılı olabilecegi bir alan mutlaka
      vardır.
      Genellikle hemen herkes bolluk ve para konusanda
      istediklerini sayarlar, yazarlar… Ama bunları
      gelecekte bir zamana erteledikleri içinde hiç bir
      zaman sonuç alamazlar. Bilinçaltınıza bollugun
      gelecekte bir zamanda gelecegine inandırmışsanız
      bolluk hep ertelenecektir… Bu bir yanılsamadır.
      Sizin istediginiz herşey şu anda evreninizde
      mevcuttur. Saglık, bolluk, herşey orada sizin onu
      almanızı bekliyor.

      İstediklerinizi yazın ve onları sürekli olarak
      hissederek şimdiki anınızda duyumsayın. Bunları
      yaparken enerjiyle çalıştıgınızı unutmayın.
      Yaşama çagırdıgınız şeyler enerjidir ve onlar
      sizin sorumlulugunuz dadır. İstediginiz şeyler size
      çekilcek, alanınıza girecektir. Bu nedenle ne
      istediginize dikkat etmelisiniz. Mutluluk, sevgi,
      sevinç, bolluk ve iyi ilişkiler isteyin. Aksini
      isterseniz, örnegin eger alanınıza taş yüklü bir
      kamyon isteseniz, er ya da geç, o gelecek ve
      üzerinizden geçecektir. Kendi realitesini yaratan
      bir tanrı olarak siz sadece emretmiş olursunuz.

      Saint Germain bize dokuz adımda yaratmanın yolunu
      ögretirken yüksek benliklerimizden istediklerimizi,
      ideallerimizi ve düşüncelerimizi  netleştirmenin
      önemini vurgular. Yüksek benliginizle iletişme
      geçmek için kendinize zaman ayırın. İçinizdeki
      tanrının sesini dinleyin. Eninde sonunda
      amaçlarınız ve istekleriniz apaçık bir şekilde
      belirecektir. Bunları yazın. Geniş bir listeniz
      olsun.

      Listenizi hergün görecek şekilde duvara ya da
      yatagınızın başucuna asın. Hergün okuyun,
      düşünün, hayalinizde canlandırın… Küçük
      kagıtlara yazarak rahatça görebileceginiz yerlere
      asın. Gün içinde bir kagıda sakin ve en güzel
      yazınızla bu amaçlarınızı yazın. Hergün yapın
      bunu. Günlerce…. Gerekiyorsa haftalarca… Sakın
      bırakmayın….

      Yazdıklarınız: ideal eşiniz olabilir, istediginiz
      bir iş olabilir, aradıgınız bolluk olabilir.
      Saglık olabilir. İstediklerinizin tam bir
      tanımını yapın. İSTEDİGİNİZ HERŞEY İYİNİN
      EN İYİSİ OLSUN.
      Yazdıklarınızı görüntülerle içinizde
      canlandırın. Bütün ayrıntıları görün, sesleri
      duyun, renkleri görün… Onu gerçekmiş gibi
      hissedin. O gerçektir ve realitenize gelecektir. Eger
      isteklerinizde net ve açık ve degilseniz yol
      alamazsınız.

      Amaçlarınızı canlı görüntüler, olumlamalarla
      zenginleştirin. Şimdi burada Ramtha Türk grubundan
      sevgili arkadaşımız Steve Roman ın hazırladığı
      Ramta olumlamalarından bir kaç örnek alıyorum:


-Diger boyutlari düsünüyorum, hayal ediyorum
-Geçmis yasam deneyimlerimi hayal ediyorum
-Gelecekteki deneyimlerimi hayal ediyorum
-Bir düsünce yapisi içinde ben tanrimla konusuyorum
-Kendime karsi saygiliyim
-Digerlerine karsi saygiliyim
-Nesem hergün çogalarak artiyor
-Simdi’de yasiyorum
-Müthis bir hayal gücüm var
-Ön seziye sahibim ve bu çok kolay ve çok boyutlu
-Ben bir simyagerim
Amaçlarınızla uyuşan olumlamalarınızı kendinizde yaratabilirsiniz. Olumlama bir fikri, istediginiz şeyi kısa ve duygu yüklü şekilde dile getirmektir. (SAİNT GERMAİN’DEN ) İSTENİLEN ŞEYLERİ MADDEYE GETİRMENİN DOKUZ ADIMI “Simya araştıran ve kendini gelişten insanın bilimi, onun kendisinin tanrıyla bir oldugu ve yaratı oyununa hazır olmasıdır”. – SAİNT GERMAİN 1-Işık simyanın anahtarıdır. ‘Işık olsun’ sözleri yaratının maddeye geçmesini saglayan ik emirdir. BEN BENİM MEVCUDİYETİMDE IŞIK OLSUN 2- Maddeye getirmek istediniz şeyin ruhunuzda net bir görüntüsünü oluşturun. Bu görüntü istediginiz şeyin renklerini, biçimini, kısaca bütün ayrıntılarını içermelidir. Yüksek benliginizin bütün boyutları kapsadıgını ve onun insan benliginizin bütün sınırlarının ötesinde oldugunu bilin. İsteklerinizi, amaçlarınızı yüksek benliginizin mükemmelleştirmesine izin verin. Bilincinize gelen bütün fikir ve düşünceler yüksek benliginizden geldigini bilin. Yüksek benlik günün yirmidört saati bütün boyutlarda heran aktifdir. Bilinen yöntem ve alışkanlıkların dışında o heran sizin onu göreve çagırmanızı beklemektedir. 3- Maddeye indireceginiz şeyin nerede (yerine) meydana gelecegine karar verin. 4-Yaratacagınız şeyin maddesel özelliklerini biliyorsanız bunları ayrıntılı şekilde düşünün. Bilmiyorsanız yüksek benliginizden yardım isteyin. 5- Işıga bilinçli olarak istediginiz şeyin şeklini almasını, onun formunu oluşturmasını ve birleştirmesini söyleyin. 6- Atomlara ve moleküllere maddeye getirmeyi istediginiz şeyin gelmesini belirlediginiz yerdeki boşlugu doldurmasını söyleyin. 7- Şimdi istediginiz şey diger boyutta bitmiş bir şekilde titreşim olarak beklerken onun üçüncü boyutunuza gelmesini isteyin. 8- İmgelemeniz eksiksiz ve tam oldugunda bitmiş oldugunu belirtin. “Bitti” deyin. Sonrada “ Işık olsun” diyorsunuz. 9- Artık yaratınız bütün boyutlarda kendi yaşamını edinmeye başlamıştır. Bundan hiç kimseye bahsetmeyin. Bu önemli bir prensiptir. Yaratılarınızı kendinize saklayın ve ortaya çıkmadıkça başkalarına bahsetmeyin. İstediginiz şeyler hemen olmadıgında, zaman aldıgında paniklemeyin ya da inancınızı kaybetmeyin. Yaratınız üçüncü boyutta ortaya çıkacaktır. Kendinize güveni, inancı geliştirdiginizde bütün yaratılarınız daha çabuk gerçekleştirini görecesiniz. Belkide birgün anında yaratabileceksiniz. Bunu herkes yapabilir. ANINDA YARATMAK. Siz olan tanrının yaptıgıda budur. Bu boyutta yaratıyı yavaşlatılmış bir şekilde izliyorsunuz, hepsi bu. (Devam edecegiz) OLUMLU DUSUNCE http://groups.yahoo.com/group/olumludusunce/ __________________________________________________ Yahoo! kullanıyor musunuz? İstenmeyen postadan bıktınız mı? Yahoo! Posta'da piyasanın en iyi istenmeyen posta korunması var http://tr.mail.yahoo.com __________________________________________________
    Do You Yahoo!?
    Tired of spam? Yahoo! Mail has the best spam protection around     http://mail.yahoo.com

  Yahoo! kullaniyor musunuz?
  Simdi, 1GB e-posta saklama alani sunuyor   http://tr.mail.yahoo.com

  SPONSORED LINKS Religion and spirituality Religions spirituality Spirituality



  YAHOO! GROUPS LINKS     a.. Visit your group "olumludusunce" on the web.       

    b.. To unsubscribe from this group, send an email to:

     olumludusunce-unsubscribe@yahoogroups.com
      

    c.. Your use of Yahoo! Groups is subject to the Yahoo! Terms of Service.


Received on Thu Jul 21 16:59:21 2005

Bu mesajin iceriginden yalnizca gondericisi sorumludur. E-kaynak.net liste arsivi mesaj icerigiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmez.
Only the sender of this message is responsible for its content. E-Kaynak.net is not affiliated with the sender of this message nor responsible for the content.