|
|
Re: [indigoturkiye] Re: indigomu-hastami
From: Mehmet Karaarslan <indigoturks_at_....>
Date: Tue 12 Jul 2005 - 19:19:49 EEST
Mehmet
Ben de bir şey ekliyeyim ki durum çok net bir biçimde ortaya çıksın.Doktorla olan diyaloğumdan yaklaşık ifadelerle bir kesit; Dok:Senin ilaç kullanmaya ihtiyacın olduğunu düşünüyorum. Ben:Nasıl vardınız bu kanıya? Dok:Beyin kimyasıyla ilgili bir sorun bu tamamen patolojik beyninde bulunan nörotransmitterler de ya azalma ya da artış var seratonin dopamin gibi maddeler bunlar. Ben:Bu maddeler kanımda bulunuyor mu? Dok:Hayır Ben:Peki siz beynimdeki azalma ya da artışı nasıl ölçüyorsunuz? Dok:Ne yazık ki bunu ölçemiyoruz.Ama senin çok sinirli oluşun ve bazı dürtülerini kontrol edemeyişin bize bu konuda kesine yakın bir eminlik veriyor. Ben:Bir çok insan çok sinirlidir bu beni hasta yapmaya yeter mi? Dok:tedavi sürecinde ve daha sonraki psikoterapilerden aldığımız sonuçlarda mood değişkenliği ,çoklu kişilik bozuklukları ve benim kanımca bipolar süreci kökenli zihinsel karışıklıklar olduğunu gösteriyor. Ben:Ve siz ilacın herşeyi yoluna sokacağını söylüyorsunuz? Dok:Böyle bir garanti yok ama çok etkin olacağını umuyoruz. Ben:İlaç almadan iyileşmezmiyim? Dok:Ne yazık ki bu asla mümkün değil Ben:peki kendisine plasebo verilenler nasıl iyileş,yor ve aynı zamanda gerçek ilacı kullananlardan daha yüksek bir yüzde ile iyileşiyorlar Dok:Ama onlarda mutlaka bir şey alıyorlar Ben:İçi boş kapsül içiyorlar Dok:içiyorlar işte gördüğün gibi birşey Ben:Peki ben ilacı içtiğimde oluşan etkiyi kendi zihinsel ya da ruhsal çabamla elde edemezmiyim?Adamlar plastik içip iyileşiyorlarsa bu da mümkündür diye düşünüyorum? Dok:Bu mümkün değil Ben:Neden ? zaten bozulmuş olan beyin kimyamın bozulma sebebi benim yaşadığım olaylar onlara yüklediğim anlamlar vs değil mi?Eğer öyleyse bu zihinsel bir sürecin sonucu; bu durumda tam aksi bir durumun oluşması da bir zihinsel süreçle mümkün olamaz mı? Dok:genetik faktörler de var ve ayrıca öyle olacak olsaydı bizler bunca sene tıp eğitimi almazdık değil mi?İnsanın beynindeki madde dağılımındaki bozulmaları ilaçlar dengeler? Ben:Genetik olarak gelen bir etkiye nasıl hastalık deniyor bunu anlamak çok zor bu benim yaratılış biçimim sizi yaratan doğa yoksa hatalar mı yapıyor? Dok:Bak biz sana yardım etmek istiyoruz ama seçim senindir Ben:Ben de tüm samimiyetimle size yardım etmek istiyorum sanırım aynı rolü ikimizde üstlendik.Siz bana yardım etmek istemiyorsunuz sadece kendinize yardım etmek istiyorsunuz.Benim hasta ve sizinde sağlıklı görünür konumda olmanız size görece üstünlük veriyor ve siz bu üstünlüğünüzün görüntüsünü sana yardım etmek istiyorum gibi vicdani yüksekliği bulunan bir görüntüyle tekrar yansıtıyorsunuz.Şimdi evinize gidecek ve çocuğunuz sorunları ölmek üzere olan annenizin hastalığı ve eşinizin sizden uzaklaşıyor oluşunu seyretmenin verdiği hastalıklı halinizi burada beni tedavi etmek istediğinizi söyleyerek tedavi edeceksiniz. zaten herkez sadece kendine yardım etmek istiyor kimse kesinlikle ve kesinlikle karşısındaki insana gerçekten ulaşamaz konuştuğunuz ve sana yardım etmek istiyorum dediğiniz kendinizsiniz. Dok:Olabilir söylediklerinde doğruluk payı olan şeylerde var.neyse çok vaktim yok zaten bekleyen hastalarım da var son olarak tedavi olmak istersen biz sana her zaman yardım etmek istiyoruz. Ben:Bipolar olduğumu nasıl anladınız neden borderline değil? Dok:Öyle olduğunu düşünüyorum Ben:deliliniz yok mu? Dok:Çok sinirlisin Ben:Borderlinelarda çok öfkelidir Dok:Uçlarda süren bir duygu durum halin var Ben:Borderlinelarda çok değişken duygu hallerinde olabiliyorlar Dok:Doğru ama benim genel kanım bipolar. Ben:Tedavi süreci nedir? Dok:İlaç +psikologla görüşme Ben:Yani anket doldurucam Dok:Evet ama onlar çok önemli referans Ben:O anketlerdekileri okumaya zor tahammül ediyorum hoşuma giden seçeneği işaretliyorum hatta bazen şekil çıkacak şekilde işaretlemeler yapıyorum böyle mi anlıcaksınız hastalığımı? Dok:Seçim senin Ben:Ben hastayım ya size göre,seçimlerimi nasıl referans kabul ediyorsunuz? Dok:Ben söyliyeceğimi söyledim Ben:Peki ben tedavi istemiyorum beni dinlediğiniz için teşekkürler umarım sizde hastalıklarınızdan kurtulursunuz ne yazık ki pskiyatri hastalıklı bir halde ve bir çok eğitimsiz,taşralı insan hastanlerden verilen ilaçları kullanıyorlar ve hatta bazılarının durumunu gözlerimle gördüm ilaç onun için su gibi olmuş almayınca kötü olacağından o kadar korkuyor ki..Ben çok açık ve net biçimde ilacın kendimiz olduğunu iddia ediyorum.Elbette çok ağır vakalar için gerekebilir ama çok ciddi bir durum yoksa ilaç sadece somut bir etkinin göstergesi gibi yani sanki onu içmek sizi iyileştiren şeyin varlığından kesin emin olmanızı sağlayan biriyle konuşma hissini elde etmek gibi ama bu hissi elde etmek için aslında ilaç gerekmiyor... Mehmet Karaarslan <indigoturks@gmail.com> wrote: Kutlarım. Sizce cevap yazdığım son mailde ifade etmeye çalışmıştım. Mailimi okumayanlar için tekrarlamakta yarar görüyorum: Psikiyatride ilaç satışı için her şeyin hastalığı icat edilir durumda. Nefes alsanız, "siz nefes alma sendromuna yakalanmışsınız, alın şu ilacı kullanın da bir daha nefes almayın" diyecekler neredeyse. Bu durumda ciddi toplumsal bir sorun sözkonusu.Amacım ilaçla tedavi yöntemlerine sırt çevirmek değil. Amacım, kullandığımız ilacı niye kullanıyoruz bunun farkındalığını sağlamak. Tıpta okuyan bir arkadaşım söylemişti, tıp eğitiminde ilk derste söylenilen en önemli şey: "İlaç zehirdir". Türkiye'de, gazetelerde köşe yazarlığına da soyunan bazı ünlü psikiyatristler bizim gibilerin ilaç kullanımını kötüleyerek bilime sırt çevirdiğimiz konusunda eleştiriyorlar. Hayır. Yapılan şey ilaçların kötülenmesi değil, yerli yersiz ilaç kullanımına karşı bilinçli olmak. ABD'de birçok profesör, Hiperaktivite'de Ritalin kullanımını tasvip etmiyor. İlaç sektörü doktorlar sayesinde para kazanıyor. Ben bunu şuna benzetiyorum: Işınlanmanın henüz icat edilmeyişinin sebebi petrol fiyatlarını tamamen düşürüceği endişesidir. :)) Sevgiler. Mehmet
Selma hanım ben 82 doğumluyum.Ben klinik tedavi boyunca hasta olduğuma inanmıştım.Ve hastanede kaldığım uzun sürenin sonunda karşıma oturmuş doktorların yaklaşım biçimlerinin çok eksik olduğunu anladım ve hasta olanın ben olmadığıma inanmayı tercih ettim.Ben bir borderlinesam yaşam biçimim budur ya da bipolarsa ya da hiperakifsem ve dikkat bozukluğum varsa bunları benim kabul ediyorum Mesela dikkat bozukluğum var gerçekten.Ama artık nedenini biliyorum.Doktorla konuşurken sürekli söyliyeceğim şeyleri unutuyordum sonra doktor bak gördüğün gibi çok açık bir dikkat bozukluğun var dedi ben evet olabilir derken bir yandan bu durumun nedenini düşünüyordum ve anladım ki dikkat bozukluğu ya da eksikliği yok aksine fazlası var o konuşurken her sözü her hareketini odadaki her değişikliği her nesneyi onun konuşmasıyla beraber algılyor ve hepsiyle ilgili elimde olmadan düşünce üretiyordum böyle olunca da doktora söyliyeceğim şey diğer algıladıklarımı anlamlandırmak isteyince anlamını yitiriyor ve ben söyliyeceğimi unutmuş gibi görünüyordum. Çok fazla sorguladım hasta olduğuma da çok inandım ama artık herkezin hasta olduğunu ve nasıl ki ilkel dürtüler bastırılınca sağlıklı insan görüntüsü çiziliyor öyle de bir yığın insanın bilinçaltı itişleri ve superegosal yaptırımları kabullenişleri (ki buna olgunlaşmak da diyorlar) ile sağlıklı insan görüntüsü çizdiklerinden çok eminim.Ama bence onlar daha da hasta çünkü kendilerini sağlıklı sanıyorlar ve onların böyle sanmaları içinde kendileri gibi 100 binlerce onlara delil olacak insan var. Ben hasta değilim ben farklıyım farklı olmakla bir derdim yok ama hastayım demeye bunu yeğliyorum.Belki de psikiyatriyi yeniden yapılandırırım tabi yeterince makul ve anlamlı gelirse.Anlam izafi değildir bence.
selma izer <selma_izer@yahoo.co.uk> wrote:
mert
sakincasi yoksa kac yasindasin sorabilir miyim?
klinik gecmisim var demistin, bir senedir bambaska meselelerle ugrasiyor olmalisin..
yaniliyor muyum?
bunlar cozulebilir seyler. cozenler var.
mert başaran <geniuneofeternity@yahoo.com> wrote:
evet gittim kendisiyle 30 dk lık felsefi bir sohbet ettik öncelikle doktorumun insan olarak çok fazla eksikleri var kendisini doğanın var ettiğine inanıyor ,benim inancımca bir insanın beni doğa yarattı demesi olayları derinlemesine irdeleme yetkinliği olmadığını açık bir şekilde gösterir elbette sadece bunu da referans almıyorum kendisinin hayatla ilgili genel geçer tanımları var ve bunlarla hayatta ayakta kalmayı başarabiliyor bu tür bir zihin zaten terapi anlamında bana yardımcı olamaz.
Zaten kendisi de terapi değil sadece ilaç kullanmamı istiyor risperdal adında bir ilaç var ki kabusum istemiyorum adını bile duymak. ısrarla kullanmamın fayda getirteceğini söylüyor işin kötü tarafı kız arkadaşşım annem ve babamda bunu istiyorlar.Tabi onların bu hali benim kararımı son noktada etkileyemez ancak vicdani rahatsızlık veriyor.Terapinin sonucunda ben doktora sizin yardıma ihtiyacınız var tedavi görmek istemiyorum dedim işte durum bu farkındayım tepkisel görünen bir cevap ya da bir şeyleri ispatlamak istercesine falan... ama değil bu benim gerçeğim dediğiN gibi benim için en iyisini ben bilirim ama insan kendisinin insan olduğunu bilmeseydi belkide sokakta çıplak gezerdi onun davranışlarını ben insanım tanımı çoğu zaman kısıtlar ya işte ben de ne olduğumu bilmediğim sürece gerçekten hoş olmayan sonuçlara varırım diye korkuyorum
selma izer <selma_izer@yahoo.co.uk> wrote:
sevgili mert,
benim de dostumun kardesine borderline tanisi konulmustu. o da doktorlarin onerdigi tedaviyi yarim birakti. sen doktorla randevuna gittin mi? nasil bir cozum onerdi?
doktorunun adini vermen mümkün mü?
kendin icin en iyi olani sadece sen bilebilirsin.
her sey hayirlisi.
sevgiyle..
Mehmet Karaarslan <indigoturks@yahoo.com> wrote:
Kesinlikle İndigo!...
Psikiyatride ilaç satışı için her şeyin hastalığı icat edilir
durumda. Nefes alsanız, "siz nefes alma sendromuna yakalanmışsınız,
alın şu ilacı kullanın da bir daha nefes almayın" diyecekler
neredeyse :) Bu durumda ciddi toplumsal bir sorun sözkonusu. Bu
gruba gelenlerin neredeyse yarısı ilaç kullandığını ifade ediyor. Bu
soruna dikkat çektiğiniz çok iyi oldu. Şu anda kendine Hiperaktif
denilenler varsa belki uyanıp ilaç kullanımını bırakırlar.
Amacım ilaçla tedavi yöntemlerine sırt çevirmek değil. Amacım,
kullandığımız ilacı niye kullanıyoruz bunun farkındalığını sağlamak.
Bir sorununuz varsa kendinizi içkiye vurursunuz. Bu sorunu kafada
bitirme ve çözme yöntemi değildir. Yalnızca sizi uyuşturur ve geçici
rahatlama sağlar. Hiperaktivite ve Dikkat Eksikliği sendromu
dedikleri, -bizim indigo davranış biçimleri olarak tanımladıklarımız-
uyuşturucu ilaçlara gereksinimi olan bir şey değildir. Kaldı ki
Ritalin kullanımı ABD'de de yasaklanmıştır. Geçen sene T.C. Milli
Eğitim Bakanlığı tarafından başlatılan bir uygulamayla ilköğretim
okullarında hiperaktif olan çocukların teşhisine ve ritalin
kullanımına başlanacaktı. Hareket eden kıpırdayan, yerinde duramayan
çocuklara uyuşturucu verildiğini bir düşünün. Kıpırdamayan, hareket
etmeyen çocuk var mıdır? Neyse ki bu uygulama rafa kaldırıldı ve
uygulanmadı. Böyle bir şey olsaydı, yeni bilinçteki birçok çocuk
ilaçlarla uyuşturulacaklar ve pasifleştirileceklerdi. Dolasıyla,
İnsanlık ve Yeni Dünya için son derece önemli olan amaçlarını yerine
getiremeyeceklerdi.
Şidmi İndigo konusuna gelelim. Önceden de gruptaki paylaşımlarımda
belirttiğim gibi, indigo'nun genel geçer davranış kalıpları yok.
İndigo'nun bir bilinç olduğunu biliyoruz. Üstün zekalı birinin
indigo olabildiği gibi, hiperaktif tanısı konulan yerinde duramayan
biri de, sakin ve uyumlu biri de pekala İndigo olabilir. O
titreşimleri içinizde hissedersiniz. Diğer yaşıtlarınızdan "farklı"
olduğunuzu hissedersiniz. Çünkü enerji titreşimleriniz diğerlerinden
daha yüksektir. Bu da İndigo olduğunuza işarettir.
Bir İndigo, yetişkin çağına geldiğinde genelde şuna benzer sorular
sormaya başlar: "Bu dünyanın gidişatı için bir şeyler yapmam lazım.
İşleyişi değiştirmem lazım. Artık hizmet etmeyen eski inanç
sistemlerini değiştirmem lazım. Dünyada barış istiyorum! Savaşı
ortadan kaldırmak istiyorum. Birlikte hareket edelim! Özgürce
yaşamak istiyorum. Sınırsız ilerlemek istiyorum."
Burada siz İndigosunuz demek, empoze olarak görülebilir. Bu yüzden
İndigo kavramının ne olduğunu araştırıp kendinizin İndigo olup
olmadığınıza karar verebilirsiniz. İndigo adına sahip olup olmamak
önemsiz bir şey. Burada İndigo adını kullanmamızın sebebi, farklı
düşüncelere ve ideolojilere sahip hepimizin ortak bir paydada
buluşma istediğimizdir. İndigo bilincindeki önderlerin toplandığı bu
platform İndigo Türkiye. Gelecekte de daha fazla bilince ulaşıp
Dünyayı bir cennet haline getirmek ve birlik bilincine ulaşmak ortak
amacımız.
Sevgiyle selamlıyorum.
mehmet
--- In indigoturkiye@yahoogroups.com, mert "başaran"
<geniuneofeternity@y...> wrote:
Received on Tue Jul 12 19:20:58 2005
Bu mesajin iceriginden yalnizca gondericisi sorumludur. E-kaynak.net liste arsivi mesaj icerigiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmez. Only the sender of this message is responsible for its content. E-Kaynak.net is not affiliated with the sender of this message nor responsible for the content. |