Ama Sağlık Karın Doyurmuyor
Doğan Cüceloğlu
Üç gözlem
Adana'da Lise Giriş Sınavlarına hazırlanan oğluna anne sürekli daha çok çalışması için baskı yapar. Çocuk aslında başarılı biridir ve deneme sınavına giren iki bin öğrenci içinde ellinci sırayı tutturmaktadır. Ama, anne bununla tatmin olmamaktadır. Annenin baskısından bunalan çocuk behçet hastalığına yakalanır. Öğrencinin devam ettiği dershanenin rehber öğretmeni anneye, "Hanımefendi, böyle baskı yapmayın, çocuğun sağlığını iyice bozacaksınız," der. Annenin rehber öğretmene verdiği cevap: "Ama sağlık karın doyurmuyor!"
Eylül 2004 başlarında İstanbul'da orta büyüklükte bir bankanın otuz beş yaşlarındaki genel müdür yardımcısı, arabasıyla boğaz köprüsüne gelir, önce bileklerini keser, daha sonra kendini köprüden aşağı atar. Cesedi ertesi gün kıyıda bulunur. Perişan karısı şaşkınlık içinde, kocasının bunalım içinde olduğunu anlamamıştır. Annesi babası memur olan bu kişinin okul başarısı çok yüksektir, liseden mezun olduktan sonra üniversiteye ilk elli içinde girer ve kariyeri çabuk bir yükseliş göstererek genç yaşta bir bankanın genel müdür yardımcılığına yükselir. Okul başarısına odaklı anne baba, başarıyı takip ettiklerini ve önemsediklerini belirterek çocuk yetiştirirler.
Üçüncü gözlem de geçen yıl Bilkent Üniversitesi'ni kazanmış olan Selen adındaki genç kızın aşırı dozdan ölmesi. Annesi doktor, başarılı bir meslek kadını, babasının oto galerisi var, başarılı bir iş adamı. Selen de kendinden beklenen başarıyı gösterir Bilkent Üniversitesi'ne girecek puanı tutturur.
Bu üç gözlemde ortak yanlar ne? Bu tür başarıya çocuklarımızı yönlendiriyor muyuz? Bu yazımda hasta bir toplumda önemsenmen, ama mutlaka söylenmesi gereken düşüncelerimi paylaşıyorum. Umarım ilginizi çeker.
Yaşamın iki düzeyi
Benim kitaplarımla aşina olanlar yaşamda iki düzeyin yer aldığını söylediğimi bilirler; toplumsal yaşam için gerekli olan sosyal rolleri ve ilişkiler bilincini içeren YÜZ; ve bireyin ancak kendisinin bildiği ve içinde bulunduğu sosyal ortamı değerlendirmesine göre istediği kadar gösterip göstermediği iç dünyası, CAN.
Bu ikili bakışı yaşamın her yönünde kullanabilirsiniz. Örneğin ben çocuk yetiştirme ortamını tartışırken, toplumsallaşma sürecini YÜZ BASKIN toplumsallaşma süreci veya CAN BASKIN toplumsallaşma süreci olarak ayırt ediyorum. Bu iki toplumsallaşma süreci ele alacağınız her yaşam boyutunda farklılık gösterir. Bunlardan birkaç örnek vermek istiyorum.
İnsan anlayışı
"İnsan doğuştan nasıl bir yaratık olarak doğar?", sorusuna YÜZ BASKIN yaşam anlayışı. "kötü bir yaratık olarak doğar, onun için onun o kötülüklerden arındırılması ve iyi kalıplar içinde sokulması gerekir," yanıtını verir. Böyle bir anlayış içine doğan çocuğun toplumsallaşma süreci temelde bir kalıplama sürecidir; çocuğun kötülüklerini yok etmek ve toplumun beklediği erdemleri ona kabul ettirmek amacını güder.
"İnsan doğuştan nasıl bir yaratık olarak doğar?", sorusuna CAN BASKIN yaşam anlayışı. "muhteşem bir potansiyel olarak doğar, uygun ortam hazırlayarak onun gelişmesini sağlamak gerekir," yanıtını verir. Böyle bir anlayış içine doğan çocuğun toplumsallaşma süreci temelde bir geliştirme sürecidir. Çocuğun özde zaten iyi olduğu kabul edilir ve o geliştikçe hem kendine hem de topluma yararlı bir insan olacağı düşünülür.
Ahlak anlayışı
YÜZ BASKIN yaşam anlayışı insanın doğruyu yapması için toplum baskısından korkmasının gerekli olduğunu düşünür ve bu nedenle ahlakın özünü, "elalem ne der?" sözü üzerine oturtur. Çocuğu hep, "çok ayıp, aman kimse görmesin, sakın elalemin yanında böyle şeyler yapma, söyleme," anlayışı içinde eğitir. Çocuk on bir, on iki yaşında şunu öğrenir; "demek ki, kimse görmezse mesele yok!"
CAN BASKIN yaşam anlayışı insanın doğruyu yapması için kişisel bütünlük içinde olması gerektiği üzerinde durur. "Aynada gözlerinin içine bakamayacağın şeyleri yapma ve söyleme evladım," söylevi vardır. Çocuk on bir , on iki yaşına geldiğinde, "başkaları ne der önemli, ama, ben ne derim daha önemli," anlayışına erişir.
Eğitim anlayışı
YÜZ BASKIN yaşam anlayışı eğitimi sosyal yaşamın bir aracı olarak görür; eğitim para kazanmanın, mevki sahibi olmanın, diğer insanların gözünde önem kazanmanın bir aracıdır; bunun ötersinde eğitimin başka bir anlamı yoktur.
CAN BASKIN yaşam anlayışı eğitimi kendini anlamanın, gelişmenin, yaşama anlam vermenin geliştirilmesi için gerekli görür. Eğitim kişinin gelişerek olabileceğinin en iyisi olması için vardır; bu amaca hizmet ettiği sürece eğitim yararlıdır; başka amaçlar eğitimi zararlı yapar.
Meslek anlayışı
YÜZ BASKIN yaşam anlayışı mesleği para kazanmanın, mevki sahibi olmanın, diğer insanlar üzerinde denetim kurup onları denetleme gücüne sahip olmanın bir aracı olarak görür. Başkalarının gözünde beğenilen bir mesleğe sahip olmak, iyi para kazanmak, mevki ve güç sahibi olmak meslek seçilirken düşünülen en önemli boyutlardır
CAN BASKIN yaşam anlayışı mesleği kendi gelişimine, ailesine, toplumuna, çevresine, insanlığa, özetle yaşama hizmet edebilme fırsatı olarak görür. Anlamlı ve coşkulu bir hizmetin karşılığının parasal olarak kendine döneceğini bilir ve paraya önem verir. Ama, para yaşam için bir araçtır, amaç değildir..
Yaşamın anlamı
YÜZ BASKIN yaşam anlayışında yaşam para kazanmanın, güç kazanmanın, mal mülk sahibi olmanın bir aracıdır. Bu anlayış içinde insanların değeri, sahip olduklarından kaynaklanır.
CAN BASKIN yaşam anlayışında para, güç, mal mülk anlamlı ve coşkulu bir yaşamın aracıdır. Bu anlayış içinde insanların değeri, sahip olduklarından değil, varoluşlarından kaynaklanır.
Peki, ne fark eder?
Diyebilirsiniz ki, ha YÜZ BASKIN yaşamışım ha CAN BASKIN yaşamışım, ne fark eder? Böyle bir soru, insanın doğasından soyutlanmış, akademik bir soru. Yaşamın bağlamı içinde bu soru sorulamayacak kadar yanlış bir soru. Ve her bir insan bu sorunun yanlış bir soru olduğunu içinde hisseder.
Düşünün, ömrünüzün sonuna geliyorsunuz, ölümün nefesini hissetmeye başlıyorsunuz ve düşünceye daldığınız anlarda doğal olarak aklınıza şöyle bir soru geliyor: "Bu benim yaşamım mıydı? Bu hayatta ben var mıydım?" Aslında bu soruyu size dışardan kimse sormaz; bu soruyu size içiniz sorar ve yine kendi mahremiyetinizde cevabını bulursunuz.
YÜZ BASKIN yaşamış kişi, "Hayır, ben bu hayatta yoktum; bu benim hayatım değildi. Ben, benim hayatımda önemli kişilerin benden beklentilerini yerine getirmek için yaşadım; ve şimdi ölümün eşiğindeyim. Ben ne zaman kendi hayatımı yaşayacağım?" düşüncesi içinde olur. Böyle bir hayat yaşamış birçok kişi bu soruyu sorma cesaretini göstermeden ölür gider. Bu kişileri tanırsınız; yaşlandıkça aksileşen, nemrutlaşan, her şey de kızılacak, şikayet edilecek bir yön bulan, etrafı mutsuz etmek için fırsat kollayan kişilerdir. Neden böyle olduklarının farkında değillerdir. Yaşanması mümkün olan muhteşem bir yaşamı çöplüğe dönüştürdiklerini sezer ve bunun bunalımını sözlerinde ve davranışlarında yansıtırlar.
Viktor Frankl, insanın anlam arayan bir yaratık olduğunu ifade eder; demek ki YÜZ kendi başına kişinin yaşamını anlamlı, doyumlu ve coşkulu kılamıyor. "Ha YÜZ BASKIN yaşamışım ha CAN BASKIN yaşamışım, ne fark eder?" sorusu insanın doğasından, yaşamın bağlamından kopartılmış bir sorudur. Yaşamın bağlamı içinde bu sorunun yanıtı, "Çok fark eder," dir.
CAN BASKIN yaşamış kişi, "Bu benim yaşamım mıydı? Bu hayatta ben var mıydım?" sorusuna, "Evet, bu benim hayatımdı, sapına kadar bu hayatta vardım!" diye cevaplar. "Acısıyla da, mutluluğuyla da bu hayat benimdi; yalan yaşamadım, yaşadığım her şeyin anlamı vardı, çünkü gerçekti," der.
Ev ödevi
Yazımın başlığı, "Ama Sağlık Karın Doyurmuyor," bir annenin oğlunun başarısıyla ilgili olarak söylediği bir söz. Ve bu anne, toplumun hasta bir yönünü dile getirdiğinin farkında bile değil. Bu sözün arkasında bir yaşam felsefesi ve bu yaşam felsefesinin içinde de bir başarı anlayışı yatıyor.
İş yoğunluğundan aylarca çocuğuyla zaman geçirmeyen baba da aynı başarı anlayışının esiri.
Kendi yaşamınızı ve yakınlarınızın yaşamını bir gözden geçirin; YÜZ BAŞARISI mı, yoksa CAN BAŞARISI mı yaşamlarınızı yönlendiriyor?
Otuz beş yaşında köprüden atlayacak ya da aşırı dozdan yaşamı sona erecek kişiler yetiştirmediğinizden emin misiniz?
Doğan Cüceloğlu
dogancucel@cocugumveben.com
http://www.bebekveanne.com
Received on Wed Apr 20 13:09:12 2005