[kristalcocuklar] Fwd: Re: Hipnoz ve SHARM programı - Ana rahmine geri dönüş -ve Ana Rahminde Eğitim

From: Burcak <artistaburcak_at_....>
Date: Sat 14 May 2005 - 00:37:54 EEST

  • In indigoturkiye@yahoogroups.com, "Burcak" <artistaburcak@y...> wrote: Söylemeyi unuttum. Bu gürültülü sesler yüksek voulumde dinletiliyor çünkü siz o sırada ana rahmine geri dönüyorsunuz. Bu da önemli bir terapi oluyor olmalı. Size kendi kızımla yaşadığım tecrübemi de yazayım. Daha önce yazmıştım yeniden yapıştırıyorum.

Ana Rahminde Eğitim

Her şey kitap fuarından almış olduğum Timaş yayınlarının “Seni Duyuyorum Anne” isimli kitabı ile başladı. Çocuklar için daha anne karnında iken birşeyler yapılabileceği düşüncesi beni çok heyecanlandırdı. Orada çeşitli ülkelerde (gelişmiş- az gelişmiş- hiç gelişmemiş) bu eğitimin özellikle (ABD (Seattle), Hindistan gibi ülkerlerde (ortak özellikleri Bilişim Devi olmaları); geleceğin dahileri yetiştiriliyor!) ya da külterlerinin doğal bir parçası olarak uygulandığı (Bazı Afrika kabilelerinde doğmamış çocuğun sadece ona özgü bir şarkısı varmış, ona ana karnındayken ve doğduğunda, büyürken de ağladığında yatıştırmak üzere söylenirmiş) bilgilerini okudum. Hatta kitapta anne karnına hafif vuruşlarla (veya teyp kaydı ile) hangi ritimlerin bileşiminin çocuğu daha akıllı yaptığı anlatılıyordu. Ben hepsini uygulamamakla beraber bazılarını tercih ettim. Örneğin eşimle birlikte her gün belli saatlerde karnımdaki bebekle konuşmak, ona ninni kasedi çalmak (sesim güzel değildi o zaman ve şarkı söyleme konusunda da kendime hiç güvenim yoktu), O’na yatmadan masal okumak (bunu da çok anlamlı bulmayıp sona erdirmiştim), hergün yıkanmak, masaj yapmak, sesli ortamlardan kaçınmak (düğün, sinema gibi), klasik müzik, Bethooven, Mozart dinletmek, ayağımı söyle bir uzatıp dinlenmek, heyecanlardan ve münakaşa ortamlarından uzak durmak varsa beni üzen insanlara bebeğimi de rahatsız ettiklerini bildirmek ( Ne de olsa o zaman bile Anne’ydim) . Stressiz bir ortama (evime) sığınmak, güzel, fırsat buldukça lezzetli yemekler deneyip yemek, son zamanlar geldiğinde de elime kanaviçe alıp adeta meditasyon boyutunda sakin sakin vakit geçirmek. İşimden ayrılalı bir sene olmuştu. İşe gitme zorunluluğumun bulunmaması bir avantajdı. (Bazen negatif olaylar aynı zamanda da pozitiftir.) Koku duyusuna hitap eden Aromaterapi’den ise özellikle kaçındım. Evimde kokulu mum bile yakmadım. Karakalem resim kursuna başlamıştım. Negatif etkisini hemen hissedip bıraktım. Çünkü ortamda sigara içiliyor, sıcak hava ve yetersiz havalandırma ile başkalarının kullandığı yağlı boyalar tinerle karışıp insanın beynini etkileyen çok rahatsız edici bir karışım oluşturuyorlardı. Sadece kendim için değil bebeğim için de bunun ne kadar tehlikeli olduğunun bilincindeydim kitabı okuduktan sonra. Burun yolu ile beyne giden kokular anında kana karışıp amniyo sıvısı yoluyla bebeğin gelişmekte olan sinir sistemi üzerinde harap edici bir etkiye sahiplermiş. Aromaterapi ise belli ülkeler dışında, koku yoluyla, vucuda masaj yoluyla veya ağızdan alınarak, oluşabilecek zeka geriliği riskinden dolayı, bebeği etkileyeceği düşünülmüş yasaklanmıştı. Tabi ki vücud losyonları, zayıflama kremleri, hatta parfümler bile fetüse zarar verebilirdi. Annenin alkol alımı ise en ölümcül olanıydı.Tüm bunlara dikkat ederek hamileliğimi sığ kıyılarda geçirdim ve çok şükür Allah’ın yardımıyla da normal doğumla sağlıklı bir bebek dünyaya getirebildim.

Daha sonra ki döneme hamileliğimde katılmış olduğum Ayşe Öner’in Hamilelik Kursu damgasını vurdu. (Şu anda Amerikan Hastanesi’nde ücretsiz olarak benzer bir eğitim veriliyor) Sakınılacak şeyler yine çoktu. Ama bilmek en güzeliydi. Kimi zaman herkesten sakınarak bebeğime bakmaya, ona süt vermeye başladım. Bütün annelere çağrım var: Elinizden geldiğince anne sütü veriniz. Her açıdan, besleyiciliği, koruyuculuğu, sevgiyi ona tensel temas ile verebilmesi, onun oral dönemindeki en güzel şeyi dudaklarının arasına alabilmesi bir anne için en büyük mutluluktu. Ve bebeğimi Allah’ın yardımı, kocamın kocaman desteği ve aile büyüklerinin gerektiğinde yardıma gelmesi ile büyütebildim. Şimdi bir yaşında. Biliyor musunuz bütün bu saydıklarım o kadar etkili oldu ki herkese bunları tavsiye ediyorum. O harika bir bebek şimdi. Hastalanınca hafif geçiriyor. Çok uyanık ve hareketli. Çok da zeki oldu. Genlerinde bir etkisi var (% 50 imiş) ama ya diğer yarısı?

Sevgi’ler,
Burçak Alkanlı.

Bir de aynı konuda bir makale buldum onu da ekliyorum:

Anne Rahminde Baslayan Egitim  

Bebeklerin de çesitli müzikleri hissetme ve cevap vermede hususî bir kabiliyeti oldugu çok eskilerden beri bilinmektedir. Insanin hayata gözlerini açtigi ilk yillardaki müzige olan bu meyelani, sinir sisteminin ve
beynin, müzigi algilama, isleme ve hatirlama yasinin kaç oldugu sorusunu
gündeme getirmistir. Son yillarda giderek artan deliller isiginda, dogumdan
önce ve hamileligin son üç aylik döneminde, anne rahminin bir konser salonu
seklinde fonksiyon görerek, biyolojik gelisimin ahenkli ilerleyisine belli
bir ritm hâlindeki musikinin katkida bulundugu bilinmektedir. Çocuklarin zihnî kabiliyetlerinin de konusmayi ögreninceye kadar pek gelismedigi zannediliyordu. Halbuki bebegin his dünyasi oldukça aktif durumdaydi. Bebegin beyni, âdeta çevredeki seslerin ritmini ve motifini
çözmeye çalisan bir dedektif gibiydi. Bebek daha dogumundan önce, âdeta bir
müzik âleti gibi çalisiyor ve çevredeki sesleri hem kayit, hem de analiz
ediyordu (Bkz "The Musical Infant", MRN, 1994, I (1), Spring 1994). Bugün
biliniyor ki, çocuklar melodik ritimleri algilama ve hatirlama, bir bestedeki yükselen ve alçalan ses tonlarini fark etme, ve tempo degisikliklerini algilama hususunda muazzam bir kabiliyete sahiptirler.
Cenin hamilelikten kaç hafta sonra ilk sesleri isitmeye baslar? Dis dünyadan
gelen müzik sesleri, ceninin kulaklarina ulasir mi? Sese ve müzige anne
rahminde bebek tarafindan verilen cevaplar nelerdir? Anne rahminin müzikal
seslerle uyarilmasinin dogum sonrasi tesirleri nelerdir? Bu sorulara kisa
cevaplar verilecek olursa, beynin isitme sistemi, hamileligin 26. haftasindan itibaren fonksiyon görmeye baslar. Disaridan gelen sesler,
rahimdeki fetusun kulagina gelemez. Çünkü fetusun etrafini saran koruyucu
sivi ve örtüler disaridan gelen sesleri bozar. Buna ragmen Beethoven'in
besinci senfonisinin, belirgin sekilde tanimlanabilir bir ses imaji olarak
rahme ulastigi gösterilmistir. Cenin dis dünyadan kulagina gelen seslere,
vücut hareketleri ve kalb atim hizinda meydana gelen degisikliklerle cevap
vermektedir. Çogu sesler, embriyonun kalb atiminda kisa süreli yavaslamalara
yol açar. Çok gürültülü sesler ise, kalb atimini hizlandirir. Sesler ceninde
hareket ortaya çikarmasinin yaninda, dogum öncesi ögrenmeye de sebep olur.
En temel ögrenme sekli aliskanlik kazanma ve ortama uyum saglamadir. Can
sikici olan veya sürekli tekrarlayan seslere dikkatini vermemeyi ögrenme,
buna bir örnektir. Yeni ve bir farkli musiki ritmi gelirse, bebekler ona
cevap vererek, degisikligi fark ettigini gösterirler. Hamileligin son döneminde cenin, annenin karin bölgesine sürekli yapilan uyarilara alismistir. Ancak uyari sekli degisirse buna cevap verir. Embriyon, nazikçe
yapilan titresimlere cevap vermezken, gürültülü bir ses gönderildiginde
hemen hareket ederek cevap verir. Belli bir süre, gürültülü sesler ile nazik
titresimler birlikte arka arkaya verilirse, birkaç tekrardan sonra cenin,
buna cevap vermemektedir. Bütün bunlar yavrunun, dogum öncesinde çevresinden
bilgi alabildigini ve bazi olaylari hatirlayabildigini gösterir. Dogum öncesi müzigin dogum sonrasindaki hayata tesirlerini anlamak için
bebegin davranis gelistirme hizi ile, dogum öncesi ögrenmeyle irtibat kuran
dogum sonrasi hafiza ölçekleri kullanilir. Çocugun dogum öncesi müzik dinlemesinin, gelisimi hizlandirdigi, hattâ bazi çocuklardaki belli gelisim
bozukluklarini hafifletebildigi veya iyilestirme yoluna koyduguna dair
çalismalar vardir. Degisik müzik çesitlerinin 28-36 haftalik annelere dinletildigi bir çalismada, kontrol grubuna nazaran anne karninda müzik
dinleyen bebeklerin seslere dikkat, göz takibi, motor kontrol ve koordinasyon hareketlerinin gelisiminde dikkati çeken bir hizlanma gözlenmistir.
Müzik Egitimi ve Mücerret Düsünebilme Kabiliyeti Çocuk gelismesinin ilk yillarindaki bazi hâdiselerin ve musikinin, hangi
beyin hücrelerinin hangi beyin hücreleriyle baglanti kuracagini ve hangi
beyin hücrelerinin ölecegini belirledigi tespit edilmistir. Çünkü zekânin
bütün çesitlerinde, sinir hücreleri olan nöronlar arasindaki baglantilarin
büyük bir belirleyiciligi vardir. Çocugun beyni erken yaslarda ne kadar çok
farkli ve zenginlestirici tecrübelere maruz birakilirsa, o nispette kendini
gelistirebilir. Müzik dinlemenin veya bir müzik âleti çalmayi ögrenmenin,
çocuklar üzerine ne gibi tesirler yaptigi üzerinde Kaliforniya Üniversitesi
nden Fizikçi Gordon Shaw ile Wisconsin Üniversitesi'nden psikolog Dr. Frances Rauscher ortaklasa bir çalisma yapmislardir. Neticede bilgisayar
üzerinde gelistirilen nöral modelle, insan beyninde ve algi mekanizmasinda
müzik ile ilgili yapinin belli yönlerine ait kodlamalarin mahiyeti kismen
anlasilmis ve nöral aglarin, mücerret düsünmede ve muhakemede önemli rol
oynadigi görülmüstür. Ayrica orijinal, icatçi, siradisi ve analitik düsünmenin, nöronal ateslenme motiflerini, isitme yoluyla kesfetmek mümkün
oldu. Çalismada, yerlesim birimlerinin hem merkezlerinden hem de çevrelerindeki ortaokullardan 78 çocuk rastgele seçilerek üç gruba ayrildi.
Birinci gruba özel hocalar esliginde piyano kullanma ve müzik seslendirme
dersleri, ikinci gruba bilgisayar dersleri verildi. Üçüncü gruba ise hiçbir
egitim verilmedi. Alti ay sonra bu ögrencilere uygulanan "mücerret düsünme
mahareti" isimli "uzay ve zaman koordinatlarindaki nesneler üzerinde muhakeme yapabilme" testlerinde (bilhassa geometrik ve fizikî problemlerde)
piyano kullanimi ve müzik dersleri alan ögrenciler, % 34 daha fazla basarili
oldular. Bundan anlasilan ise, müzik egitiminin mücerret düsünebilme ve akil
yürütebilmede kullanilan sinir baglantilarinin tesekkülünü hizlandirmasi ve
erken yaslarda verilen müzik egitiminin çocuklarin muhakeme kabiliyetlerini
artirmasiydi. Hattâ eriskinlerde bile günde 10-15 dakika müzik dinlemenin
mücerret düsünebilme kabiliyetini olumlu yönde etkiledigi bulunmustur. Belli
bir sirada zincirleme muhakeme edebilme kabiliyeti, hem bilimde hem de
müzikte önemli bir maharettir. Müzik egitimi alan çocuklar, sinir baglantilari kolaylikla organize edebilen esnek beyinlere sahip olmaktadir
lar. Sinir baglantilari beynin korteks bölgesindeki desenlerin olusmasi
müzik ve egitim yoluyla dogrudan etkilenmektedir. Müzik dinleme ve piyano
çalmayi ögrenme, ayni zamanda çocuklarin matematik ve fen derslerini kavrama
kabiliyetlerini belirgin seviyede artirmistir. Anaokulu ve ilkokul müfredatlarinda verilen müzik egitimi de matematikî zekâyi ve kisilik gelisimini olumlu yönde etkilemektedir.
Journal of Applied Developmental Psychology (December 1999) dergisinde, erken
dönemde çocuklara verilecek müzik egitiminin faydalari listelendi. Bilhassa
ailelerle birlikte müzik egitimi alan küçük çocuklarda zekânin gelisimi olumlu
yönde artmaktadir. Bu ise zekânin, hayattaki kazanilan tecrübelerle gelistirilebilecegini gösterir. Yani zekâ tek basina genetik tarafindan
belirlenmez. Özellikle ailenin çocuguyla birlikte geçirdigi dolu dolu zaman
diliminin artisina paralel olarak çocugun zekâ ve uyum gibi kabiliyetlerinde,
kontrol grubuna nazaran belirgin artis saglanmistir. Ailenin çocugu ile
birlikte zaman harcamamakla yaptigi olumsuz katki, bosanmis, fakir ve düsük
egitim seviyesine sahip ailelerin veya azinlik psikolojisi gibi faktörlerin
olumsuz katkilari ndan daha önde gelmekteydi. Çocugun zekâ gelisiminde ve
basarisinda ailenin çocuga ayirdigi zaman çok önemli bir faktördü. Bunun fark
edilmesi, birlikte verilen müzik egitiminin yaptigi tesir artirici katkiyla
fark edildi. Altmis alti çocuk üzerinde yapilan bir baska çalismada, önce bütün
çocuklara Stanford-Binet zekâ testi ile musiki kabiliyet testi uygulandi. Sonra
deney grubundaki ögrenciler 30 hafta boyunca haftada 75 dakika müzik egitimi
aldilar. Sonunda müzik egitimi alan çocuklarin mücerret düsünme ve üretici-mucit düsünme testlerindeki basarilarinda belirgin artis gözlendi.
Kelime ile alâkali zekâ testlerinde ise her iki grupta da önemli bir farklilik
bulunmadi. Müzik egitimi yaninda, aileleriyle yakin bir beraberlik geçiren
çocuklarda standart zekâ testlerinde basari nispeti, % 50'den % 87'ye çikarken,
aileleriyle daha az zaman geçiren ve müzik egitimi alan çocuklarda bu basari %
78 seviyesinde kalmisti.

  • In indigoturkiye@yahoogroups.com, "Burcak" <artistaburcak@y...> wrote:
    > Merhaba,
    > Ben de geçen ay İstanbul'a gelen gurmukh'un workshop'una
    > katılmıştım. O da sonlara doğru direkt bir makina gürültüsü sesi
    > verdi. Tabi bu sesin sadece bir fabrika sesi olduğunu
    düşünmüyorum.
    > Orff çalışmalarında da hamileyken de gözlemlediğim bir şey
    > kalbimizin ve vücudumuzun diğer organlarının çalışması sırasında
    > aynı bu makine seslerinin vücud tarafından çıkarılması. Ve bu
    > seslere kim maruz biliyorsunuz: Bebekler. Bebebkler ritimi
    (çalışan
    > makinelerden yani organlardan çıkan) ahenkli sesleri dinlerlerken
    > hayatı öğrenmeye başlıyorlar. Bu konu ile yurtdışında bir çok
    > çalışma hatta bebeklere anne karnında eğiitim verme okulları var.
    Bu
    > konuda ufak bir bilgi için "Seni duyuyorum Anne" adlı Timaş'ın
    > kitabına bakabilirsiniz.
    >
    > Sevgilerimle,
    > Burçak Alkanlı.
    >
    > --- In indigoturkiye@yahoogroups.com, "asim eren" <erenasim@h...>
    > wrote:
    > > Merhaba yusuf bey ben kocaeliden psikolog asim ben hipnozu
    tedavi
    > amaçli kullaniyorum. Bende kisileri hipnoza alirken arkada fonda
    > müzik veriyorum kus sesleri yer aliyor müzigin içinde sizdeki
    > program nasil bilmiyorum ama daha açiklarsaniz yararli olacaktir.
    bu
    > sadece hipnoza girme açisindan hizlandirici ve gevsetici olurak
    rol
    > oynuyor. selamlar www.kekemeyim.com izmit
    > > ----- Original Message -----
    > > From: yusuf_alp
    > > To: indigoturkiye@yahoogroups.com
    > > Sent: Friday, May 13, 2005 1:09 PM
    > > Subject: [indigoturkiye] Hipnoz ve SHARM programı
    > >
    > >
    > > Bilgisayarımda SHARM isimli bir program var
    > > programı calıştırınca
    > > hipnotik tedavi ettiği ileri sürülüyor
    > > arka planda gürültü
    > > yada kus sesleri
    > > yada insan konusması bulunuyor
    > > yorumlarınızı bekliyorum
    > > SHARM
    > >
    > >
    > >
    > >
    > >
    > >
    > > 2003-2005, Copyright © İNDİGO TÜRKİYE
    > >
    > >
    > >
    > > -----------------------------------------------------------------
    --
    > -----------
    > > Yahoo! Groups Links
    > >
    > > a.. To visit your group on the web, go to:
    > > http://groups.yahoo.com/group/indigoturkiye/
    > >
    > > b.. To unsubscribe from this group, send an email to:
    > > indigoturkiye-unsubscribe@yahoogroups.com
    > >
    > > c.. Your use of Yahoo! Groups is subject to the Yahoo! Terms
    > of Service.
  • End forwarded message ---
    • Yahoo! Groups Sponsor --------------------~--> Take a look at donorschoose.org, an excellent charitable web site for anyone who cares about public education! http://us.click.yahoo.com/o5B0yD/8WnJAA/a8ILAA/DDOolB/TM --------------------------------------------------------------------~->

Yahoo! Groups Links

<*> To visit your group on the web, go to:

    http://groups.yahoo.com/group/kristalcocuklar/

<*> To unsubscribe from this group, send an email to:

    kristalcocuklar-unsubscribe@yahoogroups.com

<*> Your use of Yahoo! Groups is subject to:

    http://docs.yahoo.com/info/terms/   Received on Sun May 15 13:31:57 2005


Bu mesajin iceriginden yalnizca gondericisi sorumludur. E-kaynak.net liste arsivi mesaj icerigiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmez.