Re: [indigoturkiye] YARDIM

From: mert <geniuneofeternity_at_....>
Date: Wed 20 Jul 2005 - 17:44:18 EEST

Öncelikle öyle bir kişi var en azından “1” kişi var.Ben kimseyle ruhumu paylaşmasamda mutlu ve yalnızlıktan uzak hissediyorum kendimi.  

 Çünkü kesin olarak anladım ki çevrem insanlarla dolu olsa bile yapayalnızım,dünyadaki tüm insanlar bana hayran ve beni seviyor olsalar bile yapayalnızım.Bu değer verdiğiniz şeylerle ilgili kendine değer vermeyen,herşeyi kendisiyle gördüğü için herşeye değer vermediği kendisiyle baktığı için hiçbirşeye değer veremez.Kurt Kobaini bilirsiniz intihar etmişti kendisi binlerce hayranı olan Nirvana grubunun vocalistiydi.Demek ki etrafınızda sizi seven sizinle basit ya da yüksek düzeyde ruhsal paylaşım olan insanların varlığı yalnız hissetmenizini çaresi değildir.  

 Ben kendimi hiç kimseyle bir paylaşımım olmasa bile yalnız hissetmem.Çünkü kesin olarak anlamış bulunuyorum ki aslında iletişim kurmak istememin tek sebebi kendimi tanımak istememdir,hatta benim çok başarılı bir insan olmak istememin asıl nedeni de kendimi tanımak istememdir ve en çok değer vermem gereken kendimimdir ,kusurlu gördüklerim kendi kusurlarımdır sevemediklerim kendimde sevmediklerimdir ve hissettiğim yalnızlık kendimden uzaklığın belirtisidir.İnsanın kendisine bu kadar değer vermesi kendisinin sonunu da önemsemesini ölümden sonrasını da düşünmesini sağlar. ASIL SORUN KİM OLDUĞUMDUR varlığa ve kendime kendimi nasıl tanıttığımdır.Öyleyse herşey bana ayna olmaktadır,benim için herşey benimle ben kadar tanımlanmaktadır.Öyleyse arkadaş dediğim insanlarda bende var olan ya da olmasını istediğim özellikleri taşıyan insanlar.Öyleyse onların varlığı benim kendi varlığımı görmem demek ve öyleyse onların olmaması aslında varlığımı görememek değil,sadece görecek aynaların gitmesi  demek.

 Peki aynanın kendisi sadece ve sadece ben olmak istersem,kendimde hangi özelliklerin olduğunu kim olduğuma ve kim olmak istediğime sadece ve sadece ben ayna olabilirsem;o zaman bu konuda hiçbir varlığa ihtiyacım kalmaz sanırım bu tanrısal bir özellik.Belki de Tanrı kendisini sonsuz derecede çok iyi bildiği için hiçbir varlığa muhtaç değildir.Belki de insanların “aşık olmak istiyorum “demelerinin sebebi kendi varlıklarından kurtularak başka birinde varlık bularak kendilerini tanımlamak istediklerindendir.Farkındayım kafayı kendini tanımakla bozmuş gibiyim ancak çok eminim ki her ne yapıyorsak aslında kendimizi tanımak ve tanıtmak için yapıyoruz.Normal akla sahip bir insanın sorması gereken en temel sorular neden dünyadayım ,nasıl buraya geldim ve nereye gidiyorum soruları olmalıyken günümüzde

Nasıl daha çok haz alırım olmuştur.  

Yabancılık ve yalnızlık kavramlarının aslında birbirlerine çok yakın olduklarını düşünüyorum.Yabancı bir ülkedesiniz hiçkimseyi tanımıyorsunuz hergün rutinlerinize devam ediyorsunuz ancak hayattan bezgin bir haliniz var.

   Soru:yalnızmısınız yoksa bulunduğunuz yere yabancımısınız?

   Cevap:yabancısınız.  

Eğer isteseydiniz bulunduğunuz o yabancı ülkede bir çok farklı kültürden insanlar tanışmak paylaşmak ve büyük dostluklara yol açmayı başarabilirdiniz.Bunu neden istemediğimiz ayrı bir konu;aslında yalnızlığımızın nedeni tamamıyle yabancılaşmaktır. Ve yabancılaşma mekanizmasının çalışmaya başlaması ilk önce kendinize yabanclıkla başlar;sonra sırasıyla anne ,baba,kardeş,arkadaş,toplum,dünya,kainat ve yaratıcı(eğer varsa).Peki yabancılaşmak neden bizi bu kadar rahatsız eder?Bence bunun nedeni güvensizliktir.İnsan evindeyken sevdiklerinin yanındayken ne kadar güvende hisseder kendini.Yabancılaşmaya başlayan bir insan için kendisi bile güvenilmez bir varlıktır.Ve biz kesin olarak biliyoruz ki mutluluk hissinin başlangıcında temel unsur kişinin kendini güvende hissetmesidir.  

Kendimizi daha çok sevmek bir seçim meselesidir,bunu yolu yöntemi olduğunu sanmıyorum belki şu olabilir diğer insanlarda gördüğünüzde imrendiğiniz ,onları yürekten tebrik ettiğiniz işleri sizde sürekli yaparsanız belki kendinizi sevmeye başlarsınız.İnsanın içinde kendisini izleyen biri daha var,insan tam bir varlık değil kendisini bile kendi yaptıkları sonucunda tanıyor.Kendimizi sevmek kaçınılmazdır,istemenin faturasıdır,bir şeyler istiyorsanız bir şeyleri çok isteyebilmeyi istiyorsanız önce kendinizi sevmelisiniz.Ve kendinizi severken referanslarınız lütfen kendiniz olun.Bu kaiantta gerçeği tanımlayan biz insanlarız siz de gerçekleri kendiniz için yeniden bütün inancınızla tanımlayın böylelikle sizin kendinizi sevmenize engel her faktör sizin yarattığınız gerçeklere göre eriyip gidecektir.örn;  

    -.Ben Emel i çok seviyorum oysa o beni hiç sevmiyor.Neden böyle ben sevilmeyecek birimiyim.Emel çok sevilen ve başarılı biri o beni arkadaşlığına layık görmüyor    

   -Emel beni sevmiyor olabilir her insan her insanı sevmek zorunda değildir,demek ki bende kendince hoşnut olunmayacak şeyler buluyor ancak bu sadece onun görüşüdür.Ben kendimin ne olduğunu neyin bende eksik neyin fazla olduğunu biliyorum.Benim kendimi eksik ya da fazla hissetmemde referans asla başka bir insan değildir.Çünkü diğer insanlarda benim gibi eksik ve kusurlular.Benim kalbimin derinliklerini bilemezler.  

 Bu örnekteki meseleyi yalnızlık için uyguladığımızda bence makul yaklaşım şu olmalı:”Benim yalnızlığımın sebebi,içimdeki boşluğun sebebi beni güden anlamlarım ,amaçlarım olmamasıdır.Zaten daha önceleri kalabalık içindeyken ,kalabalığı bu boşluğu unutturması için kullanıyordum şimdi ise kalabalıkta yok artık gerçeklerle yüzleşebilirim.Kendimi ,iç dünyamı; yitireceğim,geçici anlamlara bağladığım için bu geçip gideceği belli anlamlar ortadan kalkınca bir boşluk hissettim.Artık geçici olanların gidişlerinden çekeceğim bu boşluğa ve sıkıntıya tahammül etmek istemiyorum hayatımı sonsuza dek uzayabilecek gerçek anlamlarla ve amaçlarla dolduracağım.”  

 Herşey ,şeyleri nasıl anlamdırdığınıza bağlı olarak değişebilir.Bu dünyada bir sınırlandırmayla beraber kişisel evrenlerimizde mutlak özgürüz.Ve dilersek kişisel evrenlerimizi gerçeğini değiştirmek için güçlendirip tüm insanlığa kabul ettirebiliriz.  

 yalnızlık ve boşluk konusunda yıllarca sıkıntım olduğu için artık çözümlere gerçekten ulaştığımı biliyorum bu konuda kişisel olarak konuşmak isteyenler olursa bildiklerimi farkettiklerimi ve gerçeklerimi paylaşmayı çok isterim.

FULYA AYDIN <fulya.aydin@isbank.net.tr> wrote:merhaba , ben grubun sessiz bir üyesiyim ama aslı hanımın yazdıklarından sonra benimde söyleceklerim var.  

bende öyle bir dönemdeyim ve yanlızlık çekiyorum ve reiki meditasyonlar beni destekliyor ve hep düşünüyorum, "yanlızlık kendimizle ilgilidir aslında herkes yanlızdır kendinle olduğunda mutlu isen yanlızlıktan kurtulursun. tamam ama bu tam cevaplamıyor içimdeki boşluğu, ruhunu paylaşamadığı halde kendini tam, mutlu ve yanlızlıktan kurtulmuş hisseden biri varmı bu dünyada bilmiyorum. varsa bilmek isterim.  

birde şu var!!!
kitaplar seminerler kişiler kendinizi sevin ki başkaları ,yaşam da sizi sevsin diyor, kendinize saygı duyun sorun böyle çözülecek diyor ama kimse kendimizi nasıl seveceğiz , kendimizi sevmeyi nasıl öğreneceğiz bunun bir reçetesimi var yoksa kendiliğinden hissedilen bir duygumu olacak söylemiyor?, cevabını bulan varsa bende öğrenmek isterim. sevgilerimle
fulya  

-------Original Message-------  

From: güray çanakkalelioğlu
Date: 07/20/05 15:30:13
To: indigoturkiye@yahoogroups.com
Subject: Re: [indigoturkiye] YARDIM  

     Merhaba Aslı
  Senin yardım mailinden sonra özeline yazmıştım.Buraya da yazma ihtiyacı duydum.Seninle aynı durumda olan bir çok insan var görüyorsun bu sitede de.Mert'in yazdıklarına katılıyorum.Evli,çocuklu olsan da yalnızlık hissedebiliyorsun.

       Aslında hissedilen şey FARKLILIK bence.Çevremizdeki insanlara göre bazı şeylerin farkına varmaya başladığımız için onlarla paylaştığımız ortak noktalar azalıyor sanırım.Kendimizin farkına varıyoruz.Neyin anlamlı,neyin anlamsız olduğu,zevkler,olaylara bakış açısı,değer verilen şeyler ayrılıyor ve o zaman paylaşım azalıyor.
       Bu nedenle yalnızlıktan korkmamak lazım.Çünkü bence bu FARKINDALIĞIMIZIN arttığını gösteriyor.
       Hatice arkadaşımızın (maili silmişim,adını doğru mu hatırlıyorum bilmem)yazdığı ve o anda aklına geliveren öneriler gerçekten çok güzeldi.
Bana da faydası oldu.Uygulamaya çalışacağım.
       Yardım çağrısı ile kendini ifade etmeye çekinen birçok kişiye ışık tuttun bence.Bu nedenle yalnız olmadığını bil. Sevgilerimle...
                                                          
                                                           

mert başaran <geniuneofeternity@yahoo.com> wrote: Merhaba Aslı bu kadar açıkgönüllü yazabilmen bile yardıma ihtiyacı olanın sen olmadığını bence çok açık gösteriyor.Ama bazen zannetmek eylemimiz gerçeği aramak eylemimizle neredeyse eşdeğer hale gelebiliyor bunu yapan da biziz.  

Yalnızlık arkadaşla ya da eşle tatmin edilebilir bir duygumudur sence?Eğer seni çok iyi anlıyan,tam olarak seni gösteren arkadaşların ve aşkla sevdiğin bir eşin olsaydı artık yalnız olmayacakmıydın?Bu sadece sana yalnızlığını bir süre için i(stersen bu süre 80 yıl-ortalama insan ömrü-) olsun unutmak olacaktı.  

Belki de sen kendinin yarattığına inandığın yaşamında kendine bazı gerçekleri göstermek için bu duyguyu hatırlatıyorsundur belki de sen kendine çoktan yardım etmeye başladın ancak bilirsin iyileşen yaralar acı da verir.  

Çok sevdiğin ailen ölümleriyle seni bir gün zaten yalnız bırakmayacaklar mıydı?Eşinden ayrılmasaydın o da seni ölümüyle terketmeyecekmiydi?Şu an yeniden evlensen,yeni eşinin evliliğinizin ertesi günü bir kazayla seni terketmesi mümkün değil mi?  

Sana kızıyorum çünkü sen kendini zaten arkadaş,eş aileyle mutlu edebilmişsin görememişsin ki onlar zaten gidecekler hatta sen de gideceksin sen de kendini yalnız bırakacaksın.Eğer gerçekten kendini mutsuz hissedeceksen bence yaptığın bu hata için mutsuz ol böylece bir süre sonra tüm mutsuzluğun biter ,yalnızlık sadece sen nasıl anlamlandır ve tanımlarsan sana öyle görünür.Yalnızlık tanımını sadece kendine bağlarsan çözümünde o kadar çabuk gelir.  

Sonra unutma ki her his hali geçicidir.Mutlaka bitecek olan bu sıkıntına tahammül göster ki bittikten sonra mutluluğun sıkıntının çokluğuyla orantılı olarak artsın yani sen aslında bir yatırım yapıyorsun şu anda gelecek mutlu günler için.

asli <bluemoonland@yahoo.com> wrote:
Merhaba Arkdaşlar,

neredeyse bir saattir bilgisayar ekranına bakıyorum, yardımlarınıza
ihtiyacım var, ama hem sadece kendimle paylaştığım bazı şeyleri bir
anda açığa çıkarmak pek kolay olmuyor hem de kendi kişisel sorunlarımla sizleri meşgul ediyor olmanın kaygısı var içimde. Ama
sevgi ve iyi niyetin paylaşıldığı bu toplulukta benim yaşadıklarımın
benzerlerini yaşamış olan, olmasa bile tecrübeleri ile yol gösterebilecek birileri olursa çok mutlu olurum.

İlk defa 5 yıl önce eşimden ayrıldığımda hissettim bu duyguyu en
derinden, yani yalnızlığı. Başka bir şehirde yaşasalar da sevgi dolu
bir ailem vardı ama bu bile kendimi bu dünyada yapayalnız hissetmemi
engelleyemiyordu. Boşanma sonrası arkadaş grubumuz beni sorumlu
tutarak uzaklaştılar benden. Uzun süre bunalım halinde gezdikten
sonra, Louise Hay'in ünlü kitabını okudum ve kendimi toparlamaya
başladım, yeni bir arkadaş çevresi edindim kendime ve hayatım biraz
daha güzelleşti. Tam herşey yoluna girdi derken, iş değişikliği
nedeni ile bir süre İstanbul'dan ayrıldım. Döndüğümde, herşey
değişmişti, başa dönmüştüm, arkadaşlarım benden uzaklaşmıştı, sanki
kara bir el dokunmuştu ve herşey karanlığa gömülmüştü. İşin kötüsü,
eski işimde en azından iş arkadaşlarım vardı, şu anda ise sadece iki
kişilik bir ofiste insanlardan izole bir ortamda çalışıyorum. Çevreme
baktığımda tek tük arkadaşlarımın kaldığını, onlarla da ben ararsam
görüştüğümüzü ama onların beni aramadığını görüyorum. İnsanlardan
gitgide uzaklaşıyorum, yalnızlık duygusu daha derinlere işliyor ve
beraberinde derin bir mutsuzluğu getiriyor. Eskiden daha girişken
neşe dolu bir insandım, şimdi üstüme ağırlık çökmüş gibi, girdiğm
ortamlarda insanlarla sohbet bile edemiyorum. Her sabah yorgun ve bitkin bir halde kalkıyorum yataktan, uzun bir uyku uyumama rağmen.
Böyle bir hayatı nasıl yaratabildim, derinlerde nasıl bir inanç
taşıyorum ki rengarenk olabilecek bir yaşam yerine siyah-beyazını
yarattım kendime, bunların cevabını bulamadım. Düzeltme çabalarım
inişli çıkışlı oldu, kısmen düzeltip başa döndüm hep. Reiki, pozitif
düşünce, afirmasyonlar, vb ile çabalarımı sürdürmeye çalışıyorum ama
bana motivasyon sağlayacak ufacık bir gelişme dahi yaşayamıyorum şu
sıralar. Ah bir "neden" sorusunun cevabını bulsam bir de izlenmesi
gereken yolu.....
Umarım sizleri fazla sıkmamışımdır,

Sevgiler,

Aslı

2003-2005, Copyright © İNDİGO TÜRKİYE
Yahoo! Groups Links



Start your day with Yahoo! - make it your home page

Start your day with Yahoo! - make it your home page

 FREE Emoticons for your email! Click Here!  

2003-2005, Copyright © İNDİGO TÜRKİYE

SPONSORED LINKS
Religion and spirituality Spirituality Olan



YAHOO! GROUPS LINKS     Visit your group "indigoturkiye" on the web.   

    To unsubscribe from this group, send an email to:  indigoturkiye-unsubscribe@yahoogroups.com   

    Your use of Yahoo! Groups is subject to the Yahoo! Terms of Service.




Do You Yahoo!?
Tired of spam? Yahoo! Mail has the best spam protection around http://mail.yahoo.com

picture
Received on Thu Jul 21 06:06:30 2005

Bu mesajin iceriginden yalnizca gondericisi sorumludur. E-kaynak.net liste arsivi mesaj icerigiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmez.
Only the sender of this message is responsible for its content. E-Kaynak.net is not affiliated with the sender of this message nor responsible for the content.