[a_sinema] Öteki insanı görmemenin rahatlığı

From: Emre ÖZKAPI <emreoz_at_....>
Date: Mon 06 Jun 2005 - 12:35:21 EEST


http://www.zaman.com.tr/?hn=180374&bl=yazarlar&trh=20050606

*ETYEN MAHÇUPYAN*         06.06.2005 PAZARTESİ *
Öteki insanı görmemenin rahatlığı*

Toplum tasavvuru gelişmemiş cemaatler üzerinden 'millet' olmak pek kolay değildir. Çünkü her topluluk kendi kimliği etrafında bütünleşirken, siyaset de cemaatler arası bir mücadele haline gelir. Hele bu cemaatler arasında resmi ideolojiye dayanan bir hiyerarşi mevcutsa; söz konusu mücadele insan hakları çatışmasıyla bütünleşir.

Böylece insan hakları, altta kalan cemaati koruduğu için, tepede yer alan cemaat açısından 'millet'i bölen bir unsur olarak algılanmaya başlar. Ne var ki tam da bu algı, söz konusu toplumun
'milletleşememesi'nin nedenlerinden biridir... Dahası gene bu algı
nedeniyle her 'milletleşme' adımı, demokrasiden uzaklaşmayı ifade etmeye başlar; ve zamanın ruhunun demokrasiyi ima ettiği dönemlerde, bu toplumlar 'milletleşme' siyaseti arttıkça, 'millet' olmaktan uzaklaşma ihtimali ile karşı karşıya kalırlar.

Bu atmosfer her cemaatin kendi üzerinde yoğunlaştığı, demokrasiyi sadece kendi sorunları etrafında kavradığı, öteki cemaatin insanını 'insan' olarak algılamaktan aciz kaldığı bir çözülmeye işaret eder. Türkiye'nin bu noktada olduğunu söylemek doğru olmaz... Ancak bu noktaya savrulmaya çok istidatlı bir yapısı olduğu da açık. Bugün laik kesimin en 'ilerici' gözükenleri bile, örneğin başörtüsü meselesinin bir öğrenim hakkı olduğu tespitiyle yetinmekteler. Bu kızların kendi özel hayatlarında ne tür travmalar yaşadıkları; buradan nasıl bir dindar yaşam biçimi üreyeceği onları ilgilendirmiyor. Sanki başörtüsü 'kamusal alanda' sorun olmaktan çıkarsa, toplumsal bir sorunu ifade etmekten çıkacakmış gibi... Çünkü laik kesimin en 'ilerici' olanları bile gerçekte Müslüman insanı da içeren ve kuşatan bir toplum tasavvuruna sahip değil.

Öteki insanı, kendi cemaatinin dışına çıkıp bize 'dokunduğu' noktada görüyor ve sorunsallaştırıyoruz. Onu hayatının bütününü kapsayan bir insani durum içinde algılamaya ise direniyoruz. Bu olgu, her türlü cemaatin dışında durmaya çabalayan; bu uğurda toplumsal değerlerin üzerinde yer alan evrensel ahlaki ilkelere sarılan tekil insanlar için çok daha trajik bir hayatı ima etmekte. Çünkü bu insanlar neredeyse hiçbir cemaat tarafından 'görülmüyor', ve sıradan insani duygusallığın parçası haline bile getirilmiyor. Devletin kendi hukukunu ihlal etme pahasına insanı marjinalize etmesi ise; bu manevi tecrit halini neredeyse meşrulaştırıyor...

İmzalamış olduğumuz Uluslararası Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi'nin 18. maddesi, kişinin ahlaki ilkelerden hareketle eline silah alma ve askerlik hizmeti yapmayı reddetmesini yasal koruma altına almakta. Ne var ki devlet vicdani retçi insanlarımızı zor kullanarak
'vatandaşlaştırma' pratiğinden vazgeçebilmiş değil. Bunlardan biri olan
Mehmet Tarhan'ın Sivas Askeri Cezaevi'nde, gardiyanların teşviki neticesinde diğer mahkumlar tarafından sistematik eziyet altında ölüm orucuna başlamak zorunda kaldığı biliniyor. Giderek genişleyen Avrupalı parlamenter bir grubun, Başbakan'a, İçişleri, Dışişleri, Adalet ve Savunma bakanlarına yazmış oldukları mektup da kamuoyuyla paylaşılmış durumda. Ama bizlerde derin bir sessizlik var. Cemaatsal kimliğimize ait hissetmediğimiz bazı değerleri taşıyan bu insanı, bizim insanımız olarak algılamanın yükü çok ağır geliyor... Onu 'görüp' kendi kaypaklığımızla yüzleşmektense; 'görmeyip' rahatlamayı, kendi cemaatsal hamasetimizle avunmayı tercih ediyoruz. "Savaşları durdurmanın yolu onun insan kaynağını kurutmaktır. Şiddetin her türlüsü insanlık suçudur" diyen bu insanı duymamayı becerirken; bir de kendimize insan gibi davranılmasını bekliyoruz. Oysa işimize geldiğinde insanlığın ötekini duymak ve görmekle başladığını söylemeyi iyi biliyoruz... Toplum olmayı bilmeden
'millet' olmak istiyoruz.

06.06.2005

e-posta adresi:_e.mahcupyan@zaman.com.tr_ <mailto:e.mahcupyan@zaman.com.tr>

Received on Mon Jun 6 12:36:35 2005

Bu mesajin iceriginden yalnizca gondericisi sorumludur. E-kaynak.net liste arsivi mesaj icerigiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmez.
Diger E-Kaynak Servisleri: Arama Motoru - Son Dakika