|
|
[BebekveAnne] Peter Pan Kanca'ya karşı!
From: <yesim_ozyapar_at_....>
Date: Wed 04 May 2005 - 03:24:35 EEST
İşim gereği yine yoğun okumalara daldığım geçtiğimiz iki haftada, bir yandan Rönesans sanatı, bir başka yandan İslam tarihi okurken, yetişebildiğim kadar da neoliberal ekonomiler ve ikinci dalga küreselleşme, ama bir de Verdi dönemi İtalya'sının politik ortamı, ayrıca da sabunun tarihi gibi birbirinden tamamen bağımsız konulardaki metinlerle boğuştum; hâlâ da boğuşmaktayım. İşte tam o anlardan birinde, gecenin bir vakti, kim bilir kaçıncı kahvemi alıp kalktım bilgisayarın başından ve pencerenin kenarına ilişip dışarıyı seyretmeye başladım. Acaba benden başka kimler uyanıktı? Hangi evlerin ışıkları yanıyordu? Peki acaba herhangi bir evde o saatte uyumamış bir çocuk var mıydı, pencere kenarında "Yitik Ülke"ye gitme hayalleri kuran? Bu büyülü ülkeyi hatırlıyor musunuz ve tabii ki Peter Pan'ı? Bazen hâlâ hayatı bir oyun gibi algıladığınızın farkına varıyor, birdenbire işyerinde dosyalar arasında boğuşurken örneğin ya da trafikte takılıp kalmış ve bir daha asla evinize ulaşamayacağınız kaygısını yaşarken, sokakta tuhaf bir kavgaya tanık olduğunuzda, televizyonda haberleri izler ve kanın gövdeyi götürdüğü görüntüler arasında hasbelkader iyi bir habere rastlama umudu taşırken... İşte tam o anlardan birinde birden kendinize yukarıdan, gökyüzünden bakıyormuş ve aslında o anda orada değilmiş oyununu oynuyorsanız yanıtınızın "evet" olduğundan eminim. "Hatırlamıyorum, okumadım, çocuğumun kitaplığına da koymadım" diyenler için, bir küçük özet geçeyim o zaman. İskoç kökenli oyun yazarı J.M. Barrie artık yazarlığının kendisini ve etrafını pek de heyecanlandırmadığını düşündüğü bir dönemde, büyülü bir masal dünyasına dalan küçük çocuğun hikâyesini yazar: Peter Pan işte böyle ortaya çıkar. Oyun sahnelenir ve ardından her dönem sürecek mucizevi bir etki yaratır. Büyümek istemediği için doğar doğmaz kendine yeni bir dünya arayan Peter Pan, kendisi gibi çocuklarla birlikte bir ülke kurar. Bir küçük Don Kişot'tur; savaşmadığı güçlük, kalkışmadığı iş kalmaz. Hırslı, acımasız, kalpsiz ve haliyle kendi boyundan epey büyük Kanca'ya bile direnir. Zira onun için doğru bildiğini savunmak ve gerekirse buna karşı değirmenlerle savaşmak, hayallerinin peşinde koşmaktır önemli olan. Peter Pan'ın bütün bu meziyetlerinden epeyce uzaklaştığımız şu günlerde, çocuklarımızın iyi şeyler görebilmesi, iyi şeyler hatırlayabilmesi için yapmak gereken ilk işlerden birinin bir Peter Pan kitabı alıp onun başucuna bırakmak olduğunu sanıyorum. Aslında, yaz günlerinde, (tabii evimiz Kanca'ların işgalinden korunmaya müsait bir konumdaysa!) penceresini aralık bırakıp Peter Pan'ın gelmesini beklemesine de izin versek fena olmaz hani. Ben hâlâ geceleri pencerem açık yatıyorum... Hepinize iyi hayaller.
Nihal Boztekin
http://www.bebekveanne.com Received on Mon Apr 25 11:50:01 2005 Bu mesajin iceriginden yalnizca gondericisi sorumludur. E-kaynak.net liste arsivi mesaj icerigiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmez. |