|
|
[Anadolu_Arkeolojisi] Hammurabi Yasasi Ve Marduk-1
From: Safa KACMAZ <safakacmaz_at_....>
Date: Mon 16 May 2005 - 12:58:27 EEST
Hammurabi Yasasi Ve Marduk-1 Safa Kaçmaz 16.05.05 Erken Sumer donemlerinden itibaren bir kutsiyet simgesi olarak kullanilan ‘Yildiz’ (diye yorumlanan, +,haç biçimli ) isaret,eski toplumun,zamanla ‘kutsal’, ‘tanrisal’,’tanri’ kavrayisini ifade etmek için kullaniliyordu. Gokyuzunde bir yildiz tanimi olarak ortaya çikmayan ve fakat giderek ‘yildiz’ simgesi olarak yorumlanan bu erken donem çiziminin,baslangiçta, kutsal olan butun varliklari,oncelikle de ‘An-umu’ anlatiyor oldugunu goruyoruz.Kendini otekinin ziddi kilarak ittifak kurabilen eski toplumda,bu isaret, koruyucu ve kahredici olani ; tanri,cin,seytan,melek ve kahramani,kisacasi,insanustu-dogaustu oldugu varsayilan butun varliklarin genel bir ifadesi olmaliydi.Ittifak iliskisinin bu yanindaki topluluk, kendi kutsal varlik simgesinin yanina ekledigi yildiz’ isaretiyle ‘koruyucu tanri’sini anlatmis ise,ote yandan,karsit topluluk bunu,yine kutsal olan « yikici,seytan,ejderha » vb. olarak anliyordu.Islamda ,seytanin ‘melek’lerden birisi olamaya devam etmesi de bu yuzdendir. Alfabe yazimina dogru ilerlendikçe,sekile verilen anlam ,biraz daha somutlasiyor.Sumerler, bu ‘yildiz’ (oldugu varsayilan) çizimi « an,(anum) » olarak yorumluyorlardi.Demek ki,Sumerler,’yildiz’ oldugu sanilan bu çizimle,baslangiçta, genel anlamiyla goksel bir ‘yildizi’ degil,çok somut olarak ‘An-um’u kastediyorlardi.An-um , çiftdilli tabletlerde de goruldugu gibi,Akadca « #351;amu » karsiligidir. #350;ama'ü kavrami ise Gok’ler ve Gune#351; ile bagintili gorunuyor. Incelemelerimiz bize, Gune#351;’e atfedilen bu kutsiyetin,Sumer-Akad ittifak iliskileri doneminde, sadece « tatli ve tuzlu su » kultunun varoldugu donemin hemen ardindan itibaren gelistigini gosteriyor.Bu,toplum birimlerin ittifak torenlerinde kullanilan ve kurbanlarin yakildigi,pisirildigi gerçek,yakici,kavurucu,arindirici kutsal « ates »le bagintiliydi.Soyutlama,toplumun,herhangi bir olgu,kurum veya araci,gerçek yasam kosullari içinden çekip çikarma,dislama,metodlarindan birisidir. Sumer-Akad geleneginde, « ates » ve onunla bagintili « kutsal nefes », « ‘kutsal yel’,ufurukçu » kultunun ne denli etkili oldugunu biliyoruz.Tabletlerde yer alan ,« Dogu ruzgari », « kuzey,guney,bati ruzgari », « yel »,nefes,kutsal ruh,Enlil,Elli’ler kavramlarinin anlattigi kult,ates-nefes kultu idi.Musa,tanriyi çolde sonmeyen bi rates olarak gormustu.Yahya peygamber,Isa’yi Urdun nehrinde kutsarken,Isa’nin insanlari (yeniden) ates’le kutsayacagini ilan etmisti.Islamda cehennem,yakici ates ve kaynar sulardan ibaretti.Ates kultu,sadece Mezopotamyada degil,eski Yunan ve Roma’da da çok etkilidir.Hem arinmanin,hem cezalandirmanin araci olan kutsal ve kahreden ates,kutsal sunu,ortak ziyafetin hazirlik araci olarak ayni zamanda kardesligin,ittifakin da simgesiydi.Kutsal dinlerin olumlu veya olumsuz yonuyle çok ilgilendigi ‘ates’,gunumuzdeki olimpiyatlarin sonmez mesalesinde,kilise ve ziyaret’lerde yakilan mumlarda,nevruz ateslerinde… yasamaya devam etmektdir. Ate#351; ve gune#351; kultunun derin ve belirgin izleri,bizi,eski toplumun yari-yamyam donemine degin tasir . Ates-gunes tapinmasinin derinligi,oteki yonuyle, eski toplumun yamyamliktan kurtulma çabasinin buyuklugunu de gosterir.Atese tapmakla,nevruz atesinin uzerinden atlamakla,ates yiyip,agizndan ates çikarmakla, atesle arinmayla eski toplum,atese atilarak,yakilarak kurban edilme gelenegini sembolik bir edime donusturebilmis oluyordu. Bu bakimlardan Sumer ve Akatlarin en eski kutsal varliklarinin basinda « an,anum,samu,samas » kultunun geliyor olmasi,ne tesadufidir ve ne de bir ‘cehalet’ urunu… Sumer –Akat ‘yaratilis’ anlatimlarinda, yoktan bir varedilis’in bulunmadigindan bahsetmistik.Sumer-Babil ‘yaratilis’ anlatimlari, toplum birimler arasinda ittifak duzeninin, karsilikli kurbanlar verilerek saglanmasinin,o gunku kavrayis duzeyi bakimindan, aktarilan bir tarihçesidir.Kurbanlar ustelik,tipki Isa gibi,olmeden once ve olerek tanri veya tanrisal olan varliklardi.Veya hatta,baslangiç donemi bakimindan diyebiliriz ki,kurban,kurban edilerek tanri veya tanrisal kiliniyordu. Bu yaklasimi Isa anlatiminda da goruruz :Isa,’insanligin gunahlari’ namina kendini feda etmistir.Burada ‘insanlik’ sonraki soyut,genel halini almadan once,eski toplumda,çok somut bir toplulugun kendini tanimlama kavramiydi;’gunah’ ise,eski toplumun ‘yukumluluk’ kavramina karsilik duser.Eski tabletlerde bir ‘çocugun gunahsiz dogamayacagi’ biçimindeki ifadeler,bu çocugun yasayabilmesi için yasami karsiligi olan totemi,adaklari sunmasi gerektigine animsatmadir.Bebegin dogumuyla baslayan geçis torenleri,sunular,ziyafetler gelenegine bugun de sahip olmamiz bundan oturudur.Gunumuzde bir malin fiyatinin ‘gunah’ kavramiyla da ifade edilebiliyor olmasi,gunah kavraminin eski toplumda ‘yukumluluk’ ile anlamdas olarak kullanilmis oldugunun bir diger gostergesidir. Annunaki okunuslu kavram, « yer tanrilari » anlamina kavusmadan once,yer ve gogun kutsal varliklarini (tanrilarini) birlikte anlatiyor gibidir.Bu dogaldi da.Cunku,Sumer-Akat ‘yaratilis’ anlatiminda gordugumuz gibi, « yer ve gok » bir sure birlikte varolmuslardi. Tarihte bir çok kez gerçeklesen « Yaratilis »lardan birisinden sonra ; kutsal yoneticilere ‘tanri’ olarak ad verilmesi ve ayristirilmalarindan ve boylece ‘var edilmeleri’nden daha sonraki yuzyillarda,Enlil,buyuk bir ongoru ile, artik « yer’in gok’ten ayrilmasi,gok’un Yer’den ayrilmasi »nin gerekli oldugunu gormustu : « Efendi,gerekli olanlari meydana getirmek için, Kararlari degismeyen bey, Yer’den ‘ulke’nin tohumunu çikaran Enlil, Yer’den gog’u ayirmayi dusundu, Gok’ten yer’i ayirmayi dusundu » Kutsal kitaplarimizin ‘yaratilis’ olarak aktardiklari olay, tarihin hayli ilerlemis oldugu bir noktada Sumer-Akat topluluklarinin birbirinin ziddi kilinarak,aralarindaki iliskilerin yeniden duzenlendigi iste bu anin anlatimidir.Burada dikkat edilmelidir ki,bu topluluklar,bu asamada yamyamligi hala surduruyorlardi.Bu nedenle de kutsal varliklar,bu donemin yaratilis anlatiminda henuz,hayvan ve bitki ozelligi gostermezler.Hayvan veya bitki totemlere geçis,insanin kendi yerine hayvan veya bitki sunabilmesini saglayarak yamyamliga son verebilmenin yolunu açmistir. Tanidigimiz haliyle ‘yaratilis’ doneminde,toplum birimler arasindaki ayraç olarak,daha sonra ‘yer’,’gok’,’su’,’agaç’ vb. olarak degerlendirilecek olan kara,beyaz,kirmizi,yesil,mavi gibi renkler kullanilmis gibi gorunuyor.« Kara basli », « kizil basli » kavramlarinin kaynaklari bu doneme dayaniyor olmalidir.En azindan Sumerlerin,kendi topluluklarini « karabasli »lar olarak tanimladiklari kesin olarak biliyoruz. Simdiki bizler gibi,uzak Sumer torunlari da, « gok » ve « yer »in,gunumuzdeki anlamlariyla « yer-gok » olduklarini sanmis olsalar da,Sumer anlatimlarinda yer alan ‘gok-yer’ kavramlariyla nitelenenler iki farkli toplulugun tanimlariydi. « Yer’in Gok’ten ayrilmasi »ndan sonraki donemde,Annunaki’ler ‘yer tanrilari,’toprak’,’kara’ topluluk yoneticileri halinde yorumlanmaya baslanmaktadir.Buna karsilik Igigi olarak okunan kutsal varliklar ise Gok’un,Semitik topluluk atalarinin yonetici,kutsal varliklari olarak yorumlanmaya baslanmis gorunuyor.Igigi olarak okunan kelime « Gigi –(salmu, Akadca) » siyah,kara,gece anlamlarindadir. « Insanoglu » ile « tanri-gok’sel ogullar » ayirimi,Sumer-Akad arasindaki ayriminin da bir ifadesidir.Insan ile seytan ;toprak (veya sudan) yaratilan insan ile gok’sel melek (veya atesten ) yaratilmis seytan biçimleriyle de tanidigimiz,ikili ayrim, iki ana çizgi,bizi,eski Sumer-Akad topluluklarina kadar, kaybolmadan tasiyabilecek kadar derin izlere sahiptir. Eski Ahit ve Enos’un kitabi « Tanri ogullari,melekler »in, « insanoglu kizlari’yla » evlendiklerini anlatir.Bunun karsiliginda,Insanoglu erkekleri de Tanrisal meleklerle evlenmis olmaliydi.Bu karsilikli evlilik duzeni anlatimlarini,Gilgamis’in Dumuzi’nin kizkardesi ile ve Dumuzi’nin de Gilgamis’in kizkardesi ile evliliklerinde buluruz.Bu ana çizgileri izledigimizde,ornegin Islam’da, Dumuzi,Adem Baba’miz ;Gilgamis ise atesten yaratilan seytan,Adem ile Havva’yi cennetten kovduran yilan vb. olarak karsimiza cikar. Eski toplumun toprak ve su kultu ile ates ve gok kultu,ana çizgilerini kaybetmeden surup gitmis olsa da,topluluklarin birbirlerine karismasi, kultlerin de birbirine karismasina yol açmisti.Ote yandan,topluluklar arasi kaynasma,gelisen ticaret,daha genis olçekler içinde yeni topluluklarin olusma sureci,tek tanriya ulasma gereksinimini de dogurur.Bu asama,yaklasik – 2000’li yillarda iyice olgunlasmis durumdaydi.Askeri olarak Sargon tarafindan merkezi bir yapida toparlanmis olan topluluklarin ardindan,ortak bir yasa (belki Anayasa da diyebiliriz) altinda,Hammurabi doneminde tam olarak yeniden saglanan bu toparlanma donemi,tek tanriciliga geçis surecinde belki bir donum noktasi olarak ele alinabilir.Bu asamadan itibaren,eskiden ayricaliklari,farklari vurgulanmaya ozen gosterilen tanrilarin , giderek tek bir kutsiyet kavrami içinde toparlanmaya basladigini goruruz. Marduk okunuslu bir kavrama, toplumsal gelismenin tamamen dogal gelisimi içinde kalarak,iste bu donemde rastliyoruz. Hammurabi Yasasinin giris bolumunde soyle deniliyordu : ì-nu dingir anum si-ru-um Sar(lugal) a-nun-na-ki dingir enlil Be-el #351;a-me-e ù er-se-tim
#351;a-i-im
#351;i-ma-at (KALAM) mâtim a-na dingirmarduk(Amar-utu) Marim(dumu) re-e#351;-ti-im
#351;a dingir ea dingir(EN-LÌL) ut elliut (Ki#351;) ki#351;#351;at ni- #351;ì i- #351;i-mu- #351;um In i-gi-gi ù- #351;ar-bì-ù- #351;u (KÁ-DINGIR-RA)ki (Babilim)
#351;um-#351;u ib-bi-ù Ne zaman ki, ulu Anum (AN), Anunnaki'lerin efendisi(lugal) Tanri Enlil, Efendisi göklerin ve yerin tayin eden, memleketin kaderini dingirMarduk (luguna) büyük o#287;lu Ea'n#305;n(enki) Enlil'li#287;ine bütün insanl#305;k üzerine tayin etti
#304;gigi'ler arasinda onu yüceltti (ler) Babil (ka.d#305;ng#305;r.ra) parlak ad#305;ni üstün yapt#305; (lar) Bu bolumun yaklasik tercumesi soyle olabilir : « Ne zaman ki, Anunnaki'lerin efendisi(lugal) göklerin ve yerin efendisi Ulu (Tanri) Anum( AN), ve memleketin kaderini tayin eden, Enlil, Ea'n#305;n(enki) büyük o#287;lu Marduk(AMAR.UTU) ‘u bütün insanl#305;k üzerine Enlil'li#287;e tayin ettiler (ve)
#304;gigi'ler (aras#305;ndan) onu yücelttiler, Babil(ka.d#305;ng#305;r.ra) #351;ehrini üstün ad#305;yla and#305;; Onu cihanda üstün yapt#305;lar… » Burada « Marduk » okunuslu kavram, Sumer tarihinin en eski donemlerine bagli olarak ele alinmaktadir,boylece ‘yeni’ bir olgu imis gibi degerlendirilmedigini goruyoruz .Hem de,Marduk’un Sumer karsiligi « amar-utu » biçimindedir ki,kelime kelime yaklasik anlamlariyla « gunesin oglu », « gunesin dana »si,’adanmis ogul’ gibi yorumlara ulasabiliriz ki,bunlarin tumu eski toplumda kullanilan kutsal kavramlardi. Marduk,bir isim olarak degil ;Gilgamis geleneginin canlandirilmasi; Eski Ahitte tanidigimiz sekliyle Nemrut ;Adem karsiligindaki Seytan , ates ve yilan sembolunun yeniden yuceltilisi olarak gorunuyor. safakacmaz@yahoo.com Discover Yahoo! Stay in touch with email, IM, photo sharing & more. Check it out! Received on Mon May 16 12:58:33 2005 Bu mesajin iceriginden yalnizca gondericisi sorumludur. E-kaynak.net liste arsivi mesaj icerigiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmez. |