|
|
[Anadolu_Arkeolojisi] Hammurabi Yasasi Ve Marduk-2
From: Safa KACMAZ <safakacmaz_at_....>
Date: Tue 24 May 2005 - 12:24:41 EEST
Hammurabi Yasasi Ve Marduk-2 Safa Kaçmaz 24.05.05 Hammurabi doneminde «Marduk» olarak okunan (Sumerce :amar-utu) , Babil’in bastanrisina,bu ses degerleriyle Sumer kayitlarinda rastlanmamasi,oteden beri konuyu ilginç kilmistir. Ortalama tarih degerleriyle -1792,-1750 arasinda yasadigi kabul edilen Hammurabi’nin kanun metninde karsilastigimiz ‘Marduk’ okunuslu tanri,daha sonra, yaklasik -1200’lere dogru butunluklu hali verilmis gibi gorunen Enuma Elis’te, asil yaratici,kahraman,Ea-Enki’nin buyuk oglu,Enlil sifatlariyla .. karsimiza cikiyor.Bir olgu olarak saptayalim ki,Babil kiraliyet listesinde,Marduk’la iliskili kiral isimleri, Hammurabi doneminden çok sonra, -1200’lerden itibaren,yani bir bakima Enuma Elis’le birlikte ve giderek artan bir sekilde kullanilmaktadir.Babil kirallari listesinde, Marduk-Apal-idina (-1174/-1157) Marduk-kabit-ahhesu (-1156/-1139) Itti-Marduk-balatu (-1339/-1331) Marduk-nadin-ahhe (-1098/-1081) Marduk-sapik-zeri (-1080/-1068) Marduk-zeri (-1046/-1033) gibi kiral isimlerine rastliyoruz. Sumer-Babil tarihinin incelenmesinde ‘kavram,kelime’ ses degerlerine (‘okunus’) bagli kalan ve bu çerçeve içinde yorum gelistirmenin zayif temeller tasiyacagina çok kez degindik.Yazinin kullanimindan bu yana geçirdigi evreler,farkli dillerin ortak resim degerlerini kendi sesleriyle aktarmalari,alfabeye geçildiginde sesli harflerin kaydedilmemesi,yazinin sagdan veya soldan baslanarak okunabilmesi,kavram anlamlarinin sonraki yazicilar tarafindan farkli yorumlanabilmesi gibi,niyete bagli olmayan etmenler,ayni ozellikteki tanri isimlerinin çesitlenmesinin de nedenlerini olusturmuslardi. Enki-Apsu tanrinin ozelliklerini hesaba kattigimizda Efes,Okenaos, Poseidon… kavramlarinin aslinda farkli alfabe ve okuyus turleri etrafinda,ayni tanrinin tanimi oldugunu goruruz.Kavram anlamlari bakimindan da durum boyledir. Ornegin,guzeller guzeli Inanna,baslangiçta Nippur’un genç,alimli,kutsal suda arinan,henuz çiftlesmemis bir genç kiziydi ve ilk çinsel iliskisini Enlil ile,ama eger tablet kayitlarindaki ifadeye guvenirsek,bir ‘kayik’ta gerçeklestirmisti.Bay Kramer, Enlil’in, Ninlil’e, kesinlikle bir ‘kayikta’ tecavuz etmis oldugundan nerede ise emindir.Bununla birlikte saptamaliyiz ki,bay Kramer gibi uzmanlarimiz,konularin daha çok sansasyonel yaniyla ilgileniyor olduklari için,bu tur ‘kayik’ kavramlari etrafinda tikanip kalirlar.Onlar,bu çiftlesmede (‘irza geçmenin’ !) neden bir dag basinda, ovada,elma agaci dibinde degil de mutlaka ‘kayik’ta gerçeklesmis diye aktarilmis olabilecegi ile pek ilgilenmezler.Ustelik,tabletlerin bu kavramina guvenirsek,bir baska buyuk Sumer tanrisi,Enki de,bir baska genç kizla yine ’kayik’ta çiftlesmisti. Kayik,gemi gibi motifler,unlu Nuh tufaninin da temel araci olduguna gore,bu kavramin,belki bir baska mekan tanimi olarak kullanilmis olabilecegi uzerinde durmak gerekli idi. ‘Tecavuz’ sahnesine odaklanan ve ‘gemi-kayik’ kavraminin geçmisteki anlamini sorgulamayan yaklasim,ister istemez,Eski Ahit’in «3 katli Nuh gemisine» inanmaya da devam etmek zorunda kalir. Tanrilarin hayvan ve bitki dunyasi ile ; ay,gunes,yildiz ve gezegenlerle içiçe geçen yapisi,insanin toprak,seytanin atesten yaratilmasi inanci ;guzelkler guzeli Inanna’nin « gogun kutsal inegi » olmasi,Musa doneminde «altin kutsal dana » ya tapilmasi…vb. motifler, bizlere olaganustu karmasa içinde ruhlar,yildizlar,kurgular dunyasi gibi gorunse de,butun bunlar, insan toplumunun en gerçek iliskilerinin farkli tarihsel donemlerdeki yansiticilarindan baska bir sey degildirler ;kultur birikimlerini sonraki nesillere devreden eski toplum,simdiki toplumun butun degerlerinin baslangiçtaki yaraticisidir.Istanbul medyasinin « Kanarya Aslan’i yuttu » turu basliklarini çok dogal bir sekilde algilayan bizlerin,eski toplumun « Aslan Kuzuyu ;kuslar tahil yemiyorlardi » turunden ifadelerde «mitoloji», « hayaller » vb. arama tavrini bir turlu anlayamamisimdir. Eski topluma,onun kavramlarina,eski bir toplumun yasam kosullarini hesaba katarak ;modern rituel,anane ve oteki kurumlarin gelisim çizgisini yakalayarak,toplumsal mantigin bireylerce belirlenemeyen degerleri bakimindan yaklasilirsa,eski toplumun peçesinin ardinda bulunan dogal,saf ve en az simdiki toplum kadar zeki yuzunde bulunan piriltilarla karsilasiriz.Butun bir insanlik kultur birikimini,bu insanliga degil,ay’dan,yildizlardan gelmis yabanci varliklara ait kilma çabasinda,hiç olmazsa bir parça,Bati’nin,Mezopotamya topraklarinda fiskiran kulturu,bu kulturu yaratanlara layik gormeyen ;bunu onlarin atalarinin yaratmis olabilecegine inanmayan tutumu yatar.Aslinda eski toplum,ona,o nasil ise,oldugu haliyle yaklasanlara kapisini sonuna degin açan sarkli bir misafirperver gibi davranir.Buna karsilik ,ona dusmanca yaklasanlar,bir ‘sarkli’ dusmanla,bir ‘sark kurnazi’ ile basedemezler ve tarihi,insan toplumunun elle tutulan gerçek yasaminda degil, ya ‘Tanrilarin araba’ tekerlerinin izlerinde ya da ‘gizemli’ ! uygarliklarin yildiz esintilerinde aramak zorunda kalirlar. (1) Hammurabi yasalarinda ve Enuma Elis’te anlatilan biçimiyle, tarihçesi erken Sumer donemlerine degin uzanmasina karsin ‘Marduk’ okunuslu tanriyi, eski Sumer-Akat tabletlerinde,su andaki bilgiler olçusunde, « Marduk » ses degerleriyle bulamiyoruz.Bu durumda ,once,Marduk’un,ona atfedilen ozellikler bakimindan kokeninin,eski kaynaklarda aranmaya çalisilmasi gerekiyor. Marduk okunuslu tanriyi,tanrisal buyuk ogulu,ilk kez Hammurabi kanun metinleri uzerinden tanidigimiza gore,Hammurabi’nin bu Marduk okunuslu tanri ile bir iliskisi olmasi gerektiginden yola çikabiliriz. Hammurabi olarak tanidigimiz, ve ortalama tarihsel dizine gore,-1792/-1750 yillarinda yasamis olan bu sahis, tablet yazimlarinda ha -( h)am -mu -ra -pi (bi) lu gal,Gallugal Hahammuraba, Kaammu-rapi,Kammuraba gibi okunmasi mumkun bir sekilde ifade ediliyordu. Kanun’larinin on ve son soz içeriklerinde Hammurabi,hem kiralligini,kirallar kirali olusunu vurgular; hem de, tanrilar tarafindan çagirilmis oldugunu,yani tanrisal elçiligini ...Bu durum,Hammurabi doneminde iki erkin,kiraliyet ve dini yetkinin tek elde toplandigini gosteriyor. Ote yandan,bir çok kiral isminin tekrarina karsin,Babil kiraliyet listesinde ikinci bir Hammurabi’ye de rastlamiyoruz. Museviligin Haham ve Rabin gibi yasayan dini kategorileri ile ve yine Museviligin,yola çiktiginda Ab-ram iken ,tanri tarafindan ‘halklarin babasi’ yapilmasi uygun bulununca ‘Ab-ra-ham’ olarak ‘adi’ duzeltilen Hazreti Ibrahim arasinda hiç olmazsa kavramsal duzeyde bir iliski bulunuyor olabilir. Bu durum, dini çevrelerde,Abraham’in M.Ö. 2000'lerde ya#351;ad#305;#287;#305; "rivayet"i ile de pek ters dusmuyor. Museviligi olusturan Abram(Avram)(yevre) toplulugu da, Hammurabi’nin soyu gibi semitik bir ortak geçmise dayanmaktadir.Hammurabi,bizim ‘Amorit’ler olarak seslendirdigimiz bir semitik kavim idi..Firansizlarin ‘Amorrhéens’ diye yazdigi,Eski Ahit’e ‘Amorlular’ diye kaydedilmis bu topluluk ve bu toplulugun tarihte bulunduklari alani,Sumer tabletlerinde ‘Martu topraklari’ olarak buluyoruz. Martular, erken Sumer donemlerinden itibaren Sumer tarihinde yer almis gorunuyorlar.Bu bakimdan,eger,Hammurabi,Martu toplulugun tanrisi Martu’yu,sumer yazimiyla a-mar-utu’yu Marduk sesleriyle tanimis ve aktarmis ise,bunu tamamen kisisel bir kurguyla yapmis olamazdi.o,aidi oldugu toplulugun derinlerde kalan ve kulaktan kulaga aktarilan ilahilerinin tanrisindan bahsediyor olabilirdi. Ote yandan,Martu,Maru,Mari,Amor,Amorit biçimli okuma veya yazmalarin anlattigi bu topluluk,Sumer kaynaklarinda daima “Bati” bolgesi ile bir ele aliniyordu.
« Bir zamanlar, Subur ve Hamazi ülkeleri, Çok (?)-dilli Sümer, Kiraliyetin ilahi yasalarinin büyük ülkesi, Gerekli her seye sahip ülke Uri, Güvenlik içinde (Bati’da) yasayan Martu ülkesi, Bütün evren, Insanlar tek yürekle, Ovüyordu Enlil'i tek bir agizdan. » Sumer tabletlerinde,Martu veya Amurrûm kavramlari, Bati’da oturan topluluklarin,Bati yonunun de anlatimi idi..Kuskusuz ,bu tabletler « bütün evren » dedigi zaman ,yukarda da goruldugu gibi,Sumer ve en yakin ittifak topluluk topraklarini kastediyordu.Daha onceki donemlerde bu ‘evren’ kavraminin sadece kendi Sumer topraklarindan ibaret gorulmus oldugu açiktir. Bu bakimdan Sumerler için yon tasnifi, hiç olmazsa kendini merkez varsayarak yapiliyor olmaliydi.Oyle gorunuyor ki,”yevropa” terimine kaynaklik eden ‘yevre’ –ibra’ni semitleri,giderek Martu’larin yerine geçmis ve Bati kavrami, ‘ibra’ turu bir yazimin yevre biçimli (Rus’lar Musevileri,Abra yazimini kiril alfebesi yoluyla okuduklari için,gunumuzde de ‘yevre’ sesiyle nitelerler) okunmasiyla turetilmisti. (Harita buyutulerek incelenebilir) Yukarida aktarilan ilahi, Martu ulkesinin,erken Sumer doneminden itibaren, bolgede kurulmus olan ittifakin ve Enlil,Yel-Ates kultunun bir parçasi olarak degerlendirildigine kusku birakmiyor.Uruk kirali Enmerkar’in (bu kavrami Gilgamis veya Dumuzi olarak da anlayabiliriz),Martu’nun Uruk’a saldirisindan bahsetmesi ;çok daha onceki çaglarda,Enki’nin, « dunya duzeni »ni saglarken Martulari gozeten,onlara armagan veren tutumu,bu bakimdan pek sasirtici degildir.Anlasiliyor ki,Hammurabi’nin semitik Amorit toplulugunun atalari olan Martular çoktan ,Sumer’in Bati’sina gelmis durumdaydilar. Marduk’un Sumer karsiligi a-mar-utu,her halukarda,bu kavramin Utu,Gunes,an,samas, kavrami ile bu topluluk arasinda varolan iliskiye isaret ediyor.Bu nokta,ayni zamanda,benim Tufan yorumlarimda Gunes’i,bay Kramer gibi,neden Dogu yonunde degil de,Bati’da ariyor oldugumla da iliskilidir. Sumerlerin Martu sesiyle tanimladiklarini dusundugumuz bu topluluk ile ilgili bazi tabletler,bize, « martu »larin ozelliklerini de açiklamaktadir.Martularin kisisellestirilmis bir anlatim tarzi olarak Martu,bir gun evlenmeye karar vermisti. Bay Kramer,bu konuyu soyle ozetliyor :Martu,Annesine, kendisine bir es almasini ister: Annesi ona bu konuda ogütler verir. Bu ogütler dogrul­tusunda Ninab'da büyük bir solen kurulur ve solene Kazal­lu'nun koruyucu tannsi Numusda, karisi ve kizi ile birlikte katilir. Bu solen sirasinda Martu'nun yaptigi kahramanca gos­teriler -bu bolümü içeren pasaj kismen kiriktir ve büyük bo­lümü anlasilmamaktadlr- Kazallu'lu Numusda'nin hosuna gi­der. Odül olarak Martu'ya gümüs ve lacivert tasi(lapis lazuli) verir; ama Martu kabul etmez; odül olarak Numusda'nin kizinin elini is­ter. Numusda bu teklifi sevinerek kabul eder; kizi da razi olur.Fakat kizin yakin akrabalarindan birisi Martu'yu soyle tanitarak,kizi evlilikten vazgeçirmeye cabalar :
« Çadirda oturan,ruzgarin ve yagmurun (tokadini yiyen ?) bu adam,(Martu) bilmiyor (?)] dua nedir, Silahla, dagi ya#351;adigi yer [haline getiriyor (?)] A#351;iri kavgaci bu adam ulkelere du#351;man [oluyor (?)], Dizlerini bükmesi­ni bilmiyor, Pi#351;memi#351; (çig) et yiyor, Omründe evi olmaml#351;, Olünce mezara konmuyor. Ey ...nim, niye Martu'yla evleniyorsun?" Numu#351;da'nin kizi Adnigki#351;ar bu tarti#351;maya basitçe #351;oyle kar#351;ilik verir: "Martu ile evlenecegim "(Kramer.Sumer ler,Sumer Mitolojisi vb.) Bu tablette yer alan bilgiler,altin degerindedir ve bize,’pismemis(çig) et yeme’,’olunce mezara konmama’ gibi,her goçer toplulukta mutlaka olmasi gerekmeyen ozellikler hakkinda bilgi vermektedir.‘Pismemis et’ yemegi,daha sonra,kutsal erkek et yiyecek turu halinde,arami ve hitit kultu uzerinden ‘çig kofte’ biçimiyle gunumuze degin ulasacaktir.Dogal olarak,‘çig kofte’ geleneginin simdi yasadigi alanlar ile,bu Martu toplulugu arasinda bir iliski kurmak aykiri degildir. Bay Kramer tarafindan « Enki ve Dunya Duzeni » basligi atilarak çevrilen bir tabletde ise,Hammurabi kanunlarinin ve Enuma Elis’in, Marduk’u Enki-Ea’nin ‘buyuk oglu’ olarak nitelemelerini hakli kilacak bir iliskinin varligini goruruz.Enki,herhalde kendisine yardimci olan,kendine tapan bu toplulugu her seferinde odullendirmekten geri durmaz.Magan,Dilmun Melam,Marhasi,Meluhha ,Ur,Uruk,Nippur,Dicle ve Firat’i dolasarak,oralari abad eden,oralarda duzen kuran Enki, Martu’lara da armagan olarak ,durmadan ‘at ve sigir’verir .(2)
« Kent kurmayan, [ev] kurmayan ­Martulara S#305;#287;#305;r verdi Enki arma#287;an olarak »
« Kenti olmayana, at#305; olmayana, Martulara s#305;g#305;r verdi Enki armagan olarak » Tabletin buradaki ifadeleri,Martu’yla evlenen gelinin yakinin gozlemleriyle uyum içindedir :Martular,kent kurmayan,evi olmayan,olulerini gommeyen gezgin,avci,toplayici,çoban bir topluluktur. Enki tanri ile,bunun Kenan okunus biçimi arasindaki iliskiye daha once deginmistik.Eski Ahit’in tanrisinin,Musevilere durmadan « Kenan topraklarini » vaad etmesinin gerisinde de boyle bir iliski bulunuyor gibidir: “O gün Tanri, Abram(Avram)`la antla#351;ma yaparak ona #351;öyle dedi: “M#305;s#305;r Irma#287;#305;`ndan büyük F#305;rat Irma#287;#305;`na kadar uzanan bu topraklar#305; -Ken, Keniz, Kadmon, Hitit*, Periz, Refa, Amor, Kenan, Girga#351; ve Yevus topraklar#305;n#305;- senin soyuna verece#287;im.” Yarat#305;l#305;#351; 15:18-21 Tanri daha sonra Musa doneminde vaadini yineler: “ Söz verdim, sizi M#305;s#305;r`da çekti#287;iniz s#305;k#305;nt#305;dan kurtaraca#287;#305;m; Kenan, Hitit, Amor, Periz, Hiv ve Yevus topraklar#305;na, süt ve bal akan ülkeye götürece#287;im.`“Amor, Kenan, Hitit, Periz, Hiv ve Yevus halklar#305;n#305; senin önünden kovaca#287;#305;m.... (Daha sonra ) #304;srailliler He#351;bon ve çevresindeki köylerle birlikte Amorlular`#305;n bütün kentlerini ele geçirerek orada ya#351;amaya ba#351;lad#305;lar.” Bu durumda,Eski Ahit’in,Amorlularin,onlarin atalari Martularin gelenekleriyle karsilasmasindan daha dogal bir sey olmaz.Fakat ilginç bir sekilde,Sumer-Akad tarihinin bir çok temel izini buldugumuz ve tipki Enuma Elis gibi, eski kaynaklardan beslenen Eski Ahit, Hammurabi’nin tanimladigi ve erken Sumer donemlerinden itibaren var gorunen Marduk sesiyle aktarilan bir tanriya yer vermez.(Sonraki Merodak isimli kirallardan bahsetmiyoruz) Buna karsilik,Eski Ahit,secere sayimi sirasinda,Nemrut okunuslu tanridan, oldukça saygili bir ifade tarziyla ve soylarini saydigi oteki ‘kisi’lerde yapmadigi olçude genis açiklamalarda bulunur : "...Ve Ku#351; (bu Sumer’in Kis sehri olmali) , Nimrod'un babas#305; oldu; o, yeryüzünde kudretli adam olmaya ba#351;lad#305;. O, Rabbin indinde kudretli bir aver idi; bundan dolay#305;, ‘Rabbin indinde Nemrud gibi kudretli avc#305;’, denilir. Ve, onun krall#305;#287;#305;n#305;n ba#351;lang#305;c#305; #350;inar diyar#305;nda Babil ve Erek ve Akkad ve Kalne idi. O diyardan A#351;ura ç#305;kt#305; ve Nineveyi ve Rehobot-iri, Kalah'#305; ve Nineve ile Kalah aras#305;nda Reseni insa etti; büyük #351;ehir budur" (Tevrat, Tekvin, 10/8-12). Eski Ahit’in,Marduk’la esitlendigi anlasilan Nemrut okunusuna nasil ulasmis oldugunu su anda bilmiyoruz.Eski Ahit,belki, Nemrut okunusuna,Tufan doneminden beri Sumer-Akad kayitlarinda bilinen ve Marduk’un da bir ozelligi olan Ninurta tanimindan ; belki Marduk’un ‘gunesin buyuk ogul’u ozelliginin sumer-akad karisimli bir yazimi olan “en mar utu”/ N M R T ( Eski Ahit yazarlari sesli harfleri kaydetmiyordu...) yazimi,sesli harf kullanimina geçildiginde Nemrut,Nimrut biçimini almisti... Kesin olan su ki,bolge topluluklari,Marduk olarak taninan tanrinin ozelliklerini, gokyuzundeki bir X gezegeninde degil;tanrilar henuz ay ve yildiz dunyasina ulasmamis iken,erken Sumer olusumundan itibaren yasanan gerçek iliskilerde aramislardir. safakacmaz@yahoo.com (1) « 2012’de » Marduk’la randevu alisverisinde bulunan yazilar goruyoruz. Tarihi,safsatalara bulastirma gelenegi, « Marduk’la bulusma » tarihiyle baslamadi ve muhtemelen bu tur yazarlarla da son bulmayacak.
« -1649 yilinda dunyanin yakinindan geçen ve 3661 yillik devinimini 2012 de tamamlayacak » bir gezegenin var olabilme olasiligi ile Marduk arasinda bir iliskiyi kurabilen bir kitap, ancak bay «vay yahu ! » turunden gazetecilerin tanitim yazisiyla yayinlanmaya layik bir kitap olabilir. Marduk konusundan bir safsata ureten yazarlarin sansizligi suradadir ki,-1649 yili,hiç olmazsa Sumer-Babil kaynaklari bakimindan,daha dunku konu kadar, yenidir ve bu donemlere ait,en kuçuk bir tarihsel kesinti gorunmedigi, babil ve Assur kraliyet listelerinden de gorulmektedir Sumer kaynaklari,kendi uzerinden safsata urutilemeyecek olçude zengindir.Bu tarihi oldukça ayrintili olarak ogrenebilir ve mumkun oldugunca ,gerçeklestigi biçimine yakin bir sekilde kurgulayabiliriz.Benim yapmaya çaba gosterdigim de bundan baska bir sey degildir zaten. 2) Eski Ahit,Kenan kavimlerini soyle siralar :
« Kenan, ilk o#287;lu olan Sidon`un babas#305;, ve Hititler`in, Yevuslular`#305;n, Amorlular`#305;n, Girga#351;l#305;lar`#305;n, Hivliler`in, Arkl#305;lar`#305;n, Sinliler`in, Arvatl#305;lar`#305;n, Semarl#305;lar`#305;n, Hamal#305;lar`#305;n atas#305;yd#305;. Kenan boylar#305; daha sonra da#287;#305;ld#305;. » (Yarat#305;l#305;#351; 10:15-18) Yahoo! Mail Mobile Take Yahoo! Mail with you! Check email on your mobile phone. Received on Tue May 24 12:25:05 2005 Bu mesajin iceriginden yalnizca gondericisi sorumludur. E-kaynak.net liste arsivi mesaj icerigiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmez. |