[BebekveAnne] Atakan

From: <yesim_at_....>
Date: Mon 16 May 2005 - 23:06:39 EEST


Merhaba,

Atakan hakkında son haber. Atakan ağır bir tedavi gördü ve perşembe akşamı hastaneden çıktılar. Tedavinin ağır olması nedeniyle halsiz düştü, ailesi tekrar ayağa kaldırmak için seferber oldu. Yazacak başka bir şey yok, iyi olmasını diliyoruz.

Sevgilerimle

Yeşim Özyapar
http://www.bebekveanne.com

www.atakanca.com sitesinden okuyabilirsiniz.

Siteden son haberlerden alıntı...

      Paylaşalım.. 
      Merhaba Atakanca dostları, Hasan' ın yazısının üstüne bir şey yazmaya gerek olmasada yazmak istedim. Şahin ailesi zor günler geçiriyor. Onları tanıyın tanımayın, telefonu çevirip bir merhaba demeniz güç verecektir. Atakan' ın daha önceki tedavilerinde de gitmiştim, hep cıvıl cıvıldı. Atakan' ı ilk defa böyle görüyordum. Beklemekten başka yapacak bir şeyin olmaması çok zor birşey. Pazartesi ve salı günü gittiğimde uyuyordu, ilaçlar ağır gelmişti. Çarşamba günü biraz konuşma şansımız oldu. Perşembe akşamı bildiğiniz gibi taburcu oldu. Yatağında yine uyuyordu, hemşire kolundan serumu çıkarmak için geldiğinde sonunda kurtuluyorum dedi. Bak sen, demek gözleri kapalı ama bizleri dinliyorsun dedik :). Eşyalar toplandı ve aşağı inildi, Atakancık anneciğinin kucağında Hasan' ı beklemeye başladık. Hasan geldikten sonra yuvalarına doğru yola çıktılar. Hasan, acılar paylaşılmaz diyorsun, hayır acılar paylaşılınca azalır ve inan dostlarımız paylaşacaklar. Bu zor günlerde inşallah geçecek. Haydi 554 34 51 çevirin hemen. Merhaba demek o kadar zor olmasa gerek. Tanımıyorum ne konuşurum demeyin, bende tanımıyordum internette görmüş ve aramıştım. 2 seneye yakındır Atakanın teyzesi oldum :). Ondan uzak olsamda kalbimde olduğunu biliyor, bunu hissediyor. Çarşamba günü gittiğimde uyanıktı, öyle görünce nasıl sevindim. Yanına gittiğimde ilk sözü Yeşim teyze pipetle meyve suyu içirir misindi. Uzun zamandır görmüyorduk birbirimizi bende o da özlemiştik. Sigara içmek için izin istediğimde hayır diye kafasını sallıyordu. O küçücük parmaklarıyla elimi sıkıyor gitme diyordu. Atakan lütfen güçlü ol, lütfen.....Sizlerle paylaşmak istedim.
      Atakan seni seviyorum

      Yeşim teyzen 14 Mayıs 2004 saat: 03.05 
     
 
      YATTIK VE ÇIKTIK...14 MAYIS 2005 
      Yattık ve çıktık. Düş kırıkları yaşayarak geçen bir 6 gün sonrası nihayet evimize döndük. Hayatımızda ikinci kez rehin kalacak duruma düştük çıkışta. Öncesi ACIBADEM Hastanesiydi. Bu sefer Amerikan hastanesinde aynı olayı yaşadık, ancak çok farklı bir şekilde. Çıkışta yatırdığımız para haricinde eksik tutar 1.320 milyon' a rağmen çıkış için en ufak bir zorluk çıkartmadılar. Hiç birşey demediler ve evimize sorunsuzca gitmemize izin verdiler. Pazartesi günü ödenecek tutara rağmen huzurluyuz. Oysa Acıbadem hastanesi başımıza 400 milyona rağmen güvenlik dikmişti. Unutmak ne mümkün. Amerikan hastanesi yetkililerine şükran ve minnetlerimizi iletmek isteriz. Gerçekten önce sağlık dediklerinin altını çizmiş oldular bizce. Kaliteleri ve düzeyleri bu anlamda çıtanın hayli üzerindeymiş.

      Yine hayal kırıklığı yaşadık bir kaç yönden. Önce normal bir kemoterapi alamayacağımızı öğrendik. Kitle büyümüş ve bası yapmaya başlamış, bu sebeple sürekli MR, Ultrason ve Eko' lar arasında geçti günlerimiz, kan ve idrar tahlilleri ise havalarda uçuştu. Hesap tutmadı, öngörülen rakamı bu nedenle ikiye katladı.

      Diğer yandan yatışımızı hızlandırmaya gayret eden bir sürü dostumuzun çabası şaşırtıcı bir şekilde gerçekleşmedi. Büyük inançla yattık beş paramız olmadan, olasılıklar üzerinde durarak ancak hiç beklenmedik, bir yerden gelen toplu miktar sayesinde büyük bir rahatlama yaşadık çıkışa kadar. Çıkışta gelen rakamı görünce dumur olduk tabii, ödememiz mümkün değildi. 1 milyar 320 milyon açıkla evimize döndük. Şimdi ne tahlil ne ilaç alacak maddiyata sahibiz. Sıfıra sıfrı elde var borç :)) Bir kez daha yaşamıştık olasılıklar üzerine hayal kırıklığı.

      Şimdi geçmişte yaşadığımız tüm deneyimleri yok sayıyoruz. Hiç bir şey aynı değil. O kadar yüksek dozda ilaç aldık ki Atakan' ı hiç böyle görmemiştik. Hala kendinde değil ve hiç konuşmuyor, bitkin bir halde.

      Umuyor ve diliyoruz ki en kısa zaman da Atakan kendine gelecek ve her şey yeniden normale dönecek. Panik halimizi kendimize bile yansıtamıyoruz. Şaşkınız, neden böyle ağır geçti diye. Deneyimli sanırdık kendimizi ve hep bir çözüm buluruz gibi gelirdi. Elimiz kolumuz bağlı bakıyoruz Atakan' a. Galiba gerçek hastalıkla başbaşayız artık. Yok sayma içgüdülerimiz zarar gördü.

      Bu sefer nedense ne arayan oldu bir kaç kadim dost dışında neden gelen. Ne yalan söyleyeyim ki bu durum beni umutsuz olduğumuz düşüncesine itti. Demek ki dedim artık bekleyecek iyi haberleri yok ki aramıyor sormuyorlar. Oysa en fazla böyle günlerde insan arıyor dost sesini. Uzun zaman önce kötü haberleri vermeyi durdurmuştum, haklıymışım demek ki. Gidişatın ne menzilde olduğunu bilenler çoğunlukta olsa hiç arayan soran olmayacakmış demek. Hep diyorum ya, acılar paylaşılmaz :(( Yazacak çok şey var. Kafamı toparlayamıyorum. O kadar farklı bir noktadayım ki anlatamam, kendime telkinlerde bulunuyorum sürekli her şey daha iyi olacak diye. İnanmak zorundayım buna.. Bu ilacın yarattığı tahribatın önüne geçmeliyim bir şekilde. Bu kafayla araba kullanmakta doğru değilmiş. Geçen gece hastane dönüşü ciddi bir de kaza atlattık, hasar büyük ama kimse yaralanmadı çok şükür.

      İnançla devam edeceğiz dostlarımızın motivasyonları eşliğinde. Bize inananların gücünü ve duasını hep yanımızda hissedeceğiz. Atakan başaracak, başarmalı.

      SAĞLICAKLA KALIN DOSTLAR..HASAN ŞAHİN
     


spacer.gif
Received on Mon May 16 23:10:55 2005

Bu mesajin iceriginden yalnizca gondericisi sorumludur. E-kaynak.net liste arsivi mesaj icerigiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmez.