öncelikle rahatsız oldukları gereçkesiyle gruptan
çıkan arkadaşları
rahatsız ettiğimiz için değil de rahatsız
oldukları için üzgün olduğumu
söylemek isterim bence tam da
sinemayla ilgili konuşuyoruz şu anda hele
de son tartışma
konumuz (bayağı bir ağırlık kazandırım bu lafla mevzuya :))
güle
anlam yükleme vesilesiyle
ezel'in ticaret bağlamında
söyledikleri elbette doğru bu sevgililer günü
hödöler günü
bödöler günü gibi birtakım organizasyonlar elbette bu
işten
cebimizi nasıl doldururuz zihniyetine hizmet eden
faaleyitler bütününden
ibaret. ancak şu da var ki böyle günler
oluşturulmazdan evvel de gülün bir 'kıymet-i harbiye'si
vardı
benim edebiyatımızda ve kültürümüzde diye özetlediğim
örneklerde mesela
bilmemkaç yüzyıl öncesinin divan edebiyatı da
var ki orada da sevgili her
daim güldür işte, goncadır -ki
bununla çoğunlukla Hz. Muhammed kastedilir
- bu,
göstergebilimsel anlamıyla bir simge olduğu gibi dini açıdan da remiz diye
tabir edilir
ve hepimizin bildiği gibi sembolik anlatım diye bir
şey vardır bunu
tartışmayacağımızı umuyorum. özetle; gül ister
çok pahalı ister çok ucuz
ister her yerde yetişen ister
dünyanın bi yerinde bulunan bir çiçek
olsun, ona yüklenen anlam
büyüktür, kapsamlıdır, önemlidir ve
dolayısıyla iki erkek
birbirine bu bağlamda"Hz. Muhamed'i hatırlatmak"
için gül
verdiğinde bunda şaşılacak bir durum olmaz. Müslümanların
böyle
bir görevi mi vardır diye sorulabilir, bu, görev
bilincinden değil
sevgiden doğan bir ifadedir. -burası ayrı
mevzu-
bu arada ayrılan arkadaşlar keşke
ayrılmayıp bu konulardaki fikirlerini paylaşsalardı,
zenginleşseydik...