|
|
[kristalcocuklar] Fwd: klip sendromu
From: Burcak Toktar <artistaburcak_at_....>
Date: Fri 29 Apr 2005 - 19:07:54 EEST
Note: forwarded message attached. Do You Yahoo!? Tired of spam? Yahoo! Mail has the best spam protection around http://mail.yahoo.com attached mail follows:
BEBEKLERIN SİNSİ DÜSMANI : MÜZIK KLİPLERİ Kisaca "Gelisim bozuklugu" diye tanimlanan ve son yillarda tüm dünyada tam alti kat arttigi belirlenen otizm, uzmanlarca büyüteç altina alindi. Ve otizmin izini süren tip dünyasi, sasirtici bir bulguya ulasti. "Klip Sendromu" adi verilen bu sendrom yüzünden tüm bebekler tehdit altinda. Pek çogumuz minik bebeklerimizi oyalansin diye televizyon karsisina oturtur, hatta televizyona gösterdikleri ilgiyi büyük bir sevinçle karsilariz. Bu arada kendimizce önlemler alir abuk subuk görüntülerle karsi karsiya kalmalarini önlemek için genellikle de müzik kanallarini açariz. Ama anlasilan o ki; biz bebegimizin ilgisini müzige olan kabiliyeti ve yatkinligiyla özdeslestirirken, o izledigi her kliple biraz daha içine kapaniyor, biraz daha yasamdan kopuyor. Minicik beyni, basa çikamayacagi sinirsiz karanliklara boguluyor. TELEVIZYONDAKI TEHLIKE Marmara Üniversitesi Odyoloji Ana Bilim Dali Baskani Prof. Dr. Ferda Aktas izledikleri müzik klipleri nedeniyle "Otizm" le karsi karsiya kalan bebek sayisinin her geçen gün biraz daha arttigina dikkat çekerek, "Aileler çocuklarinda konusma gecikmesi, dalginlik ve konsantrasyon bozuklugu sikayetleri ile basvuruyor. Bu çocuklarin ortak özellikleri özellikle 0-2 yas arasinda sürekli müzik klibi seyretmeleri. Hastalik, televizyon kesinlikle yasaklanip özel egitim programlari uygulanarak, dört yasina kadar önlem alinirsa önlenebiliyor. Ancak dört yasindan sonra tedavisi mümkün degil" diyor. Kliplerin çocuk beyni üzerinde bu denli zararli oldugu fikrini ortaya atinca Prof. Dr. Ferda Aktas da bir hayli tepki görmüs. Ancak uluslararasi kongrelerde de sundugu tebliglerle sendrom konusunda sadece aileleri degil meslektaslarini da uyariyor. Konusmanin ögrenilmis bir davranis olduguna dikkat çeken Prof. Dr. Ferda Aktas, "Aileler nedense konusmanin otomatik olarak ögrenildigini zannediyorlar. Dogal ortamda çocuklarin dudak sekilleri, ses ve cümleler arasinda baglanti kurmasi gerekli. Ancak televizyon çocuklarin ögrenmesini engelliyor. Çünkü göz baglantisi kuramayan çocuklar dudak hareketleri ile sesi birlestiremiyor. Televizyon sesi yüksek olan bir ortamda da çocuklar anne ve babalarinin sesi yerine televizyon sesini algilar bu da onlarin beyin yapisinin karismasina neden olur. Çünkü dudak sekilleriyle çikan ses arasinda baglanti kuramazlar" diye konusuyor. YOKSA DUYMUYOR MU? "Klip sendromu" teshisi konulan hastalardan biri henüz yirmi dört aylik olan minik Berkan. Geçtigimiz aya kadar ailesi Berkan'in agzindan anlamli tek bir cümle dahi duyamamis. Berkan kendi adina bile tepki vermiyormus. Anne Meltem Kadioglu, "Önce isitme problemi oldugunu düsünüyorduk. Ancak televizyonda müzik klipleri oldugu zaman kendisini oldugu gibi o yöne sabitliyordu. Nerede olursa olsun televizyona yönelip sanki büyülenmis gibi duruyordu. Çalistigimiz için bakici ile kaliyordu. Bakicisi onu oyalamak için bütün gün klip seyrettiriyordu. Açikçasi ben de bunda bir sakinca görmüyordum çünkü ben de ev isleriyle ugrasirken zaman zaman ayni seyi yapiyordum" diyor. ILK SORUNUN YANITI EVET Trabzon'da yasayan Kadioglu Ailesi ogullarinin bir türlü konusmadigini fark edince solugu Istanbul'da, Marmara Üniversitesi Hastanesi'nde almis. "Sikayetimizi söyler söylemez Berkan'in çok klip izleyip izlemedigini sordular" diyor Meltem Kadioglu. Genç kadindan aldiklari, "Evet" yanitinin ardindan ayrintili bir incelemeye girisen doktorlar sonunda teshisi koymuslar. "Klip Sendromu" Teshisin ardindan evde televizyon açmadiklarini ve Bertan'la sürekli onun anlayabilecegi sekilde konusmaya çalistiklarini anlatan Kadioglu, "Ona dokunmamiza, öpmemize bile izin vermezdi. Bir ayda çok sey degisti. Ismini ögrendi. Televizyon kapali oldugu için ara sira huzursuzlaniyor ama hemen dikkatini baska seylere yöneltmeye çalisiyoruz" diye anlatiyor zorlu tedavi sürecini. "BANA INANMIYORLAR" Rüzgar'da ayni sendromun kurbani. Ailesi Rüzgar üç yasindayken, yani bes yil önce fark etmis ogullarindaki garipligi. Teshis konulduktan sonra da iki yil boyunca evlerine hiç televizyon sokmamislar. Anne Siral Demiral, "Aynen bir bagimliya zararli bir maddeyi biraktirir gibi davrandik" diyor. Çocuklarinin rehabilitasyon döneminde bir kres bulamamaktan o kadar bunalmislar ki, otistik çocuklar için bir kres açmislar. Bu arada aile içi bir sarsinti da atlatmislar. Esi Haluk Göçener'le o günlerde bosanmis. Ama Rüzgar'in egitimi için birarada olmayi basarmislar. Rüzgar simdi sekiz yasinda. Aldigi egitimin ardindan iç dünyasindaki karanligi asmis hiperaktif bir yapiya bürünmüs. Ancak ara sira öfke nöbetlerine kapiliyor, bazen saldirganlasiyor. Hâlâ okula gidemiyor, okuma yazmayi özel egitimle ögreniyor. Siral Demiral, "Bütün yakinlarima söylüyorum. Çocuklarina klip seyrettirmemeleri konusunda uyariyorum ancak çogu zaman bana inanmiyorlar" diye yakiniyor. NINNIYI KENDIN SÖYLE Doktorlara göre, teshis konulan çocuklari hastaligin etkisinden kurtarmak için yogun çaba gerekiyor. Çünkü etkilenen beyinlerde hastalik çogu zaman yerlesiyor. Doktorlar bu hastaligin teshisini koyduktan hemen sonra televizyonu kesinlikle yasakliyorlar. Çocugun uyurken bile müzik dinlemesini istemiyorlar. Ailelere mümkün oldugu kadar çocukla, onun anlayabilecegi ses tonu ile konusmalarini tavsiye ediyorlar. Bu arada çocuklarla sefkat yüklü fiziksel temas da önemli. En önemli seylerden biri de minik bebeklere ninni söylemek. Uzmanlar, "Radyoda ya da teypte çalmayin siz söyleyin" diyorlar. Onlar zamaninda fark etti . Siral Demiral ve Haluk Göçener ogullari Rüzgar'daki belirtileri erken fark etmis. Simdi tüm ebeveynlere uyarip. "Hastaligin belirtilerini gözardi etmeyin" diyorlar. Iste adim adim otizme giden süreç; "Kendi dünyasindadir. Kendisi iliski baslatmaz. Istedigi seylere ulasmak için iliskiye girer, insanlari obje olarak gösterir, parmagi ile isaret edemez. Göz temasi kuramaz, yüz ifadesi ciddidir. Donuk ya da hüzünlü bakar. Jest ve mimikleri kullanarak sevimli olmaya çalismaz. Bay bay yapmaz. Oyuncagini vermez. Yasitlarindan uzak durur. Öpmek ve öpülmekten hoslanmaz" Kliplere uyari konulsun Marmara Üniversitesi Odyoloji Ana Bilim Dali Baskani Prof. Dr. Ferda Aktas klip sendromu nedeniyle RTÜK'e basvurdu ve klip gösterimlerinde, "0-2 yas arasindaki çocuklarin izlemesi sakincalidir" uyarisinin yer almasini istedi. Aktas'in verdigi bilgiye göre bebeklerin davranislarinin dikkatli izlenmesi hastaligin tanimini kolaylastiriyor. Ve Aktas klip sendromunun belirtilerini söyle siraliyor;Do You Yahoo!? Tired of spam? Yahoo! Mail has the best spam protection around http://mail.yahoo.com
NOTICE
We have taken steps to ensure that this email (and any attachments) are free from computer viruses and the like. However, it is the recipient's responsibility to ensure that it is actually virus free. Any emails that you send to us may be monitored for the purposes of ascertaining whether the communication complies with the law and our policies. Received on Sat Apr 30 06:43:24 2005 Bu mesajin iceriginden yalnizca gondericisi sorumludur. E-kaynak.net liste arsivi mesaj icerigiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmez. |