|
|
[BebekveAnne] Kendimize Bakmak
From: <yesim_ozyapar_at_....>
Date: Mon 11 Apr 2005 - 13:20:43 EEST
Bu hafta çocukları bir kenara bırakalım istedim. Onlar bizim için çok önemli ama çoğu zaman kendimizi bu yüzden unuttuğumuz da bir gerçek. Sadece çocuklar değil, hayatın ritmine de kendimizi o kadar çok kaptırıyoruz ki, en son kendim için ne yaptım sorusuna bile cevap veremediğimiz anlar oluyor.
Kendi ihtiyaçlarımız için öncelik tanımak bencillik gibi görünse de, aslında olması gereken şey ruhumuzu dinlendirmek ve mutlu etmek. Çocuk olunca hayatımızın değişeceği bir gerçek, ama bu sadece onlar için yaşamak anlamına, kendimizden vazgeçmek anlamına gelmiyor.
Eşimizle olan hayatımız hele ki yıllar da geçmişse bir rutine girmeye başlıyor, her şey aynıymış gibi geliyor. Artık birbirimize bile zaman ayırmıyoruz. "Aman şimdi şunu yapsak ne olacak ki?", "Şimdi bunun ne gereği vardı ki?", "E ona da para ayırmaya gerek yok!" şeklindeki konuşmalar gittikçe uzamaya başlıyor, karşılıklı tolere etme seviyemiz düşüyor. Bazen birbirimiz için yaptığımız fedakârlıklar bile gözümüze görünmüyor. Bununla ilgili çok sevdiğim bir hikâye var sizinle paylaşmak istediğim; belki çoğumuz biliyoruz ama hatırlamak, harekete geçebilmek için önemli bir fırsattır:
"Mahkeme salonunda, seksen yaşlarındaki yaşlı çiftin durumu içler acısıydı. Adam inatçı bakışlarla, suskun ninenin ağlamaktan iyice çukurlaşmış gözlerini ve bıkkın bakışlarını süzüyordu. Hâkim tok sesiyle, yaşlı kadına: 'Anlat teyze, neden boşanmak istiyorsun?' Yaşlı kadın, derin bir nefes çektikten sonra baş örtüsüyle ağzını aralayıp, kısılmış sesiyle konuşmaya başladı.
Onsuz daha iyiyim yemin ederim.' Hakim yaşlı adama dönerek 'Diyeceğin bir şey var mı baba?' dedi. Yaşlı adam bastonla zor yürüdüğü kürsüye, o ana kadar suçlanmış olmanın utangaçlığını hissettiren yüz ifadesiyle, hâkime yöneldi. Tane tane konuştu: 'Askerliğimi reisicumhur köşkünde bahçıvan olarak yaptım. O bahçenin görkemli görünümüyle büyümesi için emeklerimi verdim. Fadime'mi de orada tanıdım. Sedefleri de... Ona en güzel çiçeklerden buketler verdim. İlk evlendiğimiz günlerin birinde, boyun ağrısından onu hekime götürdüm. Hekim, çok uzun süre oynamadan yatarsa boynundaki kireç sertleşir, kötüleşir dedi. Her gece uykusunu bölüp uyansın gezinsin dedi. Hekimi pek dinlemedi bizim hatun... Lafım geçmedi... O günlerde tesadüf bu çiçek kurudu. Ben ona, gece çiçek sularsan geçer dedim. Adak dilettim... Her gece onu uyandırdım ve onu seyrettim. O sevdiğim kadını yavrusu bildiği çiçekleri sularken seyrettim. Her gece o çiçek ben oldum sanki...' dedi adam. O yaştaki bir adamdan beklenmeyecek ifadelerle...
Psikolog Ebru Özlü Amasyalı
http://www.bebekveanne.com Received on Wed Apr 20 13:09:22 2005 Bu mesajin iceriginden yalnizca gondericisi sorumludur. E-kaynak.net liste arsivi mesaj icerigiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmez. |