|
|
[a_sinema] İnsan Hakları Uluslararası Film Festivali
From: Sinematek <asinema_at_....>
Date: Tue 21 Jun 2005 - 22:58:37 EEST
İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün (HRW) düzenlediği Uluslararası Film Festivali, New York'ta gerçekleştiriliyor. Değişik kategorilerde 19 film gösterime girdi. 1994'ten bu yana Londra ve New York'un yanı sıra gezici olarak da gerçekleştirilen Festival bünyesinde, Paolo Pellegrin'in `Darfur, doğal olmayan felaket' başlıklı fotoğraf sergisi ve Medya Hakları Birliği'nin (Mediarights.org) Fark Yaratan Medya Film Festivali de yer alıyor.
Savaş ve sonrası hesaplaşmalar İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün
yıllık küresel film seçkisinin en çok üzerinde durduğu konular.
`İLİŞTİRİLMİŞ GAZETECİLİK' RÖPORTAJLARI ...
Film Festivali'nde Irak İşgali de çeşitli belgesellerle yerini
alıyor. `Occupation: Dreamland'de yönetmenler Garrett Scott ve Ian
Olds `iliştirilmiş gazetecilik' röportajlarının az rastlanan olumlu
katkılarını sergiliyorlar. Paolo Pellegrin'in 'Darfur, doğal olmayan
felaket' başlıklı fotoğraf sergisi.
Yönetmenler 2004'ün ilk aylarında Felluce'de
bulunan `Dreamland'de (Baasçılara ait terkedilmiş ve şu anda askeri
üs olarak kullanılan bir yer) konuşlandırılmış bir birliğin yanında
çekim yaparlar.
Filmde, askerler Irak'taki amacı belirsiz görevlerine karşı
duydukları heyecan, sinizm ve sıkıntılarını şaşırtıcı bir içtenlikle
dile getiriyor, bir yandan da taciz edilen, zorla işsiz güçsüz
bırakılan halka öfkelerini kusuyorlar.
`Occupation: Dreamland', Irak'taki Amerikan rodeosunun kanlı ve
amaçsız bir kendini koruma operasyonuna dönüştüğünü gösteriyor. Bir
subayın da yüksek sesle söylediği gibi: "Neyi koruyoruz, bilmiyorum!"
Aynı soru, son derece geçirgen bir engel hakkındaki `Wall' için
de sorulabilir. `Wall', İsrail-Filistin çatışması hakkında 2005
Festivali içindeki tek film. Yönetmen Simone Bitton, inşa halindeki
İsrail güvenlik duvarının her iki tarafındaki kişilerin seslerini
aktarıyor.
Duvarın arka bahçesinden geçtiği genç bir İsrailli baba bir
barış konferansına ev sahipliği yapmak için evini açarken;
Filistinli bir çiftçi, duvarın (ironik bir şekilde) işsiz
Filistinliler tarafından yapıldığını anlatıyor. Çiftçi, bu duvarın
verimli topraklarının kurnazlıkla ele geçirilmesinin bir yolu
olduğunu söylüyor.
Ayrılıkçı şiddet, son derece etkileyici birkaç filmin konusunu
oluşturuyor. Pete Travis'in `İyi Cuma Anlaşması'na muhalif
IRA'lıların 1998 yılında bombaladığı Kuzey İrlanda kasabasını
anlattığı `Omagh' adlı filmi, Paul Greengrass'ın `Bloody Sunday -
Kanlı Pazar (2002)' yapıtına karşı çıkan bir film. Ancak `Omagh',
Greengras'ın filminin tarihsel bakışındaki derinlikten yoksun.
Helene Klodawsky'nin öldürülen Sri Lankalı insan hakları
eylemcisi Rajani Thiranagama'nın anısına bir saygı gösterisi
olan `No More Tears Sister: Anatomy of Hope and Betrayal' filmi, Sri
Lanka ve Tamiller tarafından dökülen kanı anlatıyor.
Savaşın kıyımı ile yüzleşmenin acısı, Katarina Rejger ve Eric
van den Broek'in `Videoletters' filminde açık bir yara gibi ortaya
seriliyor. Filmde, Yugoslavya'daki ayrılıkçı savaşlar sırasında
birbirlerinden kopan arkadaşlar ve ailelerin video konferans yoluyla
tekrar bağlantı kurması anlatılıyor.
Heidi Ewing ve Rachel Grady'nin kapanış gecesi filmi olan `The
Boys of Baraka', yerinden edilme üzerine pedagojik bir çalışma.
Yirmi yaşlarındaki siyahi gençler Baltimore'daki devlet okullarından
Kenya'nın kırsal kesimindeki 2 yıllık bir programa yollanır. Ancak,
ıssızlığın ortasındaki okul binaları çok geçmeden jeopolitik
çekişmenin ortasında kalır: 2002'de Mombasa'da meydana gelen otel
bombalaması ve Nairobi'deki ABD elçiliğinin kapatılmasının ardından
Baraka Okulu'nun aktiviteleri askıya alınır.
Filmin bir sahnesinde, endişeli annelerden biri, oğlunun
Baltimore sokaklarında öldürülme ihtimalinin daha yüksek olduğunu
dile getirir. Baraka Okulu temsilcisi, katılımcılara 18 yaşına
geldiklerinde lise diploması, hapis ya da mezar arasında seçim
yapmış olacaklarını söylüyor.
'State of Fear'
`Mardi Gras: Made in China'nın genç emekçileri için geleceğe
dönük seçenekler çok daha kısıtlı görünüyor. Su toplamış, yara bere
içindeki elleri ile Fuzhou'daki Tai Kuen fabrikasında çalışan kızlar
ve kadınlar 14 yaşında işe başlıyor, saati 10 sente günde 12 ila 20
saat arası çalışıyor. Kendilerinden istenen kotayı
karşılayamadıkları zaman bu üç kuruşluk ücretleri de ellerinden
alınıyor. Bütün bunlar, Mardi Gras karnavalı sırasında etrafta
uçuşan kolyeleri üretmek için yaşanıyor.
Yönetmen David Redmon, Çinli işçilerle New Orleans'ta
eğlenenlerin görüntüleri arasında yaptığı geçişlerle asıl kozunu
ortaya koyuyor. İşçiler böyle çirkin kolyeleri kimin takacağını
merak ederken, Tai Kuen'den görüntüler yerini Bourbon Sokağı'nda
eğlenen insanlara bırakıyor.
FESTİVAL FİLMLERİ
.... Sinema, yaşananlara seyirci olma, seyirci kalma diyedir.
....
<*> To visit your group on the web, go to: http://groups.yahoo.com/group/a_sinema/ <*> To unsubscribe from this group, send an email to: a_sinema-unsubscribe@yahoogroups.com <*> Your use of Yahoo! Groups is subject to: http://docs.yahoo.com/info/terms/ Received on Tue Jun 21 22:59:39 2005 Bu mesajin iceriginden yalnizca gondericisi sorumludur. E-kaynak.net liste arsivi mesaj icerigiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmez. Diger E-Kaynak Servisleri: Arama Motoru - Son Dakika |