|
|
[a_sinema] ÜRETİM TARZI İÇİNDE SENARİST VE SENARYO
From: Sinematek <asinema_at_....>
Date: Fri 22 Apr 2005 - 13:32:45 EEST
ÜRETİM TARZI İÇİNDE SENARİST VE SENARYO
HÜSEYİN KUZU İLE SÖYLEŞİ
Auteur, yani yaratıcı sinemacılarımız kamusal alanı okuyamıyorlar
bence. Son yıllarda popüler sinema kanadımız bunu beceriyor. Fakat
bir ülkenin sineması popüler kanatla değil, sinemacıların en azından
o ülkenin sinema sanatına katkı yapan sinemacıları tarafından temsil
edilirler. Popüler filmler en çok sinema tarihine, o yıllarda
hasılat rekorları kıran film, vb. nedenler veya popüler kültür
incelemelerinin nesnesi olarak geçerler.
1980'li yıllardan sonra globalleşen tüm dünyada sinemacı olma ölçütü
de oldukça değişti. Eskiden ulusal sınırlar içinde "sinemacı" olma
payesi almamış bir sinemacının dünya sahnesine çıkması pek mümkün
değildi. Fakat artık mümkün. Bu da çeşitli çarpık gelişmelere neden
oluyor. Bence bir filmin ilk önce kendi ülkesinde yakın-izler
çevresi olmalı. Bu yakın izler-çevre sadece sinemayı değil her tür
kültür ürününü de yakından izleyen bir çevredir. Yaklaşık on yıldır
Türk Sinemasının yakın izler çevresi yoktur. Bir Orhan Pamuk veya
Sezen Aksu hala aynı miktarda satıyor ama sinema yakın-izler çevresi
1/10'a düştü. Kısacası sinemacımız kültürün yakın izler-çevresinden
icazet alamıyor. Asıl sorun bu. Bu yüzden sinemacılarımız kamusal
alanı okuyamıyor dedim.
Geçmişten kalan bir sorun ve karşılıklı eksikliklerle biçimlenmiş bir sonuç bu. Akademisyenin çarptığı en büyük sorun Türk Sineması'nın veri tabanının olmaması. Bir zamanlar "Genç Türk Sineması" üstüne bir tez yapmak isteyen Tuğrul Eryılmaz, bu yüzden birkaç kez tez başlığını değiştirmek zorunda kalmıştı. Sonunda da yaşayan sinemacılarla yetinmek zorunda kaldı! Dolayısıyla dil bilen akademisyen kendi kütüphanesine kapanıyor. Artık filmleri de rahatça bulabildiği için Batılı sinemacılar üstüne tez filmi yapmayı tercih ediyor. Veri tabanı için çalışmak da akademisyenlerin bir işi aslında. Devlet ve sektörün ilk kez üniversitelere ihtiyacı var ama üniversiteler bu sorundan uzaklar... Çalıştığım Kültür Üniversitesi bu devasa işe soyundu ama sorun çok daha büyük ve acil... Sorun ancak bütün kurumların hep birlikte bir anlayış geliştirmesi ile çözülebilir.
4) Türkiye'de aksiyon, korku, polisiye gibi türlerin çekilememesinin
temel nedeni ne sizce? Bunların senaryolarının yazımı mı zor yoksa
çekim için teknik alt yapı mı yok?
Sinema eleştirisi, Türk Sineması'nın tarihinde belli bir zamanda
kümelenen her 3-5 genç sinemacıyı bir ekolmüş gibi takdim ediyor.
Oysa ancak, aynı anda ve aynı toplumsal motifleri kullanan
sinemacılar ekol olabilirler. Bizde bunlar "motif " düzeyinde değil
öykü veya konu düzeyinde ve modalar halinde yaşanıyor. Bu yüzden,
son yıllarda "Doğu filmleri" moda oluyor ama filmlerin motifler
ayrı telden çalıyor. Birkaç yıl önce, Kürt sorunu sıcaklığını
kaybettikten sonra, yol öyküleri moda olmuştu. Bu filmlerde
kahramanlar habire Doğu'ya doğru gidiyorlardı ama öylesine ülke
gerçeklerine yabancı idiler ki. Seyirci bu yüzeyselliği hiç
beğenmedi.
Kapitalist üretim ilişkileri içinde bir film, sonuçta, alanlarında
uzman yaratıcıların, belli bir işbölümü yaparak, sette ürettikleri
bir üründür. Her set de sermayenin büyüklüğü veya küçüklüğüne göre
göre kendine özgü bir ortamdır. Uzun zamandır setlerin de bir adabı
kalmadı. Çalışan herkes kendi alanlarının sınırlarını bilmiyor. Eski
yönetmenlerimiz anılarında alaylı setçilere çatal-bıçak tutmayı bile
öğrettiklerini anlatırlar. Eski setler çok sessizdi ve herkes ne
yapacağını bilirdi. Şimdiki setlerde herkes güya eğitimli ama herkes
nedense birbirine bağırıyor. Bağırmayın diyecek yönetmen de
bağırıyor! Üniversiteler sinemanın bilgisini verebilir ama setin
adabını veremez. Bu ancak bir devamlılık içinde ve setlerde
öğrenilebilir? Setlerde yeniden usta-çırak ilişkisi, vb. adapları
tahsis etmek gerek ama nasıl?
Cumhuriyet/Pazar Dergi
Yahoo! Groups Links
<*> To visit your group on the web, go to: http://groups.yahoo.com/group/a_sinema/
<*> To unsubscribe from this group, send an email to: a_sinema-unsubscribe@yahoogroups.com
<*> Your use of Yahoo! Groups is subject to: http://docs.yahoo.com/info/terms/ Received on Fri Apr 22 13:32:52 2005 Bu mesajin iceriginden yalnizca gondericisi sorumludur. E-kaynak.net liste arsivi mesaj icerigiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul etmez. |