[Anadolu_Arkeolojisi] çatal ve kaşık

From: Berkay Dincer <berkaydincers_at_....>
Date: Sun 01 May 2005 - 21:10:53 EEST


Merhaba,
"Çatalhöyük ve Türkler" başlıklı tartışma pek hoş olmayan bir hal almaya başladı. Benim kişiliğim hakkında ne söylenir, diye korksam da, kendimi yazmaya mecbur hissettim. Umarım tartışmanın konusu içine benim kişisel özelliklerim girmez ve tartışma olması gerektiği gibi, Çatalhöyük ve Türkler konusundaki rayına geri döner.

Arkeolojinin özellikle sömürgelikten yeni kurtulan ülkelerde bir "millet tarihi" imal etmek için bolca kullanıldığını biliyoruz. Bu aşamada, aynı "arkeoloji" Filistin'in yahudilere ait olduğunun kanıtlanması için de kullanıldı. Türkler, Osmanlı zamanında sömürgeden çok sömürgeci olduğu için ülkemizin bu şekilde bir millet tarihi imal etmesi için M. K. Atatürk'ün Cumhuriyetimizi kurması beklendi. Çünkü o zamana kadar bir "milli tarih" ihtiyacımız yoktu.

Atatürk de Türklerin geçmişini Hititler'e kadar götürdü ve bu toprakların bize ait olduğunu kendince makul bir zemine oturtmaya çalıştı. Ancak, bu düşüncesinin ilerleyen aşamasında böyle bir tarih imal etmenin yarardan çok zarar getireceğini görmesine rağmen, o sırada "Dolmabahçe'de saat dokuzu beş geçtiği" için bu hatadan uzunca bir süre dönülmedi. (buradan pek saygı duyduğum Atatürk'ü kötülediğim izlenimine kapılırsınız diye çok korkuyorum beyler!). Ancak bu hata olması gereken bir hataydı. Çünkü dönem öyle bir dönemdi. O yüzden ne Atatürk'ü, ne de diğerlerini suçlamıyorum.

Ancak aradan geçen zamanda köprülerin altından çok sular geçti. İlk olarak şunu fark ettik ki, bir milletin yaşadığı bölgedeki arkeolojik buluntular ille de onların atalarına ait olmayabiliyor. Çünkü insanlar yüz binlerce yıldır hareket halindeler. İkinci önemli nokta ise bir milletin izlerinin bir coğrafyada bulunması oranın onlara ait olduğu sonucunu hiç doğurmuyor. Doğursa bile o toprakların ona ait olması için o toprakta binlerce yıl yaşamış olması yetmiyor. Örnek mi istiyorsunuz, Filistin'e bakın, Irak'taki Amerikan yönetimine bakın...

Aklıma şöyle bir soru daha geliyor: Türk neye denir? Türk, genel olarak kabul edilen bir kavramdır. Ancak kimse bunun ne olduğunu yeterince düşünmez sanırım. Mesela ben "Türk" olduğumu sanıyorum. Ancak annam Yugoslavya'da doğdu. Tatar olan babamın ailesi 1854'te Kırım'dan geldi ve Trakya'ya yerleşti. Babaannem kendi dedelerinden/ninelerinden, büyük, büyük büyük dedelerinden/ninelerinden bazılarının Bulgar, Arnavut, Sırp, Yunan olduğunu söylüyor. Ben ise kendime Tatar değil de, Türküm diyorum. Sizce ben Türk müyüm? Ya da değilsem ne fark edecek? Eğer bana sen Türk değilsin, tarihinin olduğu yere git derseniz, en az on parçaya bölünüp Balkanlar'a dağılmam gerekecek! (Türklüğümü konu etmek isterseniz kendi kişisel tarihinize de bakmanızı şiddetle tavsiye ederim)

Lütfen yanıtlayın: Türk nedir? Daha da önemlisi: İlk kez ne zaman ortaya çıkmıştır bu "Türk" kavramı?

Benim bildiğim kadarıyla "Türk" sözcüğü ilk kez Hunlar zamanında Çin sarayındaki yazılı kaynaklarda geçer. Zaman: İsa doğmadan hemen önceleri... Daha öncesinde Türklerle ilgili bir bilgi bilmiyorum. Türklerin ilk kez kendilerine "Türk" demesi ise MS 7. yüzyılda Göktürk abidelerinde karşımızı çıkıyor. Elbette ki ben kanıtlardan yola çıkıyorum. Ama bir şeyin varlığından kesin olarak söz etmemiz için kanıtlarımızın olması gerekiyor. Yani "Türk"lükten bahsetmemiz sadece 2-3 binyıllık bir süre...

Çatalhöyük kaç bin yıllık? http://canew.org/data.html adresinde C-14 sonuçlarını görebilirsiniz: MÖ 7-5. binyıllar. Türk? İzi bile yok o dönemde... Yalnız şunu da gözardı etmeyelim: Bering boğazı kapanmadan önce Sibirya'dan Alaska'ya geçip Kuzey Amerika'yı iskan edenlerin torunları Kızılderililerin dili ise Türk'lerin dili arasında bazı benzer sözcükler var. Ama ben size şunu da söyleyebirim: Sokokta bir Homo erectus'la otobüste yan yana otursak ve o karşılaşmanın heyecanıyla dile gelip bizimle "yolculuk nereye?" gibisinden bir muhabbete başlasa emin olun ki birkaç ortak sözcük bulmakta hiç zorlanmayız...

Zamanım olmadığı için uzun yazdım. Kim okur bilmiyorum ama söylemek istediğim şu: Eğer Çatalhöyük'te Türkler'in izini buluyorsak, o zaman rahatlıkla Ay'a ilk kez ayak basanın da bir Türk olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü dünyada (Endonezya'da bir adada bulunan Homo floresiensis'in henüz keşfedilmemiş pigme torunlarını saymazsak!) Türkler'den başka kimse yaşamıyor demektir. (sık sık Avrupa'ya gezmeye giden bir arkadaşım, eski Osmanlı toprağı olan ülkelerden arkadaşlarıyla "siz de Türksünüz" diye dalga geçiyor ve hoşlandıklarını hiç sanmıyorum). Ama şu da var, yıllarca Türkleri Bulgarlaştırmaya çalışan Bulgarlar'ın ya da Macarlar'ın Türk olduğuna yürekten inanıyorsanız o zaman Çatalhöyük'te Türkler olabilir!

Bana kalırsa Çatalhöyük'tekilerin adını koymasak daha iyi olur. Kesin kanıtımız olmadığında fikir yürütürken çok daha dikkatli olmamız, ince eleyip sık dokumamız gerekir.

Gazetelere özellikle dikkat edin. Çünkü ben de gazetecilik yaptım ve sayfada boş bir yer kalmasın diye gazetecilerin hiç anlamadıkları konuda yazılar yazdıklarını bilirim. Gazetelerde yazılanlara nasıl güvenip nasıl güvenmeyeceğimizi anlamak için Posta gibi gazetelerde çıkan "Sibel Can" diyetlerini uygulayın ve bir haftada kaç kilo aldığınıza dikkat edin! Şahsen denedim FHM'in aşk tavsiyeleri aşk hayatınızı bitiriyor. Gazetelere inanmadan önce 130 kere daha düşünün.

Üniversitedeyken seminerlerimden birinde Kiev demiştim ve "Kiev nerede?" gibi saçma sapan ve konumla hiç ilgisi olmayan bir soru sormuştu ünlü
arkeologlarımızdan biri. Doğru bir tavırdır, ağzımızdan çıkanın kulağımızda duyulmasını sağlar bazen. Ne sorduğumuzu, ne dediğimizi bilmemizi sağlar. "Çatalhöyük ve Türkler" dediğimizde iki sözcüğü ayrı ayrı bir duyuralım kendimize, doğruları yanlışları o zaman daha kolay tartışabiliriz.

Not: Umarım kimse incinmedi yazdıklarımdan. Çünkü kimseyi hedef almamaya çalıştım. Ancak yine de kırılmış olan varsa haber versin. "Özür dilerim" sadece iki sözcüktür ve çok kolay harcanabilir. Ancak kimsenin de ağızdan kolay çıkan bir özür istememesi gerektiğini ve kolay bir özür mektubuyla zor bir özür sözcüğünün arasında dağlar kadar fark olduğunu hatırlatmak isterim.

Sonradan lafı edilmesin diye, şimdiden tartışmadaki bazı metinleri Türçe karakterler gözükmediği için okuma zahmetine katlanmadığımı da belirtmek istiyorum.

Selamlar, başarılar,

Berkay Dinçer
www.paleoberkay.cjb.net
+90 542 276 5499
+90 555 439 4857

PaleoBerkay yahoogroups'a üye olun:
http://groups.yahoo.com/group/paleoberkay/

Berkay Dinçer
www.paleoberkay.cjb.net
berkay@paleoberkay.cjb.net
+90 542 276 5499



Do You Yahoo!?
Tired of spam? Yahoo! Mail has the best spam protection around http://mail.yahoo.com
  • Yahoo! Groups Sponsor --------------------~--> In low income neighborhoods, 84% do not own computers. At Network for Good, help bridge the Digital Divide! http://us.click.yahoo.com/EA3HyD/3MnJAA/79vVAA/p3prlB/TM --------------------------------------------------------------------~->

[Anadolu_Arkeolojisi] bilgi toplulugu, allingus Çeviri Hizmetlerinin kültür hizmetlerinden biridir.

19 Ocak 2003. allingus2001@yahoo.com; kkartal@alumni.bilkent.edu.tr

TURKÇE KORUNACAK!
Yahoo! Groups Links

<*> To visit your group on the web, go to:

    http://groups.yahoo.com/group/Anadolu_Arkeolojisi/

<*> To unsubscribe from this group, send an email to:

    Anadolu_Arkeolojisi-unsubscribe@yahoogroups.com

<*> Your use of Yahoo! Groups is subject to:

    http://docs.yahoo.com/info/terms/   Received on Sun May 1 23:41:28 2005


Bu mesajin iceriginden yalnizca gondericisi sorumludur. E-kaynak.net liste arsivi mesaj icerigiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmez.